POLİTİKA - 20 Mayıs 2026 Çarşamba 18:12

Okul saldırılarını araştırmak için kurulan TBMM Araştırma Komisyonu, 12 Haziran’da bölgeye gidecek

A
A
A
Okul saldırılarını araştırmak için kurulan TBMM Araştırma Komisyonu, 12 Haziran’da bölgeye gidecek

TBMM Şanlıurfa ile Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, bölgede inceleme yapmak ve taziyede bulunmak üzere 12 Haziran’da Kahramanmaraş’a, 14 Haziran’da da Şanlıurfa’ya gidecek.


Şanlıurfa ile Kahramanmaraş Okul Olaylarını ve Dijital Riskleri Araştırma Komisyonu, AK Parti Tokat Milletvekili Yusuf Beyazıt Başkanlığında toplandı. Komisyon; toplantının başında, bölgede inceleme yapmak ve taziyede bulunmak üzere 12 Haziran’da Kahramanmaraş’a gitme kararı aldı. Kahramanmaraş’ta 2 gün çalışması yapacak olan Komisyon üyeleri, 14 Haziran’da da Şanlıurfa’ya gidecek.


Toplantının açılışında konuşan Komisyon Başkanı Beyazıt, "14 Mayıs Perşembe günü ilk olarak yavrumuz Yusuf Tarık Gül’ün Karacasu Kırım Mezarlığındaki kabri ile aramızdan ayrılan Almina Ağaoğlu’nun Kapıçam Mezarlığındaki kabri ziyaret edilmiştir. Sonrasında Kahramanmaraş Valiliğinde gerçekleştirilen toplantıda il Valisi, İl Jandarma Komutanı, İl Emniyet Müdürü, İl Millî Eğitim Müdürü, İl Sağlık Müdürü, Aile ve Sosyal Hizmetler Müdürü ile il müftülerinin katılımlarıyla bir brifing toplantısı gerçekleştirilmiştir. Devamında rahmetli öğretmenimiz Ayla Kara ve öğrencilerimizden Bayram Nabi Şişik, Zeynep Kılıç, Şuranur Sevgi Kazıcı, Belinay Nur Boyraz ve Kerem Erdem Güngör’ün Şeyh Adil Mezarlığı ve Tekir Mahallesi Mezarlığında yer alan, cennet bahçesi gibi olan kabirleri ziyaret edilmiştir; sonrasında bütün öğretmenlerimize ve öğretmenlerimizin ailelerine taziye ziyaretini gerçekleştirdik. Ailelerin yaşadıkları süreçler, talepler ve gözlemleri doğrudan tespit edilmiştir. Milletçe hepimizin yüreğine kor ateş düşüren öğretmenimizin ve evlatlarımızın acısı sadece ailelerin değil, tüm Türkiye’nin ortak acısıdır. Program kapsamında, ayrıca, Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Tıp Fakültesi Yoğun Bakım biriminde yatmakta olan Mustafa Aslan evladımız ziyaret edilmiş, evladımızın tedavisi süreciyle ilgili hem Rektörden hem Başhekimden bilgi alınmış, ailesine de geçmiş olsun ziyaretinde bulunulmuştur" ifadelerini kullandı.



"Olayı sadece güvenlik zafiyetine indirgemek doğru değil"


Ardından Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Galip Yüksel ve TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Prof. Dr. Hilmi Demir’in konuya ilişkin sunumuna geçildi. İlk olarak sunumunu yapan Yüksel, "Benim çok sevdiğim bir söz var, bu söz diyor ki: ‘Her karmaşık sorunun basit bir çözümü vardır, o da yanlıştır’ Bu sözü merak ettim, araştırttım, söz 1920’li yıllarda söylenilmiş, sözün orijinali ekranda var: ‘Her insani sorun için her zaman iyi bilinen bir çözüm vardır; derli toplu, makul ve yanlış.‘ Çoğu zaman bu durumu göz ardı ediyoruz yani basit çözümlerin sorunları çözeceğine inanıyoruz. Oysa bunları biraz daha ayrıntılı ele alıp incelemek gerekiyor. Özellikle şiddet olduğu zaman olayı sadece güvenlik zafiyetine indirgemek doğru değil" dedi.



