TEKNOLOJİ - 10 Haziran 2024 Pazartesi 15:13

Türkiye ile Malezya arasında ‘Savunma Ürünlerinin Devletten Devlete Tedarikine Dair Mutabakat’

A
A
A
Türkiye ile Malezya arasında ‘Savunma Ürünlerinin Devletten Devlete Tedarikine Dair Mutabakat’

Malezya ile Türkiye arasında ‘Savunma Ürünlerinin Devletten Devlete Tedarikine dair mutabakat zaptı imzalandı.


Malezya ile Türkiye arasında ‘Savunma Ürünlerinin Devletten Devlete Tedarikine Dair Mutabakat Zaptı imzalandı. STM tarafından inşa edilecek üç korvet için kabul mektubu takdimi gerçekleştirildi.


Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı’nda gerçekleşen törene; Malezya Savunma Bakanı Mohamed Khaled Nordin, Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Savunma Sanayii Başkan Yardımcıları Prof. Dr. İhsan Kaya, Mustafa Murat Şeker, Hüseyin Avşar ve Gökhan Uçar; Malezya Savunma Bakanlığı ve Malezya İçişleri Bakanlığı heyetleri ve sektör temsilcileri katılım sağladı.


“Malezya’nın Savunma Ürünleri Tedarikine Yönelik Devletten Devlete İlk Anlaşması”


SSB Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Mutabakat Zaptı imza ve kabul mektubu takdim töreni kapsamında gerçekleştirdiği konuşmasında şunları kaydetti:


“Bugün, Türkiye ile Malezya arasında imzalanan “Savunma Ürünlerinin Devletten Devlete Tedarikine Dair Mutabakat Zaptı (MoU) ve Kıyı Görev Gemisi (Littoral Mission Ship) Batch 2 Projesi’nin Kabul Mektubu (LoA) Takdim Töreni’ne hep beraber şahitlik etmekteyiz. Malezya ile savunma ürünlerinin tedarikine dair imzalamış olduğumuz Mutabakat Zaptı (MoU), ülkemiz ile dost ve müttefik ülke Malezya arasındaki savunma sanayii iş birliğinde yeni bir stratejik ortaklık döneminin müjdecisidir. Malezya’nın savunma ürünlerinin tedarikine ilişkin devletten devlete imzaladığı ilk resmi belge niteliğindeki bu Mutabakat Zaptı (MoU), Türk Savunma Sanayii’nin geldiği noktayı ve müttefiklerimizin bize duyduğu güveni göstermektedir. Öte yandan, bugün Kabul Mektubu (LoA) takdim edilen LMS Batch 2 Projesi, iki ülke arasında deniz platformları alanında inşa edilecek uzun vadeli iş birliğinin başlangıcı niteliğindedir. Bu projenin başarılı bir şekilde hayata geçirilmesi; Malezya Kraliyet Donanması’nın 15’ten 5’e Dönüşüm Programının önümüzdeki dönemde hayata geçirilecek diğer projelerinde de Türk savunma sanayiinin çözüm ortağı vasfıyla öncelikli olarak yer almasını sağlayacaktır. Önümüzdeki dönemde Malezya gibi dost ve müttefik ülkeler ile ortak geliştirme ve üretim, teknoloji transferi ve kazan-kazan modeli yaklaşımlarımızı güçlendirerek sürdüreceğiz. Türkiye’nin Yeni Yüzyılında, savunma sanayii alanında sahip olduğumuz teknolojilerimizi, bilgi birikimimizi ve uzmanlığımızı dost ve kardeş ülkeler ile birlikte paylaşarak, hep beraber gelişeceğiz.”



Türkiye ile Malezya arasında ‘Savunma Ürünlerinin Devletten Devlete Tedarikine Dair Mutabakat’

