ÇEVRE - 11 Mart 2026 Çarşamba 10:32

Sıfır Atık’ta yeni aşama: Tek kullanımlık plastik ürünler kullanımdan kaldırılacak

A
A
A
Sıfır Atık’ta yeni aşama: Tek kullanımlık plastik ürünler kullanımdan kaldırılacak

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, çevre için tarihi bir adımı daha hayata geçiriyor. Bu kapsamda plastik çatal, bıçak, kaşık, yemek çubuğu, tabaklar, genleştirilmiş polistirenden (EPS-köpük) gıda kapları, içecek kapları ve içecek bardakları, plastik çubuklu kulak pamukları ve pipet gibi tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasaya arzına son verilecek.

Sıfır Atık Hareketi kapsamında Depozito Yönetim Sistemi’yle içecek ambalajlarının dönüşümünü teşvik eden Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, bu kapsamda plastik çatal, bıçak, kaşık, yemek çubuğu, tabaklar, genleştirilmiş polistirenden (EPS-köpük) gıda kapları, içecek kapları ve içecek bardakları, plastik çubuklu kulak pamukları ve pipet gibi tek kullanımlık plastik ürünlerin piyasaya arzına son verilecek.

Bilimsel tespitlere göre dünya genelinde üretilen plastiklerin yaklaşık yüzde 40’ı tek kullanımlık plastik ürünlerden oluşuyor. Küresel ölçekte yetersiz atık yönetimi uygulamaları nedeniyle tek kullanımlık plastiklerin önemli bir bölümü doğaya karışıyor. Deniz çöpünün yaklaşık yüzde 80’ini tek kullanımlık plastik ürünler ile plastik içeren balıkçılık ekipmanlarının oluşturduğu bilimsel çalışmalarla ortaya konuluyor. Doğada yüzyıllarca yok olmayan plastik atıkların doğal yaşama verdiği zararın önüne geçmek için hükümetler yeni politikalar geliştiriyor. AB, 2019 yılında kabul edilen "Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi" ile belirli tek kullanımlık plastik ürünlerin 27 AB ülkesinde piyasaya sürülmesini sıkı biçimde sınırlama yükümlülüğü getirdi. Türkiye ise bu kapsamda tüm paydaşlarla eş güdüm içinde yeni bir yönetmelik için hazırlık yapıyor.

Sıfır atık için depozitodan sonra yeni adım

Sıfır Atık Hareketi kapsamında Depozito Yönetim Sistemi’ni 81 ile yayarak plastik, cam ve alüminyum içecek kaplarının geri dönüşümünü artıran Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, çevre için tarihi bir adımı daha hayata geçirecek. Su kaynaklarına ve çevreye en fazla zarar veren tek kullanımlık plastik ürünlerin kullanımına son verilerek bunların yerine doğa dostu cam, porselen, ahşap ve karton alternatifler sunulacak. Bu kapsamda geçen yıl Bakanlık tarafından 2025-2028 Ulusal Döngüsel Ekonomi Stratejisi ve Eylem Planı ile Tek Kullanımlık Plastikler, Deniz Çöpleri ve Mikroplastikler Yol Haritası yayımlanmıştı. Bu doğrultuda tek kullanımlık plastikler, deniz çöpleri ve mikroplastiklerin çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin azaltılması ve "AB Tek Kullanımlık Plastikler Direktifi"ne uyum sağlanması amacıyla yürütülen yönetmelik hazırlıkları tamamlanma aşamasına geldi.

Çatal, bıçak, kaşık, yemek çubuğu, köpük yemek kaplarının kullanımı kaldırılacak

Edinilen bilgiye göre, tek kullanımlık plastik ürünlerden ilk etapta çatal, bıçak, kaşık, yemek çubuğu, tabaklar, genleştirilmiş polistirenden (EPS-köpük) gıda kapları, içecek kapları ve içecek bardakları, tamamen plastikten mamul içecek bardakları, içecek karıştırıcıları, tamamen plastikten mamul gıda kapları, pamuklu çubuklar, pipetlerin piyasaya arzına son verilecek. Bunların yerine vatandaşlar doğa dostu cam, porselen, ahşap ve karton alternatiflere yönlendirilecek.

