KÜLTÜR SANAT - 28 Eylül 2025 Pazar 16:17

Üç gün süren kahve festivali Başkent’i kahve kokusuna bürüdü

A
A
A
Üç gün süren kahve festivali Başkent’i kahve kokusuna bürüdü

Ankara Coffee Festival, 9’uncu kez yerel kahveciler, nitelikli kahveler ve farklı demleme yöntemleriyle Ankaralılarla bir araya geldi.


Ankara Coffee Festival, 9’uncu kez Bilkent Center’da kapılarını açtı. Türk Telekom Prime ana sponsorluğunda, ‘Şehri Uyandıran Festival’ mottosuyla düzenlenen etkinlik, 26-27-28 Eylül tarihlerinde kahve tutkunlarını kahve kültürünün temsilcileri, tadımlar, workshoplar ve müzikle buluşturdu. 3 gün boyunca 200’e yakın marka, 154 stant ve yoğun etkinlik programı Başkentlilerle bir araya geldi.



"Ülkenin kahveciye de ihtiyacı var"


Dünya kahve kavurma, demleme gibi yarışmalarda dereceye giren ve Türkiye’de birincilikleri olan 13 yıllık kahve firması kurucu ortağı olan İran asıllı Alireza Razzaghzadeh, "Konsantremiz ev tipi tüketici üzerinde. Ev tüketici Türkiye’de çok bilinçli olmuş. Bizim ev baristalarımız var. Türkiye Demleme Şampiyonası’nda bir ev baristası ülkede şampiyon oldu. Biz de firma olarak hem aromatik kahveler hem geleneksel alıştığımız kahveler sunuyoruz. Artık son tüketici farklı kahveler istiyor. Dünya yarışma konusu biraz daha farklı oluyor. Kahvenin özellikleri, aromatik bileşenleri, gövdesi gibi bir sürü farklılık ön plana çıkıyor. En iyi kahveyi bulup yarışmada sergilememiz gerekiyor. Bu sene de Dünya yarışmasında Kolombiya kahvesini bulduk. Çiftlik olarak Mikava çiftliği. Çiftçi sahibiyle arkadaştık. Bize en güzel lotlarından sundu. Dünya yarışmasında başarılı olduk bu sayede. Yerimiz Gaziantep’te ama festivaller bizi bir araya getiriyor. Ekonomi ve Bankacılık okuyordum ama üniversitenin yanında kahve işiyle uğraşıyordum. Ben bankada çalışmayı sevmiyorum ve eve gittim anneme dedim ki ben okulu bırakacağım. Tabii ki beklediğim şey buydu, ‘sen bırakamazsın’. Dedim ki ülkenin kahveciye de ihtiyacı var, ekmekçiye de, fırıncı, lastikçi bunlara da ihtiyacı var. Herkes doktor, mühendis olmaması gerekiyor. Ondan sonra benim kahve yolculuğum başladı. 3-4 ülkede çalıştım. Güzel Türkiye’de çalışmalarımı devam ettim. Gururla Türkiye’yi farklı yarışmalarda sergiledim. Gerçekten bu konuda da çok mutluyum" dedi.



"Ankara’da Türkiye’deki en iyi kahve festivali gerçekleşiyor"


Eskişehir’den stant açmak için geldiklerini dile getiren kahve kavurucusu Ekrem Özdamar, "İnanılmaz kalabalık. Bence Ankara’da Türkiye’deki en iyi kahve festivali gerçekleşiyor. Burada tüketici, 3’üncü nesil hakkında ve farklı kahveleri deneme konusunda çok açıklar. Konserler de aynı zamanda çok iyi. Her sene katılmaya çalışıyoruz. İnsanlar genelde iletişime açıklar. Deneyimlemek istiyorlar farklı şeyleri. Biz de insanların istediklerine göre farklı kahve seçikleriyle, farklı parametreler oluşturmaya çalışıyoruz. Hatta bazıları şehrimizde kahvemizi denemek istiyorlar. Bizim burada önemsediğimiz şey biraz daha nitelikli kahveler kavurmak. Ekvator bölgesinde dediğimiz ülkelerde yetişen kahve çekirdekleri lojistik firma araçları ile Türkiye’ye geliyor. Bu kahveleri deneyerek en iyi nasıl kavurabiliriz, bu kahveyi nasıl tüketiciyle buluşturabiliriz diyerek bu kahveleri seçiyoruz. Daha sonrasında belli bir ısıl ve enerji işlemiyle beraber bu kahveleri bir kavurma makinesinde kavuruyoruz. Bu kavurma süreçlerinde hepsi için ayrı bazı prosesler deniyoruz" dedi.



