POLİTİKA - 23 Nisan 2026 Perşembe 15:17

TBMM özel oturumu

A
A
A
TBMM özel oturumu

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Cumhuriyet ile demokrasi arasındaki ilişkiyi de 23 Nisan vesilesiyle bir kere daha hatırlamak durumundayız. Cumhuriyet halk adına idare iddiasıdır. Demokrasi ise halkın iradesinin yönetime en etkili biçimde taşınması çabasıdır. Güçlü cumhuriyet güçlü Meclisle yaşar, güçlü Meclis ise güçlü teamüllerle, güçlü İç Tüzük’le, etkili komisyonlarla, açık denetim mekanizmalarıyla ve toplumsal katılımla sağlanır" dedi.


TBMM Genel Kurulu’nda Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM’nin kuruluşunun 106. yılı dolayasıyla 23 Nisan özel oturumu gerçekleşti. Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş, özel oturumda yaptığı konuşmada Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta yaşanan okul saldırılarına değinerek, saldırıda hayatını kaybeden çocuklara Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diledi. Kurtulmuş, yaşanan hadisenin milletçe yüreklerini dağlayan ağır bir ikaz olduğunu söyleyerek, "Hepimizin önünde duran mesuliyet açıktır. Çocukların güven içinde öğrenim gördüğü, yaşadığı bir iklim kurmak, siyaset kurumunun ertelenemez bir ödevidir. Bu tür hadiselerin tekrarını yaşamamak adına Meclisimiz, 21 Nisan 2026 günkü birleşiminde, yani bu salı günü yaptığı birleşimde partilerimizin ittifakıyla Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen olayların araştırılması, çözüm önerilerinin geliştirilmesi ve alınacak tedbirlerin belirlenmesi için bir Meclis araştırması komisyonu kurmuştur. Bundan dolayı Mecliste grubu bulunan ve grubu bulunmayan bütün partilere bu destekleri dolayısıyla yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.


Kurtulmuş, 23 Nisan’ın sadece bir kutlama günü olmadığını belirterek, "Meclisteki 23 Nisan törenleri ve özellikle Meclis özel oturumu sadece rutin bir törenden ibaret değildir. Bu vesileyle topyekûn bağımsızlığımıza, egemenliğimize, milli iradeye ve demokrasiye bağlılığımızı bir kez daha teyit ve ilan ediyoruz. 23 Nisan, milletin iradesinin tarih sahnesine çıktığı gündür. İşgalin, dağınıklığın ve yoksunluğun içinden milli meşruiyet çıkaran irade Ankara’da güçlü bir temsile dönüşmüştür. Devletimizin temelleri atılırken milletimizin sözü de bir kürsüye kavuşmuştur. Cumhuriyet, bilindiği gibi daha sonra ilan edilmiştir fakat cumhuriyet fikrinin ilk adımları ilk günden itibaren Meclisimizin içerisinde atılmıştır. Egemenliğin kaynağını imtiyazda ve dar kadrolarda aramayan siyasal ahlak 23 Nisan ruhunun özüdür. Parlamento, milletin ortak aklının çalıştığı yerdir. Parlamento, öfkeyi usule, itirazı müzakereye ve toplumsal talebi meşru kararlara dönüştüren yüksek siyaset mekânıdır. Temsilin kuvveti de meşruiyetin asıl menşesi de doğrudan doğruya milletten gelmektedir. Meclisimizin değeri kriz anlarında hep daha belirgin hâle gelmiştir. Toplumumuz her sıkıştığında yönünü Meclise çevirmiştir. Darbe dönemlerinde, vesayet teşebbüslerinde, iç gerilimlerde veya dış baskılarda çözümün adresi daima millî iradenin kurumsal çatısı olan bu yüce mekân olmuştur. Millet sesini burada aramıştır, mesajını burada vermiştir, itirazını burada büyütmüştür, uzlaşmasını burada olgunlaştırmıştır" şeklinde konuştu.


