GENEL - 23 Haziran 2023 Cuma 12:22

Tarım ve Orman Bakanlığından Kurban Bayramı’na yönelik çevre ve görüntü kirliliği uyarısı

A
A
A
Tarım ve Orman Bakanlığından Kurban Bayramı’na yönelik çevre ve görüntü kirliliği uyarısı

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı imzasıyla, içme ve kullanma suyu temin edilen su havzalarının korunması amacıyla Kurban Bayramı süresince alınacak önlemlere ilişkin 81 ilin valiliğine genelge gönderildi.

Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı imzasıyla, içme ve kullanma suyu temin edilen su havzalarının korunması amacıyla Kurban Bayramı süresince alınacak önlemlere ilişkin 81 ilin valiliğine genelge gönderildi.


Bakan Yumaklı imzasıyla, İçme Suyu Kaynaklarının Korunması Amacıyla Kurban Bayramı Süresince Alınacak Tedbirler Hakkında genelge yayımlandı.


Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından 81 ile gönderilen genelgede; Kurban Bayramı’nda artması muhtemel faaliyet dolayısıyla içme ve kullanma suyu temin edilen baraj, göl, gölet ve bunların havzaları ile dere ve nehirlerdeki su kalitesinin korunması, sürdürülebilir kullanımının sağlanması amacıyla gerekli tedbirlerin alınmasının önemine işaret edildi.


Kurban Bayramı öncesi ve sırasında belirlenecek kurban satış ve kesim alanlarının, içme ve kullanma suyu temin edilen su havzalarının dışında kalacak şekilde belirlenerek içme suyu kaynaklarının fiziksel, kimyasal ve bakteriyolojik olarak kirlenmesinin önüne geçilmesi gerektiği vurgulandı.


Kırsal yerleşim yerlerinde yer altı suyu ile kaynak suyu beslenim ve boşalım alanları içerisinde hayvan kesim faaliyetlerine müsaade edilmemesi, hayvan kesimi yapılacak yerlerde katı atıkların (iç organlar, dışkı, deri parçaları gibi) dere yataklarına, kanalizasyon ve yağmur suyu hatlarına ulaşmasını engelleyecek tedbirlerin alınması gerektiği belirtildi. Ayrıca kötü kokuların oluşmasının, haşerat çoğalmasının ve altyapı tıkanıklığından kaynaklı su baskınlarının önüne geçilmesi istendi.


Atıkların sızdırmaz, dayanıklı ve yüksek yoğunluklu polietilen torbalara konularak ilgili belediyesi tarafından varsa düzenli depolama sahalarında yoksa da gerekli dezenfeksiyon işlemleri yapılarak bertaraf edilmesi gerektiği belirtilen genelgede, sıvı atıkların (kan, idrar) ise katı atıklardan ayrı toplanarak mevzuata uygun şekilde bertaraf edilmesi gerektiği kaydedildi.


Ayrıca Tarım ve Orman Bakanlığından yapılan açıklamada, Kurban Bayramı’nda aşağıdaki hususlara dikkat edilmesinin önemine işaret edildi:


“Kurbanlık hayvanlar, Bakanlıktan şartlı onay/onay belgesi almış kesimhaneler ile kurban hizmetleri komisyonlarının belirlediği kesim yerlerinde kesilmelidir. Kurban Bayramı’nın anlam ve önemine uygun şekilde idrak edilmesi amacıyla kurbanlar insanların gelip geçtiği, dinlendiği sokak, park, bahçe ve meydanlarda, akarsu kenarlarında kesilmemeli, kurban keserken çevre kirletilmemeli ve vatandaşlar rahatsız edilmemelidir. Atıkları hayvanların yemesine ve çevreye yaymasına izin verilmemelidir. Atıklar derin çukurlar açılarak gömülmelidir. Hayvanlardan insanlara geçen ve zoonoz olarak ifade edilen birçok hastalık etkeninin, bu atık ve artık maddelerle insanlara bulaştığı unutulmamalıdır. Kesilen kurbanlık hayvanların kulak küpeleri ve hayvan pasaportları en yakın il/ilçe tarım ve orman müdürlüğüne teslim edilmelidir.



