SAĞLIK - 22 Nisan 2025 Salı 10:33

TVHB Başkanı Eroğlu: "Sağlıkta şiddet kapsamında veteriner hekimlerin yer almasını talep ediyoruz"

A
A
A
TVHB Başkanı Eroğlu: "Sağlıkta şiddet kapsamında veteriner hekimlerin yer almasını talep ediyoruz"

Türk Veteriner Hekimleri Birliği (TVHB) Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, 26 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, "Sağlıkta şiddet kapsamında da veteriner hekimlerin yer almasını özellikle kamu yönetimine talep ediyoruz" dedi.


Dünya Veteriner Hekimler Birliği (WVA), 26 Nisan Dünya Veteriner Hekimler Günü’nün bu yılki temasını ‘Hayvan Sağlığı Bir Ekip İşidir’ olarak duyurdu. TVHB Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu da konu hakkında açıklamalarda bulundu.



"Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak da güzel bir tema"


‘Hayvan Sağlığı Bir Ekip İşidir’ olarak belirlenen tema ile ilgili konuşan Eroğlu, "Bu temayla sağlıklı hayvanı elde edebilmek için veteriner hekimlerle birlikte bir kolektif çalışmayı taraflar dile getiriyor. Yardımcı hizmet, sağlık hizmeti veren personel, araştırmacılar, yetiştiriciler, hayvan sahipleri bunları bir bütün olarak, bir ekip olarak değerlendiriliyor. İstenilen sonucu alabilmek için de bu ekibe ihtiyacın olduğunu, böyle de bir teşkilata ihtiyaç olduğu dile getiriliyor. Ülkemiz açısından da bizim Türk Veteriner Hekimleri Birliği olarak da güzel bir tema" ifadelerini kullandı.



"Hayvan Sağlığı Bir Ekip İşidir temasını işleyecek sunumlar olacak"


Yapılacak olan programda basın ve hizmet ödüllerinin de takdim edileceğini belirten Eroğlu, "Her veteriner hekimler odamız lokal olarak oranın özelliklerini de dikkate alarak hem mesleki çalışma alanları, hem mesleki sorunların çözümündeki değerlendirmeler ve yemek, balo ya da kokteyl, müzik dinletisi şeklinde bu etkinliği uygulamaya, icra etmeye çalışıyorlar. Biz de Ankara’da 26’sında Anıtkabir ziyaretiyle başlayacağız. Daha sonra da bir kapalı salonda veteriner hekimliğin ‘Hayvan Sağlığı Bir Ekip İşidir’ temasını işleyecek sunumlar olacak. Veteriner hekim meslektaşlarımızın ülkemizdeki çalışma şartları, oradaki zorluklar, ayrıca sağlıkta şiddet konusu var. Onlar dile getirilecek. Sayın Tarım ve Orman Bakanımızın da iştirak edeceğine dair bakanlıktan bilgi verdiler" diye konuştu.



"25 Nisan’da da Yozgat, Sorgut’ta olacağız"


