ASAYİŞ - 08 Mart 2025 Cumartesi 09:43

Önemli kişilerin ve yerlerin güvenliği, Koruma Daire Başkanlığının kadın polislerine emanet

A
A
A

Emniyet Genel Müdürlüğü Koruma Daire Başkanlığı tarafından verilen ‘Koruma Branş Eğitimi’ni başarıyla tamamlayan kursiyer kadın polisler, üst kademe devlet yetkilileri ile önemli yerlerin güvenliğinin sağlanmasında görev alıyor.

Ankara’nın Elmadağ ilçesinde yer alan Şehit Mustafa Büyükpoyraz Koruma Eğitim Akademisi Polis Eğitim Merkezinde ‘Koruma Branş Eğitimi’ alan kadın polisler daha sonra ülkenin ve dünyanın dört bir yanında görev alıyor. Önemli devlet insanları, Türk ila yabancı diplomatlar ve üst düzey yetkili kişilerin güvenliğinden sorumlu koruma polisleri, bu kişilerin bulunacağı yerleri de her türlü tehlikeden koruyor. Haftalar süren zorlu fiziksel ve zihinsel eğitimlerin ardından uzmanlaşan koruma polisleri, beceri ve kabiliyetlerini ise gerçekçi tatbikatlarla diri tutuyor. Yaşanması muhtemelen bütün olumsuz durumları karşı daima hazır olan korumalar görevlerden edindikleri tecrübelerle de gücüne güç katıyor.

Önemli kişilerin ve yerlerin güvenliği, Koruma Daire Başkanlığının kadın polislerine emanet

"Görev öncesinde detaylı bir keşif ve risk analizi yapıyoruz"

Görev öncesi hazırlıklarından bahseden Başkomiser Ayşe Bayrak Oruç, "Koruma Daire Başkanlığı olarak önemli kişilerin, bina ve tesislerin, ayrıca hava ve limanlarımızın güvenliğini koordine etmekteyiz. Koruma alanında görev alacak personelin öncelikle eğitim almasını sağlıyoruz. Görev öncesinde detaylı bir keşif ve risk analizi yapıyoruz. Görev alanı ve korunacak kişilerin hareket rotaları titizlikle planlanırken, ekiplerin görev sırasında nasıl hareket edecekleri ise muhtemel acil durum senaryo tatbikatları ile belirlenmektedir" dedi.

"Personelin görevini en iyi şekilde yerine getirmesini ve üstün atış kabiliyetlerinin kazandırılması amaçlıyoruz" dedi.

Verilen eğitimlerle ilgili konuşan Komiser Yardımcısı Fatma Büşra Arslan, "Koruma personelleri arasında yer alabilmek için öncelikle Emniyet Teşkilatı mensubu olmak gerekmektedir. Ardından ise Koruma Daire Başkanlığımızda ’Koruma Branş Eğitimi’ alınması gerekmektedir. Bu eğitimde personelin görevini en iyi şekilde yerine getirmesi ve üstün atış kabiliyetlerinin kazandırılması amaçlanmaktadır. İstihbarata karşı koyma, terör örgütlerinin güncel durumlarının yanı sıra iletişimden başlayarak protokol ve görgü kurallarından yüzmeye, ilk yardım, yaya ve araçlı koruma durumları ve atış simülasyon eğitimleri verilmektedir" ifadelerine yer verdi.

Önemli kişilerin ve yerlerin güvenliği, Koruma Daire Başkanlığının kadın polislerine emanet

"Mesleğimizi çok sevdiğimizden dolayı zorlukların üstesinden rahat bir şekilde gelebiliyoruz"

Mesleğine olan sevgisini dile getiren Polis Memuru İrem Buse Budak, "Tabii ki bizleri de zorlayan durumlar oluyor ama biz vatanımızı ve mesleğimizi çok sevdiğimizden dolayı bu zorlukların üstesinden çok rahat bir şekilde gelebiliyoruz. Düzenli olarak atış poligonlarında ve polis savunma taktikleri eğitimleriyle kendimizi geliştiriyoruz. Fiziksel kondisyonumuzu korumak için ise spor yapıyoruz ve stres yönetimi üzerine düzenlenen seminerlere katılıyoruz. Ayrıca ileri sürüş teknolojileri ve yeni güvenlik teknolojileri hakkında sürekli eğitim alıyoruz" şeklinde konuştu.

"Soğukkanlılık ve hızlı karar alma durumlarını ön plana koyuyoruz"

Hızlı ve doğru karar vermenin önemine değinen Başkomiser Reyhan Kılıçarslan, "Görev öncesinde yoğun bir odaklanma ve sorumluluk hissediyoruz. Görev anında ise soğukkanlılık ve hızlı karar alma durumlarını ön plana koyuyoruz. Görev sonrasında da eğer başarıyla tamamladıysak büyük bir rahatlama ve gurur duyuyoruz. Herhangi bir olumsuzluk yaşandığında ise eksikliklerimizi analiz edip ders çıkarmak da bizim için önemli bir süreç. Bu alan görev yapmak isteyenlere en büyük tavsiyem: Fiziksel ve zihinsel olarak kendilerini sürekli geliştirsinler. Soğukkanlılık, disiplin ve ekip çalışmasına yatkınlık bu meslekte başarılı olmanın anahtarıdır. Ayrıca kriz anında doğru ve hızlı karar alabilme yeteneği üzerine de çalışmalar yapmaları ve bu konuda sürekli bir şekilde eğitim almaları gerekmektedir" ifadelerine yer verdi.

"Kadın polislerimiz birçok alanda başarıyla görev yapıyor"

Kadınlar her meslekte olduğu gibi polislikte de başarılı olduklarını kaydeden Kılıçarslan, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle toplumsal yaşamda, ailede ve çalışma hayatında önemli roller üstlenen kadınlarımızı onurlandırmak için bir aradayız. Koruma polisleri olarak da devlet büyüklerinden diplomatik temsilcilere, kamu binalarından tehdit altında olan kişilere kadar geniş bir alanda görev yapıyoruz. Kadınların eğitimden iş hayatına, sosyal yaşamdan siyasete kadar her alanda güvenle ilerleyebilmeleri için üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız. Atatürk’ün açtığı yolda ilerleyen bizler görevini en iyi şekilde yerine getirirken, kadınların da her alanda başarılı olabileceğini kanıtlıyoruz. Kadın polislerimiz asayişten terörle mücadeleye, trafik denetimlerinden istihbarata kadar birçok alanda başarıyla görev yapıyor. Onların varlığı da teşkilatımızın daha güçlü, etkin ve kapsayıcı olmasını sağlamaktadır" dedi.

Önemli kişilerin ve yerlerin güvenliği, Koruma Daire Başkanlığının kadın polislerine emanet

"Fedakarlıkları ve azimleriyle bizlere ilham olan tüm kadınlarımızın gününü kutluyorum"

Tüm kadınların 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutlayan Kılıçarslan, "İçişleri Bakanımızın önderliğinde, Emniyet Genel Müdürümüz ve Koruma Daire Başkanlığımızın emir, talimat ve destekleriyle görevimizi daha büyük bir azim ve kararlılıkla yerine getiriyoruz. Bu anlamlı günde de görevi başında şehit olan kadim polislerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Onların cesaretleri ve fedakarlıkları bizlere her zaman yol gösterecektir. Bu vesileyle de toplumuzun her alanında emekleriyle varlık gösteren, fedakarlıkları ve azimleriyle bizlere ilham olan tüm kadınlarımızın gününü kutluyorum" diye konuştu.

Ali Nargüner - Tolga Başer

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.