"Ankara’daki yerel kahvecilerin çok güzel bir tanıtımı oluyor"


Kahve meraklısı olarak gününün çok güzel geçtiğini ifade eden Ferhat Türker, "Her sene katılmaya gayret ediyorum bu festivale. Çünkü Ankara’daki yerel kahvecilerin de çok güzel bir tanıtımı oluyor. Yerel kahvecileri de burada tanıyoruz. Farklı kahve tatlarını da burada deneyimlemiş oluyoruz. Bir kupa hediye ettiler bizlere. Her zaman yanımızda taşıyabileceğimiz, boynumuza asılır bir kahve fincanımız oldu. Tadımları da bununla yapmayı planlıyoruz. Burada çok güzel bir kahve müzesi açılmış Ankara Kalesi’nde bulunan. Güzel bir standı var, çok hoş, otantik, tam bir müzeyi buraya taşımış. Çok güzel bir yerdi. Herkesi oraya da beklerim. Hem güzel fotoğraflar çekiyorlar orada. Kahve müzesi de çok güzel" şeklinde konuştu.



"Kahve tutkusunu bildiğim için doğum gününde erkek arkadaşıma sürpriz yaptım"


Festivale bir süredir gelmek istediğini ve yeni fırsat bulduğunu belirten Ceren Türkmen, "Biraz heyecanlıyım ve her şeyi denemek istiyorum. Yanında bilen biriyle gezmek de o anlamda iyi olacak benim için. Kahvekoliklere gerçekten burası gerçekten burası çok güzel keyifli, güzel bir pazar geçirmelerini sağlıyor. Aslında ben kahve tutkusunu bildiğim için böyle bir sürpriz yapmak istedim doğum gününde erkek arkadaşıma. Kuzenimden de bizim fotoğraflarımızı da yapabileceği, çizebileceği bir tasarım rica ettim. O tasarımı yaptı. Sonrasında bir baskı aldık ama o baskı yetmedi. Çünkü güzel de görünmedi belli bir süre sonra. Sonra dikiş yaptırdık. Daha da güzel oldu. Ne yazıyor? ‘How do you like your coffee?’ ‘With you’ diyor. Kahveni nasıl içmek istersin? Seninle" diyerek Ferhat Türker ile birlikte kahve severlere iyi dileklerde bulundular.



"Türkiye’deki kahve kültürünün bu kadar iyi olduğunu bilemiyorduk"


Festival için Kırşehir’den ailecek geldiklerini belirten Halil Altunsaray, "İkinci defa geliyoruz buraya. Bizim için çok değişik bir deneyim oldu. Hem geçen sene hem de bu sene. Türkiye’deki kahve kültürünün aslında bu kadar iyi olduğunu bilemiyorduk. Buraya gelerek bunu öğrenmiş olduk. Geldiğimizden beri birçok standı gezdik. Birçok hediye dağıtıyorlardı. Onlardan faydalandık. Şimdi de bir kahve molası verelim dedik. Başlarda çok değişik bir kahve vardı. Tam olarak ismini hatırlamıyorum ama o çok güzeldi. Çok hoşuma gitti. Çok da hafifti böyle. Bildiğimiz acı tadı yoktu çok" diye konuştu.



