TEKNOLOJİ - 12 Şubat 2024 Pazartesi 12:40

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, “Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği Uzay Bilim Misyonu bir ilktir, ama son olmayacaktır”

A
A
A
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, “Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği Uzay Bilim Misyonu bir ilktir, ama son olmayacaktır”

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, “Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği Uzay Bilim Misyonu bir ilktir, ama son olmayacaktır” dedi.


Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı 21 günlük uzay misyonunun ardından yurda dönmesinin ardından basın toplantı geçekleştirdi. Bakan Kacır, Türkiye’nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, ülkemizin insanlı ilk uzay bilim misyonunu gerçekleştirdiğini ve önce dünyaya, sonrasında bugün Türkiye’ye döndüğünü ifade etti. Bakan Kacır, bir kez daha Alper Gezeravcı’ya ‘vatanına hoşgeldin’ dedi. Millet olmak acıda ve kederde olduğu gibi, sevinçte, heyecanda ve gururda da bir ve beraber olmaktır diyen Bakan Kacır, “Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sürdürdüğümüz Milli Uzay Programındaki adımlarımızdan biri olan İnsanlı ilk uzay bilim misyonumuz, Türk milleti için mutluluk ve iftihar kaynağı olmuştur. Astronotumuz Alper Gezeravcı, 19 Ocak 2024 tarihinde gerçekleşen fırlatma ile başlayan, 36 saatlik yolculuk süresinin ardından vardığı Uluslararası Uzay İstasyonu’nda 18 gün devam eden ve 47 saatlik dönüş yolculuğunun ardından 9 Şubat 2024 tarihinde dünyaya varış ile tamamlanan bilim misyonunu başarıyla gerçekleştirdi” diye konuştu.



“Ülkemizde bilime ve bilim insanlarımıza verdiğimiz değer ve sunduğumuz imkanı apaçık göstermesi açısından da bu misyon bizce çok kıymetlidir”


Türk bilim insanlarının hazırladığı on üç bilimsel deney, Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaki laboratuvar altyapısında mikroyerçekimi şartlarında, Astronot Alper Gezeravcı tarafından başarıyla tamamlandığını vurgulayan Kacır, “İnsanlı ilk uzay bilim misyonumuz, biyoloji, tıp, genetik, fizik, malzeme bilimi disiplinlerinde bilim insanlarımızın yürüttükleri araştırmalara önemli kazanımlar getirecektir. Astronotumuzca gerçekleştirilen deneylerde, uzaydaki mikroyerçekimi ve diğer şartların insan sağlığı, fizyolojisi ve bağışıklık sistemi üzerindeki etkileri araştırıldı. Yeni nesil alaşımların geliştirilmesine; uzayda elektronik kart üzerine bileşen montajına, uzay aracı motorlarını daha verimli hale getirmeye yönelik araştırma projeleri yürütüldü. Bitkilerle, alglerle, propolisle uzay yaşam destek sistemlerinde yapılacak çalışmalara yönelik araştırmalar yapıldı. Bilim insanlarımızın yürüttüğü projelerin her birinin kıymetli neticeler doğuracağına inanıyoruz. Esasen, sadece bu görev kapsamında yürütülen 13 bilimsel deney için değil; ülkemizde bilime ve bilim insanlarımıza verdiğimiz değer ve sunduğumuz imkanı apaçık göstermesi açısından da bu misyon bizce çok kıymetlidir” şeklinde konuştu.



“Bilime ve bilimsel araştırmalara en üst düzeyde değer vermeye devam edeceğiz”


Bilime ve bilimsel araştırmalara en üst düzeyde değer vermeye devam edeceklerinin altını çizen Bakan Kacır, “Ülkemizde ve dünyanın farklı ülkelerinde bulunan bilim insanları, Türkiye’nin bilimsel araştırmaları gerçekleştirme çaba ve kapasitesini bu misyon vesilesiyle takip etme imkanına sahip oldular. Bilime ve bilimsel araştırmalara en üst düzeyde değer vermeye devam edeceğiz” dedi.


