POLİTİKA - 18 Haziran 2025 Çarşamba 22:31

TBMM Genel Kurulu’nda gerginlik

A
A
A
TBMM Genel Kurulu’nda gerginlik

TBMM Genel Kurulu’nda Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi görüşmeleri sırasında gerginlik yaşandı.


Kanun teklifinin 12. Maddesi üzerine DEM Parti Mardin Milletvekili George Aslan söz aldı. Aslan, Mansur Yavaş’ın Talat Paşa’nın anıtının yapıldığını söyleyerek, Talat Paşa’nın yüzbinlerce Ermeninin ölümünden sorumlu olduğunu belirtti. TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, Aslan’ı uyardı.


İYİ Parti Manisa Milletvekili Şenol Sunat, Aslan’a tepki göstererek, "Maalesef görüyoruz ki bu kürsüye çıkan bazı partilerin mensupları tarihi saptırarak ve Yüce Türk milletine iftira atarak ve burada hainleri kutsayarak konuşma yapmamalıdır. Şunu bilin ki Türk milleti olarak ne Talat Paşa’ya ne sözde Ermeni soykırımı denilen ve yabancı kaynakların emperyal güçlerin sizlerin beyinlerine soktukları bu iftiraları asla Türk milleti kabul edemez" şeklinde konuştu.


Sunat’a DEM Parti grubu tepki gösterdi. DEM Parti grubu Sunat’a tepkilerine devam edince İYİ Parti Denizli Milletvekili ve Katip üye Yasin Öztürk, TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl’e tepki gösterdi. Bunun üzerine Bingöl oturuma 10 dakika ara verdi.


