SAĞLIK - 03 Haziran 2025 Salı 10:17

Sağlık-Sen: "Hemşire ve ebelerin nöbet tutma sıklığı arttıkça iş kazası riski de artıyor"

A
A
A
Sağlık-Sen: "Hemşire ve ebelerin nöbet tutma sıklığı arttıkça iş kazası riski de artıyor"

Sağlık-Sen’in iş yeri kazalarına yönelik gerçekleştirdiği araştırma sonuçlarına göre hemşire ve ebelerde aşırı nöbet, uzun çalışma süreleri, ağır çalışma koşulları gibi nedenlerden kaynaklı dikkat dağınıklığı ve yorgunluk iş kazalarına neden oluyor.


Hemşire ve ebelerin iş yerinde yaşadığı kazaların nedenlerini ortaya koymak için sağlık tesislerinde "İş Yeri Kazaları" araştırması yapan Sağlık-Sen, sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Yaklaşık 10 bin çalışanın katıldığı anket ile iş yerinin sosyal olanakları ve dinlenme alanlarının çalışan memnuniyetini etkilediği kadar iş kazalarını önleme noktasında da önem arz ettiği belirtildi.



"En çok kas-iskelet sistemi yaralanması geçiriliyor"


Araştırmada yer alan "Son bir yıl içinde herhangi bir iş kazası yaşadınız mı?" sorusuna "evet" cevabı veren hemşire ve ebelerin yüzde 63,5’i ağır kaldırma, düşme, çarpma, takılma, kayma gibi nedenlere bağlı kas-iskelet sistemi yaralanması geçirdiğini bildirdi. İş kazası geçirdiğini söyleyenlerin yüzde 51,2’si iğne batması kazası yaşadığını dile getirirken, yüzde 42,6’sı kan-vücut sıvıları bulaşmasına maruz kaldığını kaydetti. Hemşire ve ebelerin yüzde 38’i ise kesici-delici aletle yaralandığını belirtti.



"Aşırı nöbet, uzun çalışma süreleri ve ağır çalışma koşulları iş kazalarının temel nedeni"


Araştırma sonuçları, iş kazalarını etkileyen faktörleri de ortaya koydu. Aşırı nöbet, uzun çalışma süreleri, ağır çalışma koşulları veya iş ve aile yaşamının dengelenememesinden kaynaklı dikkat dağınıklığı ve yorgunluk iş kazalarının temel sebepleri arasında yer aldı. Öte yandan çalışılan kurum ve görev tanımları dışında yapılan işler gibi faktörler de iş kazalarını artırıcı nedenler olarak sıralandı.



"60 saat çalışanların iş kazası riski, 40 saat çalışanlara göre 3 kat daha artıyor"


İş yükü artıkça iş kazası yaşanma oranının da arttığı belirtilen araştırmada, hemşire ve ebelerde nöbet tutma sıklığı arttıkça iş kazasının da katlanarak arttığı kaydedildi. Araştırmaya göre haftalık 60 saat ve üzerinde çalışanların iş kazası riski, haftalık 40 saat çalışanlara göre 3 kat daha artıyor. Aynı zamanda görev tanımı dışında çalışanlarda iş kazası yaşanma oranının daha yüksek olduğu ortaya koyulan araştırmada, dengelenmiş iş ve aile hayatı uyumunun iş kazaları oranını düşürdüğüne dikkat çekildi.



"İstihdam artışı ile iş yükünü azaltabiliriz"


Sağlık-Sen Genel Başkanı Mahmut Faruk Doğan, araştırma sonuçlarını değerlendirdi. Doğan, "24 saat kesintisiz hizmet gerektiren sağlık sektöründe yetersiz istihdam ve iş yükü maalesef hemşire ve ebelerin nöbet tutma sıklığını artırıyor. Bu durum da düzensiz bir yaşamı olan yorgun hemşire ve ebelerin iş kazası yaşama olasılığını artırıyor. Uykusuzluk ve yorgunluğa bağlı dikkat dağınıklığı da iş kazalarını artıran etkenler olarak karşımıza çıkıyor" diye konuştu.