“Bilim toplumu olma istikametinde ülkemiz için yeni bir başlangıç olmuştur”


İlk Türk Astronot Alper Gezeravcı’nın uzay istasyonundan Türkiye’ye 7 görüntülü video ve 2 telsiz bağlantısı gerçekleştirerek, öğrencileri, çocukları, gençleri, medya mensuplarını ve bizleri kapsamlıca bilgilendirdiğini hatırlatan Bakan Kacır, “Bu tarihi misyonun en büyük sonucu, Türk gençlerine ve Türk çocuklarına sunduğu mesaj ve kazandırdığı özgüven oldu. Türk milleti, 7’den 77’ye belki de ilk kez bir bilimsel çalışmayı baştan sona büyük bir dikkatle izledi. Evlerde, okullarda, iş yerlerinde uzay bilim misyonumuz konuşuldu.


Milyonlarca vatandaşımızın, gencimizin ve çocuğumuzun pek çoğu belki ilk kez tüm detaylarıyla insanlı uzay misyonlarının gerçekleşme adımlarını, fırlatma sürecini, uzay istasyonuna varışı, uluslararası uzay istasyonundaki astronotların yaşam şartlarını, mikro yerçekimi ortamındaki bilimsel deneylerin özgün yanlarını, uzay istasyonundan ayrılma ve dünyaya dönüş yolculuğunu takip etti. Bu misyon, bu yönüyle bilim toplumu olma istikametinde ülkemiz için yeni bir başlangıç olmuştur” ifadelerini kullandı.



“Türk gençlerinin, Türk çocuklarının ‘sadece başka milletlerin başarabileceği’ düşüncesiyle kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal kalmamıştır”


Türk gençlerinin, Türk çocuklarının hedeflerinde artık bilimsel çalışmalara öncülük etmek daha güçlü şekilde var olacağını vurgulayan Bakan Kacır, “Türk gençlerinin, Türk çocuklarının ‘sadece başka milletlerin başarabileceği’ düşüncesiyle kurmaktan vazgeçecekleri hiçbir hayal kalmamıştır. Bu bilim misyonunun ardından, Milli Uzay Programındaki hedeflerimize yönelik çalışmalara devam edeceğiz” dedi.


“İkinci astronotumuzun yakın zamanda yörünge altı bir uçuşta bilimsel deneyler gerçekleştirmesini sağlayacağız”


İnsanlı Uzay Bilim Misyonumuzdaki bilimsel deneylerin çıktılarını dikkatle değerlendirecek ve bu araştırmaların devam etmesi için gerekli desteği sunacaklarını açıklayan Bakan Kacır sözlerini şu şekilde devam ettirdi:


“Sonraki astronot misyonumuza yönelik hazırlıklarımızı tamamlayacak, ikinci astronotumuzun yakın zamanda yörünge altı bir uçuşta bilimsel deneyler gerçekleştirmesini sağlayacağız. Uluslararası Uzay İstasyonu’nda başkaca bilimsel araştırmalar yürütmek ve uluslararası iş birliklerini güçlendirmek adına programlar başlatacağız. Diğer insanlı uzay görevleriyle ilgili muhtemel uluslararası iş birliklerini değerlendireceğiz. İnsanlı uzay görevlerinde kullanılan uzay istasyonları ve diğer sistemlerin geliştirilme süreçlerine yönelik Ar-Ge programları başlatacağız. Bu sistemleri geliştirmekte olan kurumlarla iş birlikleri yapacağız. “


“Fırlatma roketleri geliştirmeye yönelik projelerimize devam edecek, 2030 yılına dek, uluslararası iş birlikleriyle bir uzay limanı kuracağız”


Milli Uzay Programımızda hedeflediğimiz doğrultuda, Ankara’da uzay teknoloji geliştirme bölgesi kuracaklarını belirten Bakan Kacır, “Uzay sanayiini geliştirecek, yılda 600 milyar dolara erişen küresel uzay ekonomisinden daha fazla pay alacağız.


Uzaya bağımsız erişim programımızı sürdüreceğiz. Fırlatma roketleri geliştirmeye yönelik projelerimize devam edecek, 2030 yılına dek, uluslararası iş birlikleriyle bir uzay limanı kuracağız” ifadelerine yer verdi.


