GENEL - 03 Nisan 2019 Çarşamba 14:49

Sağlık çalışanlarından Sağlık Bakanlığı önünde eylem

A
A
A
Sağlık çalışanlarından Sağlık Bakanlığı önünde eylem

Türk Kamu-Sen ve Türk Sağlık-Sendikası Genel Başkanı Önder Kahveci ve döner sermaye ödemelerinin arttırılmasını isteyen sağlık çalışanları, Sağlık Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı.

Türk Kamu-Sen ve Türk Sağlık-Sendikası Genel Başkanı Önder Kahveci ve döner sermaye ödemelerinin arttırılmasını isteyen sağlık çalışanları, Sağlık Bakanlığı önünde basın açıklaması yaptı.


Türk Ulaşım-Sen Genel Başkanı Mustafa Nurullah Albayrak, Türk Yerel Hizmet-Sen Genel Başkanı Mustafa Yorulmaz, Türk Sağlık-Sen Ankara teşkilatı ve Sağlık Bakanlığı çalışanları, Bakanlık önünde eylem yaptı. Döner sermaye ek ödeme sistemi ile ilgili sağlık çalışanlarının taleplerini dile getirmek için toplandıklarını söyleyen Türk Kamu-Sen ve Türk Sağlık-Sendikası Genel Başkanı Önder Kahveci, ”Bugün haklı talebimiz yüz binlerce dilekçe ile ete kemiğe bürünmüş ve Sağlık Bakanlığının kapısına gelmiştir. Tüm Türkiye’de kısa zamanda gerçekleştirdiğimiz dilekçe kampanyamıza çalışanların yüz binlerce imza atması, sorunun nasıl bir hale geldiğini göstermeye yeterlidir. Çünkü çalıştıkça kazanacaksın denilen sistemde çalışanlar her şartta kaybetmeye başlamıştır. 10 yıl öncesinin döner sermaye ek ödemesinin mumla arandığı bir dönem yaşanmaktadır. 5-6 TL gibi trajikomik ödemelerle döner sermayeler yok edilmiştir. Çalışanlar sabit ek ödemeye mahkûm hale getirildiler. Döner sermaye ödemelerinde yaşanan bu kayıplar, sağlık çalışanlarının ekonomilerini bozmuş, ücretlerini eritmiştir. Hastanelerden yapılacak her para çıkışında döner sermaye ek ödemelerine göz dikilmiştir” dedi.


Sağlık çalışanlarının haklarını istediklerini, döner sermayelerin kabul edilebilir bir düzeye yükseltilmesi ve adaletli dağıtımın tesis edilmesinin temel talepleri olduğunu kaydeden Kahveci, ”Döner sermaye sistemi köklü bir şekilde değiştirilmeli ve çalışanlar sistemin merkezine alınması istiyoruz. Sabit ek ödemeler genel bütçeden ödenmeli, döner sermayeden ücret alan tüm sözleşmelilere maaşları genel bütçeden verilmeli, döner sermayeler yükseltilmeli ve emekliliğe yansıtılmalı, döner sermayelerde öncelik çalışanın hakkının verilmesi olmalıdır. Bu taleplerimiz, dilekçe kampanyamıza imza atan yüz binlerin talebidir. Fedakarca verilen sağlık hizmetinin gereğidir. Sağlık Bakanı da bu sorunu net bir biçimde görmektedir. Yaptığımız görüşmelerde bu konuda bir çalışma olduğunu da söyledi. Talebimiz de yönetmelik hazırlanırken sosyal tarafların da bu sürecin içinde yer almasıdır. Türk Sağlık-Sen olarak bakanlıktan bunları talep ediyoruz” dedi.


