ASAYİŞ - 16 Şubat 2026 Pazartesi 12:38

TVHB Başkanı Eroğlu: "(Aydın’da veteriner olmayan birinin hayvana sezaryen yapmaya çalışması) Hayvancılığımızın geleceği açısından önemli bir risk"

A
A
A
TVHB Başkanı Eroğlu: "(Aydın’da veteriner olmayan birinin hayvana sezaryen yapmaya çalışması) Hayvancılığımızın geleceği açısından önemli bir risk"

Türk Veteriner Hekimler Birliği (TVHB) Başkanı Ali Eroğlu, Aydın’da veteriner olmayan bir vatandaşın hayvana sezaryen yapmaya çalışması olayına ilişkin, "Bu hayvancılığımızın geleceği açısından da sürdürülebilirliği açısından da bir önemli bir risk, bir tehdit unsuru taşıyor. Bizim arzumuz, talebimiz herkes kendi mesleğini yapsın" dedi.


TVHB Başkanı Eroğlu, Aydın’da veteriner olmayan birinin hayvana sezaryen yapmaya çalışmasıyle ilgili yaptığı açıklamada, mevzuata göre hayvan hastalıklarına müdahalenin yalnızca veteriner hekimler tarafından yapıldığını hatırlatarak, "Bu konu ötelenemez, görmezden gelinemez, asılsız mazeretlere de sığınılacak bir konu değil. Bir ekmek bıçağıyla hayvanın karnını daha sonra rahmini kesmek suretiyle yavruyu kurtarmak gibi bir müdahale asla kabul edilemez" dedi.


Veteriner hekimlerin icrasının kanunla ifade edildiğini dile getiren Eroğlu, "Kanunun birinci maddesi veteriner hekim kimdir onu tanımlıyor. Yine 6343 sayılı kanunun 11’inci maddesi aynen şöyle; ‘Veteriner hekim bulunan şehir kasaba ve köylerde veteriner hekim olmayan her türlü hayvan hastalıklarını bahane ve tedavi etmeleri, hayvanlar üzerinde ameliyat yapmaları yasaktır’. Yine kanunun 68’inci maddesi bu kanunun 11’inci maddesinde yazılı vasıflara aiz olmayıp da veteriner hekimlik yapan ve hayvan hastalıklarını tedavi yolda bulunanlar 6 aydan 2 yıla kadar hapis ve adli para cezasıyla cezalandırılır" açıklamasında bulundu.



"Herkes hangi eğitim almışsa onun mesleğini yapıyor"


Ülkenin çeşitli yerlerinde benzer olayların yaşandığını söyleyen Eroğlu, "Veteriner hekim olmayan insanlar hayvan hastalıklarını, hayvan tedavisine işte böyle doğum gibi durumlara müdahale ediyorlar. Bunu kesinlikle kabul etmemiz mümkün değil. Herkes hangi eğitim almışsa onun mesleğini yapıyor. Dolayısıyla da bunların muhatabı veteriner hekimlerdir" diye konuştu.



"Bu olayların bir kez daha ülkemizde yaşanmaması için hangi yaptırımlar gerekiyorsa bunların ivedilikle yapılması lazım"


Bu tür olayların yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması gerektiğine dikkati çeken Eroğlu, sözlerine şöyle devam etti:


"Bu olayların bir kez daha ülkemizde yaşanmaması için yetkili merciler olayın araştırılması, soruşturulması ve idari, adli hangi yaptırımlar gerekiyorsa bunların ivedilikle yapılması lazım. Bu konuyla ilgili bakanlık kurum ve kuruluşlarla da bir kez daha bu olay üzerine gerekli görüşmeyi yapıp müracaatlarımızı bir kez daha yenileyeceğiz ve bu görüntülerden ülkemizin kurtulması lazım. Bu olaylar ya da müdahaleler hem bizim mesleğimizin saygınlığını, hayvan insan sağlığını, hayvan haklarını, hayvan refahını kesinlikle tehdit eden hususlar. O açıdan önemsiyoruz ve bir kez daha tüm yetkilileri göreve çağırıyoruz."