Yüzme, parçalama, muayene ve kontrol


“Derinin yüzülmesi sırasında derinin dış kısmı ile etin teması önlenmelidir. İşkembe ve bağırsaklar; et kalitesini olumsuz etkilememesi, mikropların bulaşmasını ve gelişmesini önlemek için geciktirilmeden çıkarılmalıdır. İç organların çıkarılması sırasında işkembe ve bağırsak içeriğinin ete bulaşması önlenmelidir. İçerikleri kesim yerinden ayrı bir yerde poşet, çöp bidonu, konteyner veya çukurlara boşaltılmalı, çevre kirletilmemelidir. Kesilen hayvanlara ait hastalıklı organlar, kesim sırasında oluşan atıklar, kist hidatik riskine karşı karaciğerler ve akciğerler evcil ve yabani hayvanlara verilmemeli, hayvanların çıkaramayacağı derinlikte çukurlara gömülerek bertaraf edilmelidir. Anormal görünüşe sahip iç organlar (normalden büyük, kokulu iltihaplı, su keseleri ve şişkinlikleri bulunan iç organlar, çamur kıvamında dalak gibi) ve etler (iltihaplı, kokulu, kanı pıhtılaşmayan gibi) veteriner hekime muayene ettirilmelidir.”



Kurban etinin soğutulması


“Kurbanlık hayvanlardan elde edilen etler için soğutma işlemi vakit geçirilmeden başlatılmalıdır. Sakatatlar 3C’ye, diğer etler 7C’ye veya daha düşük sıcaklıklarda soğutulmalı ve bu sıcaklıklarda muhafaza edilmelidir.”



Kurban etinin taşınması


“Taze etler gıda ile temas amacıyla üretilmiş uygun malzemelerde taşınmalıdır. Bu amaç için üretilmemiş çöp poşeti-kovası gibi gıda ile temasa uygun olmayan malzemelerle taşınması halinde bu malzemelerden istenmeyen maddelerin gıdaya geçişi söz konusu olabilmektedir. Ayrıca etlerin kokuşma ve bozulmanın önlenmesi için hava alacak şekilde taşınması ve en kısa sürede aşağıda bahsedilen yöntemlerle muhafaza edilmesi önemlidir.”



Kurban etinin saklanması


“Taze etler buzdolabında bir hafta bozulmadan tazeliğini muhafaza eder. Uygun büyüklüklerde ambalajlanıp buzlukta bir ay, şoklandıktan sonra -18 C’de 6 ay saklanabilir. Etlerin diğer bir saklama şekli de kavurma yapmaktır. Kavurma yapılan etler uygun şartlarda bir yıl saklanabilir. Etlerin daha uzun süre saklanması bozulmaya, besleyici değerinin azalmasına, lezzet ve aroma kaybına neden olur. İşkembe ve bağırsaklar çok iyi temizlendikten sonra değerlendirilmelidir. Temizlik için sağlığa zararlı kimyasal maddeler kullanılmamalıdır. Sakatat çok çabuk bozulduğu için kısa sürede tüketilmelidir.”



