SAĞLIK - 10 Haziran 2020 Çarşamba 12:38

TVHB Başkanı Eroğlu: “Kene çıplak elle dokunulmadan çıkarılmalı”

A
A
A
TVHB Başkanı Eroğlu: “Kene çıplak elle dokunulmadan çıkarılmalı”

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, “Kene çıplak elle dokunulmadan çıkarılmalı ve en yakın sağlık kuruluşu ile irtibat kurulmalıdır.

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, “Kene çıplak elle dokunulmadan çıkarılmalı ve en yakın sağlık kuruluşu ile irtibat kurulmalıdır. Kene çıkarıldıktan sonraki süreçte kişinin kendini takip etmesi, ateş, baş ağrısı ve diğer gribal belirtiler görülürse derhal en yakın sağlık kuruluşu ile irtibata geçilmelidir” dedi.


Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Kırım Kongo Kanamalı Ateş Hastalığı’na (KKKA) ilişkin açıklamalarda bulundu. Kenelerin, hayatlarını devam ettirebilmek için konak adı verilen canlılardan türlere göre değişen düzeylerde kan emmek zorunda olan eklem bacaklılar olduğunu hatırlatan Eroğlu, “Kan emme esnasında konaklarına birçok hastalık etkenini taşırlar. Esasında kenelerin konakları üzerine başka zararlı etkileri olsa da naklettikleri hastalıklar bu etkilerin en önemli olanıdır. Kenelerin tüm dünyada 200’ün üzerinde hastalık etkenine vektörlük yaptığı bilinmektedir. Doğadaki birçok canlı gibi insanlarda keneler için konak görevi görmektedir. Bu sebeple hastalıkların bir kısmının nakledildiği konaklar arasında insanlarda yer almakta ve keneler, özellikle ülkemizin de içinde yer aldığı tropik ve subtropik iklim kuşağında yer alan bölgelerde hem hayvan hem de insan sağlığını tehdit etmektedirler” ifadelerini kullandı.


Kırım Kongo Kanamalı Ateşinin (KKKA) 2002 yılından itibaren Türkiye’de özellikle Hyolamma marginatum marginatum’un yoğun olarak bulunduğu Giresun, Gümüşhane, Bayburt, Sivas, Tokat, Amasya ve Çorum illerinde insan sağlığını tehdit ettiğini aktaran Eroğlu, “Diğer taraftan bu kene türünün ülkemizin yedi coğrafi bölgesinde de tespit edilmiş bir tür olduğu unutulmamalıdır.Hastalık kenelerin aktivasyonu doğrultusunda ilkbahar mevsimi ikinci yarısı ile yaz mevsimi birinci yarısında en yüksek düzeye çıkmaktadır. KKKA ülkemizde ilk tespit edildiği 2002 yılından sonra 2008 yılında en yüksek düzeye ulaşmış sonraki yıllarda ise benzer vaka sayıları ile devam etmiştir. İçinde bulunduğumuz 2020 yılının hastalık sezonunun henüz erken dönemlerinde önceki yıllara göre artan vaka oranları üzerinde durulması gereken önemli bir husus olarak dikkati çekmektedir. Kırım Kongo Kanamalı Ateşi bakımından kene mücadelesinin temelini bireysel korunma uygulamaları ile evcil hayvan zinciri ve yakın çevresinde kene popülasyonunun kontrol altın tutulması oluşturmaktadır.


Bireysel korunma uygulamaları kapsamında; özellikle hastalık yönünden riskli bölgelerde bulunan vatandaşların park, bahçe, tarla gibi her türlü araziye çıktıklarında açık renkli elbise giyinmeleri, çorapları paçalarının üzerine çekmeleri, elbiselerine repellent(Geçirmez) uygulamaları ve aktivite sonrası tüm vücudun kene yönünden kontrol edilmesi sayılabilir.


Vücut üzerinde kan emen kene tespit edilmesi halinde kenenin en kısa sürede çıkarılması önem taşımaktadır. Kene çıplak elle dokunulmadan çıkarılmalı ve en yakın sağlık kuruluşu ile irtibat kurulmalıdır. Kene çıkarıldıktan sonraki süreçte kişinin kendini takip etmesi, ateş, baş ağrısı ve diğer gribal belirtiler görülürse derhal en yakın sağlık kuruluşu ile irtibata geçilmelidir. Kırım Kongo Kanamalı ateşinde erken teşhis ve tedavinin hayati öneme sahip olduğu unutulmamalıdır” açıklamasında bulundu.


