SAĞLIK - 30 Haziran 2020 Salı 10:21

TÜSEB, pandemi döneminde çalışmalarıyla öncü oldu

A
A
A
TÜSEB, pandemi döneminde çalışmalarıyla öncü oldu

Sağlık Bakanlığının ilgili kuruluşu olan Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB), Covid-19 salgını ile mücadelede adından sıkça söz ettirdi.

Sağlık Bakanlığının ilgili kuruluşu olan Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB), Covid-19 salgını ile mücadelede adından sıkça söz ettirdi.


Geçtiğimiz yıl içerisinde Sağlık Bakanı Dr. Fahrettin Koca tarafından TÜSEB başkanı olarak atanan bilim insanı Prof. Dr. Adil Mardinoğlu, gerek salgınla mücadelede gerekse de kurumsal olarak atıl durumda kalmış olan TÜSEB’in kamuoyu tarafından tanınırlığını yükselten önemli faaliyetlere imza attı. Kısa sürede gerek kamu kurumları gerekse özel sektörden pek çok kesimin ilgi ve beğenisini topladı.


Prof. Dr. Mardinoğlu yönetimindeki TÜSEB ekibi, Covid-19 salgını döneminde Bakan Koca’nın talimatları doğrultusunda başta İstanbul, Ankara ve İzmir olmak üzere pek çok ilde kısa sürelerde tanı merkezlerinin kurulmasında etkin rol aldı. Sonrasında sanayi bölgelerindeki işçilerin Covid-19 taramaları için Gebze’de gerçekleştirilen pilot çalışmalarda önemli roller üstlendi. Pandemi süreci ve öncesinde kritik öneme sahip klinik çalışmaların ülkemizde gerçekleştirilmesine öncülük etti.


TÜSEB tarihinde ilk kez proje çağrısına yine bu yönetim döneminde çıkılmış ve yerlileşme ve millileşmeye yönelik sağlık alanında ilaç, aşı, tanı kiti ve tıbbi cihaz başlıklarında Ar-Ge çalışmaları fonlanmaya başladı. Yine 29 Ekim 2019 tarihinde resmen başlatıldığı Sağlık Bakanı Dr. Koca tarafından ilan edilen Türkiye Genom Projesi’nin bilimsel içeriğini planlayan ve projenin koordinasyonundan sorumlu isim Prof. Dr. Mardinoğlu.


Makalelerine 10 binden fazla atıf yapılan Prof. Dr. Mardinoğlu’nun, Science ve Nature gibi en etkili bilimsel dergilerde çok sayıda makalesi yayımlandı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Beylik tabancasını tanıtırken arkadaşını vuran polis hakkında 25 yıla kadar hapis talebi Bakırköy’de beylik tabancasını tanıtırken silahın ateş alması sonucu arkadaşının ölümüne neden olan polisin yargılandığı davada Cumhuriyet Savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Mütalaada, sanığın 25 yıla kadar hapsini talep edilirken duruşma, mütalaaya karşı savunma yapabilmeleri için taraflara süre verilerek ertelendi. Bakırköy’de 9 Ekim 2024 tarihinde, arkadaşı Kadir Özkök (31) ile buluşan özel harekat polisi Ahmet Ç. (31), beylik tabancasıyla nasıl ateş edildiğini anlattığı sırada silahın ateş alması sonucu Özkök vurularak ölümüne ilişkin davanın görülmesine devam edildi. Bakırköy 22. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya, bir önceki celse tutuklanan sanık Ahmet Ç., Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Hayatını kaybeden Kadir Özkök’ün müşteki annesi Ayşe Özkök, müşteki erkek kardeş Hazar Özkök ile tarafların avukatları ise duruşma salonunda hazır bulundu. "Olay yanlışlıkla gerçekleşti" Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Ahmet Ç., "Olay yanlışlıkla gerçekleşti. Silahı gösteriyordum, aniden silah patladı. Öldürme kastı ile hareket etmedim. Beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. 25 yıla kadar hapsi istendi Duruşmada esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık hakkında, ‘bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 20 yıldan 25 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Taraflara süre verildi Mahkeme heyeti, mütalaaya karşı taraflara savunma hazırlayabilmesi için süre verilmesine hükmederek, duruşmayı erteledi. Yargılamanın bir sonraki celsesinde mahkemenin kararını açıklaması bekleniyor. Olayın geçmişi Bakırköy’de 9 Ekim 2024 tarihinde, arkadaşı Kadir Özkök ile buluşan özel harekat polisi Ahmet Ç.’nin, beylik tabancasıyla nasıl ateş edildiğini anlattığı sırada silahın ateş alması sonucu Özkök vurularak hayatını kaybetmişti. 9 Ekim 2024 tarihinde gözaltına alınan Ahmet Ç., hakkında adi kontrol tedbiri uygulanmıştı. Hazırlanan iddianamede, şüpheli hakkında, ‘bilinçli taksirle ölüme neden olma’ suçundan 9 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edilmiş ve dosya Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmişti. Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi, görülen ilk duruşmada olayın vasıf ve mahiyeti, suçun işleniş şekli bakımından davanın Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’ne ‘olası kastla ölümüne neden olma’ suçundan gönderilmesine hükmederek dosyada görevsizlik kararı vermişti. Yargılama, Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesinde devam etmişti.