Derinin yüzülmesi ve tuzlanması


“Derinin düzgün ve hasarsız yüzülmesine dikkat edilmeli, yüzme işlemine önce bacaklardan başlanmalı, sonra varsa yüzme makinesi ile, yoksa bıçakla sürdürülmelidir. Yüzme bıçakları sivri uçlu olmamalı, küt ve kavisli olmalıdır. Yüzme sırasında derinin kıllı, kirli dış yüzeyi ve kesicinin deriyi tutan kirli eli ete değmemelidir. Deri üzerinde yağ ve et parçaları kalmamasına özen gösterilmelidir. Koyun ve keçilerin derileri tulum şeklinde çıkarılmalıdır. Bunun kolaylıkla yapılması için deri altına hava verilerek şişirilmelidir. Kesim sonrası elde edilen deri 1-2 saat dinlendirildikten sonra tuzlanmalıdır. Dinlendirme esnasında derideki fazla su ve kan sızar. Böylece bozulma riski azalır.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun "Dijital oyunlarda şiddet, çocuklarda saldırganlığı tetikleyebilir" Psikolog Ozan Yazıcı, dijital oyunların çocukların gelişiminde önemli bir yer tuttuğunu ancak şiddet içerikli oyunların saldırgan davranışları tetikleyebileceğini belirtti. Günümüzde çocukların yalnızca fiziksel ortamlarda değil, dijital dünyada da büyüdüğüne dikkat çeken Liv Hospital Samsun’dan Psk. Ozan Yazıcı, "Dijital oyunlar çocukların hayal gücünü geliştiren ve eğlence sunan araçlar olabilir. Ancak bu dünyanın görünmeyen bir yüzü de var. Özellikle şiddet içerikli oyunlar, çocukların davranışlarını ve algılarını etkileyebilir" dedi. "Saldırganlık tamamen anormal değildir" Saldırganlığın insan doğasının tamamen dışında olmadığını ifade eden Psk. Yazıcı, "Saldırganlık, canlıların varlığını sürdürme sürecinde ortaya çıkan temel dürtülerden biridir. Ancak bu dürtü başkalarına zarar verme niyeti taşıdığında dikkat edilmesi gereken bir davranış haline gelir. Bu zarar bazen fiziksel, bazen de sözlü ya da psikolojik şekilde ortaya çıkabilir" diye konuştu. "Şiddet daha yıkıcı bir boyuttur" Şiddetin, saldırganlığın daha yoğun ve yıkıcı hali olduğunu belirten Psk. Yazıcı, "Çocuklarda bu durum akran zorbalığı, eşyalara zarar verme ya da ilerleyen süreçte daha ciddi davranış sorunlarına dönüşebilir" dedi. "Çocuklar gördüklerini taklit eder" Çocuklarda saldırgan davranışların oluşumuna değinen Yazıcı, "Bu durumun tek bir nedeni yoktur. Ancak sosyal öğrenme kuramına göre çocuklar çevrelerinde gördüklerini taklit eder. Saldırgan davranışlara maruz kalan çocuklar, bunu kendi davranış repertuarına dahil edebilir. Ayrıca engellenmişlik duygusu da saldırganlığı artırabilir" ifadelerini kullandı. "Şiddet içerikli oyunlar tehlikeli bir algı oluşturabilir" Dijital oyunların bu süreçte önemli bir etken olduğuna dikkat çeken Psk. Yazıcı, "Şiddet içerikli oyunlarda çoğu zaman zarar veren karakterlerin ödüllendirildiğini görüyoruz. Bu durum çocuk zihninde ‘şiddet eşittir başarı’ gibi tehlikeli bir eşleşmeye yol açabilir" dedi. "Duyarsızlaşma ve empati kaybı görülebilir" Sürekli şiddet içeriklerine maruz kalmanın çocuklarda duyarsızlaşmaya neden olabileceğini belirten Yazıcı, "Başkalarının acısı zamanla daha az önemli algılanabilir. Empati kurma becerisi zayıflayabilir. Ayrıca çocuklar kontrol ettikleri karakterlerle özdeşim kurarak bu davranışları içselleştirebilir" dedi. "Davranış değişiklikleri dikkat çekiyor" Bu durumun çocukların sosyal ve akademik hayatını da etkileyebileceğini söyleyen Psk. Yazıcı, "Sosyal ilişkiler