Üç gün süren kahve festivali Başkent’i kahve kokusuna bürüdü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Üniversite öğrencilerine ücretsiz çamaşırhane hizmeti Kocaeli’de üniversite öğrencilerine yönelik hayata geçirilen merkez, 10 çamaşır ve 5 kurutma makinesiyle hizmet veriyor. Çamaşırhanede öğrenciler, kitaplarını okuyup ders çalışırken giysileri ücretsiz yıkanıp ütüleniyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesince hayata geçirilen uygulama kapsamında, üniversite öğrencilerine ücretsiz çamaşır yıkama, kurutma ve ütü hizmeti veriliyor. İzmit Kemalpaşa Mahallesi Şahabettin Bilgisu Caddesi’nde oluşturulan çamaşırhane, haftanın 7 günü 09.00-18.00 saatleri arasında öğrencilere hizmet sunuyor. Öğrenci kimlik kartlarıyla kayıt yaptıran üniversiteliler, merkezde bulunan 10 çamaşır ve 5 kurutma makinesini ücretsiz kullanabiliyor. Ütü imkanının da sağlandığı tesiste, öğrenciler işlemlerin tamamlanmasını beklerken kitap okuma alanında vakit geçirebiliyor. Kocaeli Üniversitesi İlahiyat Fakültesi öğrencisi Seyfullah Aydoğdu, Ordu’dan Kocaeli’ye eğitim için geldiğini ve çamaşırhane hizmetini sık kullandığını söyledi. Aydoğdu, "Büyükşehir Belediyesi’nin öğrenciler için hayata geçirdiği hizmetle bu yıl tanıştım. Buraya sıklıkla geliyorum, makineler temiz ve hijyenik. Tamamen öğrencilerin ihtiyaçlarına yönelik bir hizmet. Büyükşehir Belediye Başkanımıza teşekkür ediyorum. Diğer illerle kıyasladığımızda böyle bir hizmete rastlamak zor. Bu uygulamanın tüm illere örnek olmasını diliyorum" dedi.
Denizli 70 yaşında hem araba hem motosiklet ehliyeti aldı Denizli’nin Çameli ilçesinde yaşayan Yalçın Uzun, azmiyle gençlere örnek oldu. Uzun, 70 yaşında girdiği ehliyet sınavını tek seferde geçerek B sınıfı ehliyetini aldı. İki ay sonra tekrar sınava giren Yalçın Uzun, A1 ehliyetini de tek seferde sınavı geçerek aldı. Uzun "Çok çalıştım, inat ettim ve başardım" dedi. Denizli’nin Çameli ilçesinde yaşayan, hayatının büyük bölümünü esnaflık yaparak geçiren 70 yaşındaki Yalçın Uzun, azmi ve kararlılığıyla örnek bir başarı hikâyesine imza attı. Bir çocuk ve iki torun sahibi olan Uzun, 70 yaşında sürücü kursuna yazılarak ehliyet almaya karar verdi. İlk kez girdiği sürücü belgesi sınavlarında hem yazılı hem de direksiyon aşamalarını başarıyla tamamlayan Uzun, B sınıfı sürücü belgesini ilk seferde aldı. Bununla da yetinmeyen Uzun, iki ay sonra, yeniden sınava girerek bu kez A1 motosiklet ehliyetini almaya hak kazandı. Böylece 70 yaşında iki farklı ehliyet sahibi olmayı başardı. Yaşının hiçbir şey için engel olmadığını vurgulayan Yalçın Uzun, "Ehliyet almak isteyen gençlere tek diyeceğim şey vazgeçmemeleri. Ben 70 yaşında sınava girdim ve B ehliyetimi aldım. İki ay sonra tekrar çalıştım, A1 ehliyetimi de kazandım. 