"Bu tür olaylara dâhil olan kişilerin ortalama özellikleri okulda akranları veya diğer ortamlarda çok fazla önemsenmemeleri"


Toplumda, dünyada, ekranlarda, sosyal medyada şiddetin her zaman var olduğunun altını çizen Yüksel, "Ama niye o okulda o öğrenciler bu saldırıyı yapıyor? Biraz okul bağlamında konuyu ele almak gerekiyor. Bu kişiler, o okulun öğrencileri ya da mezun öğrencilerinin bu işi yapacağı aslında ciddi anlamda bilinebiliyor, bunu biraz sonra ayrıntılandırabiliriz. Fakat bu kişilerin ortak özellikleri, bunlar önemsenmeyen insanlar yani dikkat ettiğimiz zaman gerek Amerika’da gerek Kıta Avrupası’nda gerek Rusya’da bu tür olaylara dâhil olan kişilerin ortalama özellikleri bunlar okulda akranları veya diğer ortamlarda çok fazla önemsemiyorlar" değerlendirmesini yaptı.


Prof. Dr. Hilmi Demir de, "Okul saldırıları dediğimiz zaman bunların içerisine biz öğretmene yönelik saldırıları, çocukların kendi arasındaki kavgalar, bütün bunları da katıyoruz. O yüzden, bu saldırıların içerisinde farklı türdeki saldırılar da var. Ama son yıllarda, özellikle 2024’ten itibaren Türkiye’de değişen bir profile rastladık. Bunu ben literatürde ‘manifesto bırakan toplu katiller’ olarak isimlendiriyorum. Bu, Batı literatüründe çok var. Peki, şunu sorabilirsiniz bana: Hocam, bu manifesto bırakan toplu katillerle okuldaki saldırılar ve şiddet birbirinden çok mu farklı ya da birisi daha mı önemli, diğeri daha mı önemsiz? Hayır, aslına bakarsanız, her ikisi de bizim açımızdan ciddi tehdit ve risk" dedi.



"13-14 yaşındaki çocuklar birbirleriyle pedofili videoları paylaşıyorlar "


Okul saldırılarını gerçekleştiren çocukların profilinde insan nefreti olduğunu dile getiren Demir, "Bu tür çocuklar insanı da sevmiyorlar. Sadece insanı değil, aslına bakarsanız ailesinden nefret ediyor, kendisinden nefret ediyor, toplumundan nefret ediyor. En önemlisi, bütün çözümü şiddette görüyor. Şiddetin yüceltildiği, şiddetin tek çözüm olduğu, yok etmenin ve öldürmenin âdeta bir ‘PR’ye dönüştüğü metinler var karşımızda. Bir başkası ve bence en önemlisi, bunların düşmanlık gösterdikleri belirli kalıplar var. Bunların başında, mesela, ‘incel’ dediğimiz kadın düşmanlığı en temel sorunlardan bir tanesi. Başka, pedofili. 13-14 yaşındaki çocuklar pedofili videoları paylaşıyorlar birbirleriyle. Bu, hem Türkiye’de böyle hem küresel dünyada böyle. Hani küresel toplumda da böyle. Karşınızda şöyle bir sorun var: 13-14 yaşındaki çocuklar pedofili videoları paylaştığı zaman biz bunlara ne yapacağız? Polis tuttuğu zaman bunun karşılığındaki suç ne? Bunun cezası ne? Ne kadar içeride kalabilir ya da kalamaz? Fakat nasıl ıslah edeceğiz? En temel sorunlarımızdan bir tanesi. Polis tuttuğu zaman, iki gün sonra bunların hepsi dışarıdalar. Türkiye’de bu tür siteler işleten çocuklar onlarca kez alınıp salınmak zorunda kalıyor. Çünkü hukuk ve yargı sistemimiz bu konuda ciddi bir sorunla karşı karşıya ve bunu çözebilmiş değiliz" ifadelerini kullandı.



"Hayvanlara işkence edilen videolar paylaşılıyor"


Çocukların kullandığı dijital platformlarda hayvanlara işkence eden videoların paylaşıldığını dile getiren Demir, "Zoofili, belki duymuşsunuzdur. Hayvanlara işkence eden dünya kadar video var. Çocukların paylaştığı platformlarda bunlar yüzlerce, binlerce kez paylaşılıyor ve övülüyor. Neyle karşı karşıya olduğumuzu anlamanız açısından söylüyorum. Dolayısıyla, hayvanlara karşı, toplumun değerlerine karşı, ahlaki yargılarına karşı müthiş bir hınç, öfke, nefret ve anarşizm var bu tür sitelerde" diye konuştu.