Ay programımızı gerçekleştireceklerini vurgulayan Bakan Kacır, “ Milli imkanlarla geliştirdiğimiz itki sistemine sahip, kendi mühendislerimizin ve bilim insanlarımızın tasarladığı ve ürettiği uzay aracıyla aya erişeceğiz. İnsansız sistemlerle gerçekleştireceğimiz bu program, bize, geliştirdiğimiz yenilikçi teknolojileri zorlu uzay şartlarında kullanma ve sonraki zamanlarda ticarileştirme olanağı sağlayacak. Bölgesel konumlama ve zamanlama sistemi projesini gerçekleştirerek, savunma sanayiinde ve sivil alanlarda teknolojik bağımsızlığımızı tahkim edecek bir stratejik kazanım elde edeceğiz.


Türkiye Ulusal Gözlemevleri çatısı altında, ileri seviyede uzay gözlemleri için kurmakta olduğumuz Doğu Anadolu Gözlemevi projesini tamamlayarak, bölgemizin en gelişmiş teleskopuna sahip olacağız. Uzay gözlemlerini ve uzay havasına ilişkin araştırmaları destekleyeceğiz. Bilsat, Rasat, Göktürk ve İmece uydularıyla görüntüleme uydularının üretimine ilişkin adım adım ilerlettiğimiz kabiliyetlerimizi yüksek çözünürlüklü ve farklı niteliklerde görüntüleme uyduları geliştirerek artıracağız” değerlendirmesinde bulundu.


İlk milli haberleşme uydusu Türksat 6A’yı yakın zamanda uzaya göndereceklerini ve bu alanda yetkinlik sahibi 10 ülkeden biri olacaklarını ifade eden Bakan Kacır, “Alçak yörünge uydularına ilişkin milli üretim programı başlatacak, bu alanda kamu, akademi ve özel sektör projelerini destekleyeceğiz. Uydu geliştirme alanında kamuda bulunan kapasiteyi tek çatı altında toplayarak, küresel rekabet gücüne sahip olacağız” açıklamasında bulundu.


Bakan Kacır, dünyanın en büyük havacılık, uzay ve teknoloji festivali TEKNOFEST’i paydaşlarla birlikte düzenlemeye devam edecek, uydu, roket, dikey inişli roket yarışmalarımız ve diğer yarışmalarla, eğitim ve girişimci destek programlarıyla uzay bilimi ve teknolojilerinde insan kaynağımızı güçlendirecek, uzaya yönelik toplumsal ilgiyi artırmaya devam edeceklerini belirtti.



“Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği Uzay Bilim Misyonu bir ilktir, ama son olmayacaktır”


Bugün, yeryüzünde kullandığımız pek çok teknoloji yaklaşık 60 yıldır süregelen uzay çalışmalarından doğduğunu kaydeden Bakan Kacır, “Milli Teknoloji Hamlesini gerçekleştiren, bilimde ve teknolojide iddialı, 255 milyar dolar düzeyine erişmiş ihracatını daha yüksek katma değerli ürünlerle artırmayı hedefleyen, çok genç ve dinamik bir insan kaynağına sahip bir ülke olarak Türkiye’mizin uzay araştırmalarında geri kalması asla düşünülemez. Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği Uzay Bilim Misyonu bir ilktir, ama son olmayacaktır” ifadelerini kullandı.


Türkiye için uzay bilimi ve teknolojilerinde yeni bir sayfa açıldığını vurgulayan Bakan Kacır, “ İlk astronotumuz Alper Gezeravcı’yı, 8 ay süren eğitim ve hazırlık dönemi ve 21 günü aşan uzay misyonu boyunca gösterdiği cesaret, özgüven, disiplin ve başarı için tebrik ediyorum. Türk çocukları, TEKNOFEST kuşağı Alper Gezeravcı’dan aldıkları bayrağı inşallah çok daha yükseğe taşıyacaklar. Uydular, roket sistemleri, uzay araçları, insanlı uzay araştırmaları başlıklarının tümünde Türkiye, bir üretim ve teknoloji gücü olacaktır. İlk Astronotumuz Alper Gezeravcı’ya, insanlı ilk uzay bilim misyonumuzla bilimsel çalışmalara sunduğu katkı, milletimize yaşattığı gurur ve gençlerimize ilham kaynağı olması nedeniyle bir kez daha teşekkür ediyorum.