Bazı ürünlerde de kısıtlama ve işaretleme yapılacak

İlerleyen süreçte kısmen plastikten mamul içecek bardakları, kısmen plastikten mamul gıda kapları, ebat ve ağırlıktan bağımsız kargo poşetleri, ıslak mendiller ve ıslak yüzey temizleme havlularının da tüketiminin azaltılması için kısıtlama ve işaretleme gibi tedbirlerin hayata geçirilmesi hedefleniyor.

Yıllık 1,5 milyon ton CO2’e eş değer karbon salımı engellenecek

Bakanlığın taslak yönetmeliği önümüzdeki günlerde kurum görüşleri için sektör temsilcileri ve ilgili STK temsilcileri ile paylaşması bekleniyor. Yönetmeliğin uygulanması ile yıllık 1,5 milyon ton karbondioksite eş değer karbon salımı engellenecek, yıllık yaklaşık 1,5 milyar lira atık yönetim maliyetinden tasarruf edilecek. Yönetmeliğin bu yıl içinde yürürlüğe girmesi bekleniyor.

TÜİK araştırdı: Toplumun yarısından fazlası tek kullanımlık plastikleri daha az kullanmayı destekledi

Bakanlık yeni yönetmelik için Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ile bir araştırma yaparak vatandaşların tek kullanımlık plastik ürünlere karşı tutumlarını inceledi. Yapılan araştırmaya göre, fertlerin yüzde 77,65’i günlük hayatlarında tek kullanımlık plastikleri daha az kullanmayı destekledi, yüzde 9,99’u desteklemedi. Fertlerin yüzde 72,52’si günlük hayatlarında tek kullanımlık plastikleri daha az satın almayı desteklerken, yüzde 11,68’i desteklemedi. Araştırmaya göre, fertlerin yüzde 76,40’ı plastik pipet, tabak, çatal-bıçak, kaşık, bardak gibi bazı tek kullanımlık plastiklerin kullanımının kısıtlanmasını faydalı buldu. Fertlerin yüzde 60,02’si plastik pipet, tabak, çatal-bıçak, kaşık, bardak gibi bazı tek kullanımlık plastiklerin kullanımının kaldırılmasını faydalı buldu. Ayrıca, fertlerin yüzde 78,71’i bazı tek kullanımlık plastik ürünler kısıtlanırsa, bu ürünlerin yerine kağıt, karton, ahşap gibi alternatif ürünlerin kullanımını destekledi. Fertlerin yüzde 80,12’si bazı tek kullanımlık plastik ürünler kısıtlanırsa, bu ürünlerin yerine metal, porselen, seramik gibi çok defa kullanılabilen ürünlerin kullanımını destekledi.

