ÇEVRE - 14 Aralık 2025 Pazar 10:45

Radyoloji ve Maden Uzmanı Yavuz, nadir bulunan elementleri değerlendirdi

A
A
A
Radyoloji ve Maden Uzmanı Yavuz, nadir bulunan elementleri değerlendirdi

Radyoloji ve Madencilik Uzmanı Dr. Ömer Faruk Yavuz, nadir toprak elementlerinin Türkiye’deki stratejik öneminden bahsederek bu alanda katma değerli madenciliğe geçilmesi gerektiğini ifade etti.


Türk Ocakları Genel Merkezi tarafından düzenlenen ‘Yeraltındaki Vatan Memleketin Altı-Üstü Nadir Elementler ve Stratejik Madenlerimiz’ seminerinde konuşan Radyoloji ve Madencilik Uzmanı Dr. Ömer Faruk Yavuz, seminerin ardından İhlas Haber Ajansı Muhabirine (İHA) nadir toprak elementlerinden bahsetti. Yavuz, Germanyum elementinin Türkiye’nin silah sanayisi için kritik ve stratejik bir element olduğunu vurguladı. Türkiye’de üretilen madenlerin ara ürün ve uç ürün dizilişindeki sıkıntılarına değinen Yavuz, Çin’in bu elementlerin zenginliğini kullanarak Amerika’nın gayri safi milli hasılasını geçebileceğini aktardı. Nadir toprak elementlerinin 15 elementten oluşan bir lantanit grubu olduğunu ifade eden Yavuz, "Bir element tablosunda özel bir yeri olan bir elementler dizilişidir. Bunların içindeki en kıymetli ve bugün için Türkiye ekonomisine en çok rasyonel, çok ticari iyileştirilebilecek iki tane elementi vardır. Bunların bir tanesi neodyum. Çünkü neodyum tüm batarya ve elektrik devriminin olmazsa olmaz bir elementidir ve çok hassas mıknatıslar için jetlerde, silah sanayinde, tüm elektrikli araba devriminin motor grubunda, batarya sisteminde mutlaka olmazsa olmaz bir yeri vardır. Yerini bir başka elementle doldurmanız mümkün değil. Türkiye’de bu özellikle Eskişehir Beylikova yatağında bahsedilen 694 milyon ton olarak resmi rakamlara düşen nadir toprak elementi rezervinin kaynağının içinde neodyum var. Bu mutlaka bir vesileyle, bulunan metotla çok pahalıdır, çok zahmetlidir, eziyetlidir tarafına girmeden, neodyumu kritik, stratejik ve nadir toprak elementi grubunda, Türkiye için boyutu ve değeri yüksek olduğu için mutlaka izole etmeliyiz ve üretmeliyiz" şeklinde konuştu.



"Nadir toprak elementleri Türkiye’de bir ekosistemin parçası olmalıdır"


Germanyum elementinin Türkiye’nin silah sanayisi için kritik ve stratejik bir element olduğunu vurgulayan Yavuz, "Mutlaka ona bir zenginleştirme metodu bulmalı ve onu üretmeliyiz. Bunu üretmediğimiz zaman diğer elementlerin tamamını konuşmaya gerek yok. Bu nadir toprak elementlerinin çıkartılması ve üretilmesi bir ekosistemdir. Bunu niye üreteceksiniz, niye çıkaracaksınız? Dışarıya satmak için bunu üretemezsiniz. Bunu ancak kendi sanayiniz için, kendi teknolojiniz için, kendi ihtiyaçlarınız için, kendi silah sanayinizi ham maddesiz bırakmamak için yapmak durumundasınız. Böyle bir malzemenin üretilme bedeli yoktur ve satış değeri solda sıfırdır. Hiçbir kıymeti harbiyesi yok. Türkiye ekonomisine bunları satarız, para kazandırırız diye bir şey düşünemezsiniz. Böyle bir kavramın içine bu nadir toprak elementlerini bir servet kategorisine tutamazsınız. Nadir toprak elementleri dediğimiz bu iki gruptan bahsederek, bu grubun bütünü ve Türkiye’nin bütün madenler için konuşuyoruz. Türkiye’de bir ekosistemin parçası olmalıdır" ifadelerinde bulundu.