Kurtulmuş şöyle konuştu:


"Millet adına konuşmanın ne manaya geldiğini öğreten kurucu kürsü Türkiye Büyük Millet Meclisinin Birinci Meclisidir. Orada bulunan mebusların her biri farklı vilayetlerden, toplumsal köklerden ve hayat hikâyelerinden gelmişlerdi fakat aynı hakikatle birleşmişlerdi; ’memleketin kaderi milletin rızası olmadan tayin edilemez’ anlayışında. 23 Nisan’ın tarihi içindeki önemi tam olarak da buradadır. Egemenliğin ve meşruiyetin tek sahibi millet olarak tescil edilmiştir. Egemenliğin tescilinin bir bayram olarak çocuklara armağan edilmesi, siyasetin nihai hedefini de göstermesi bakımından önemlidir. Gelecek nesillerin güven ve huzur içinde yaşadığı, refahtan hakkaniyetle pay aldığı ve çocukların neşe içinde oyunlar oynadığı bir ortamda egemenlik fikri tam manasıyla kök salar ve gelişir. Evlatlarımızı yaşadığımız çağın ihtiyaçlarına uygun biçimde yetiştirmek mecburiyetindeyiz. Dijital imkânların arttığı, bilgi akışının hızlandığı bir devirde çocuklarımızı ezber yerine idrakle, korku yerine özgüvenle, kalıpçı anlayış yerine eleştirel muhakemeyle büyütmek durumundayız. Cumhuriyet ile demokrasi arasındaki ilişkiyi de 23 Nisan vesilesiyle bir kere daha hatırlamak durumundayız. Cumhuriyet halk adına idare iddiasıdır. Demokrasi ise halkın iradesinin yönetime en etkili biçimde taşınması çabasıdır. Güçlü cumhuriyet güçlü Meclisle yaşar, güçlü Meclis ise güçlü teamüllerle, güçlü İç Tüzük’le, etkili komisyonlarla, açık denetim mekanizmalarıyla ve toplumsal katılımla sağlanır. Toplum, gündelik sarsıntıların ötesine geçip kurumsal çözüm aradığında yine Meclise yönelmektedir ve yönelecektir. Bu sebeple Anayasa ve İç Tüzük çerçevesinde yeni bir reform perspektifine ihtiyacımız olduğu da açıktır. Temsili genişleten, denetimi derinleştiren, yasama kalitesini yükselten, komisyonları daha etkin hâle getiren, milletvekilliğini daha tesirli kılan ve vatandaşla temas kanallarını çoğaltan bir yaklaşım, siyasi sistemimizin önündeki şüphesiz en makul istikamettir. Anayasa, milletin kendisiyle yaptığı yüksek sözleşmedir. İç Tüzük de yasama vakarının Meclis faaliyetine yönelik yansımasıdır. Birincisi kurucu ilke ise, diğeri ise kurucu ilkenin çalışma ahlakını belirleyen çerçevedir. Kastettiğim reform arayışı, bir metin değişikliğinin ötesinde siyaset tarzı meselesidir. Amaç, milletin sesinin daha çok duyulduğu, farklı kanaatlerin daha sağlıklı konuşulduğu ve uzlaşının daha sistemli üretildiği bir Meclis düzenini oluşturmaktır. Siyaset kurumu, karşıtlıkların kördüğüme dönüştüğü bir yer hâline asla getirilemez. Tekraren söylüyorum; siyaset kurumu, karşıtlıkların kördüğüm hâline dönüştüğü bir yer hâline getirilemez. Meclisler işlevsizliğinde toplumlar sokaktaki gerilim ile idari katılık arasında sıkışıp kalır. Oysa millî irade, siyasal farklılıkların meşru zeminde konuşulmasını sağlayan en meşru zemindir. "


Kurtulmuş, dünya siyasetinin bugün büyük bir kırılma evresinde olduğunu kaydederek, "Önemli bir düşünürün de ifade ettiği gibi ’Eski dünya ölüyor, yenisi ise doğmak için debeleniyor. Tam da bu alaca karanlıkta canavarlar ortaya çıkıyor.’ Uluslararası sistemin hâlini tarif ederken kimi zaman böylesi cümlelere ihtiyaç duyduğumuz açıktır. Gazze soykırımında görüldüğü gibi uluslararası kurumların çöktüğü, kuralların geçersiz hâle geldiği, hatta uluslararası ilişkilerin kavramlarının dahi hakikati taşımakta zorlandığı bir küresel atmosfer içinde canavarların ortaya çıktığı bir atmosferin olması kaçınılmazdır. İşte, tam da bu anda, bu zaman eşiğinde meşruiyetini milletten alan parlamentoların sözünün daha kıymetli hâle geldiği aşikârdır. Türkiye olarak tüm kurumlarımızla, tarihimizden ve bölgesel ağırlığımızdan gelen birikimimizle yeni uluslararası denklemin adalet ekseninde kurulması gerektiğini savunuyoruz. Okulun, hastanenin, ibadethanenin, pazar yerinin güvenli sayılmadığı bir dünyada insanlığın ilerleme iddiası gerçekten akıldan ve mantıktan uzak kalır. İnsanlığın ortak vicdanı çocukların sınıfta öldürüldüğü bir tabloya alışamaz, alışmamalıdır. 23 Nisan’ı buruk kılan hissiyatın başlıca kaynağı yurdumuzdaki elim can kayıpları, bir başka kaynağı ise uluslararası alandaki tablodur. Okulların emniyeti insanlığın müşterek haysiyetidir. Türkiye Büyük Millet Meclisi, millî sınırlarımız içinde ihtiyaçlarla ilgilendiği gibi insanlığın ortak vicdanını ilgilendiren acılara da ses vermek durumundadır, asla sessiz kalamaz. Filistin’de, Gazze’de, Sudan’da, Ukrayna’da, Lübnan’da, İran’da ve başka kriz bölgelerinde hayatları karartılan çocukları unutan bir siyaset anlayışı kendi çocuklarına da umut veremez" diye konuştu.