Hasan Özkan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Şahin, çalışmaları yerinde takip etti Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, kent genelinde etkili olan ve süper hücre olarak adlandırılan doğal afetin ardından yürütülen çalışmaları yerinde takip ederek ekiplerle birlikte incelemelerde bulundu. Yürütülen çalışmalarla ilgili açıklama yapan Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, yaşanan afet nedeniyle vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti. Şahin, "Dün yaşanan süper hücre diye adlandırdığımız, gerçekten şehri 40 dakikada altüst eden felaketin, afetin sonrasında bütün teknik ekiplerimizle mahalle mahalle dolaşıyoruz. Gördüğünüz gibi ağaçların kökünden söküldüğü gerçekten çok zor dakikalar, saatler yaşadı şehir. Ama hamdolsun en büyük tesellimiz cana bir şey gelmedi. Şimdi hızlı bir şekilde toparlıyoruz. Çok güçlü bir ekibimiz var. Herkes sahada. Hızlı bir şekilde toparlıyor. Ama bireysel olarak ‘Başkanım evimde şöyle sıkıntım var’ dediğiniz ne varsa da ALO 153 Hattı üzerinden bize ulaştığınızda arkadaşlarımız çok hızlı bir şekilde geri bildirim yapıp ihtiyaçlarınızı gideriyor" ifadelerini kullandı. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kent genelinde etkili olan süper hücre olarak adlandırılan doğal afet sonrası tüm birimleriyle temizlik ve tamir çalışmalarını aralıksız sürdürüyor. Hasar tespitinin ardından ekipler devrilen ağaçları kaldırdı, tabelaları tamir ederken trafik lambalarının bakımlarını tamamladı. Ekipler ayrıca kapanan köy yollarında çalışma yürütürken şehir merkezinde ise yolların temizliğini yaptı, mazgalların temizliklerini tamamladı. Yaşanan su baskınlarına karşı çalışmalar yürüten ekipler ayrıca oluşan çatı uçmaları, apartmanların sökülen dış cephe kaplamalarının temizliklerini yaptı.
Düzce Dünyada 350 milyon astım hastası var DÜZCE(İHA) – Prof. Dr. Ege Güleç Balbay Dünya Astım Günü’nde yaptığı açıklamada astım hastalığının kontrol atına alınabildiğini belirterek Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre dünyada 350 milyon astım hastası olduğu söyledi. Düzce Üniversitesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve Türk Toraks Derneği Batı Karadeniz Şube Başkanı Prof. Dr. Ege Güleç Balbay, "Dünya Astım Günü" dolayısıyla önemli açıklamalarda bulundu. Astımın kontrol altına alınabilir bir hastalık olduğunu belirterek konuşmasına başlayan Ege Güleç Balbay, doğru tanı, düzenli tedavi ve inhaler ilaçların doğru kullanımının hayati önem taşıdığını vurguladı. Astımın akciğer içindeki hava yollarında mikrobik olmayan iltihaplanma sonucu gelişen ve hava yolu daralmasıyla seyreden kronik bir hastalık olduğunu belirten Balbay, "En sık görülen belirtiler; tekrarlayan nefes darlığı, hırıltı, göğüste baskı hissi ve öksürüktür. Doğru tanı için yalnızca şikâyetlerin değerlendirilmesi değil, solunum fonksiyon testleriyle hava yolu daralmasının gösterilmesi büyük önem taşır" dedi. "Küresel bir hastalık" Astımın küresel ölçekte ciddi bir halk sağlığı sorunu olduğuna dikkat çeken Balbay, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre yaklaşık 350 milyon astım hastası bulunduğunu ve her yıl 400 binden fazla kişinin hayatını kaybettiğini söyledi. Türkiye’de ise her 10 çocuktan birinde astım görüldüğünü belirten Balbay, "2024 yılında bin 300’den fazla ölüm astıma bağlı nedenlerle gerçekleşti. Bu nedenle farkındalık büyük önem taşıyor" şeklinde konuştu. "Tedavide anahtar: kortizon içeren inhalerler" Astım tedavisinde temel hedefin şikayetleri kontrol altına almak ve atakları önlemek olduğunu vurgulayan Balbay, "Yalnızca ilaç başlamak yeterli değildir. İlaçların doğru teknikle ve düzenli kullanılması gerekir" dedi. Güncel rehberlere değinen Balbay, özellikle 12 yaş ve üzerindeki hastalarda yalnızca kısa etkili rahatlatıcı ilaçların tek başına kullanılmasının önerilmediğini belirterek, "Bu ilaçlar geçici rahatlama sağlar ancak hastalığın temelindeki iltihabı tedavi etmez. Bu nedenle tedavinin temelini kortizon içeren inhaler ilaçlar oluşturur" ifadelerini kullandı. "Yanlış kullanım tedaviyi etkisiz hale getiriyor" İnhaler ilaçların doğru kullanımının tedavide kritik rol oynadığını söyleyen Balbay, "İlaçlar doğrudan hava yollarına ulaştığı için daha düşük dozlarla etkili olur. Ancak yanlış teknikle kullanıldığında yeterli fayda sağlanamaz" dedi. Hastaların inhaler kullanım tekniklerinin düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini belirten Balbay, kortizon içeren ilaçların kullanımından sonra ağız ve boğazın su ile çalkalanmasının da önemli olduğunu vurguladı. "Astım kontrolü yaşam kalitesini belirler" Astım kontrolünün; gündüz ve gece şikayetlerinin olmaması, kurtarıcı ilaç ihtiyacının azalması ve atak yaşanmaması anlamına geldiğini ifade eden Balbay, kontrolü bozan faktörleri şöyle sıraladı: "Düzensiz ilaç kullanımı, yanlış inhaler tekniği, enfeksiyonlar, alerjenler ve sigara dumanı." Balbay, "Sigaradan uzak durmak, düzenli egzersiz yapmak, sağlıklı beslenmek ve temiz hava ortamı sağlamak astım kontrolünü destekler" dedi. Astım yönetiminde eğitimin en az ilaç tedavisi kadar önemli olduğunu vurgulayan Balbay, hastaların hastalıklarını tanımalarının ve doğru müdahale yöntemlerini bilmelerinin hayati olduğunu belirtti.