"Madenlerimiz bizim milli kaynağımızdır, hiç kimseye bağımlı değiliz"


Türkiye’de üretilen madenlerin ara ürün ve uç ürün dizilişindeki sıkıntılarına değinen Yavuz, "Türkiye hala ham cevher ihraç eden bir ülke, ingot, külçe ve metal ithal eden bir ülke. Türkiye’nin cari açığına dış ticaret dengesine çok ciddi, olumsuz etki yapıyor. Türkiye’nin madenciliği bu manada olağanüstü bir kaynaktır. Bu kaynağımız bizim milli kaynağımızdır. Hiç kimseye bağımlı değiliz. Üretmesinin hiçbir teknolojik zorluğu yoktur. Dolayısıyla hem bir milli vazife olarak hem bir ekonomik model olarak da biz madenciliğimizin bütününe yönelik, nadir toprak elementleri de dahil olmak üzere, bunun için de boksitimiz, kromumuzu, kurşunumuzu, çinkomuzu, bakırımızı, bütün tamamını ara ürün, uç ürün haline getirmeye mecburuz demiyorum, mahkumuz. Aksi takdirde biz cari açığımızı kapatamayız" diye konuştu.



"Çin, Amerika’nın gayri safi milli hasılasını geçecek bir üretim kapasitesine gelecek"


Amerika’nın yüksek mıknatıs teknoloji ve sistemlerine sahip olduğunu dile getiren Yavuz, "Amerika’yı Amerika yapan araba endüstrisidir, araba sanayidir. Araba sanayisinde bugün Çin dünyanın bir numaralı araba üreticisidir ve elektrik bataryası üreticisidir. Ve muazzam bir lokomotif olarak ekonomiyi sürüklüyor. Amerika çekiniyor. Çünkü olmayan, şöyle söyleyelim, 30 sene önceki Çin’le şimdiki Çin arasındaki gayri safi milli hasılası 40 katı artmış bir Çin’den bahsediyoruz. Bu dünyayı korkutuyor. Amerika’yı da korkutuyor. Çünkü çok kısa zamanda belki Amerika’nın gayri safi milli hasılasını geçecek bir üretim kapasitesine gelecek Çin. Yani bunu Amerika istemez. Doları belki devre dışı kalacak. Yani bunu niye istesin" dedi.


Seminerin sonunda Yavuz’a seminerde yaptığı konuşma için hediye takdim edildi.