Sıkıntının çözülmesi ve yeni mağduriyetlerin oluşmaması için bunun şart olduğunu ifade eden Kahveci, ”Sosyal tarafların görüş ve önerileri değerlendirilmeli, işin mutfağında mutlaka çalışanların temsilcileri olmalı. Bu temennimizle birlikte çalışanların döner sermaye taleplerini içeren dilekçelerini bugün Sağlık Bakanlığına teslim ederek gereğini yapmış olacağız. Umarız ki Bakanlık bu konuda hassas davranır. Aynı temennilerimiz ve isteklerimiz YÖK için de geçerlidir, onlar da yaşanan sıkıntının farkındadırlar. Üniversite hastanelerinde çalışan arkadaşlarımız da döner sermaye konusunda oldukça mağdurdurlar, onların imzaladığı dilekçeleri de YÖK’e teslim edeceğiz, çözüm talep edeceğiz. Biz Türk Sağlık-Sen olarak döner sermaye mücadelemizin peşini bırakmayacağız. Çalışanların mağduriyeti giderilene kadar her türlü yasal hakkımızı tüm demokratik ortamlarda hiç çekinmeden kullanacağız. Şunu hiç kimse unutmasın; sağlık çalışanlarının döner sermaye ile ilgili talepleri lütuf değil haktır. Türk Sağlık-Sen olarak buradan Sağlık Bakanlığına tekrar sesleniyoruz; çalışanın döner sermayesini yok etmek yerine adaletin sağlandığı ve emekliliğe yansıtıldığı bir düzeni sağlayın. Döner sermayeler bir sorunun değil, çalışan için ekonomik bir iyileştirmenin adı olsun” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Siverek’te 5 ton bozuk ürün imha edildi Şanlıurfa’nın Siverek ilçesindeki denetimlerde ele geçirilen yaklaşık 5 ton bozuk ve son kullanma tarihi geçmiş ürün imha edildi. Siverek Belediyesi Zabıta Müdürlüğü, rutin denetimlerin yanı sıra yaklaşan Ramazan ayı öncesinde denetimlerini sıklaştırdı. İlçe genelinde özellikle vatandaşların yoğun olarak alışveriş yaptığı işletmelere yönelik gerçekleştirilen kontrollerde, bozuk ve son kullanma tarihi geçmiş çok sayıda ürüne el konuldu. Denetimlerde ele geçirilen yaklaşık 5 ton ürün, Temizlik İşleri Müdürlüğü ekiplerince zabıta ekiplerinin gözetiminde imha edildi. Zabıta Müdürü Tarık Kızılkeçi, halk sağlığını tehdit eden hiçbir ürüne müsamaha gösterilmeyeceğini belirterek, denetimlerin aralıksız devam edeceğini söyledi. Kızılkeçi, "Halkımızın sağlığını tehdit eden hiçbir ürüne mahal vermeyeceğiz. Bu durumları önlemeye yönelik çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. Ekiplerimizce yapılan denetimlerde ele geçirilen yaklaşık 5 ton bozuk ve son kullanma tarihi geçen ürünü imha ediyoruz. Yaklaşan mübarek Ramazan ayına yönelik de çalışmalarımız var. Özellikle vatandaşlarımızın yoğun olarak kullandığı işletmelere yönelik denetimlerimizi sıklaştırdık. Vatandaşlarımız müsterih olsun. Halk sağlığının korunmasına yönelik Zabıta Müdürlüğü olarak sahadayız" dedi. Vatandaşlara alışveriş sırasında dikkatli olmaları yönünde uyarıda bulunan Kızılkeçi, ürünlerin son kullanma tarihinin mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı. Kızılkeçi, yaşanabilecek olumsuz durumların Zabıta Müdürlüğüne bildirilmesinin önem taşıdığını kaydetti.
Bursa İznik’te 2 bin yıllık surlara sprey boya ile yazılan yazılar tepki çekti Bursa’nın tarihi ilçesi İznik’te yaklaşık 2 bin yıllık surların duvarlarına sprey boya ile yazılan yazılar tepki çekti. Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı medeniyetlerine ev sahipliği yapmış olan ve kentin simgeleri arasında yer alan tarihi surlarda oluşan görüntü kirliliği, turizmciler ve vatandaşların tepkisine neden oldu. İznik ilçe merkezini çevreleyen tarihi surların çeşitli noktalarına sprey boya ile isimler, kalp figürleri, araç markaları ve telefon numaraları yazıldığı görüldü. Yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği bölgede ortaya çıkan manzara, "tarih kentine yakışmadı" yorumlarına neden oldu. İznik’te turizm işletmeciliği yapan Ali Karaman, gördükleri tablo karşısında büyük üzüntü yaşadıklarını belirterek, "Şu an karşı karşıya olduğumuz manzara gerçekten içler acısı. Bu surlar yaklaşık 2 bin yıllık tarihi yapılardır. Sprey boyayla yazılar yazılması, aşk ilan edilmesi İznik gibi bir turizm ve tarih kentine yakışmıyor. Sevmek, aşkı ifade etmek elbette güzel bir duygu ancak bunun yeri tarihi surlar değildir. Daha uygun ve saygılı platformlar tercih edilmelidir" dedi. İznik’in dört medeniyete başkentlik yapmış önemli bir şehir olduğuna dikkat çeken Karaman, tarihi yapılara zarar verilmesinin geçmişe saygısızlık olduğunu vurguladı. Karaman, "Bu surlar ecdadımızın bizlere bıraktığı bir mirastır. Yapılan bu davranış, geçmişimize büyük bir saygısızlıktır. Özellikle bunu yapan kişilere sesleniyorum; lütfen bir daha böyle bir teşebbüste bulunmayın. İznik’e zarar veriyorsunuz, aslında kendi geleceğinize zarar veriyorsunuz. Tarihimizi korumazsak İznik’in bir anlamı kalmaz. Bu şehir tarihiyle ön planda olan bir yer" dedi. Surların birçok noktasında sprey boya ile yazılmış yazılar bulunduğunu belirten Karaman, bu görüntülerin turistler üzerinde olumsuz bir iz bıraktığını ifade ederek, "Yerli ve yabancı ziyaretçiler bu yazıları gördüklerinde tarihe zarar verildiğini düşünüyor. Bu durum biz turizmcileri derinden üzüyor" diye konuştu. Tarihi surların çevresinin düzenlenerek yürüyüş alanlarına açılması gerektiğini de dile getiren Karaman, "Surların etrafı açılıp halkın rahatça yürüyebileceği bir platform oluşturulursa hem sahiplenme artar hem de bu tür olumsuzlukların önüne geçilebilir" ifadelerini kullandı. Tarihi ve kültürel mirasın korunmasının herkesin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çeken vatandaşlar, surlara zarar veren kişi ya da kişilerin tespit edilerek gerekli işlemlerin yapılmasını istedi.
