GÜNDEM - 29 Aralık 2025 Pazartesi 13:46

Türkiye Fırıncılar Federasyonu'ndan ekmek zammı açıklaması

A
A
A

Türkiye Fırıncılar Federasyonu tarafından yapılan değerlendirmede, 2026 yılı başında ekmeğe zam yapılmasının gündemde olmadığı, mevcut fiyatların korunmasının hedeflendiği belirtildi.

Türkiye Fırıncılar Federasyonu Başkanı Halil İbrahim Balcı, yeni yıla sayılı günler kala ekmek, simit fiyatları ve fırıncıların sorunlarına ilişkin basın açıklaması gerçekleştirdi. Federasyon binasında düzenlenen basın açıklamasında konuşan Balcı, ekmek fiyatlarının belirlenmesinde etkisi olan un ve maya fiyatlarına, marketler tarafından yapılan ekmek iadelerine ilişkin konuştu.

"Fırıncılar Federasyonu olarak ekmek fiyatını bugüne kadar diyalog halinde belirledik"

Balcı, 25 Aralık'ta Resmi Gazetede yayınlanan 7571 Sayılı Kanuna göre daha önce 5362 sayılı Esnaf Kanunu'nun 62'nci maddesinde yapılan değişikliğe değinerek, şu ifadelere yer verdi:

"Birlikler tarafından hazırlanıp bakanlık görüşünden sonra onaylanan fiyat tarifeleri, bundan sonra görüş alan ürünler bakanlığın müspet görüşü olduktan sonra birlikler tarafından onaylamak mecburiyeti getirdi kanunla. Yani illerde bakanlık görüşü alan simit fiyatı ve ekmek fiyatları ticaret bakanlığının olumlu görüşü olduktan sonra birlik tarafından verilip yürürlüğe girecek. Eğer ticaret bakanlığının olumlu görüşü olmazsa illerde uzlaşma komisyona gidilecek. Uzlaşma komisyonu 6 kişiden oluşuyor. Vali beyin veya vali yardımcısının başkanlığında ticaret il müdürlüğü, defterdarlık, belediye, ticaret odası ve esnaf odalarından oluşuyor. Bu uzlaşma komisyonu vereceği kararla ekmek veya simit fiyatları yürürlüğe girmiş olacak. Biz bugüne kadar ekmek fiyatı belirlenirken zaten Ticaret Bakanlığı'yla müşterek diyalog halinde çalışıyorduk. Ticaret Bakanlığı tüm esnaf ve sanatkarımıza göstermiş olduğu duyarlılığı ekmek fiyatı ve simit fiyatı belirleme noktasında federasyonumuzla sürekli diyalog halinde oluyorduk. Bu kanunla yazılı kanuna bağlı hale gelmiş oluyor. Biz bütün girdileri serbest olan ekmek ve simit fiyatının kanunla bakanlık görüşüne bırakılmasıyla birlikte bizim temel iddia maddesi olan en azından un fiyatında ekmeklik un fiyatında kanunla belirlenmesini talep ediyoruz. Daha adilane olması bakımından. Yoksa uygulanmaya bakılacak olursa değişen bir şey yok. Bizim bundan bir endişemiz yok. Türkiye Fırıncılar Federasyonu bugüne kadar ekmek fiyatını belirlerken yine ilgili kurulumlarla görüşerek diyalog halinde belirlemiştir. Ahilik geleneğinden gelen kültürümüzle birlikte eşit davranma, adil olma, tüketici düşünme düsturunu sürekli kolladık, gözettik. Yani halkımızın temel gıda maddesi olan ekmek fiyatında gerektiği hassasiyetli gerek Federasyon olarak biz gerekse bakanlık bugüne kadar bunu görüşerek meydana getirmiş olduk."