Dünya Veteriner Hekimleri Günü dolayısıyla meslektaşlarının bu günü kutladığını söyleyen Eroğlu, "Daha güzel yarınlarda inşallah buluşmak üzere diyorum. Sorunları tamamen çözüme kavuşturulmuş gerek serbest çalışan, gerek kamuda çalışan veteriner hekimlerin özgürlük hakları, aynı zamanda emekli veteriner hekimlerin sorunları var, özellikle maaş konusunda. Bu sorunların çözüme kavuşturulmuş, hayvan sağlığının yanı sıra asıl itibariyle insan sağlığına hizmet eden veteriner hekimlerin de sağlık meslek grubunda müteahhit edilmesini, o haklardan faydalanmasını, yine gün geçmiyor ki bir meslektaşımız saldırıya, fiili ya da sözlü saldırıya uğramasın. 25 Nisan’da da Yozgat, Sorgut’ta olacağız. 2022 yılında bir meslektaşımız mezbahada maalesef hayatını bir saldırı sonucunda kaybetti. Sağlıkta şiddet kapsamında da veteriner hekimlerin yer almasını özellikle kamu yönetimine talep ediyoruz" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Palandöken: "Esnaf ve sanatkârlar yeni yıldan ümitli" Esnaf ve sanatkârların mali zor bir yılı geride bıraktığını söyleyen TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, 2026 yılına girerken esnaf, hem ekonomik gelişmeler hem de yapılması beklenen düzenlemeler nedeniyle daha umutlu bir beklenti içerisindedir. Enflasyonun düşmesi yönündeki beklentiler ve bugüne kadar kadük kalan bazı kanunların hayata geçirilmesiyle esnafı rahatlatacak adımların atılması, 2026 yılının daha olumlu geçeceğine dair umudu artırmaktadır" dedi. "7 bin 200 prim günü sözü artık hayata geçirilmeli" 2026 yılına girdiğimiz bu günlerde esnafın en büyük beklentilerinden birinin sosyal güvenlik alanında verilen sözlerin yerine getirilmesi olduğunu vurgulayan Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Özellikle norm birliği sağlanması beklenen sektörlerde ve sosyal güvenlik alanında önemli sorunlar devam etmektedir. Esnafın uzun süredir yaşadığı 7200 prim günü mağduriyeti hâlen giderilememiştir. Aynı şekilde perakende sektöründe haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasına yönelik düzenlemeler de bu yıl içinde sonuçlandırılamamıştır. Esnafın temel beklentileri açıktır. Sosyal güvenlikte 7200 prim gününün 9 bin günle eşitlenmesi ve perakende sektörünü düzenleyen yasa tasarısındaki eksikliklerin giderilmesi öncelikli talepler arasındadır" şeklinde konuştu. Yıllardır dile getirdikleri Perakende Yasası’nın güncellenmesi talebinin de artık ertelenmemesi gerektiğini vurgulayan Palandöken, "En azından haftada bir gün zincir marketlerin kapatılması, esnafla doğrudan rekabet eden sigara ve ekmek gibi belirli ürün gruplarının satışına ilişkin sınırlamaların, yasal düzenleme çıkıncaya kadar tebliğlerle hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu adımlar, esnafın ayakta kalabilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bir diğer önemli sorun ise kira stopajı uygulamasının devam etmesidir. Bu uygulama hem devlet açısından vergi kaybına yol açmakta hem de esnafın çifte vergi ödemesine neden olmaktadır. Gayrimenkul sahibi kira geliri üzerinden vergi öderken, esnaf da yüzde 20 oranında stopaj yüküyle karşı karşıya kalmaktadır. Ortalama 20 bin liralık bir kira bedeli düşünüldüğünde, esnafın aylık 4 bin lira ek vergi ödemesi gerekmekte, bu durum, zaten yüksek olan giderleri daha da artırmaktadır" ifadelerini kullandı. "Esnaf aylık binlerce lirayı çifte vergiye ödüyor" Enerji maliyetlerinin esnafın en büyük yüklerinden biri olduğuna dikkat çeken Palandöken, "Doğal gaz ve elektrik kullanımında bugüne kadar uygulanan devlet destekleri ve kilovat başına sağlanan indirimlerin kaldırılması, belirli tüketim miktarlarını aşan esnaf için ciddi maliyet artışlarına neden olmuştur. Bugün birçok esnaf, dükkân kirasını aşan elektrik ve doğal gaz faturalarıyla karşı karşıya kalmaktadır. Kira stopajı, enerji giderleri ve diğer