Bu misyonu en güçlü şekilde himaye eden, hedefi hep en yükseğe koyan ve her daim bizleri cesaretlendiren, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a, misyonun gerçekleşmesinde ilk anından bugüne emeği geçen herkese, Alper Gezeravcı’nın kıymetli ailesine, dualarını ve desteklerini esirgemeyen aziz milletimize şükranlarımı sunuyorum. Siz değerli medya mensuplarına da bu heyecanı başından bu yana milletimizle paylaşmamızı sağladığınız için teşekkür ediyorum” dedi.




Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır, “Alper Gezeravcı’nın gerçekleştirdiği Uzay Bilim Misyonu bir ilktir, ama son olmayacaktır”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Türkiye’de tek örnekti, Muğla Büyükşehir’e devredildi Milas Güllük Mahallesinde su ve kanalizasyon hizmetlerinin özelleştirilmesi ve terfi hatlarını da içeren altyapı işletme imtiyaz sözleşmesi 2005 yılında imzalanmıştı. Türkiye’de su ve kanalizasyon hizmetlerinin özelleştirilen tek mahallesi suyun tonunu 100 liranın üzerinde içmeye başlayınca vatandaşların da talebi ile şirket ile Muğla Büyükşehlir Belediyesi arasında hizmetlerin devri sözleşmesi imzalandı. 35 yıllığına özel bir şirkete devredilen bu proje, Türkiye’de su hizmetlerinin özelleştirilmesi konusunda ilk ve tek örnek olarak biliniyor. 7 kişi yaşamını yitirmişti Muğla’nın Milas ilçesi Güllük mahallesinde, Haziran 2013’te özel şirket tarafından işletilen atık su terfi istasyonunda meydana gelen faciada 7 işçi, metan gazı zehirlenmesi sonucu hayatını kaybetmişti. Depoya bakım için inen işçilerin yüksek miktarda metan gazına maruz kaldığı ve olayın teknik tedbirsizlikten kaynaklandığı açıklanmıştı. 187 milyon TL karşılığında MUSKİ’ye devri yapıldı Yıllar içerisinde şirket tarifelerinin MUSKİ’ye kıyasla yaklaşık iki kat daha yüksek olması, su kesintileri ve altyapı sorunları vatandaşların tepkisine neden oldu. Bölge halkı, artan mağduriyet nedeniyle MUSKİ ve CİMER’e yoğun şikâyetlerde bulundu. Yaşanan sorunlar üzerine Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın talimatıyla bir devir komisyonu kuruldu. Yapılan teknik ve mali incelemeler sonucunda işletmenin değeri belirlenirken, borç ve yükümlülükler düşüldükten sonra 187 milyon TL karşılığında MUSKİ’ye devri konusunda anlaşmaya varıldı. Tüm içme suyu ve kanalizasyon hizmetleri MUSKİ’ye devroldu 1 Nisan 2026 itibarıyla özel şirketin imtiyaz sözleşmesi sona erdirilirken, Güllük, Kıyıkışlacık’ın bir bölümü ve Zeytinlikuyu Mahallesi’nde su ve kanalizasyon hizmetlerinde tek yetkili kurum MUSKİ oldu. Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezinde Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül ve Şirket Yetkilisi İhsan Hızarcıoğlu’nun katılımıyla düzenlenen imza töreni ile Güllük’te yıllardır devam sorun çözüme kavuştu. Böylece yıllardır tartışma konusu olan yüksek su ücretleri sorunu çözüme kavuşmuş oldu. Devir töreninde konuşan Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Güllük Mahallesi, Kıyıkışlacık Mahallesi’nin bir bölümü ve Zeytinkuyu Mahallesi’nde içme ve atık su hizmetleri geçmişte yapılan bir imtiyaz sözleşmesiyle 35 yıllık bir süreyle arkadaşlar özel şirketlere devredilmişti. Türkiye’de