Türkiye Fırıncılar Federasyonu'ndan ekmek zammı açıklaması
Geçmiş yıllarda yapılan zam oranlarını kıyaslayan Balcı, "2023 yılında Tarım Bakanlığı'nın fiyatlarında yaptığı desteklemeyle birlikte bir yıl içerisinde ekmek fiyatının yüzde 17 buçuk arttığını görüyoruz. Yani onda bir iyileşme olması durumunda un fiyatında ciddi bir artış olmaması durumunda fırıncı esnafının ekmek fiyatına bunun yansıdığını açık bir şekilde görmüş oluyoruz. Yine 2024 yılında ekmek fiyatına baktığımızda artışın yüzde 25 ile sınırlı kaldığını görüyoruz. 2024 yılının son 6 ayında Ocak ayına kadar ekmek fiyatında bir değişiklik olmaması sebebiyle 2025 yılındaki bu fiyat artışının yüzde 25 olarak gerçekleştiğini görüyoruz. Yani totalde bakacak olursak ortalamamız yüzde 30'a geliyor. 2024 ve 2025'i baz alacak olursak yıllık ortalaması yüzde 37 buçuğa geliyor. Biz 2026 yılında Maliye Bakanlığımızın belirlemiş olduğu enflasyonla mücadele konusunda belirlenen rakamları yakalayabilmek adına halkımızın temel gıdası olan ekmekte bugün asgari ücretin artmasıyla birlikte çalışanlarımızın ücret artışı olmasına rağmen yine 8'nci ayda ülke genelinde kilogramı 75 lira olan ekmek fiyatı belirlenirken, un fiyatı 900 liradan bugün bin lira bandına gelmesine rağmen, maya fiyatı 600 liradan 975 lira olmasına rağmen şu anda 2026 yılına iyi bir haberle girmek için halkımızın temel gıdası olan ekmek konusunda bir değişiklik yapmayı düşünmüyoruz. Bugün itibariyle ekmekte ülke genelinde 8'nci aydan itibaren uygulanan kilogram fiyatı 75 liranın üzerinde olmayacak. 75 liranın altında olan 4 aydır fiyatına gelen farkla yansıtmayan illerimiz bunu yansıtabilirler. Ama 8'nci aydan itibaren işte örnek verecek olursak İzmir'de, Bursa'da, Ankara'da, İstanbul'da, Kocaeli'nde, Sakarya'da birçok vilayette uygulanan fiyat aynı 75 lira olarak devam edecek" dedi.

Türkiye Fırıncılar Federasyonu'ndan ekmek zammı açıklaması

"150 tane verdiğiniz ekmekten 50 tanesini iade alıyorsanız zaten ortada ticaret yok demektir"

Ekmek israfının geldiği boyuta da değinen Balcı, "Sektörün en büyük sorunlardan bir tanesi ve halkımızın da aynı zamanda sorunu ülke sorunu olan ekmek israfı. Günde 6 milyon 100 bin adet ekmek israf ediliyor. Bu fırıncı esnafının kazancını da direkt etkilemiş oluyor. Ürettiği ekmeğin siz bugün bir zincir markete götürdüğünüzde 150 adet ekmek götürdüğünüz zaman 40 veya 50 tanesini iade aldığınız takdirde esnafımızın ticaret yapması mümkün olmuyor. Dolayısıyla bu konuda zincir marketler kendilerine hızlı bir şekilde çeki düzen vermesi gerekiyor. Zincir marketler bu ekmek iadesi konusunda gerekli çalışmayı yapmayacak olurlarsa bununla ilgili yaptırım kaçınılmaz olacaktır. Hem biz ekmek israfını düşüremeyiz hem fırıncımızın kazancının ayakta durmasını sağlayamayız. Siz ekmek fiyatını istediğiniz kadar yükseltin. Götürdüğünüz yerde 150 tane verdiğiniz ekmekten 50 tanesini geriye alıyorsanız zaten ticaretiniz 50 ekmek değil orada. Ticaret yok demektir. Dolayısıyla bu aşırı olan ekmek iade kısmını bunu kanunla, yönetmelikle düzeltmek mümkün değil. Zincir marketler bu olumsuzluğu kendileri ortadan kaldıracaklar. Ya kaldıracaklar ya kaldıracaklar. Bunu düzelmeden bir yere varmak mümkün değil" diye konuştu.