Aranın ardından Başkanvekili Tekin Bingöl, İYİ Partili Katip üye Yasin Öztürk’e kınama cezası verilmesini talep etti. Öztürk’e kendini savunması için on dakika süre verildi. Öztürk, Türk milletine hakaret edildiğini söyledi. Daha sonra yapılan oylamada Öztürk’e kınama cezası verildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Kalbindeki engele piyanoyla direniyor Zonguldak’ta oğlunun engellerini sonsuz anne şefkati ve sanatın gücüyle aşan Filiz Köktürk Özgül, yüreğindeki "Bizden sonra ne olacak?" korkusuna inat evladını hayata piyano notalarıyla sımsıkı bağlıyor. Çaycuma ilçesinde genetik rahatsızlığı ve kalp problemi nedeniyle çok sevdiği yüzme sporunu bırakmak zorunda kalan lise öğrencisi 18 yaşındaki Mustafa Burak Özgül, hayata annesi Filiz Köktürk Özgül’ün (62) desteğiyle piyano tuşlarında tutunuyor. Özel çocuğuyla verdiği mücadeleyi anlatan anne Özgül, "Bizden sonra ne olacak?" endişesi taşıdıklarını belirterek toplumdan sadece empati bekliyor. Çaycuma Özel Eğitim Meslek Okulu lise son sınıf öğrencisi olan ve aynı zamanda özel eğitim merkezine devam eden Mustafa Burak Özgül, annesi Filiz Köktürk Özgül ile birlikte zorlu ama ilham veren bir mücadele yürütüyor. "Hayatı bir yerinden yakalasın istiyoruz" Eğitimine özel eğitim merkezinde devam eden ve annesiyle birlikte problemleri aşan Burak, hayattaki engelleri de sanatla aşıyor. Oğlunun genetik rahatsızlığına bağlı olarak kalp problemi de yaşadığını belirten anne Filiz Köktürk Özgül, Burak’ın çok iyi bir yüzücü olmasına rağmen sağlığı elvermediği için bu spora devam edemediğini ifade etti. Özgül, "Burak çok iyi bir sporcu olabilirdi, çok da hızlı yüzüyor fakat bunu kalbinden dolayı yapamaz. O nedenle müziğe, piyanoya yöneldi. Yetenekleri neyse o alanda, onları yapmaya çalışıyoruz. Yapabildiklerine odaklanıyoruz, yapamadıklarında bir adım ileri attırmaya çalışıyoruz. Hayatı bir yerinden yakalasın istiyoruz" dedi. "İnsanların gözlerini dikip bakması çok acıtıyor" Toplum içinde yaşadıkları zorluklara da dikkat çeken anne Özgül, çevredekilerin yargılayıcı bakışlarının kendilerini yaraladığını dile getirdi. Dışarı çıktıklarında empati beklediklerini vurgulayan Özgül, "Çocuğumuz bir taşkınlık yaptığında, herhangi bir hareket yaptığında insanlar gözlerini dikip bakmasınlar. Bu çok acıtıyor. Gerçekten çok acıtıyor. Kimse böyle olmayı istemez, bunu biz seçmedik ki. Ama oldu, bu da bize bir Tanrı’nın lütfu diye düşünüyorum. Şanslıyım, evladımı çok seviyorum" ifadelerini kullandı. Geç yaşta anne olduğunu ve bu duygunun eşsizliğini vurgulayan Özgül, "Anne olmak dünyanın en güzel duygusu. Özel bir çocuğum var, evet özel ve çok güzel. Zorlukları yok mu? Tabii ki var" diye konuştu. "Hayata zaten 1-0 yenik başlıyoruz" Kendisinin ve onunla aynı hayatı paylaşan tüm kadınların ortak korkusunu dile getiren Özgül, geleceğe dair taşıdıkları ağır yükü şu sözlerle anlattı: "En büyük zorluk, en büyük sorun bizim için; biz evet şimdi hayattayız ama bizden sonra ne olacak? Bizden sonra ne olacak sahipsiz çocuklarımız? Bu düşünce bizi kahrediyor. O nedenle her alanda çocuğumuzu hayata sarılmaya uğraştırıyoruz. Bir yerden tutunsun, bir yerden yakalasın hayatı. Çünkü biz hayata zaten 1-0 yenik başlıyoruz." Topluma ve diğer ailelere de seslenen Özgül, "Lütfen evlatlarınızın kıymetini bilin, evlatlarınızı sevin. Elbette seviyorlar, zorlukları da var ama biraz da farkında olun lütfen" diyerek şefkatin ve kabullenmenin öneminin altını çizdi.
Ankara 659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince Gürbulak, Kapıkule, Kapıköy, İpsala Gümrük Kapıları ve İstanbul Havalimanı’nda gerçekleştirilen 6 ayrı operasyonda, toplam 659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Ticaret Bakanlığı Gümrükler Muhafaza ekiplerince uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele kapsamında yürütülen çalışmalar neticesinde; son bir hafta içerisinde gerçekleştirilen 6 ayrı operasyonda uyuşturucu kaçakçılığına ağır darbe vuruldu. Gerçekleştirilen operasyonlarda; Gürbulak Gümrük Kapısı’nda 286 kilogram metamfetamin, İstanbul Havalimanı’nda 173 kilogram esrar, Kapıkule Gümrük Kapısı’nda 153 kilogram esrar, Kapıköy Gümrük Kapısı’nda 