Radyoloji ve Maden Uzmanı Yavuz, nadir bulunan elementleri değerlendirdi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli DTO Başkanı Erdoğan; "İhracatçı sayımızı çoğaltarak üretimimizi artırmayı hedefliyoruz" Denizli Ticaret Odası (DTO) Başkanı Uğur Erdoğan, Heimtextil 2026 Ev Tekstili Fuarında stant açan üyelerini Almanya’nın Frankfurt şehrinde ziyaret etti. Denizlili firmaların bu yıl çok umutlu olduklarını söyleyen Başkan Erdoğan, ziyaretleri sırasında firma yetkilileri ile görüşmeler yapıp; fikir alışverişinde bulunduklarını dile getirdi; "Fuar sonrasında siparişlerin olması ve sanayinin büyümesiyle birlikte 2026 yılının daha iyi geçeceğine inanıyoruz. Denizli Ticaret Odası olarak fuarda stant açmayan 100’ün üzerinde üyemizi de ziyaretçi olarak getirdik. Amacımız ihracatçı sayımızı çoğaltarak ihracatımızı, üretimimizi artırmak, ülke ekonomisine daha fazla katkı ve destek vermek" dedi. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Ticaret Odaları Konseyi Üyesi ve DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, Almanya’daki Heimtextil 2026 Ev Tekstili Fuarı’na katılan DTO üyesi 58 firmanın stantlarını ziyaret etti. Denizli Milletvekilleri Şahin Tin ile Şeref Arpacı’nın da yer aldığı ziyaretlerde, Başkan Erdoğan Denizlili firmaların yetkilileri ve çalışanlarıyla görüşüp sektör ve fuar hakkındaki görüşlerini dinledi. Başkan Erdoğan: İhracat yapmayı isteyen üyelerimizi de fuara getirdik Erdoğan, ziyaretlerde sektör temsilcilerinin umutlu, yeni sezondan beklentilerinin de yüksek olduğunu gördüklerini dile getirdi. Başkan Erdoğan, "25 yıldan beri Heimtextil’de ara vermeden stant açan üyelerimizin bu yıl da yanlarındayız. Bu fuar organizasyonları, işimizi geliştirme, teknolojiyi yakalama ve ARGE çalışmalarını daha yüksek noktaya çıkarma noktasında kıymetli. Denizli Ticaret Odası olarak üyelerimizin fuarlara katılmalarına yönelik desteğimiz her geçen gün daha da artıyor. Buraya da heyet halinde üyelerimizi getirdik. Ayrıca Denizli Ticaret Odası olarak üyelerimizi dünyanın dört bir tarafına götürüyoruz. Bir yıl içerisinde 3 kez Çin’e gittik, Almanya, Hollanda, Belçika, Polonya, Rusya ve Dubai’de gerçekleştirilen farklı sektörlerdeki fuarlara üyelerimizi götürüyoruz. Amacımız üretime, ihracata ve sektöre destek vermek; onların yanında olup motive etmek ve daha da büyüyüp gelişmelerini sağlamak. Tekstilin dışında da diğer sektörlerimizin de her geçen gün ihracatta payının arttığını da net bir şekilde görüyoruz. Bu da yapmış olduğumuz fuar ziyaretlerinin sektörlere sağladığı katkıyı göstermektedir. İleriki günlerde de sektör bazlı fuar organizasyonlarımızla, bu alandaki çabamızı daha etkin ve sonuç odaklı ortaya koymak için Denizli Ticaret Odası ailesi olarak var gücümüzle üyelerimizi destekleyeceğiz. Denizli insanı 24 saat esasına göre çalışıyor. Biz de gece gündüz demeden kar, yağmur, çamur da olsa yoğun bir şekilde çalışmalarımıza ekip olarak devam edeceğiz" dedi. "Döviz dönüşüm desteği artırılmalıdır" Başkan Erdoğan, Heimtextil’in hem Türkiye hem de Denizli açısından çok önemli olduğunu da dile getirdi; "Fuarlar olmazsa olmazımız. Denizli Ticaret Odası olarak birçok farklı sektörde dünyanın dört bir tarafındaki fuarlara katılarak ülke ekonomisine ve ihracatına destek verme gayreti içerisindeyiz. Şu ana kadar yapmış olduğumuz ziyaretlerde firmalarımızın umutlu olduklarını gördük. Fuar sonrasında da siparişlerin olması ve sanayinin büyümesiyle birlikte 2026 yılının daha iyi geçeceğine inanıyoruz. Tabii ki firmalarımızın talepleri de var. Özellikle girdi maliyetlerinin yüksek olmasından dolayı rekabet etme şanslarının az olduğunu