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Başkan Abdülkadir Şahin: "Darbe girişiminin detayları Bursa’da deşifre edildi" ’Dünü, Bugünü ve Yarınıyla 15 Temmuz Darbe Girişimi’ başlıklı konferansta konuşan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Abdülkadir Şahin, “Darbe girişimi gecesinde ilk gözaltının yapıldığı Bursa’da, girişimin tüm detayları, ele geçirilen listelerle deşifre edildi. Yargı, müthiş bir operasyonla darbecilerin gücünü kırdı” dedi. Bursa Teknik Üniversitesine (BTÜ) 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü dolayısıyla konuk olan Bursa Bölge Adliye Mahkemesi Başkanı Abdülkadir Şahin, ’Dünü, Bugünü ve Yarınıyla 15 Temmuz Darbe Girişimi’ başlıklı konuşmasıyla, Fethullahçı Terör Örgütünün (FETÖ) kuruluşu, büyümesi, darbe girişimi öncesi ve sonrası yaşananları anlattı. Mimar Sinan Yerleşkesi Ali Sümen Salon’da gerçekleşen konferansa, BTÜ Rektörü Prof. Dr. Naci Çağlar, Yıldırım Kaymakamı Metin Esen, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Sinan Uyanık ve Prof. Dr. Barış Tamer Tonguç, Genel Sekreter Selim Uzun, akademik ve idari personel katıldı. FETÖ’nün 1970’li yıllarda farklı bir grup bünyesinde faaliyet gösterdikten sonra kendi bağımsızlığını ilan ederek 1980’li yıllarda büyüdüğünü anlatan Şahin, örgütün Mavi Marmara ve Deniz Feneri davalarıyla hükümetle karşı karşıya geldiğini söyledi. Gezi Olayları ve 17-25 Aralık operasyonlarının da FETÖ terör örgütü tarafından yapıldığını kaydeden Abdülkadir Şahin, tüm bunların engellenmesiyle örgütün, 15 Temmuz hain darbe girişimini gerçekleştirdiğini söyledi. Bugüne kadarki en organize ve planlanmış darbe girişiminin 15 Temmuz olduğunu aktaran Abdülkadir Şahin, “15 Temmuz, merkezinde hava kuvvetlerinin olduğu bir darbe girişimidir. FETÖ bu girişime, deşifre olmaması için tüm elemanlarını dâhil etmedi. Ancak darbe girişimi yapacakları deşifre olduğu için gece saat 3’te planlanan girişim, gelen talimatla saat 20’ye alındı” dedi. Darbecilere İlk Gözaltı Bursa’dan 15 Temmuz gecesi Bursa’da yaşananları anlatan Abdülkadir Şahin, kendisinin dönemin Bursa Cumhuriyet Başsavcısı olduğunu belirtti. O gece, darbe girişiminin olduğu bilgisini alınmasının ardından Yurdakul Akkuş’un sıkıyönetim komutanı olduğunu ve Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığına gittiğini öğrendiğini aktaran Şahin, 19 yıllık Cumhuriyet Başsavcısı olarak aldığı inisiyatifle saat 23.50’de Yurdakul Akkuş için gözaltı kararı verdiğini ifade etti. Emniyetten 8 kişilik polis ekibinin, Osmangazi İlçe Jandarma Komutanlığına giderek Akkuş’u gözaltına aldığını ifade eden Şahin, böylelikle darbe girişimi gecesinin ilk gözaltı işleminin Bursa’da yapıldığını kaydetti. Gözaltı işleminin gerçekleştirildiği esnada kendisine, Emniyet’ten Akkuş’un çantasında belgeler bulunduğuna dair haber geldiğini anlatan Şahin, “Akkuş’un çantasında, 23 sayfalık darbe harekât planı ve tüm sıkıyönetim komutanlarının isimleri bulunuyordu. Bir başka listede ise sıkıyönetim mahkemelerinde görevlendirilecek hâkim ve savcı kökenli 423 subayın ismi yer alıyordu. Üçüncü listede ise genelkurmaya bağlı 450 kişilik atama listesi bulunuyordu. Burada kimlerin, hangi mevkilerde yer alacağı belirlenmişti. Bu hayati listeyi ilgili yerlere gönderdik. Devlet bu şekilde topyekûn olarak, Genelkurmayda kimler bu darbenin içinde ya da dışında öğrenmiş oldu” ifadelerini kullandı. Darbe girişiminin başlamasına rağmen; kamu otoritesinin, emniyetin, yargının çalışamaya devam etmesinin vatandaşı cesaretlendirdiğini vurgulayan Abdülkadir Şahin, “Darbeler, anayasa ve Türk Ceza Kanunu’na göre ağır suçtur ancak darbeyi yine meşrulaştıran yargıdır. 1960 ve 1980 darbeleri de yargıyla meşrulaştırılmıştı. Ama 15 Temmuz’da yargı, darbeye karşı pozisyon aldı, halkla bir araya geldi. İşte bu aşamada, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı ile vatandaş da devletin tüm organları da darbe girişimini bertaraf etmek için elinden geleni yaptı. Halk sokakları doldurdu, askeri birliklerin önüne kepçeler, kamyonlar koyarak çıkışları engelledi. İkinci bir darbe durumuna karşı yine halk, gece gündüz 45 gün boyunca sokakta nöbetini sürdürdü. Yargı bu süreçte müthiş bir operasyonla, darbe yapanların gücünü kırmaya çalıştı. Darbe, cuma akşamı yapıldı, pazar günü 2 bin 850 hâkim ve cumhuriyet savcısı açığa alındı. Günümüzde FETÖ hala bitmedi ama deşifre oldukları için bir daha operasyon çekemezler” dedi. "Devlet her zaman 18 yaşındadır" ifadesini kullanan Abdülkadir Şahin, sözlerine şunları da ekledi: “Türkiye Cumhuriyeti bir çadır devleti değildir, köklü medeniyeti ve tarihi olan bir devlettir. Bu nedenle herkes müsterih olsun. Bu tür yapılara karşı devletin tüm organları tedbirli. Düşman her zaman düşmanlığını yapar. Önemli olan ona karşı nasıl durdurduğumuzdur.”