POLİTİKA - 24 Şubat 2026 Salı 21:29

TBMM Başkanı Kurtulmuş, büyükelçilerle iftarda buluştu

A
A
A
TBMM Başkanı Kurtulmuş, büyükelçilerle iftarda buluştu

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Filistin meselesi insanlığın ortak vicdanıdır. 25 bini aşkın Filistinli şehidin her birisi boşuna ölmemiş, boşuna hayattan koparılmamıştır. Onların her birisi insanlığın ortak hatıralarında, hafızalarında, belleklerinde yer alacak, kıyamete kadar onurlu bir milletin direnişinin sembolü olarak yad edileceklerdir. Bu çerçevede uluslararası camia olarak en temel ödevlerimizden en temel hükümlülüklerimizden birisinin de mutlaka Filistin davasında iki devletli çözüm prensibine yaklaşmak ve bu havada da uluslararası camiadaki dostlarımızın sayısını arttırmaktır" dedi.


TBMM Başkanı Kurtulmuş, büyükelçilerle iftarda buluştu. Kurtulmuş, yaptığı konuşmada, "Her şeyden evvel hemen yanı başımızda Filistin’de bırakın böylesine bir salonun içerisinde iftar edebilmeyi gazetede dizlerine kadar suyun içerisinde uyduruk çadırlarının içerisinde eğer bulabildilerse yarım lokma ekmekle iftarlarını açmak zorunda kalan binlerce on binlerce Gazzeli kardeşimiz var. Hatta onların içerisinde küçük yaştan itibari İslam geleneğinde alıştırmak için sofraya misafir edilen çocukları var. Kimsesiz insanlardır. Böylesine zor bir tablonun içerisinde maalesef insanlık olarak acı bir tecrübeye sahibiz ve çok büyük iftiharlarla bu Ramazan’da da sınanıyoruz. Öncelikle bütün dünyada ve çok katmanlı olarak büyük krizlerin, kaosların yaşandığını biliyoruz. Dünya sisteminin hemen hemen her alanda büyük oluşlar içerisinde büyük devrimler yaşandığına şahit oluyoruz" dedi.


Kurtulmuş, uluslararası sistemde, uluslararası ilişkilerde okutulan derslerin hiçbirisinin anlamı kalmadığını kaydederek, "Dünyanın en önemli kuralları zannettiğimiz kuralların hiçbirisinin de geçerli olmadığı bir döneme giriyoruz. Özellikle ülkelerin egemenlik haklarının rahatlıkla herhangi bir ülkenin devlet başkanının kendi yatak odasında alınarak başka bir ülkeye götürüldüğü bir dönemi üzülerek görüyoruz. Yine aynı şekilde uluslararası adalet divanında soykırım suçlusu olarak görülen ve hakkında tutuklama kararı çıkartılmış olan bir başbakanın gayet rahat bir şekilde dünyanın öte ucuna seyahat edebildiğini görüyoruz. Aynı şekilde maalesef Batı Şeria’da da Filistinlilerin mallarına, ülkelerine el koyulduğunu ve buna karşı da dünya sisteminin hiçbir şekilde sesini çıkaramadığını görüyoruz. Bırakın sesini çıkarmayı, dünyanın büyük sayılan ülkelerinden birisinin İsrail’deki büyükelçisinin Orta Doğu’daki bütün topraklarda İsrail’in hakkı vardır, bu tanrı tarafından onlara bağlı edilmiş bir devresinin de yapılan bütün bunları tecavüz ettiğini onayladığını gösteren bir utanç sözü olarak ortada durduğunu görüyoruz" dedi.


Kurtulmuş, şöyle konuştu:


"Güçlü olanın sözünün geçtiği, güçlü olanın güçsüzü her şekilde ezmeye çalıştığı bir dünyanın kurulmasına doğru gidiyoruz demektir. Onun için bütün bu dost meclislerimizde sözü nereden açarsak açalım mutlaka üzerinde odaklanmamız gereken konu dünyada yeni, adil, hakkaniyetli, eşitlikçi bir küresel sistemin kurulması mecburiyetidir. Bu sadece Türkiye’nin vazifesi değil. Sadece bu masada yer alan değerli dostlarımızın ülkelerinin vazifesi değil. Dünyadaki bütün ülkelerin hakkaniyeti ve adaleti savunan bütün halkların ortak vazifesidir. Böyle bir sistem olmadan hiçbir ülke, ne kadar büyük olursa olsun, elindeki imkanlar ne kadar güçlü olursa olsun güvenli değildir, güvenli olamayacaktır. Onun için diyoruz ki yeni bir küresel sisteme ihtiyaç var. Temelinde yaradılan bütün insanların yaradılışta eşitliği prensibini ve bütün ülkelerinde de egemenlikte eşitliği prensibinin geçerli olduğu bir uluslararası sistemi kurma mecburiyetimiz var. Bunun için hep beraber el ele ve samimi bir şekilde çalışmak mecburiyetindeyiz. Böylesine bir dünyada Türkiye olarak biz de dünyanın belki en problemli bölgelerinden birisiyle yaşadığımızın farkındayız. Bu bölgedeki sorunların çözümü sadece günübirlik tedbirlerle ya da geçici bir takım tedbirlerle gerçekleşemez. Türkiye olarak çevremizdeki bütün dış sorunların ilkesel bazlı dış politika yaklaşımımızla yaklaşıyoruz."