Bireysel korunma yöntemlerini içeren eğitim faaliyetlerinin (TV programları, kamu spotları, broşürler vb.) toplumsal bilincin oluşumunu sağlayacağını vurgulayan Eroğlu, “Eğitim faaliyetleri eşgüdüm ve koordinasyonu ile çalışan bakanlıklar tarafında gerçekleştirilmeli ve kenelerin nasıl bir canlı olduğu, nerelerde bulunduğu, bulunduğu yerlerde davranış biçimleri, insan ve hayvanlardan beslenme yolları, konak üzerinde fark edildikten sonra yapılması ya da yapılmaması gerekenlerin öğretilmesini içermelidir. Evcil zincir ve yakın çevresinde kene popülasyonunun kontrolüne yönelik yapılacak uygulamalar; meraların sürülmesi, tarlaların biçilmesi, otların kurutulması ve sökülmesi gibi mekanik kontrol uygulamaları ile konak canlılarda kimyasal mücadeleyi kapsamaktadır. Mekanik kontrol uygulamalarının kene popülasyonunda bir azalmaya yol açacağı kabul edilmekte ancak uygulanabilirliği ile tarım ve hayvancılık üzerine olumsuz etkileri tartışılmaktadır. Bu uygulamaların Tarım ve Orman Bakanlığınca bölgelere göre uygun şekilde planlanarak gerçekleştirilmesinin fayda sağlayacağı düşünülmektedir. Konak canlılarda kimyasal mücadele kene mücadelesinde yaygın olarak kabul gören en etkili yöntemdir. Hayvanların üzerinde veya çevresinde bulunan kenelerin akarasidler ile kontrol altına alınması anlamına gelen bu yöntem, kene kaynaklı hastalıkların ortadan kaldırılması için insan-evcil hayvan temas riskinin de azaltılacaktır. Buradaki en büyük problem ise bilinçsiz ve yoğun akarasidlerin kullanımıdır. Diğer taraftan beklenen etkinin elde edilmesi için, tüm bölgeleri kapsayan, yeterli sayıda tekrarı yapılan uygulamalarla başarılı sonuç elde edilebilecektir. Özellikle küçük ölçekli hayvancılık işletmelerinde uygulamaların maliyeti de mücadelenin yapılmamasının nedenleri arasında olduğu da dikkate alındığında ve teşvik kapsamında bu uygulamaların yapılması ile nispeten daha fazla fayda sağlanacağı düşünülmektedir. Nitekim bu uygulamalar daha önceki yıllarda hastalığın yoğun olarak görüldüğü bölgelerde yapılmıştır” ifadelerini kullandı.


Kene mücadelesi söz konusu olduğunda zaman zaman çevre ilaçlaması gündeme geldiğini hatırlatan Eroğlu, şöyle devam etti:


“Oysa kenelerin yaşam alanlarının geniş olması ve çevrede ilaçların ya da etken maddelerin etki edemeyeceği alanlarda bulunmaları çevre ilaçlaması ile mücadelenin en büyük problemidir. Yine geniş çaplı bir çevre mücadelesinin ekolojik dengeye zarar vereceği, insan da dahil bir çok canlı türünün sağlığını olumsuz etkileyeceği unutulmamalıdır. Kene mücadelesinde çevresel ilaç uygulamaları etkin bir mücadele yöntemi olarak değerlendirilmemelidir. Bununla birlikte hayvan barınakları ve çevresinin ilaçlanması ile belli düzeyde etki elde edilebileceği de unutulmamalıdır.Sonuç olarak; Kırım Kongo Kanamalı Ateşi bakımından kene mücadelesinin temelini; bireysel korunma uygulamaları ile evcil hayvan zinciri ve yakın çevresinde kene popülasyonunun kontrol altında tutulması için yapılacak bilinçli paraziter mücadele uygulamaları oluşturmaktadır. Başarılı bir mücadele programının yürütülebilmesi için bu temel uygulamaların tüm bölgeleri kapsayacak şekilde ve yeterli sayıda tekrarının yapılmasının gerekliliği unutulmamalıdır.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Rıza Kayaalp ve Güreş Milli Takımı yurda döndü Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda 13. kez şampiyon olarak tarihi bir rekora imza atan Rıza Kayaalp Ankara’ya döndü. Arnavutluk’un başkenti Tiran’da düzenlenen Avrupa Güreş Şampiyonası’nda grekoromen stil 130 kiloda kazandığı altın madalyayla 13. Avrupa şampiyonluğuna ulaşarak rekor kıran Rıza Kayaalp ve beraberindeki güreş takımı yurda döndü. Milli güreşçileri Esenboğa Havalimanında kulüp yöneticileri, antrenörleri, çalışma arkadaşları ve aileleri Türk bayraklarıyla karşıladı. 1 altın, 1 gümüş ve 2 bronz madalya Avrupa Güreş Şampiyonası’nda Grekoromen Güreş Milli Takımı Avrupa ikincisi oldu. 130 kiloda Rıza Kayaalp altın, 67 kiloda Murat Fırat gümüş, 72 kiloda Cengiz Arslan ve 63 kiloda Kerem Kamal ise bronz madalya kazandı. "Bu şampiyonanın benim için önemi kırılmaz denilen bir rekoru kırmaktı" Zorlu bir şampiyonayı geride bıraktığını kaydeden Rıza Kayaalp, "Bu şampiyonanın benim için önemi kırılmaz denilen bir rekoru kırmaktı. Allah’a şükürler olsun 13. kez bu zafere ulaştım. 15. kez final yapıp, 13. kez Avrupa şampiyonu olarak grekoromen gibi zor bir branşta bunu elde eden ilk güreşçi olarak tarihe geçmek, ülkemizi temsil etmek bir Türk sporcusu olarak bunun olmasını sağlamak beni çok mutlu etti. Emeklerimin karşılığını almış oldum. Şükürler olsun. Aslında çıkıp güreşmek kolaydı. 2023’te en son Avrupa şampiyonluğumu kazanmıştım. 12. kez kazanarak o zaman egale etmiştim ama ondan sonraki süreçte çok şey geçti başımdan. Bu süreçte hiçbir zaman yılmadım. Bıktığımız zamanlar oldu ama bu küçük yavrumun duası beni her zaman ayakta tuttu. Ona bir söz vermiştim. Tekrar şampiyon olacağım diye. Allah’a şükürler olsun, yılmadım. 4-5 aydır da neredeyse eve gidemedim. Çocuklarımdan ayrı kaldım, ailemden ayrı kaldım. Bu rekoru ülkeme kazandırmak için elimden gelen bütün gayreti, çabayı gösterdim. Artık uzun yıllar boyunca Avrupa şampiyonluğu bir Türk güreşçide kalmış olacak. Bundan dolayı da çok mutluyum" diye konuştu. Tüm çocukların 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutlayan Kayaalp, dünyanın çocuklar için güzel bir yer olmasını diledi. Konuşmasının ardından kızına "Seni güreşte yenerim" diyen Kayaalp, kızından "Yenemezsin" cevabı aldı. Milli sporcu, kızının büyüyünce iyi bir sporcu olması temennisinde bulundu.
İstanbul Beykoz’da çocuklar bayramın tadını doyasıya çıkardı Beykoz Belediyesi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları kapsamında ilçede tam bir festival havası estirdi. Sahilde kurulan dev etkinlik alanında binlerce çocuk eğlencenin tadına varırken, dünya çocukları Beykoz’da kardeşlik köprüleri kurdu. Beykoz’da 23 Nisan kutlamaları, sabahın erken saatlerinde Beykoz Belediyesi 15 Temmuz Şehitler Meydanı’nda düzenlenen resmi törenle başladı. Atatürk Anıtı’na çelenk sunulmasının ardından program, Yücel Çelikbilek Gençlik Merkezi’nde devam etti. Beykoz Kaymakamı Fatih Ürkmezer, Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel ve ilçe protokolünün katılımıyla gerçekleşen İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü kutlama programında çocukların hazırladığı gösteriler büyük beğeni topladı. Resmi törenlerin ardından bayramın coşkusu, Beykoz Belediyesi’nin ev sahipliğinde sahil etkinlik alanına taşındı. Gün boyu süren etkinliklerde çocuklar için adeta bir özel bir dünya kuruldu. Şişme oyun gruplarında enerjilerini atan minikler, VR sanal gerçeklik gözlükleri, motosiklet ve Formula 1 simülasyonları ile teknolojik bir serüvene atıldı. At binme deneyimi yaşayan, basketbol makinesinde ter döken çocuklar, ebru, uçurtma, tuval boyama ve 23 Nisan temalı atölyelerde ise yeteneklerini sergiledi. 