70 yaşında iki ehliyet sahibi olduysam, herkes başarabilir. Kendinize inanın, çalışın ve pes etmeyin. Bu süreçte bana destek olan Çameli Sürücü Kursu sahibi ve öğretmenlerine de yürekten teşekkür ediyorum" dedi. Çameli Sürücü Kursu Müdürü Ayşe Nur Akkan, Uzun’un disiplinli çalışması, düzenli katılımı ve öğrenme isteğiyle diğer kursiyerlere de örnek olduğunu belirterek, "Yaşın değil, isteğin önemli olduğunu bize bir kez daha gösterdi. Kursiyerimiz 70 yaşında olmasına rağmen, gerçekten hepimize ders veren bir başarı öyküsü yazdı. Kurs sürecinde son derece disiplinli, dikkatli ve öğrenmeye açık bir tavır sergiledi. Yaşının ilerlemiş olması hiçbir zaman bahane olmadı. Bu başarı, ‘artık geç’ diyen herkes için çok güçlü bir cevaptır. Biz Çameli Sürücü Kursu olarak her yaştan bireyin güvenli ve doğru sürüş eğitimi alabileceğine inanıyoruz. Yalçın Uzun’un azmiyle gurur duyuyor, kendisini yürekten tebrik ediyoruz" Şeklinde konuştu. Yalçın Uzun’un azim dolu başarı hikâyesi, sadece Çameli’nde değil, ehliyet almak için tereddüt yaşayan herkese umut ve cesaret kaynağı oldu.
Kocaeli HEKİMSEN Genel Başkanı Kurban: "Mesele sadece saç örmek değil, bu eylemin bir terör örgütü militanının ölümü sonrası başlatılan siyasi bir akıma destek mahiyetine bürünmesidir" HEKİMSEN Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, sosyal medyadaki paylaşımı nedeniyle görevden uzaklaştırılan hemşireye ilişkin, "Mesele sadece saç örmek değil. Bu eylemin bir terör örgütü militanının ölümü sonrası başlatılan siyasi bir akıma destek mahiyetine bürünmesidir. Bu arkadaşımız, belki de farkında olmadan terör örgütüne destek vermiş oldu ve şu an bedelini ödüyor" dedi. Hekim ve Diğer Sağlık Çalışanları Kamu Sağlık ve Sosyal Hizmetler Sendikası (HEKİMSEN) Genel Başkanı Uzm. Dr. Adil Kurban, Kocaeli’de bir kamu hastanesinde görevli hemşire İ.A.’nın görevi başındayken çektiği ve provokatiflik içeren bir akımla ilişkilendirilen videosu nedeniyle adli kontrolle serbest bırakılmasını ve görevden uzaklaştırılmasını değerlendirdi. "Mesele sadece saç örmek değil" Saç örme eyleminin Türk kültüründe yeri olan bir gelenek olduğunu ancak söz konusu olayda durumun farklılaştığını belirten Kurban, "Mesele sadece saç örmek değil. Bu eylemin bir terör örgütü militanının ölümü sonrası başlatılan siyasi bir akıma destek mahiyetine bürünmesidir. Bu arkadaşımız, belki de farkında olmadan terör örgütüne destek vermiş oldu ve şu an bedelini ödüyor" dedi. "İster istemez SDG’ye destek olmuş oldu" Türkiye’nin çok kültürlü yapısına işaret eden Kurban, ırkçılığın karşısında olduklarını ancak terör faaliyetleri konusundaki duruşlarının net olduğunu kaydetti. Kurban, "Biz ırkçı değiliz, ırkçılık yapmıyoruz. Bu gibi problemlerin eğitimle giderilmesi gerekiyor, bu eğitimle de alakadar. Bu arkadaşımız da ister istemez SDG’ye destek olmuş oldu. Şu anda da hakkında işlem başlatıldı" diye konuştu. Kurban, toplumsal hassasiyetlerin en üst düzeyde olduğu bir dönemden geçildiğine dikkati çekerek, "Kamu görevlilerinin de sosyal medyadaki paylaşımlarında sağduyulu olmaları gerekir. Ne kadar işini iyi yaparsan yap, eğer yaptığın paylaşım Türkiye Cumhuriyeti’nin bütünlüğüne zarar veren bir oluşuma sempati olarak algılanıyorsa, bunun hukuki sonuçları olur. Hepimiz bu ülkenin birer parçasıyız ancak