Okul saldırılarını araştırmak için kurulan TBMM Araştırma Komisyonu, 12 Haziran’da bölgeye gidecek

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Başkan Aras Kıyı Belediyeler Birliğinde güven tazeledi Kıyı Belediyeler Birliği Başkanlığı görevine yeniden seçilen Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yeni dönemde de yerel yönetimlerin sorunlarına çözüm üretmeye devam edeceklerini söyledi. Birliğin bugün itibarıyla 120 üyeye ulaştığını belirten Başkan Aras, dayanışma ve ortak akıl vurgusu yaptı. Yeniden seçilmenin onurunu ve sorumluluğunu taşıdığını ifade eden Başkan, geride kalan iki yıllık süreçte belediyeler arasındaki dayanışmayı güçlendirmek, kentlerin ortak sorunlarına çözüm üretmek ve Birliği daha aktif bir yapıya kavuşturmak adına önemli çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi. Yeni dönemde özellikle kaynak ve yetki sorunları başta olmak üzere yerel yönetimlerin yaşadığı sorunlara odaklanacaklarını kaydeden Başkan Aras, "Yeni dönemde de kaynak ve yetki başta olmak üzere yerel yönetimlerin yaşadığı sorunlara odaklanacak; belediyelerimizin sesi olan, çözüm üreten ve ortak aklı büyüten bir anlayışla çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Anadolu’nun dört bir yanından gelen büyük bir dayanışma ailesiyiz. Bugün 120 üyeye ulaşan Birliğimizi daha da güçlendirerek hedeflerimize birlikte yürüyeceğiz. Görev süresi boyunca emek veren tüm encümen üyelerimize teşekkür ediyor, yeni dönemde birlikte çalışacağımız encümen üyelerimizle Birliğimizi daha da ileriye taşıyacağımıza inanıyorum" dedi.
Hatay İnşaat çalışmalarında ortaya çıkan ve depremi hasarsız atlatan devasa mozaik ilk günkü ihtişamını koruyor Hatay’da inşaat çalışmaları sırasında 2010 yılında ortaya çıkan ve koruma altına alınan 1050 metrekarelik tek parça taban mozaiği, görünümüyle ihtişamını korumaya devam ediyor. Hatay Valisi Mustafa Masatlı, mozaikteki dalgalanmaların tarihte yaşanan 2 depremden kaynaklı olduğunu belirterek asrın felaketinin mozaikte herhangi bir hasar bırakmadığını söyledi. Tarihte çeşitli toplumlara ev sahipliği yapan ve verimli topraklarıyla medeniyetlerin beşiği olan Antakya ilçesinin Haraparası Mahallesi’nde 2010 yılında bir otelin inşaat çalışması sırasında 1050 metrekarelik tek parça taban mozaiği ortaya çıkmıştı. Dünyadaki eşsiz eserlerden olan ve tarihte yaşanan depremlerden etkilenen devasa mozaiğin bulunduğu alan koruma altına alınarak müze haline getirilmişti. Asrın felaketi olarak nitelendirilen 6 Şubat 2023 tarihli depremlerin ardından bir süre ziyarete kapatılan müze, tadilat sürecinin ardından ziyarete yeniden açılmıştı. Afetin ardından onarımı tamamlanarak Haziran 2024’te kapılarını yeniden açan müze içerisinde, Helenistik, Roma, Bizans, Orta Çağ ve İslamiyet dönemlerini ait 340 eserin yanında 1050 metrekarelik tek parça taban mozaiği de yer alıyor. Kente gelen yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası olan eşsiz taban mozaiğini inceleyen ve İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Dinç’ten bilgi alan Hatay Valisi Mustafa Masatlı, açıklamalarda bulundu. Tarihte bölgede mozaik sanatının yaygın olduğunu belirten Vali Masatlı, tarihe ilgi duyan insanları kente davet ederek, "Tarihi yüz binlerce yıl eskiye dayanan medeniyetlerin ve kültürlerin buluşma noktası. Hatay’ımızın Antakya ilçesindeyiz. Arkamda görmüş olduğunuz mozaik dünyanın bilinen yaklaşık 1050 metre büyüklüğündeki en büyük bir tanesi. Milattan sonra 526 ve 