Filistin meselesinin Ortadoğu’nun anahtarı olduğunu belirten Meclis Başkanı Kurtulmuş, "Filistin halklarında en az bölgedeki diğer bütün halklar kadar özgür ve genel bir halk olduğunu kabul etmek insanlığın ilk şartıdır. Biz başkaları gibi ya da seçilmiş insanların yaşadığı bir ülke inancına asla birim vermez. Hiçbir halk tanrı tarafından seçilmiş değildir. Kendi sanrıları içerisinde kendi yankı odalarında konuştukları şeyleri hayata geçireceğini zannedenler yanılıyorlar. Filistin meselesi insanlığın ortak vicdanıdır. 25 bini aşkın Filistinli şehidin her birisi boşuna ölmemiş, boşuna hayattan koparılmamıştır. Onların her birisi insanlığın ortak hatıralarında, hafızalarında, belleklerinde yer alacak, kıyamete kadar onurlu bir milletin direnişinin sembolü olarak yad edileceklerdir. Bu çerçevede uluslararası camia olarak en temel ödevlerimizden en temel hükümlülüklerimizden birisinin de mutlaka Filistin davasında iki devletli çözüm prensibine yaklaşmak ve bu havada da uluslararası camiadaki dostlarımızın sayısını arttırmaktır. Çok şükür sevinerek müşahede ediyoruz ki İsrail’in zulmü ve soykırımı ne kadar şiddetlenirse şiddetlensin, insanlığın vicdanında da Filistin’e karşı sempati o kadar yükselmekte, Filistin halkıyla dayanışma ruhu o kadar yükselmektedir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır DTSO Başkanı Kaya: "Bugün bir halkın umudu kazandı’’ Amed Sportif Faaliyetler’in Süper Lig’e yükselmesinin ardından Diyarbakır’da düzenlenen kutlamalarda çok sayıda taraftar Nevruz Parkı’nı doldurdu. Kutlamalarda konuşan DTSO Başkanı Mehmet Kaya, Amed Sportif Faaliyetler’in başarısının yalnızca sportif bir başarı olmadığını belirterek, bunun Diyarbakır’ın ortak iradesini ve umudunu temsil ettiğini söyledi. Amed Sportif Faaliyetler’in elde ettiği başarının yıllardır verilen mücadelenin sonucu olduğunu ifade eden Kaya, kulübün zorlu süreçlerden geçtiğini ve büyük bedeller ödediğini söyledi. Kaya, "Çünkü Amedspor’un elde ettiği bu başarı yalnızca sportif bir başarı değildir. Bu başarı Diyarbakır’ın yeniden ayağa kalkma iradesidir. Bu başarı bir kentin umududur. Bu başarı yıllardır içinde büyüttüğü inancın zaferidir. Güçlü kulüpler tesadüfen ortaya çıkmaz. Güçlü şehirler güçlü kurumlar üretir. Güçlü kurumlar ise başarı kültürü oluşturur. Bugün sadece bir takım Süper Lige yükselmedi. Bugün bir halkın umudu kazandı. Amedspor çok büyük bir hikaye yazdı. Ve bu başarı anamızın ak sütü gibi helaldir. Genciyle, yaşlısıyla, kadınıyla, erkeğiyle iş dünyasıyla, emekçisiyle herkes Amedspor’un etrafında kenetlendi. Omuz omuza verildi ve 16 yıllık hasret hep birlikte sona erdirildi. Bugün Van’da da sevinç var. Ağrı’da da sevinç var. Urfa’da, Hakkari’de, Ankara’da, Erbil’de, Süleymaniye’de aynı gurur, aynı heyecan yaşanıyor. Çünkü Amedspor artık yalnızca bir futbol kulübü değildir. Amedspor bu coğrafyanın ortak heyecanı, ortak sevinci ve ortak gururu haline gelmiştir’’ dedi. Sporun toplumları birbirine yakınlaştırdığına dikkat çeken Kaya, Diyarbakır’daki kutlamaların yalnızca futbol coşkusu olmadığını söyledi. Kaya, "Bugün Diyarbakır’da yükselen bu coşku sadece futbol coşkusu değildir. Bu aynı zamanda birlikte yaşama iradesinin, ortak geleceğe inanmanın ve toplumsal dayanışmanın coşkusudur. Çünkü insanlar bazen en güçlü bağı aynı tribünde kurar. Aynı heyecanda buluşan insanlar birbirini daha iyi anlar" diye konuştu. 2Bu kent artık başarıyla anılmak istiyor’’ Amed Sportif Faaliyetler’in artık yalnızca sahada mücadele eden bir takım olmadığını ifade eden Kaya, kulübün Diyarbakır’ın gençliğini, kültürünü ve geleceğe dair umutlarını temsil ettiğini söyledi. Kentlerin yalnızca fiziki yatırımlarla değil, güçlü kurumlar ve dayanışmayla büyüdüğünü belirten Kaya, şunları kaydetti: "Bir şehirde spor kulüpleri güçleniyorsa, üniversiteler gelişiyorsa, sivil toplum aktifleşiyorsa, iş dünyası ortak hedeflerde buluşuyorsa orada kalkınma ve gelişme vardır. Bugün elde edilen başarı bir son değil, yeni bir başlangıçtır. Biz inanıyoruz ki Amedspor bundan sonra da her yıl daha ileriye gidecek, çok daha büyük başarılara imza atacaktır. Ama bunu yaparken asla özünü kaybetmeyecek kimliğini, değerlerini ve bu şehrin vicdanını taşımaya devam edecektir. Bu kent artık yalnızca acılarla ve çatışmalarla anılmak istemiyor. Bu kent, başarıyla, üretimle, kültürle, sporla ve turizmle anılmak istiyor. Ve inanıyorum ki Amedspor’un Süper Lig yolculuğu da bu dönüşümün en güçlü sembollerinden biri olacaktır. Biz Amedspor’u seviyoruz. Amedspor’u sevenleri daha çok seviyoruz.’’