İstanbul Toprak Razgatlıoğlu: "İlk sene zor olacak ama 2027 hedeflerimize kavuşacağımız yıl olacak" Dünya Superbike şampiyonu milli motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu, MotoGP’de ilk senenin zor geçeceğini bildiğini ancak 2027’nin hedeflerine kavuşacağı yıl olacağını söyledi. Dünya Superbike şampiyonu milli motosikletçi Toprak Razgatlıoğlu, MotoGP’ye geçiş süreci, test sürüşlerindeki izlenimleri, hedefleri ve desteklediği takım Beşiktaş’a ilişkin İhlas Haber Ajansı’na (İHA) açıklamalarda bulundu. MotoGP’ye uyum sürecinde olduğunu ve yeni motosiklete adapte olmaya çalıştığını belirterek sözlerine başlayan Razgatlıoğlu, "MotoGP süreci ilk sene zor olacak. Çünkü zorlu bir sürecin bizi beklediğinin farkındaydık. Elimizden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyoruz. İlk sene zor olacak ama 2027 hedeflerimize kavuşacağımız yıl olacak. İnşallah bunu hep beraber göreceğiz" diye konuştu. "İlerleyen zamanda her şey daha farklı olacak" Superbike ile MotoGP’nin sürüş karakteri ve hissiyat açısından tamamen farklı olduğunu aktaran Razgatlıoğlu, "Superbike ve MotoGP bambaşka. Ona alışma süreci uzun sürecek ama inanıyorum ki en kısa sürede adapte olacağız. Yamaha motosikleti ilk defa V4’e geçti. Onlar da geliştirme aşamasındalar. Aslında her şey dört dörtlük değil. İlerleyen zamanda her şey daha farklı olacak" değerlendirmesinde bulundu. "Bulunduğum konumdan çok mutluyum ama benim için her zaman bir numara olan şey başarı" Bulunduğu konumdan mutlu olduğunu ancak kendisi için asıl önceliğin her zaman başarı olduğunu ifade eden 29 yaşındaki sporcu, "MotoGP motorunu sürmek bambaşka bir duygu. Herkesin çocukluk hayali MotoGP motosikletini sürmek. İlk hissiyat, düzlüğe çıktığında o motorun hızı. Superbike’a göre çok daha hızlı bir motosiklet. Bu, insanı daha çok etkiliyor diyebilirim. Şu an bulunduğum konumdan çok mutluyum ama benim için her zaman bir numara olan şey başarı. İnşallah başarı geldiği zaman daha çok keyif alacağımı düşünüyorum" şeklinde konuştu. "4-5 yarış sonra her şeyin daha farklı olacağını düşünüyorum" Başarılı sporcu, MotoGP’de yeni sezona uyum sürecini hakkında ise, "4-5 yarış sonra her şeyin daha farklı olacağını düşünüyorum. Tabii daha buna var. Çünkü adapte olduğum zaman her şeyi daha hakim bir şekilde yöneteceğiz. Şu an testlerde, daha iyi olması için çok farklı şeyler deniyoruz. Net yolumuzu bulamadık. Bunu zamanla daha da geliştireceğiz. İnşallah istediğimiz gibi ilerleriz" cümlelerine yer verdi. "İnşallah tekrar bir boşluk bulursam maçlara gitmeye başlayacağım" Yoğun programına rağmen fırsat buldukça Beşiktaş’ın maçlarını takip ettiğini de belirten Toprak, "Transferleri gördüm ama çok takip edemediğim için net bir şey söylemeyeyim. Çok fazla vaktim olmuyor, özellikle MotoGP’ye geçtiğimden beri. Beşiktaşlıyım ancak zaman buldukça takip edebiliyorum, maçları izleyebiliyorum. İnşallah tekrar bir boşluk bulursam maçlara gitmeye başlayacağım" ifadelerini kullandı. "İnşallah MotoGP’de şampiyon olursak, MotoGP motoruyla sahaya geliriz" 2025 Dünya Superbike şampiyonluğunun ardından 2 Kasım’da Tüpraş Stadyumu’nda oynanan Beşiktaş - Fenerbahçe derbisi öncesinde motosikletiyle sahaya çıkarak tribünleri selamlamasıyla ilgili hislerini paylaşan Razgatlıoğlu, "Heyecanlıydı. Tribündeki herkesin sana bakıp alkışlaması birazcık stresliydi. Mutlu oldum, çok teşekkür ederim Beşiktaş ailesine. Orada o anı yaşamak bambaşka bir duyguydu. İnşallah ilerleyen yıllarda MotoGP’de şampiyon olursak, MotoGP motoruyla sahaya geliriz" diyerek sözlerini tamamladı.