Kurtulmuş, Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun çalışmalarına değinerek, Komisyonun büyük bir demokratik olgunlukla çalıştığını ve nihai raporunu tamamlayarak görevini hakkıyla yerine getirdiğini ifade etti. Kurtulmuş, "Umarım ki önümüzdeki dönemde bu sürecin gerektirdiği adımlar nitelikli bir şekilde atılarak Türkiye’de barış, kardeşlik ve dayanışma ekseninde yeni bir dönemin kapıları sonuna kadar açılır. Milletin meclisi, milletin tüm renklerini taşıdığı kuvvetli bir alandır. Doğudan batıya, kuzeyden güneye, büyük şehirlerden sınır ilçelerimize kadar memleketin her sesi burada yankı buldukça milli egemenlik kökleşmektedir. Türkiye demokrasi tecrübesini daha olgun hale getirecek imkana da, birikime de sahiptir" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa’da Valilik makamı minik Mehlika’ya emanet Manisa’da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında Valilik makamı, temsili olarak Ahmet Tütüncüoğlu İlkokulu 3. sınıf öğrencisi Mehlika Örtülü’ye devredildi. Manisa Valiliği’nde düzenlenen temsili devir teslim törenine; İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Uğurelli ve Sınıf Öğretmeni Sevgi Erçin katıldı. Valilik makamını Vali Vahdettin Özkan’dan devralan Ahmet Tütüncüoğlu İlkokulu öğrencisi Mehlika Örtülü, koltuğa oturmasıyla birlikte büyük bir heyecan yaşadı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kendilerine armağan ettiği 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı coşkuyla kutladıklarını ifade eden minik Vali Mehlika Örtülü, makamdan ilk mesajlarını ve talimatlarını iletti. Vali Mehlika Örtülü, "Burada bulunmanın sevinç ve gururunu yaşıyorum. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açıldığı ve biz çocuklara armağan edilen bugünde başta Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere tüm kahramanlarımızı saygı ve minnetle anıyorum. 23 Nisan sadece bir bayram değildir, biz çocuklara gösterilen değer ve sorumluluğun en büyük göstergesidir. Yarının yöneticileri olarak bizlere düşen görevlerin ne kadar önemli olduğunu bizlere hatırlatmaktadır. Bizler sizlerden daha iyi eğitim imkanları, daha güvenli oyun alanları ve hayallerimizi gerçekleştirebileceğimiz fırsatlar istiyoruz. Çünkü biliyoruz ki mutlu çocuklar güçlü bir geleceğin temelidir. Biz de üzerimize düşen sorumluluğun farkındayız. Çok çalışıp kendimizi geliştirip ülkemizi en iyi şekilde temsil edeceğiz" diye konuştu. "Çocuklarımız, yarınlarımızın mimarı ve en kıymetli hazinemizdir" Koltuğunu devreden Manisa Valisi Vahdettin Özkan ise, çocukların bu ülkenin en değerli emaneti olduğunu vurgulayarak, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu bayramı çocuklara armağan etmesinin önemine dikkat çekti. Vali Özkan, "Çocuklarımız, yarınlarımızın mimarı ve en kıymetli hazinemizdir. Onların iyi eğitim alması, sevgi ve güven içinde büyümesi, kendine güvenen bireyler olarak yetişmesi hepimizin ortak sorumluluğudur. 23 Nisan, çocuklarımıza duyduğumuz güvenin ve onlara verdiğimiz değerin en anlamlı göstergesidir. Çocuklarımızın azmi ve gayreti, ülkemizi daha güçlü yarınlara taşıyacaktır" ifadelerini kullandı. Tören sırasında Manisa’nın genel durumu hakkında da minik Vali’ye bilgiler aktaran Vali Özkan, tarımda ve sanayide kentin iyi bir konumda olduğunu dile getirdi. Vali Özkan sözlerini, "Eğitimde de şehrimiz iyi durumdadır. Öğretmenlerimiz, yöneticilerimiz ve öğrencilerimiz yüksek bir motivasyon içinde görevlerini yerine getiriyorlar" diyerek noktaladı.