528 yılında burada meydana gelen 2 farklı depremde bu mozaikte dalgalanmalar oluşmuş, devamında da bazı depremlerle yüz yüze gelmiş. Asırların felaketi 6 Şubat depremlerinde bu mozaiğimizde herhangi bir hasar oluşmamıştır. Tarih içerisinde defalarca depremlerle yüz yüze gelmiş olan bu şehrimizde kadim mirasımız ve tarihimiz onun izlerini taşımakla beraber hala ayaktadır. Bizlerde tarihimiz ve medeniyetimizden aldığımız güçle buradaki yıkılan, hasar gören eserlerimizi ayağa kaldırmaya devam ediyoruz. Bizim şehrimiz aynı zamanda mozaikler müzesi, bu manada tarihe ilgi duyan, bu tür yapılarla ilgilenen dünyadan ve Türkiye’den insanlarımızı buraya bekliyoruz. Bizler tabii medeniyetlerin ve kültürlerin şehriyiz ama diğer taraftan da başka bir isimle de nitelendiriliyoruz. Dünyanın en büyük mozaik müzelerinden bir tanesi bizde bulunuyor. Dolayısıyla bizim şehrimiz aynı zamanda mozaikler müzesi, bu manada tarihe ilgi duyan bu tür yapılarla ilgilenen tüm insanları Dünyadan, Türkiye’den insanlarımızı buraya bekliyoruz. Diğer taraftan dünyanın en büyük mozaiklerinden olan bu eşsiz eseri buraya gelip görmelerini hassaten isteriz. Hem buradaki medeniyeti, hem de diğer taraftan da Hatay’ımızın o dillere destan misafirperverliği ile de karşılaşacaklardır" ifadelerini kullandı.
Hatay Poğaça yediği esnada nefes alamayan öğrenciyi, öğretmen heimlich manevrasıyla hayata tutundurdu Hatay’da yediği poğaça boğazına takılan ve nefes almakta güçlü çeken öğrenciyi, öğretmenin heimlich manevrası yaparak kurtardığı anlar kameraya yansıdı. Kırıkhan ilçesi Özyörük Mahallesi’ndeki Şehit Atilla Kurt Ortaokulu’nda beden öğretmenliği yapan Esra Çimen Öztürk, nöbeti sırasında Sait Kıvanç Kömürçukuru isimli öğrencinin nefes alamadığını ve zor anlar yaşadığını fark etti. Öğrencilerin Sait’e yardım etmeye çalıştığını fark eden öğretmen Öztürk, nefes alamayan öğrenciye Heimlich manevrası yaptı. Poğaça yediği esnada ölümle burun buruna gelen öğrencisini, öğretmeninin heimlich manevrası yaparak hayatını kurtardığı o anlar güvenlik kamerasına yansıdı. "Saliseler içerisinde çok hızlı bir şekilde ve panik yapmadan soğukkanlı bir şekilde müdahale ederek Heimlich manevrası yaptım" Poğaça yediği esnada nefes alamayan öğrencisinin hayatını heimlich manevrası yaparak kurtaran öğretmen Esra Çimen Öztürk, "Kırıkhan Şehit Atilla Kurt Ortaokulunda beden eğitimi öğretmeni olarak görev yapıyorum. Teneffüsteyken nöbetçi öğretmenimiz benden yardım istediğini fark ettim. Öğrencimin hiçbir şekilde nefes alamıyordu. Hareketliydi ama nefes alamıyordu. Gözleri, yüzü kızarmış ve artık morarmak üzere gibiydi. Boğazına bir şey takıldığını anladım. Belki de saliseler içerisinde çok hızlı bir şekilde hiç panik yapmadan soğukkanlı bir şekilde müdahale ederek Heimlich manevrası yaptım. Heimlich manevrasının üçüncü denemesinde öğrencimin nefes almaya başladı. Benim için çok mutluluk, gurur, hüzün gibi bir sürü karışık duygu yaşadım. O an teneffüsteydik öğrencilerin hepsi dışarıdaydı. Fark etmek biraz güçtü ama öğrencimin iki büklüm bir şekilde koştuğunu gördüm. Uzaktan ne olduğunu anlamadım. Ardından arkadaşları ve nöbetçi öğretmen herhalde nefes alamıyor dediler. O şekilde nöbetçi öğretmen bana yönlendirdi. Nöbetçi öğretmen bana hocam diye seslenince bakmamla boğazına bir şey takıldığını anlamam bir oldu. Ardından hemen Heimlich manevrasını gerçekleştirdim ve nefes aldı. O an çok duygu yüklü bir andı" dedi. "Esra hoca bana Heimlich manevrası