Kayseri Avusturya Ankara Büyükelçisi Juen: "İş dünyası arasındaki bağlantıların güçlendirilmesi, yeni yatırım fırsatlarını beraberinde getirecek" Kayseri Sanayi Odası (KAYSO); uluslararası ekonomik ilişkilerin geliştirilmesine yönelik önemli bir ziyarete ev sahipliği yaptı. Avusturya’nın Ankara Büyükelçisi Gabriele Juen ve Ticaret Müsteşarı Gerhard Lackner, KAYSO’ya nezaket ziyaretinde bulundu. Ziyarette Türkiye ile Avusturya arasındaki ticari ilişkilerin mevcut durumu, karşılıklı yatırım imkânları, sanayi sektöründe geliştirilebilecek ortak projeler ve iş dünyası arasındaki temasların artırılması konuları ele alındı. KAYSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Büyüksimitci, Büyükelçiye Kayseri’nin üretim gücü, ihracat kapasitesi ve sanayi altyapısı hakkında kapsamlı bilgiler verdi. Kayseri’nin Türkiye’nin önemli üretim ve ihracat merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Başkan Büyüksimitci şunları söyledi; "Kayseri, güçlü sanayi altyapısı, girişimci ruhu ve ihracat odaklı üretim yapısıyla ülkemizin önde gelen sanayi şehirlerinden biridir. Firmalarımız, dünya pazarlarında rekabet edebilecek kalite ve kapasiteye sahiptir. Avusturya ile mevcut ticari ilişkilerimizi daha ileriye taşımak, karşılıklı yatırımları artırmak ve firmalarımız arasında doğrudan iş birlikleri oluşturmak en büyük arzumuzdur. Bu tür ziyaretlerin, iş dünyası arasında somut projelere dönüşeceğine inanıyoruz" Büyüksimitci ayrıca; sürdürülebilir üretim, yeşil dönüşüm ve dijitalleşme süreçlerinin sanayide her geçen gün daha fazla önem kazandığını belirterek, Avrupa ülkeleriyle bu alanlarda kurulacak iş birliklerinin hem bilgi paylaşımı hem de ortak yatırım fırsatları açısından değerli olduğunu ifade etti. Görüşmede iş dünyasının gündeminde yer alan vize süreçlerine de değinildi. Başkan Büyüksimitci, özellikle ihracatçı firmaların temsilcilerinin ve teknik ekiplerin Avrupa ülkelerine gerçekleştirdiği iş seyahatlerinde karşılaşılan vize sorunlarının ticari faaliyetleri zaman zaman zorlaştırdığını belirterek, iş insanlarına yönelik süreçlerin daha hızlı ve öngörülebilir şekilde yürütülmesinin ekonomik ilişkilerin gelişimine katkı sağlayacağını ifade etti. Avusturya’nın Ankara Büyükelçisi Gabriele Juen ise Türkiye ile Avusturya arasındaki ekonomik ilişkilerin köklü bir geçmişe dayandığını belirterek, iki ülke arasındaki ticaret hacminin daha da artırılması için karşılıklı temasların önem taşıdığını dile getirdi. Kayseri’nin üretim kapasitesi ve sanayi çeşitliliğinden etkilendiğini ifade eden Büyükelçi Juen, iş dünyası arasındaki doğrudan bağlantıların güçlendirilmesinin yeni yatırım ve ortaklık fırsatlarını beraberinde getireceğini söyledi. Ziyarette, iki ülke iş dünyası temsilcilerinin bir araya getirileceği organizasyonların artırılması, sektörel bazlı temasların güçlendirilmesi ve karşılıklı heyet ziyaretlerinin sürdürülmesi konusunda görüş birliğine varıldı.