"Hayvancılığımızın geleceği açısından da sürdürülebilirliği açısından da önemli bir risk"


Buzağının yaşadığı bilgisini paylaşan Eroğlu, "Aydın Veteriner Hekimler Odası Başkanımızdan aldığımız bilgiye göre buzağının yaşadığını ifade ettiler. Hadise öğle saatlerinde oluyor. Bahsedilen ilçede, birçok serbest veteriner hekim arkadaşımız var. Kaldı ki gece hangi saat olursa olsun veteriner hekimler her zaman göreve hazır. Zaten veteriner hekimlik mesleğinin riskli, meşakkatli bir meslek olduğunu ifade ederken gecesi, gündüzü, cumartesi, pazar yoktur. Bir doğum vakası hem yavrunun hayatı hem annenin hayatı. Bu hadisede anne hayatını kaybetti, yavru yaşıyor. Bu hayvancılığımızın geleceği açısından da sürdürülebilirliği açısından da bir önemli bir risk, bir tehdit unsuru taşıyor. Bizim arzumuz, talebimiz herkes kendi mesleğini yapsın" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Manisa FK’da tek hedef galibiyet Manisa Futbol Kulübü, Trendyol 1. Lig’in 26. haftasında sahasında karşılaşacağı Bandırmaspor maçı hazırlıklarına devam ediyor. 18 Şubat Çarşamba akşamı oynanacak kritik mücadele öncesi biletler satışa sunulurken, diğer iç saha maçlarında olduğu gibi kadın ve 18 yaş altı taraftarlara ücretsiz giriş imkanı sağlanacak. Manisa Futbol Kulübü, Trendyol 1. Lig 26. hafta mücadelesinde sahasında Bandırmaspor ile oynayacağı karşılaşmanın hazırlıklarına devam ediyor. Siyah-beyazlı ekip, 18 Şubat Çarşamba günü saat 20.00’de Manisa 19 Mayıs Stadyumu’nda oynanacak maç öncesi hazırlıklarını sürdürüyor. Isınma hareketleriyle başlayan idman, 5’e 2 top kapma oyunu ile devam etti. Pas çalışmasının ardından dar alan oyunlarıyla tamamlanan antrenmanda futbolcuların hırslı ve istekli görüntüsü dikkat çekti. Manisa temsilcisi, yarın yapacağı antrenmanla Bandırmaspor maçının hazırlıklarını tamamlayarak maç saatini beklemeye başlayacak. Karşılaşmanın hakemleri açıklandı Mücadelede hakem Hakan Ülker düdük çalacak. Ülker’in yardımcılıklarını Çağrı Yıldırım ve Emrah Türkyılmaz yapacak. Karşılaşmanın dördüncü hakemi ise Muhammed Ömür olacak. Biletler satışta Öte yandan Manisa Futbol Kulübü’nün Bandırmaspor ile oynayacağı maçın biletleri satışa çıktı. Taraftarlar biletlerini www.passo.com.tr ve Passo mobil uygulaması üzerinden temin edebilecek. Kadın ve 18 yaş altı taraftarların iç saha maçlarını ücretsiz izleyebileceği belirtildi. Ücretsiz girişten yararlanmak isteyen taraftarların Passolig kart sahibi olması gerektiği, ücretsiz biletlerin ise maç günü Passolig gişelerinden tanımlanacağı ifade edildi. Karşılaşmanın bilet fiyatları Kapalı Alt Tribün ve Misafir Tribünü için 45 TL olarak açıklandı. Karşılaşma öncesi Manisa FK 34 puanla 13. sırada bulunurken, Bandırmaspor ise 36 puanla 10. sırada yer alıyor.