25 kilogram esrar, İpsala Gümrük Kapısı’nda 22 kilogram esrar olmak olmak üzere toplam 659 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi. Ele geçirilen uyuşturucu maddeler imha edildi. Konuya ilişkin bakanlıktan yapılan açıklamada, Gümrükler Muhafaza ekiplerinin gelişmiş risk analiz sistemleri, teknik kontrol altyapısı ve sahadaki etkin operasyon kabiliyetiyle tüm kara, hava ve sınır kapılarında kaçakçılıkla mücadele faaliyetlerini aralıksız sürdürdüğü ifade edildi. Öte yandan, uyuşturucu kaçakçılığı başta olmak üzere, terörizmin finansmanı ve kara para aklama suçlarına kaynak sağlayan her türlü kaçakçılık faaliyetinin önlenmesine yönelik çalışmalarının aynı kararlılıkla devam edildiği aktarıldı. Ayrıca, kaçakçılıkla mücadele çalışmaları kapsamında ilgili Cumhuriyet Başsavcılıkları ile koordinasyon içerisinde yürütülen soruşturmaların Edirne, Saray, Doğubayazıt ve Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılıkları nezdinde devam ettiği kaydedildi.
Gümüşhane Gümüşhane’nin kartal yuvası: Canca Kalesi Gümüşhane’de "kartal yuvası"nı andıran tarihi Canca Kalesi, baharın gelişiyle birlikte ziyaretçilerin akınına uğradı. Yerden yaklaşık 150 metre yükseklikteki sarp kayalıklar üzerine kurulu kaleden Gümüşhane’yi kuş bakışı izleyen vatandaşlar hem şehrin eşsiz manzarasını seyretti hem de adrenalin dolu anlar yaşadı. Gümüşhane’nin en ikonik tarihi yapılarından birisi olan ve şehir merkezini sarp bir kayalık üzerinden kuşbakışı izleyen yaklaşık 1500 yıllık Canca Kalesi, bahar mevsimiyle birlikte doğaseverleri ve fotoğraf tutkunlarını ağırlamaya başladı. Roma döneminden günümüze kadar ulaşan Canca Kalesi, son dönemde Gümüşhanelilerin ve turistlerin gözde mekanı haline geldi. Baharın gelmesiyle yeşile bürünen doğanın içinde, Harşit Çayı ve karlı dağ manzaraları eşliğinde kaleye çıkan vatandaşlar, bölgenin eşsiz güzelliklerini ölümsüzleştiriyor. Kenti 150 metre yükseklikten gören konumuyla ziyaretçilerine panoramik bir görsel şölen sunan kaleye çıkan vatandaşlardan Şener Odabaş, baharın gelmesiyle yeşillenen doğayı ve açan çiçekleri fotoğrafladı. "Ayaklarımız titredi ama değdi" Canca Mahallesi nüfusuna kayıtlı olduğunu belirten Odabaş, kalenin tarihi değerine vurgu yaparak herkesi bu alanı görmeye davet ederek şunları söyledi: "Süleymaniye Mahallesi üzerinden buraya geldik. Baharın gelişiyle ortalık yeşillendi, harika çiçekler var. Canca Kalesi’nden Gümüşhane’yi izlemek bambaşka bir keyif. Fotoğraf çekerken açıkçası yükseklikten dolayı ayaklarım titredi ama bu manzaraya değer. Buraya bir seyir terası yapılması bölgeyi daha da güzelleştirecektir." Ziyaretçilerden Mehmet Kaçan ise Gümüşhane merkezinde yaşamasına rağmen kaleye ilk kez çıktığını belirtti. Kaçan, kalenin sunduğu manzarayı "müthiş bir ambiyans" olarak nitelendirdi. Bir yanlarında tarihi Süleymaniye Mahallesi, önlerinde Gümüşhane kent merkezi ve Harşit Çayı’nın bulunduğunu ifade eden Kaçan, yüksek kesimlerdeki kar manzarası ile şehir merkezindeki bahar havasının aynı karede buluştuğunu dile getirdi. Yerden yaklaşık 150 metre yükseklikte baş döndürücü bir noktada olduklarını ifade eden Kaçan, "Gümüşhane’yi, Harşit Çayı’nı ve karlı zirveleri buradan izlemek müthiş bir duygu. Tam bir kuş bakışı seyir noktası" ifadelerini kullandı. Yükseklik Korkusu Olanlara Uyarı Ziyaretçiler, kalenin sarp yapısı ve uçurum kenarındaki konumu nedeniyle oldukça dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Özellikle fotoğraf çekmek isteyenlerin uçurum kenarlarına yaklaşırken temkinli olması gerektiğini belirten vatandaşlar, "Yükseklik korkusu olanlar için burası oldukça zorlayıcı olabilir, dikkatli gelinmesi gereken bir yer" uyarısında bulundu. Canca Kalesi Deniz seviyesinden yaklaşık 1530 metre yükseklikte bulunan ve milattan sonra 540 yıllarında Roma İmparatoru II.Justinyen tarafından yaptırıldığına dair bilgiler bulunan Canca Kalesi, Roma ve Bizans dönemlerinden itibaren stratejik bir savunma noktası olarak kullanıldı. Geçmişte bölgedeki gümüş madenlerinin güvenliğini sağlamak amacıyla kullanıldığı tahmin edilen kale, günümüzde ise Gümüşhane´nin en önemli turizm potansiyellerinden biri olarak değerlendiriliyor.