Muğla Marmaris’te 105 Sokak’ta bayram coşkusu büyüdü Muğla’nın Marmaris ilçesinde emekli terzi Salih Yazgan’ın öncülüğünde 12 yıldır sürdürülen 105 Sokak şenlikleri, bayraklarla süslenen sokakta kortej, gösteriler ve sürprizlerle çocuklara unutulmaz bir bayram yaşattı. Muğla’nın Marmaris ilçesindeki 105 Sokak’ta 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri bu yıl onikinci kez düzenlenirken, sokağın simge ismi haline gelen "bayrak dede" lakaplı emekli terzi Salih Yazgan’ın öncülüğünde gerçekleştirilen şenlikler renkli görüntülere sahne oldu. Emekli maaşından ayırdığı bütçe ile aldığı bayraklarla sokağı baştan sona süsleyen Yazgan, çocuklar için hazırlanan etkinliklerle bayram coşkusunu zirveye taşıdı. Şenlikler kapsamında Marmaris’te yaşayan Türk Chopper ekibi de bayraklarla donattıkları motosikletleriyle 105 Sokak’tan geçerek çocuklara sürpriz yaptı. Kortej geçişi sırasında çocuklar büyük heyecan yaşadı. Etkinlik alanında sahne kurularak müzik yayınları yapılırken, dans gösterileri ve illüzyon performansları da çocuklardan çok ilgi gördü. Gün boyunca düzenlenen etkinliklerde çocuklara çeşitli hediyeler dağıtıldı, ikramlarda bulunuldu. Tam on iki yıldır tek başına bu geleneği sürdürdüğünü belirten Salih Yazgan, "Her sene elimizden geldiği kadar bu sokağı bayraklarla donatıp Marmaris’in çocuklarına bu bayramı hediye eden Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla yad ediyoruz. Dünyada başka bir örneği olmayan bu bayramı yaşatmaya devam edeceğiz" dedi. 105 Sokak’ta düzenlenen etkinlikler, çocukların neşesi ve mahalle sakinlerinin katılımıyla bayramın ruhunu bir kez daha yaşattı.
Konya Beyşehir’de 23 Nisan’da gastronomi ve kültür buluşması Konya’nın Beyşehir ilçesinde, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı çerçevesinde düzenlenen "Gençlik ve Lezzet Festivali" büyük bir katılımla başladı. İki gün sürecek festival, gastronomi ile gençliği aynı çatı altında buluşturdu. Festival, tarihi Eşrefoğlu Camii önünde yapılan buluşmayla start aldı. Anıt Alanına yürüyüş ve çelenk koyulmasının ardından kortej, göl kenarındaki Vuslat Parkı’na kadar devam etti. Açılış programı, İlçe Müftüsü Enes Aktaş’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Türkiye Aşçılar Federasyonu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mustafa Erol, konuşmasında 23 Nisan’ın anlam ve önemine dikkat çekerek, federasyonun 20 bin profesyonel şef ve 43 dernekle Türkiye genelinde üretim ve emek mücadelesi verdiğini ifade etti. Beyşehir Belediye Başkanı Adil Bayındır ise festivalin Beyşehir’de geleneksel hale getirilmesi gerektiğini vurguladı. Beyşehir Kaymakamı Mustafa Kemal Akpınar da festivalin sadece bir etkinlik değil, aynı zamanda kültürel mirasın yaşatıldığı önemli bir buluşma olduğunu belirtti. Beyşehir’in köklü mutfak kültürüne dikkat çeken Akpınar, gençlerin üretim sürecindeki rolünün büyük önem taşıdığını ifade etti. Festival kapsamında Türkiye Aşçılar Federasyonu milli takım şeflerinin sanat atölyesi açıldı. Liseler arası yemek yarışmasının ilk etabı gerçekleştirilirken, federasyonun ikram stantları da ziyaretçilere kapılarını açtı. Etkinlikler arasında 1001 balonla dilek uçurtma etkinliği, "Minik Ellerle Tatlı Yapıyoruz" atölyesi, Çocuk etkinlik büfesi panel ve söyleşiler yer aldı. Festival, liseler arası yarışmanın diğer etapları ve çeşitli etkinliklerle iki gün boyunca devam edecek.