İş kazalarını önlemek veya en aza indirmek için önerilerini sıralayan Doğan, "Hemşire ve ebelerin görev tanımları net olmalı ve bu tanımlara göre görevlendirme sağlanmalıdır. İstihdam oranları artırılmalıdır. Böylelikle iş yükü de azalacaktır. Bununla birlikte çalışma süreleri ve nöbet sıklığının azaltılması gerekmektedir. Aynı zamanda çalışanların iş ve aile hayatı uyumu dengesini destekleyici çalışmalar yapılmalıdır" dedi.



Sağlık-Sen: "Hemşire ve ebelerin nöbet tutma sıklığı arttıkça iş kazası riski de artıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir merkezli 33 ildeki 8,7 milyar liralık yasa dışı bahis operasyonunda 45 şüpheli adliyeye sevk edildi Eskişehir merkezli 33 ilde yürütülen ve yasa dışı yollardan 8,7 milyar lira gelir elde ettiği belirlenen şebekeye yönelik operasyonda gözaltına alınan 91 şüpheliden 45’i adliyeye sevk edildi. Edinilen bilgilere göre; Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Eskişehir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şubesi ve Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının desteğiyle; Eskişehir merkezli olmak üzere Adana, Adıyaman, Ankara, Antalya, Aydın, Bilecik, Bingöl, Bitlis, Bursa, Diyarbakır, Edirne, Gaziantep, Hatay, İstanbul, İzmir, Kahramanmaraş, Karabük, Kastamonu, Kayseri, Kırıkkale, Kırklareli, Kocaeli, Konya, Kütahya, Mardin, Mersin, Muğla, Niğde, Samsun, Şanlıurfa, Tekirdağ ve Van’da ’Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma’, ’Yasa Dışı Bahis’, ’Nitelikli Dolandırıcılık’ ve ’Suçtan Kaynaklanan Gelirlerin Aklanması’ suçları kapsamında eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Polis ekiplerince takibe alınan şüphelilerin bahsi geçen suçlardan 8,7 milyar lira gelir elde ettikleri, bu tutarın 1,2 milyar liralık işlem hacminin ise 8 ayrı paravan şirket üzerinden gerçekleştiği tespit edildi. 45 şüpheli hakim karşısında Operasyon kapsamında hakkında gözaltı kararı verilen 135 şüpheliden 91’i yakalanarak gözaltına alındı. Hakkında karar bulunan 44 şüphelinin ise yurt dışında olduğu tespit edildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 91 şüpheliden 46’sı ifadelerinin ardından serbest bırakılırken, aralarında örgüt yöneticilerinin de bulunduğu değerlendirilen 45 şüpheli, geniş güvenlik önlemleri altında bugün adliyeye sevk edildi.
İstanbul İstanbul merkezli 4 ilde pırlanta kaçakçılığı operasyonunda ikinci dalga: 81 gözaltı Türkiye’ye kaçak getirilen pırlantaların ticaretine ilişkin yürütülen soruşturmada ikinci dalga operasyon başlatıldı. İstanbul, Antalya, İzmir ve Hatay’da düzenlenen "2. Dalga" operasyonda 81 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı, çok sayıda pırlanta ele geçirildi. İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, yurt dışından yasa dışı yollarla değerli taş kaçakçılığı yapan şüphelilerin deşifre edilerek yakalanmasına yönelik yapılan çalışmalarda ikinci dalga operasyon başlattı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve ilki geçtiğimiz yılın Ağustos ayında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan şüpheliler ve ele geçirilen deliller doğrultusunda yeni bir şebeke tespit edildi. Yurt dışından organize şekilde ülkeye sokulan pırlanta kaçakçılığı ile büyük bir vurgun yapan söz konusu şebekenin izini süren polis, ilk operasyon ile bu soruşturma kapsamında devam eden ve "2. Dalga" olarak nitelendirilen son operasyonun hazırlık sürecinde, toplam piyasa değeri yaklaşık 349 milyon lirayı aşan pırlanta ele geçirdi. Elde edilen delil ve bulguların incelenmesi neticesinde bu sabah İstanbul, Antalya, İzmir ve Hatay’ı kapsayan toplam 4 ilde eş zamanlı düzenlenen "2. Dalga" operasyonda 81 şüpheli yakalandı. Gözaltına alınan zanlılar emniyete götürülürken, bu şüphelilere ait ev ve iş yerlerinde yapılan aramalarda çok sayıda pırlanta ele geçirildi. Operasyonla ilgili yürütülen tahkikat işlemlerinin devam ettiği aktarılırken, gözaltı sayısının artabileceği ifade ediliyor.