girdi maliyetleri bir arada değerlendirildiğinde, esnafın mali yükü sürdürülemez bir noktaya gelmektedir" diye konuştu. "Esnafı güçlendirmek türkiye ekonomisini güçlendirmektir" Esnafın korunmasına yönelik Anayasa’nın 173’üncü maddesi kapsamında esnafa sağlanan kredilerin, piyasa faizlerine kıyasla düşük görünse de esnaf için hâlen yüksek kaldığını belirten Palandöken, "Bunun temel nedeni, esnafın müşterileriyle yıllardır sürdürdüğü faizsiz deftere yazma usulüyle çalışması ve bu kültürün devam etmesidir. Bu nedenle ortaya çıkan kredi modeli, piyasaya göre ucuz ancak esnaf açısından pahalı bir yapı oluşturmaktadır. Ayrıca KDV oranlarında da adil ve sürdürülebilir bir birlikteliğin sağlanması gerekmektedir. Esnafı en çok mağdur eden uygulamalardan biri, yüzde 1 oranıyla alımı yapılan bir ürünün satışta yüzde 10 KDV oranına tabi tutulmasıdır. Yüzde 1’le giriş yapan bir ürünün yüzde 1’le çıkmasının sağlanması, esnafın mağduriyetinin giderilmesi açısından vazgeçilmez bir düzenleme olacaktır. Ekonomik istikrarın sağlanması, esnafın rahatlaması ve güçlenmesi adına gerekli düzenlemelerin gecikmeden hayata geçirilmesi zorunludur. Çünkü esnaf güçlendiğinde ülke ekonomisi de güçlenecek, esnafın ayakta kalmasıyla birlikte rekabet gücü korunacaktır" şeklinde konuştu.
Hatay Dünyanın en iyi tatlısı seçilen ‘Antakya Künefesi’ down sendromlu Mehmet’in ellerinde tat buluyor HATAY (İHA) – Hatay’da yaşayan down sendromlu Mehmet Doğru, 6 ay önce çırak olarak başladığı künefecide kendini geliştirerek künefe yapmayı öğrendi. Ustası Müslüm Günal’ın öğrettikleriyle dünyanın en iyi tatlısı olan Antakya künefesini yapmayı başaran Doğru’nun kendine özel müşterileri bulunuyor. Türkiye’nin medeniyet şehri olan Hatay, yöresel yemekleri ve tatlılarıyla gastronomi şehir olarak öne çıkıyor. Bölgeye özgü lezzetlerden olan Antakya künefesi, 2008 yılında tescillenerek kayıtlara girdi. Gıda sektörü hakkında araştırma yapıp bilgi sunan ‘TasteAtlas’ dergisi tarafından yapılan çalışmalarda Antakya künefesi dünyanın en iyi tatlısı seçildi. Dünya’da bulunan 2 bin 274 tatlının yarıştığı ‘Dünyanın En İyi 100 Tatlısı’ listesinde, 97 bin 422 değerlendirme sonucunda 4,51’lik puan ortalamasıyla en iyi tatlı seçildi. Tuzsuz peynir, kadayıf ve tereyağının bir araya gelmesiyle oluşan künefe, şehrin simgesi haline geldi. Antakya ilçesi Kisecik Mahallesi’nde yaşayan Müslüm Günal, 20 yıldır dünyanın en iyi tatlısı olan künefe yaparak vatandaşların damaklarında tat bırakıyor. Künefe yemek için Müslüm Usta’yı tercih eden 21 yaşındaki down sendromlu Mehmet Doğru, her gün künefe yediği işyerine 6 ay önce çırak olarak başladı. Müslüm Usta’nın künefe yapmanın inceliklerini anlattığı Doğru, kısa sürede künefe yapmayı öğrendi ve kendine özel müşteri kitlesi oluşturdu. "Bütün insanları Hatay’a künefe yemeye davet ederek, down sendromlu Mehmet ustanın ellerinden dünyanın en iyi tatlısını tatmalarını istiyoruz" Down sendromlu Mehmet’in yaklaşık 6 aydır yanında çıraklık yaptığını söyleyen künefe ustası Müslüm Günal, "Ben yaklaşık 20 yıldır künefe ustasıyım ve 15 yıldır ise işletme sahibiyim. Künefe yapmayı aileden öğrendim. Künefenin içinde; kadayıf, yöreye ait tuzsuz peynir ve tereyağı kullanılır. Künefe, dünyanın en iyi tatlısı seçildi. Bu da bizim için gurur vericiydi, dünyanın en iyi tatlısı künefedir. Mehmet 21 yaşında down sendromludur ve aynı zamanda benim köylümdür. Her gün künefe yemeye yanıma gelirdi. Mehmet’i işe alarak künefe ustası yapmaya karar verdik. Mehmet, yaklaşık 6 aydır künefe yapmayı öğreniyor ve kendisinin özel müşterileri var. Hatay, gastronomi şehridir. Künefemiz zaten coğrafi tescil aldı. Künefe, 2025 yılının en iyi tatlısı seçildi. Bütün insanları Hatay’a gelip künefe yemeye davet ediyoruz. Mehmet ustanın ellerinden dünyanın en iyi tatlısını tatmalarını istiyoruz" ifadelerini kullandı.