5 ülkeden dans grupları Beykoz’da Etkinlik alanındaki program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. 23 Nisan kutlamaları kapsamında Türkiye’ye gelen Almanya, Kırgızistan, Kosova, Bosna Hersek ve Kıbrıs halk dansları ekipleri, kendi kültürel ezgilerini Beykoz sahilinde sergiledi. Türk halk oyunları ekibinin de eşlik ettiği gösteriler, izleyicilerden büyük alkış topladı. "Sizler geleceğin mimarlarısınız" Gösterilerin ardından sahneye davet edilen Beykoz Belediye Başkan Vekili Özlem Vural Gürzel, çocukların bayramını kutlayarak, "Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün dünyadaki tüm çocuklara armağan ettiği bu eşsiz bayramda sizlerle bir arada olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Beykoz Belediyesi olarak en büyük önceliğimiz, sizlerin gülen yüzüdür. Bugün sadece eğlenmiyoruz, aynı zamanda farklı ülkelerden gelen kardeşlerimizle bir gönül köprüsü kuruyoruz. Cumhuriyetimizin teminatı olan sizler, yarının güçlü Türkiye’sinin mimarları olacaksınız. Hepinizin bayramı kutlu olsun" ifadelerini kullandı. Konuşmasının ardından dünya çocuklarına katılım sertifikalarını takdim eden Başkan Vekili Gürzel, minik misafirlerle anı fotoğrafı çektirdi. Program, çocukların sevgilisi Kral Şakir Müzikali ve göz alıcı Bubble Show gösterileriyle kesintisiz devam etti. Beykoz’da sporla büyüyen nesiller 23 Nisan coşkusu sahil etkinliklerinin yanı sıra Beykoz Belediyesi Spor Müdürlüğü tarafından düzenlenen sportif organizasyonlarla ilçenin farklı noktalarına yayıldı. Alibahadır Mesire Alanı Mete Gazoz Okçuluk Tesisleri’nde "Hedef Tam Merkez: 23 Nisan Olimpik Okçuluk Turnuvası" kapsamında düzenlenen müsabakalarda "Minikler" ve "Yıldızlar" kategorisindeki sporcular, ata sporu okçulukta olimpiyat ruhunu Beykoz’a taşıdı. Geleceğin Mete Gazoz’larının yetişmesine imkân sağlayan turnuva, izleyenlerinden tam not aldı. Bayram heyecanının bir diğer adresi ise Kavacık Spor 15 Temmuz Şehitler Stadı oldu. Belediye bünyesinde organize edilen futbol etkinliklerinde bir araya gelen genç yetenekler, sportmenlik çerçevesinde hazırlık maçları gerçekleştirdi. Fiziksel gelişimi ve takım ruhunu destekleyen bu organizasyonlarla Beykozlu çocuklar, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı hem sanatın hem de sporun birleştirici gücüyle kutlama imkânı buldu.
Adıyaman Besni’de 23 Nisan coşkusu Adıyaman’ın Besni ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, çelenk sunumu ve okul programıyla coşkuyla kutlandı. Adıyaman’ın Besni ilçesinde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları, Kaymakamlık önünde gerçekleştirilen çelenk sunumu ile başladı. Program, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından sona erdi. Resmi törenin ardından kutlamalar, Fatih Sultan Mehmet İlk ve Ortaokulu bahçesinde düzenlenen etkinliklerle devam etti. Programa Besni Kaymakamı Ahmet Oğuz Aslan, Belediye Başkanı Reşit Alkan, İlçe Emniyet Müdürü İbrahim Yücel, İlçe Jandarma Komutanı Yunus Tosun, İlçe Milli Eğitim Müdürü Mehmet Demirel, ilçe protokolü, siyasi parti temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve çok sayıda veli katıldı. Okul bahçesindeki kutlama programı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve aziz şehitler anısına yapılan saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Ardından anasınıfı öğrencilerinin Türk bayraklarıyla gerçekleştirdiği gösteri büyük beğeni topladı. Okul Müdürü Mehmet Karaboğaz, yaptığı konuşmada 23 Nisan’ın hem milli egemenliğin simgesi hem de çocuklara armağan edilmiş özel bir bayram olduğunu vurguladı. Program kapsamında öğrenciler tarafından sahnelenen tiyatro gösterisi izleyicilerden büyük alkış aldı. Etkinliklerde çocuklar; sandalye kapmaca, çuval yarışı ve balon patlatma gibi oyunlarla eğlenceli anlar yaşadı. Halk oyunları gösterileri ise programa ayrı renk kattı. Etkinliklerin sonunda çeşitli yarışmalarda dereceye giren öğrencilere ödülleri, Besni Kaymakamı Ahmet Oğuz Aslan ve protokol üyeleri tarafından takdim edildi. 23 Nisan kutlamaları, Adıyaman Üniversitesi Besni Meslek Yüksekokulu’nda uçurtma şenliği ile çocukların neşesi ve renkli görüntüler eşliğinde sona erdi.