ilk tek örnektir. O dönem aslında yaygınlaştırma amacıyla başlayan bu uygulama daha sonra durdurulmuş ve başka illere ilçelere sirayet etmemiş. Buradaki hemşehrilerimiz bizim MUSKİ’nin verdiği tabii ki hizmeti hem ücret açısından hem de hizmet açısından yaklaşık arkadaşlar maliyet açısından baktığınızda 110 bine yakın abone Muğla’daki tarifelerin yaklaşık iki katı civarında bir su ve atık su bedeli ödemek zorunda kalıyorlardı. Bugün bu sözleşmeyi imzalıyoruz. Tekrar teşekkür ediyorum. Özellikle MUSKİ Genel Müdürlüğümüz ve ekibine. Karşılıklı toplantılar yapıldı, değer tespitleri yapıldı ve Danıştay’a gönderildi. Danıştay onayladıktan sonra da evet bu devir yapılabilir dedikten sonra da biz artık bugün sizlerin karşısına gururla çıkmış olduk. MUSKİ tekrar bütün Muğla’da tarifeler neyse aynı tarifeleri orada uygulayacak. Aynı zamanda yatırım eksiklikleri varsa onları da tamamlayacak. Firmamızın çalışanlarını da mağdur etmek istemiyoruz. Çünkü oradan firma çekilince onun orada hizmet veren yıllardır emekçileri var. İşte burada arkadaşlarımız var, emekçi arkadaşlarımız. Bu zor şartlarda onların da işlerini kaybetmesine bizim gönlümüz kesinlikle razı vermiyor. 50’ye yakın çalışanımız var. Tabii biz o arkadaşlarımızı da yine aynı bölgede MUSKİ’nin çatısı altında bu sefer istihdam edeceğiz ve oradaki faaliyetleri aynı şekilde o arkadaşlarımızın emeğiyle devamını sağlayacağız. Bu sözleşmenin, bu devrin Miladımıza, Muğla’mıza, ülkemize hayırlı uğurlu olmasını diliyorum" dedi.
Kırıkkale Bahşılı Kaymakamlığından kadınların gelişimine yönelik örnek proje Bahşılı Kaymakamlığınca yürütülen Okuyan Kadınlar Kulübü Projesi kapsamında kadınlar hem eğitim hayatına yeniden kazandırıldı hem de sosyal ve ekonomik alanda önemli başarılara imza attı. Kırıkkale’nin Bahşılı Kaymakamlığından yapılan açıklamaya göre, "Okuyan Kadınlar Kulübü (Bozkırı Yeşerten Kadınlar)" projesiyle, çeşitli sebeplerle eğitim hayatını yarıda bırakmak zorunda kalan 60 kadına yönelik çok yönlü bir öğrenme alanı oluşturuldu. Kaymakamlık koordinesinde yürütülen projeyle kadınların hayata daha güçlü ve bilinçli şekilde katılım sağlaması hedeflendi. Proje kapsamında katılımcılara önce kitap okuma alışkanlığı kazandırıldı. Ardından okunan eserler, psikolog, aile danışmanları ve akademisyenlerin katılımıyla değerlendirildi. Projede yalnızca okuma faaliyetleriyle sınırlı kalınmadı. Kadınların farklı alanlarda kendilerini geliştirmesi amacıyla girişimcilik kursları da düzenlendi. Rol model buluşmaları kapsamında ise kadınların ilham alabileceği isimlerle bir araya gelmesine yönelik programlar planlandı. Bu çerçevede uygun tarihte makam ziyareti ile kadın üyelere yönelik Ankara gezisinin de planlandığı belirtildi. Bahşılı Kaymakamlığı, proje kapsamında dikkat çeken kazanımları da paylaştı. Açıklamaya göre her kadın 96 kitap okudu. 12 kadın açık lise programına kayıt yaptırarak lise mezunu oldu. 9 kadın ise üniversite mezuniyetini tamamladı. Projeyle birlikte 2 kadın yazarlık yolunda kitap çıkardı, 2 kadın kendi işletmesini kurdu. Resim kursu alan 4 kadın da kendi sergisini açtı. Projeye katılan her kadının 9 farklı sertifika sahibi olduğu bildirildi. Kaymakam Fidan Bozkır, rol model ve rehberlik buluşmaları kapsamında Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Kübra Güran Yiğitbaşı ile bir araya geldiklerini belirterek, "Sayın Bakanımızın bizlere ilham veren aktarımları ve nazik kabulleri, projemize güç kattı" ifadelerini kullandı.