Hasan Özkan - Gürkan Sayın

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Yaşar Üniversitesi’ne EBSO’dan anlamlı ödül Yaşar Üniversitesi’nin üniversite-sanayi iş birliğine katkı sağlayan çalışmaları sanayiciler tarafından ödüllendirildi. Üniversite-sanayi iş birliğinin güçlendirilmesi, bölgesel AR-GE kapasitesinin geliştirilmesi ve iyi uygulama örneklerinin görünür kılınarak ekosistemin teşvik edilmesi amacıyla, Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO) tarafından bu yıl ilk kez düzenlenen "Üniversite-Sanayi İş Birliği Projeleri Ödülleri" sahiplerini buldu. Yaşar Üniversitesi, yenilikçi fikirlerle üniversite-sanayi iş birliğinin katma değere dönüşümüne olan desteklerinden dolayı "Üstün Hizmet Onur Ödülü"ne layık görüldü. Yaşar Üniversitesi ve May Agro Tohumculuk tarafından ortak olarak yürütülen "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" Üniversite- Sanayi İş Birliği kategorisinde ödül aldı. Ayrıca üniversite-sanayi iş birliğinin gelişerek güçlenmesine katkı sağladığı ve değer yarattığı için Yaşar Holding’e "Üstün Hizmet Ödülü" verildi. Teknoloji üssü EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar İzmir’in sanayisi ve üniversiteleri ile bir teknoloji üssü olabileceğini belirterek, "Üniversite-sanayi iş birliğinin tohumlarını 1986 yılında Ege Üniversitesi ile attık. Rotamız belli. Hedefimiz destekleyecek eğitim ve sonuç odaklı çalışma ile bu iş birliğini Türk sanayisini geliştirecek bir noktaya taşıdık. Birçok üniversite ile çalışmalar yürütüyoruz. Üniversitelerde bilgi var, sanayicide girişim var. Sanayiciler olarak üniversitelerdeki bu bilgiyi almaya hazırız. İzmir’de üniversiteler ve teknoloji merkezleri ile bu kentin bir teknoloji üssü haline gelmesi için hiçbir engel yok" dedi. "İş birliği genlerimizde var" Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller, üniversitenin genlerinde sanayi ile iş birliği olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: "Kurucu vakfımızın arkasında birçok değerli sanayi kuruluşunu barındıran Yaşar Holding var. Üniversitemiz kurulurken bu iş birliği genlerinde vardı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın İzmir’de üniversite-sanayi iş birliği için görevlendirdiği akademisyenlerden biriyim. Bu amaçla hem organize sanayi bölgelerinde hem de kendi topluluğumuz içinde Ege Bölgesi’nin sanayi kuruluşları ile ortak çalışmalar yürütüyoruz. Çok güzel projelere imza atıldı. Ege Bölgesi Sanayi Odası’na çalışmalarımıza değer vererek ödüllendirdiği için teşekkür ederiz." "Tarla Bitkisi Verim Tespit Yöntemi Projesi" ile ‘Üniversite-Sanayi İş Birliği’ kategorisinde ödül alan May Agro Tohumculuk’un Ar-ge Müdürü Dr. İlker Özmen de, "Yaşar Üniversitesi ile drone ile verim tahminine dayalı bir proje geliştirdik. Pamuğun daha hasat edilmeden verimini tespit etmeyi amaçladık. Başarılı da olduk. Bu daha başlangıç pamuk hastalıkları gibi stres faktörleri ile ilgili çalışmalarımız devam edecek. Projemizin ödüle layık görülmesi bize motivasyon oldu" dedi. Yaşar Üniversitesi Yönetim Bilişim Sistemleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Komesli ve May-Agro Tohumculuk San. ve Tic. A.