ifade ediyorlar. Döviz dönüşüm desteği oranı yüzde 2’den 3’e çıkartılmıştı ancak bunun yüzde 5 hatta 6’ya çıkarılması talebi var. Bunu da fuar sonrası hem Merkez Bankası Başkanımıza, TOBB Başkanımıza hem de ilgili bakanlarımıza ileteceğiz" dedi. MÜSİAD Hessen’İ ziyaret etti Başkan Erdoğan, fuar ziyaretlerinin akşamında ise Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği’nin (MÜSİAD) Hessen Şubesi’ni beraberindeki heyetle ziyaret etti. Yeni Şube Başkanı İlhami Yılmaz ve yönetim kurulu üyesi iş insanları ile bir araya geldi. Sektörler, yeni yatırım imkanları ve iş birliği alanlarının istişare edildiği buluşmada Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanvekili Denizli Milletvekili Şahin Tin de yer aldı. Başkan Erdoğan, ziyaretlerinin sonunda Şube Başkanı Yılmaz ile ekibine ve gurbetçi iş insanlarına misafirperverliklerinden dolayı teşekkür etti; iki ülke arasındaki ticareti güçlendirmek amacıyla yürüttükleri iş birliklerinin artarak devam etmesini diledi. MÜSİAD Şube Başkanı Yılmaz da "Ayaklarınıza sağlık, bizleri onurlandırdınız. Verimli bir toplantı oldu, teşekkür ederiz" dedi.
Şırnak Şırnak Belediyesinden yeşil dönüşüm hamlesi: Atıksu arıtma tesisi, güneş enerjisiyle çalışacak Şırnak Belediyesi, Dünya Bankası destekli Güneş Enerji Santrali (GES) projesiyle atıksu arıtma tesisinin elektrik ihtiyacını güneşten karşılamaya hazırlanıyor. Yılda 1 milyon kilovatsaatten fazla elektrik üretecek proje sayesinde hem çevre korunacak hem de belediyenin enerji maliyetleri önemli ölçüde azalacak. Şırnak Belediyesi, çevre dostu ve sürdürülebilir şehircilik hedefleri doğrultusunda önemli bir yatırımı daha hayata geçiriyor. "Sürdürülebilir Şehirler Projesi-II" kapsamında Dünya Bankası finansmanı ve İller Bankası (İLBANK) aracılığıyla kurulacak GES, kentin yeşil dönüşümüne katkı sunacak. Şırnak merkez Yeni Mahalle Gümüştepe mevkiinde yaklaşık 9 bin metrekarelik alana kurulması planlanan santral, 662,4 kWp kurulu güce sahip olacak. Yapılan hesaplamalara göre tesis, yılda ortalama 1 milyon 60 bin kilovatsaatin üzerinde elektrik üretecek. Bu üretim kapasitesiyle atıksu arıtma tesisinin enerji ihtiyacının önemli bir bölümü yenilenebilir kaynaklardan karşılanacak. Proje sayesinde fosil yakıt kullanımı azalırken, karbon salınımında da ciddi bir düşüş sağlanması hedefleniyor. 4 ayda tamamlanacak, 30 yıl hizmet verecek GES projesinin yaklaşık 4 ayda tamamlanarak devreye alınması planlanıyor. Yaklaşık 30 yıl boyunca hizmet vermesi öngörülen tesis, Şırnak Belediyesi için uzun vadeli ve kalıcı bir enerji kaynağı olacak. Projenin inşaat ve işletme süreçlerinde çevresel hassasiyetler ön planda tutulacak. Toz, gürültü ve atık yönetimi gibi konular için hazırlanan Çevresel ve Sosyal Yönetim Planının titizlikle uygulanacağı bildirildi. Şırnak Belediyesi, proje sürecinde şeffaf ve katılımcı bir yaklaşım benimseyerek vatandaşların görüşlerini de alacak. Bu kapsamda, GES projesine ilişkin bir halkın katılımı toplantısı düzenlenecek. Toplantı, 28 Ocak 2026 Çarşamba günü saat 14.00’te, Şırnak Belediye Başkanlığı toplantı salonunda gerçekleştirilecek. Toplantıda projenin çevresel etkileri, teknik detayları ve kente sağlayacağı ekonomik katkılar ele alınacak. Toplantıya katılamayan vatandaşlar, görüş ve önerilerini Şırnak Belediyesinin resmi internet sitesi ve çağrı merkezi üzerinden iletebilecek. Belediye yetkilileri, halkın sürece aktif katılımının projeye değer katacağını vurguladı. Şırnak Belediyesinin hayata geçireceği GES projesi, yalnızca bir enerji yatırımı değil, aynı zamanda kentin geleceğine yönelik stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.