zayıflayabilir, yalnızlaşma görülebilir ve okul performansı düşebilir. Aynı zamanda daha kolay öfkelenen ve daha hızlı tepki veren bir davranış profili ortaya çıkabilir" ifadelerini kullandı. "Yasaklamak değil, yönetmek gerekiyor" Ailelere önemli uyarılarda bulunan Yazıcı, "Dijital oyunları tamamen yasaklamak yerine doğru şekilde yönetmek gerekir. Ailelerin çocuklarının oynadığı oyunları bilmesi, içerikleri değerlendirmesi ve sağlıklı sınırlar koyması çok önemlidir. Çünkü mesele yalnızca oyun değil, çocuğun dünyayı nasıl öğrendiğidir" şeklinde konuştu. "Ekrandaki davranışlar gerçek hayata yansıyabilir" Psk. Yazıcı, "Bazen bir ekranın içinde başlayan süreç, gerçek hayatta davranışlara dönüşebilir. Bu nedenle ebeveynlerin bilinçli ve dengeli bir yaklaşım sergilemesi büyük önem taşır" diyerek sözlerini tamamladı.
Muş Muş’ta çiğ süt soğuk zincir projesi hayata geçti Muş’un Yeşilova beldesinde kurulan süt toplama merkeziyle birlikte çiğ süt, piyasanın üzerinde 24 TL’den alınmaya başlandı. Muş’un Yeşilova beldesinde süt toplama merkezinin faaliyete geçmesiyle birlikte üreticiler rahat bir nefes aldı. Muş Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği öncülüğünde yürütülen çalışma kapsamında, çiğ sütler piyasa fiyatının üzerinde değerlendirilerek çiftçiye ekonomik katkı sağlanıyor. Muş Valiliği ve Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı (DAKA)’nın finansman desteğiyle hayata geçirilen "Çiğ Süt Soğuk Zincir Projesi" kapsamında köylerde üretilen sütler modern sistemlerle toplanarak soğuk zincirle muhafaza ediliyor. Normal şartlarda mandıralarda yaklaşık 16 TL’den alıcı bulan süt, bu proje sayesinde 24 TL’den üreticiden alınmaya başlandı. Piyasanın üzerinde belirlenen alım fiyatı, özellikle küçük ve orta ölçekli üreticilerin yüzünü güldürürken, projenin bölge genelinde yaygınlaştırılmasıyla hayvancılık sektörüne önemli katkı sunması bekleniyor. Muş Damızlık ve Sığır Yetiştiricileri Birliği Başkanı Cemal Aral, Merkezlerde toplanan sütlerin, paydaşlar ve üreticilerle yapılan anlaşmalar doğrultusunda gerçek değeri üzerinden alındığını ifade ederek, "Bugün çiftçilerimizle birlikte kurduğumuz süt toplama merkezlerinde, Muş Valiliği ve Doğu Anadolu Kalkınma Ajansı’nın (DAKA) katkılarıyla süt toplama merkezlerini hayata geçirdik ve sütleri burada topluyoruz. Gerek paydaşlarımızla gerek çiftçilerimizle yaptığımız anlaşmalar doğrultusunda sütün değeri ne ise o fiyattan alıyoruz. Mandıralar sütü 14-15 liradan alırken, Ulusal Süt Konseyi’nin belirlediği fiyat ne ise biz de o fiyattan alıyoruz. Bunun altında asla alım yapmıyoruz. Bu da çiftçinin kazancıdır. Çiftçi sütten para kazandıkça hayvancılığını genişletiyor ve hayvan sayısında artış yapıyor. Sütün yağ oranı ne kadar yüksek olursa fiyat da o kadar yükseliyor. Şu anda 4 yerde süt toplama merkezimiz var. Bu merkezlerin sayısını yavaş yavaş 17’ye çıkarmayı hedefliyoruz. İlerleyen süreçte daha da artırmayı ve tüm köylerde açmayı düşünüyoruz" dedi. Yeşilova Kültür Mahallesi Muhtarı Ömer Karabulut ise "Ben de daha önce sabahları, burası açılmadan önce sütümü mandıraya veriyordum. Tabii ki bu durum bizim için büyük bir memnuniyet oldu. Devletin verdiği desteklerden gayet memnunuz. Bu desteklerle birlikte hayvancılığımız artmıştır. İnşallah bu şekilde devam edeceğiz" şeklinde konuştu.