İstanbul Sultangazi Belediyesi’nin 2025 Faaliyet Raporu meclis onayından geçti Sultangazi Belediyesi’nin 2025 yılı faaliyet raporu, meclis onayından geçti. Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, ilçede yapılan çalışmaları meclis üyelerine detaylı olarak anlattı. Sultangazi’nin 7 yılda yükselen başarı ivmesinden söz eden Başkan Dursun, bankalardan tek kuruş faizli para almadıklarını ve borçsuz bir belediye olduklarını bir kez daha belirtti. Sultangazi Belediye Meclisi Nisan ayı ikinci oturumu Belediye Meclis Başkan Vekili Cemil Keskin başkanlığında yapıldı. Görüşmelerin ana gündem maddesi 2025 Mali Yılı Faaliyet Raporu oldu. Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, 2025 yılında ilçe genelinde hayata geçirilen, tamamlanan yatırımları ve projeleri detaylı bir sunumla meclis üyelerine anlattı. Meclisin onayına sunulan faaliyet raporu, oy çokluğu ile kabul edildi. "Ufkumuz geniş, hayallerimiz büyük" Kürsüde konuşmasını gerçekleştiren Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, 7 yıl içerisinde Sultangazi’nin ne kadar değişip geliştiğini anlatarak hayata geçirdikleri projelerden bahsetti. Başkan Dursun; "Görevdeki 7. Yılımızı doldurduk. Bu şehre hep beraber çok daha fazla hizmet etmek için, şehri geliştirmek ve komşularımızın konforlu bir şehirde yaşamaları için çalıştık, çalışmaya da devam edeceğiz. Şehri geliştirmek için rutinin dışına çıkmak gerekir, hayallerinizin büyük olması gerekir. Bizim ufkumuz geniş, kadın ve gençlerimizi ön planda tutan anlayışla şehrimize hizmet ediyor; Sultangazi’yi eğitim, kültür, spor ve sanatla bezenmiş bir şehir haline getiriyoruz." dedi. "Bankayla işimiz yok" Borçsuz bir belediye olduklarını belirten Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Belediyeyi hakkıyla yönetmek kolay bir iş değildir. 7 yıldır Sultangazi Belediyesi, hizmet için hiçbir kamu bankasından kredi çekmemiş, faize bulaşmamıştır. Kendi öz kaynaklarımızla şehre hizmet etmenin gururunu yaşıyoruz. Bizler önemli, bütçemiz üzerinde külfet oluşturacak ihalelerimizi de iptal ettik. Kiralamak yerine satın aldığımız belediye araçlarımızla milyar liraları bütçemizde tuttuk. Neredeyse bütün belediye araçlarımız bizim" dedi. 30 yıllık tasarruf: GES Bugünü değil, yarını da düşünen bir anlayışla durmadan çalıştıklarını belirten Başkan Dursun, Sultangazi’nin cadde, sokak ve kamu alanlarının aydınlatmasını ücretsiz olarak sağlayacak olan GES projesinden sözederek, "Çok önemli bir işe daha imza attık. 3 yıldır üzerinde çalıştığımız GES projemizi kısa sürede tamamlayacağız. Malatya’da yaklaşık 350 dönüm üzerinde yaklaşık 12 megavatlık güneş enerji sistemini kurduk. GES enerji üretmeye başlayınca Sultangazili komşularımız 30 yıl boyunca şehrin sokak, cadde ve kamu alanlarının aydınlatmaları için tek kuruş para ödemeyecek. Bizler günü kurtarmak için değil yarını da düşünen bir anlayışla neredeyse rakipsiz bir belediyecilik yapıyoruz" diye konuştu. Mülkiyet Sorunlarına Kalıcı Çözüm Göreve geldiklerinden bu yana önemli mülkiyet sorunlarını çözüme kavuşturduklarını belirten Başkan Dursun; "40 yıldır devam eden Paşa torunları davasını çözüme kavuşturduk. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere Bakanlık, İBB elbirliğiyle mülkiyet sorunlarını hallettik. En önemli problemlerimizden biri de Havza meselesiydi. Başta Gazi mahallesi başta olmak üzere 2 milyon metrekarelik alanı kaplayan bir sorundan bahsediyoruz. Neredeyse 80 bin kişimizi ilgilendiriyor ama süreç tamamlanmış değil" diye konuştu. Süreç İBB’ye takıldı Havza meselesi sürecinin İBB tarafından sekteye uğradığını belirten Başkan Dursun, "Havzanın özel hüküm alanı ilan edilmesinde hepimizin payı var. Fakat 1 buçuk yıldır İBB planlama müdürlüğünde dosyamız bekliyor. Planlama sürecinin önünde hiçbir engel yok, dosyanın bekletilmesinin bir anlamı da yok. Sürecin takipçisiyiz ama defalarca belirtmemize rağmen ilerleme kaydedemiyoruz. Planlama müdürlüğünden imar komisyonuna gelecek. Oradan meclise gelecek ve biz de sonrasında üzerimize düşeni hızlıca yapacağız. İnsanlar bahane değil, işin tamamına ermesini bekliyor" dedi. "Hedef Avrupa’nın en iyi spor şehri olmak" Ciddi manada spora yatırım yaptıklarını belirten Abdurrahman Dursun, Avrupa Spor Şehri seçilmesinin kapılarını açan sportif faaliyetleri de anlattı. Sporcularının aldığı madalyaların gün geçtikçe sayısının arttığını belirten Başkan Dursun, "Avrupa Parlamentosu tarafından yaptığımız çalışmaların geniş değerlendirilmesi neticesinde 2026 Avrupa Spor Şehri ünvanını aldık. Emeği geçen tüm arkadaşlarımı tebrik ediyorum. Avrupa’da 14 tane spor şehir var, biri de biz olduk. 2026 Eylül gibi yapılan faaliyetler ve alınan başarılar karşılaştırılarak 14 şehirden en iyi olanı belirlenecek. Bizim hedefimiz Avrupa’nın en iyisi olmak. Şuan İstanbul’un en çok lisanslı sporcusuna sahip belediyeyiz. Sıradaki hedefimiz Avrupa’nın en iyisi olmak" dedi. Kültür Adası ve Sinema Müzesi Sultangazi’ye yabancı turist çekecek Kültür Adası ve Sinema Tarihi Müzesi projesinden bahseden Başkan Dursun, "Çok önemli bir projeyi daha şehrimize kazandıracak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Kültür Adası ve Sinema Tarihi Müzesi’nin yapımına hızla devam ediyoruz. Sultangazi’nin farklı bir kategoriye geçmesi, yerli turistin yanına yabancı turistlerin de şehrimizi ziyaret etmesini sağlamamız için gerçekleştirdiğimiz bir proje bu 1750’lerden başlayarak günümüze kadar sinema tarihinde kullanılmış olan makineler, kameralar, süreç içerisinde kullanılmış tüm envanterin bulunduğu sinema müzesi gerçekten ilgi çekecek. Sene sonunda inşaatını tamamlamış olacağız. Projelerimize destek veren başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere, ilgili Bakanlıklarımız, bürokratlarımız ve kurum yetkililerimiz, meclis üyelerimiz ve çalışmalarda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ederim" dedi. Meclis Onayı Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun’un konuşmasının ardından oylamaya geçildi. Sultangazi Belediyesi 2025 yılı faaliyet raporu, oy çokluğu ile kabul edildi.