yaptı, ağzımdaki poğaça çıktı ve ondan sonra nefes alabildim" Poğaça yerken ölümle burun buruna geldiğini ifade eden öğrenci Sait Kıvanç Kömürçukuru, "Kırıkhan Şehit Atilla Kurt ortaokulunda okuyorum. Teneffüste kantinden poğaça almıştım. Poğaçaya yerken bir anda poğaça boğazıma takıldı. O anın paniği de ne yapacağımı bilemedim. Nefes alamadım ve nöbetçi öğretmenimizin yanına gittim. Nöbetçi öğretmenim beni Esra öğretmene yönlendirdi. Esra hoca bir anda geldi ve bana Heimlich manevrası yaptı. Hızlı bir şekilde üç dört kere hızlı ve sert bir şekilde yapınca ağzımdaki poğaça çıktı. Ondan sonra nefes alabildim. Esra öğretmenime çok teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.
Adana Tescilli Adana karpuzunda hasat başladı Türkiye’nin önemli karpuz üretim merkezlerinden Adana’da tescilli Adana karpuzunda hasat başladı. Tarlada kilogramı 25 liradan alıcı bulan turfanda karpuzlar, yurdun dört bir yanına gönderiliyor. Tadı, kokusu, rengi ve aromasıyla diğer karpuzlardan ayrılan ve 2020 yılında tescillenen Adana karpuzunda hasat başladı. Ülke genelinde üretilen 4 milyon ton karpuzun yüzde 25’ini karşılayan kentte turfanda karpuz hasadı, deniz kıyısındaki Karataş ilçesi Kapı Mahallesi’nde sürüyor. Kentte yaklaşık 110 bin dekar üzerine ekilen karpuzda bu yıl 650 bin ton verim beklendiği bildirildi. Tarlada kilosu 25 liradan satılan karpuz, yurdun dört bir yanına gönderiliyor. Kumda yetişen karpuzdan ortalama 4 ton verim alınırken Haziran ayının ortalarında ovada hasadı başlayacak karpuzdan 5 ton ve üzeri verim bekleniyor. Ham karpuz timleri de görevde Öte yandan, il ve ilçe tarım müdürlüğü ile jandarma bünyesinde kurulan ham karpuz timleri de hasat yapılacak bölgede denetimlerini sürdürüyor. Ekipler, karpuz hasadı başlamadan hasat yapılacak tarlada denetim yapıp karpuzların yeterli olgunluğa erişip erişmediğini kontrol edip hasat onayı veriyor. Böylelikle vatandaşların ham karpuz tüketmesinin de önüne geçiliyor. "Karpuz fiyatları 25 liradan alıcı buluyor" Hasat sırasında İHA muhabirine bilgiler veren Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "Türkiye üretiminin yüzde 20-25’ini Adana üretmekte. Adana’nın sahil kenarında kumda yetişen karpuz erkenci olur. Şuanda karpuz fiyatları 25 liradan alıcı buluyor" dedi. "Bir dönüme ortalama 4-5 ton verim alınıyor" Havaların yağışlı gitmesi nedeniyle rekoltenin geçtiğimiz yıllara oranla düştüğüne değinen Doğan, "Bu sene havalar serin ve yağışlı geçtiği için rekolte düşük. Şuanda bir dönüme ortalama 4-5 ton verim alınıyor. Bu sene karpuz ekimi de geçen seneye oranla yüzde 10-15 az" ifadelerini kullandı. "15 liranın altına düşmediği sürece çiftçi para kazanacak" Yağış nedeniyle hasadın geciktiğini, havalar ısındıktan sonra da karpuzun yurt dışına ihracatının başlayacağını anlatan Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, "1 hafta 10 gün daha yağış gözüküyor. Yağışlar bitince, havalar ısınmaya başlayınca birçok Avrupa ve balkan ülkelerine karpuz gönderilecek. Talepler gelmeye başladı. Karpuzun bir dönüme maliyeti 15 lira, kilogramı 15 liranın altına düşmediği sürece çiftçi para kazanacak" diye konuştu. "Fiyatlar şuanda güzel" Karpuz üreticisi Cumali Ardıç, "Bu sene bin dönüme yakın alanda karpuz ektik. Ortalama 4 ton verim alıyoruz. Fiyatlarda karpuzun kilogramı şuanda 25 lira. Geçtiğimiz yıllara oranla verim biraz zayıf ama bayramdan sonra toprakta yetişen karpuzlarda çıkınca iyi olacağını düşünüyoruz. Fiyatlarda şuanda güzel" dedi.