Ş. Ar-Ge Mühendisi Dr. Aslı Keçeli ile yapay zeka destekli yazılımı geliştiren Yaşar Üniversitesi Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, yazılım sayesinde pamukta verimlilik artarken, üretim maliyeti ve risklerin azaldığını söyledi. Prof. Dr. Ünlütürk, "Çalışma, İHA ve yapay zeka teknolojilerinin tarımsal üretimde nasıl kullanılabileceğini ve bu teknolojilerin pamuk verimi tahmininde geleneksel yöntemlere göre sağladığı avantajları ortaya koyuyor. Bu yenilikçi yaklaşım, ile daha hasat etmeden verim tahmini yapılabiliyor" dedi. Yaşar Holding’e büyük onur Üstün Hizmet Ödülü’nü, Yaşar Holding adına alan Pınar Et ve Çamlı Yem Başkan Yardımcısı Tunç Tuncer, Yaşar Topluluğu olarak çalışmalarında her zaman bilimi öncelik olarak gördüklerini belirterek, "Yaşar Holding sanayinin öncü kuruluşlarının bir araya gelmesinden oluşuyor. Kuruluş felsefesinde bilim var. Mottosu "Bilim, Birlik, Başarı". Bilim ile sanayi birleşince başarı doğal bir sonuç. Şirketlerimiz ve Yaşar Üniversitesi de bu temel felsefe ile Kurucumuz ve Onursal Başkanımız Selçuk Yaşar’ın vizyonuyla hayata geçti. Bugün aldığımız ödüller bu yaklaşımın değerli bir göstergesi." diye konuştu.
Sakarya 46 yıl sonra ortaya çıktı: Gölet çöktü, su yer altından başka noktadan çıktı Sakarya’nın Kaynarca ilçesinde yaklaşık 46 yıl önce kapatıldığı öğrenilen bir mağara, meydana gelen çökme sonrası yeniden ortaya çıktı. Gölet suyunun aniden boşalması ve farklı bir noktadan yeniden yüzeye çıkması mahallede tedirginliğe sebep oldu. Güven Mahallesi Dınbazlar Sokak’ta bulunan doğal oluşum gölette meydana gelen olayda, mağaradan gelen suyun içme suyunu karıştığı gerekçesiyle yaklaşık 46 yıl önce Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatılan mağaranın ağzında çökme meydana geldi. Çökmenin ardından göletteki su kısa sürede boşalırken, suyun yer altından ilerleyerek yaklaşık 1 kilometre uzaklıktaki Güven Mahallesi’nde bulunan bir su dere yatağından çıktığı gözlendi. Mahalle sakinleri, mağaranın köyün altından uzanan geniş bir yer altı hattına sahip olduğunu ve yıllar önce suyun içme kaynaklarına karışması sebebiyle Köylere Hizmet Götürme Birliği tarafından kapatıldığını ifade etti. Yaşanan çökme ile birlikte yer altındaki su hareketliliğinin yeniden ortaya çıkması, bölgede benzer çökmelerin yaşanabileceği endişesini de beraberinde getirdi. Olay sonrası Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ekipleri bölgede geniş çaplı inceleme başlattı. Ekipler, hem gölet çevresinde hem de mahallede farklı noktalarda kontroller gerçekleştirerek suyun akış yönü, zemin yapısı ve muhtemel risklere ilişkin teknik değerlendirmelerde çalışmalarını sürdürüyor. Ayrıca göletin büyük bir bölümünden suyun çekilmesiyle birlikte acı bir tablo da ortaya çıktı. Suyun çekilmesiyle birlikte gölette yaşayan çok sayıda balık akıntıyla yer altına sürüklenirken, bazı balıklar ise çekilen suyun ardından çamurda mahsur kaldı. Çökmeyle yok olan gölet ve çökme alanı dron ile görüntülendi.