Şanlıurfa Yardıma giderken vurularak öldürüldü Şanlıurfa’nın Bozova ilçesinde evinin önünde ön kaputu açık halde duran aracın arızalandığını düşünerek yardıma giden şahıs, uğradığı silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti. Aynı aile 2022 yılında da silahlı saldırıya uğramış, o anlar saniye saniye cep telefonu kamerasına yansımıştı. Edinilen bilgiye göre olay, Şanlıurfa’nın Bozova ilçesine bağlı Denizbacı kırsal Mahallesi’nde yaşandı. İddiaya göre evinin önünde ön kaputu açık bir araç gören 41 yaşındaki Hüseyin Yıldırım, arızalandığını düşünerek araçtakilerin yardımına gitti. Aracın yanına ulaştığında silahlı saldırıya uğrayan Yıldırım, yere düşerek kanlar içerisinde kaldı. Saldırıyı gerçekleştiren kişi ya da kişiler de araçlarına binerek olay yerinden kaçtı. Haber verilmesi üzerine olay yerine giden sağlık ekipleri, şahsın hayatını kaybettiğini belirledi. Ceset, yapılan incelemenin ardından otopsi işlemleri için Şanlıurfa Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olay yerine giden jandarma ekipleri, saldırıyı gerçekleştiren kişi ya da kişileri yakalamak için çalışma başlattı. Daha önce de saldırıya uğramıştı Aynı ailenin fertleri daha önce de silahlı saldırıya uğramıştı. Traktörle fıstık bahçesine giden Fevzi ve Bülent Yıldırım kardeşler, bahçede pusu kuranların çapraz ateşine tutuşmuş, kardeşlerin yaralandığı o anlar ise cep telefonu kamerasına yansımıştı.
Gaziantep Dermatoloji Uzmanı Dr. Özsaraç: "Yanlış alışkanlıklar cildi sessizce yıpratıyor" Medical Point Gaziantep Hastanesi Dermatoloji Uzm. Dr. Kıvılcım Çınkır Özsaraç, son dönemde özellikle sosyal medyada popüler olan gece bakım rutinlerine karşı önemli açıklamalarda bulundu. Dr. Özsaraç, ""eceleri yapılan cilt bakımı, uzun zamandır "altın kural" olarak görülüyor. Ancak uzmanlar uyarıyor: Her gece bakım, cilt için fayda anlamına gelmiyor. Yanlış ürün seçimi ve bilinçsiz uygulamalar, cilt sağlığını tehdit eden ciddi sorunlara yol açabiliyor" dedi. "Cilt gece yenilenir ama bu sınırsız ürün kullanımı demek değildir" Uzm. Dr. Özsaraç, gece saatlerinde cildin kendini onarma sürecine girdiğini belirterek, "Gece bakımında yapılan en büyük hata, birden fazla aktif içeriğin aynı anda ve kontrolsüz şekilde kullanılmasıdır. Asitler, retinoidler ve yoğun içerikli ürünler bilinçsizce uygulandığında cilt bariyerini zayıflatır. Her cilt tipinin ihtiyacı farklıdır. Komşuya, influencera ya da trendlere göre bakım yapmak cilde iyilik değil, zarar getirir" dedi. Gece boyunca cildin nefes alması gerektiğine dikkat çeken Özsaraç, özellikle kalın tabakalar halinde sürülen ürünlerin gözenekleri tıkayarak akne, kızarıklık ve hassasiyet oluşturabileceğini vurguladı. Uzm. Dr. Kıvılcım Çınkır Özsaraç, "Cilt tipine uygun nazik bir temizleyici. Gerekiyorsa tek bir aktif içerik. Cilt bariyerini destekleyen hafif bir nemlendirici. Bu üç adımın çoğu zaman yeterli olduğunu belirten Özsaraç, "Daha fazlası her zaman daha iyi değildir" uyarısında bulundu. Özellikle genç yaş grubunda görülen bilinçsiz bakım alışkanlıklarının ilerleyen dönemlerde kalıcı cilt problemlerine neden olabileceğini söyleyen Özsaraç, cilt bakımının da tıbbi bir konu olduğunun altını çizdi.