Sakarya Sapanca Gölü’nün geleceği akademik çalıştayda masaya yatırıldı Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) ve Sakarya Üniversitesi (SAÜ) iş birliğiyle düzenlenen "Sapanca Gölü Havzası’nın Sürdürülebilir Yönetimi Çalıştayı" başladı. Şehrin en stratejik su kaynağının geleceğinin akademik veriler ışığında ele alındığı çalıştayda, havzadaki kaçak yapılaşma ve iklim değişikliği tehditlerine dikkat çekildi. Sapanca Gölü’nün havza ölçeğinde sürdürülebilir yönetimi için birçok üniversiteden akademisyenler Sakarya’da bir araya geldi. Çalıştayın açılışında konuşan Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Sakarya Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan ve SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, gölün korunması için kurumlar arası iş birliğinin önemine vurgu yaptı. "6 bin civarında kaçak yapı var" Sakarya Valisi Rahmi Doğan, Sapanca Gölü’nün hem Sakarya hem de Kocaeli için hayati önem taşıdığını belirterek havzadaki yapılaşma tehlikesine dikkat çekip, "Sapanca Gölü yaklaşık 1 milyar 200 milyon ton içme suyu barındıran devasa bir havza. İki ilin toplam su kullanımı 130 milyon ton civarında ve bu rakam her geçen gün artıyor. Ancak göl etrafında çirkin bir yapılaşma görüyoruz. Tespitlerimize göre havzada 6 bin civarında bungalov olarak tabir edilen kaçak, ruhsatsız ve imarsız yapı var. Bu orantısız kullanım hem havzayı hem de göl suyunu kirletiyor. Bu ciddi tehlikeyle karşı karşıya olduğumuz bir gerçektir" dedi. "Türkiye su kaynakları bakımından riskli ülkeler arasında" SAÜ Rektörü Prof. Dr. Hamza Al, su yönetiminin dünyanın en büyük problemlerinden biri haline geldiğini ifade ederek, "Çalıştay başlıklarını yapay zekaya yüklediğimde; havza sisteminin bilimsel analizi, iklim değişikliği analizleri ve kuraklık senaryoları gibi zorlu başlıklar karşımıza çıktı. Yıllar önce ’su savaşları olacak’ dendiğinde fantastik geliyordu ancak bugün suyun en kıt kaynak olduğunu biliyoruz. Türkiye maalesef su kaynakları bakımından riskli ülkeler arasında yer alıyor" diye konuştu. Milyarlık altyapı yatırımı ve koruma kalkanı SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, gölü korumak adına dev bütçeli projelerin hayata geçirildiğini belirterek, "Gölümüzü korumak için yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Ballıkaya ve Çamdağı baraj süreçleri hız kazandı. Geçtiğimiz yıl 253 kilometrelik içme suyu hattını yeniledik. Şimdi ise 13 milyon euroluk proje ve ilave 1 milyar liralık yatırım ile 7 ilçemizde 300 kilometrelik hat yenilemesi daha yapacağız. Ayrıca göl çevresindeki 9 kilometrelik kolektör hattını rehabilite ederek doğal mirasımızı güvence altına alıyoruz" ifadelerini kullandı. "Su, hava gibi bir yaşam kaynağıdır" Çevre Yönetimi Genel Müdürü Fatih Turan ise suyun stratejik bir kaynak olarak yönetilmesi gerektiğini vurgulayarak, "İklim değişikliği nedeniyle suyun, tıpkı hava gibi vazgeçilmez bir yaşam kaynağı olduğunu unutmamalıyız. Vatandaşlarımızda bireysel farkındalık oluşturacak çalışmalar gerçekleştirmeliyiz. Bakanlık olarak arıtılmış atık suların yeniden kullanımı ve sanayide geri dönüşüm için tesislerin enerji giderlerine destek sağlıyoruz" dedi. Akademisyenler ve SASKİ arasında yürütülecek bilimsel çalışmaların, Sapanca Gölü için yeni bir koruma stratejisi oluşturması hedefleniyor.