terör faaliyetleri karşısında duruşumuz nettir" şeklinde konuştu. "Sağlık sektöründe güven esastır" Sağlık sektöründe güvenin esas olduğunu vurgulayan Kurban, geçmişte terör bağlantılı kişilerin askerlere kasten yanlış tedavi uyguladığı örneklerin hafızalarda olduğunu hatırlatarak, "Biz bu milleti bölecek, terörle yan yana getirecek hiçbir harekete sıcak bakmıyoruz. Geçmişte bazı bölgelerde askerimize kasten yanlış tedavi uygulayan örnekleri gördük. Bu kişinin de doğrudan zarar vereceğine hükmedemem ancak bu tür yaklaşımlar o şüpheyi çağrıştırır. Kimse kusura bakmasın, terörist olan birinin sağlık sisteminde çalışmaması lazım. Bir teröriste güvenilemez, tedavi verdirilemez" ifadelerini kullandı. Hemşire İ.A., görevi başındayken saçlarını ördüğü videoyu kayda alarak, sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Kocaeli İl Sağlık Müdürlüğü konuya ilişkin yaptığı açıklamada, hemşirenin "Devlet Memurları Kanunu" ve "Kamu Görevlileri Etik Davranış İlkeleri"ne aykırı hareket ettiğini vurgulayarak, hakkında gerekli adli ve idari soruşturma başlatıldığını bildirmişti. Hemşire İ.A., 25 Ocak’ta İstanbul’da polis ekipleri tarafından kardeşinin evine gözaltına alınıp, işlemleri için Kocaeli Emniyet Müdürlüğü’ne götürülmüştü. İ.A., tamamlanan işlemlerinin ardından sevk edildiği adliyede çıkarıldığı mahkemece adli kontrolle serbest bırakılmış, görevinden de uzaklaştırılmıştı.
Tekirdağ Tekirdağ’da uyuşturucuya geçit yok: 157 şüpheliye işlem, 16 tutuklama Tekirdağ genelinde uyuşturucu ile mücadele kapsamında 11 ilçede düzenlenen denetim ve operasyonlarda 157 şüpheli hakkında adli işlem yapılırken, uyuşturucu ticareti suçundan 16 kişi tutuklandı. Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele ekipleri, 19-26 Ocak 2026 tarihleri arasında il genelinde NARVAS ihbarları doğrultusunda kapsamlı çalışmalar gerçekleştirdi. Bu süreçte 11 ilçenin 62 mahallesinde toplam 144 uygulama yapıldı. Uygulamalarda uyuşturucu madde kullanmak veya bulundurmak suçundan 134 kişi, uyuşturucu madde ticareti suçundan ise 23 kişi olmak üzere toplam 157 şüpheliye adli işlem uygulandı. Operasyonlarda sokak satıcılarına yönelik yapılan aramalarda 398 gram çeşitli uyuşturucu madde, 2 bin 28 adet uyuşturucu hap, bir adet av tüfeği ile uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 32 bin 515 TL ele geçirildi. Uyuşturucu madde ticareti suçundan adli makamlara sevk edilen 16 şüpheli tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü yetkilileri, gençleri zehirleyen sokak satıcılarına karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceğini vurgularken, vatandaşların ihbar ve desteklerinin büyük önem taşıdığını ifade etti. Emniyet yetkilileri, acil durumlarda 112 Acil Çağrı Hattı üzerinden, acil olmayan ihbar ve şikayetler için ise 0 552 155 59 59 numaralı WhatsApp hattı üzerinden yazılı veya fotoğraflı bildirim yapılabileceğini hatırlattı.
İstanbul 286 eserden oluşan Yılmaz Zenger koleksiyonu ziyarete açıldı Farklı disiplinlerdeki üretimiyle tanınan mimar, heykeltıraş ve tasarımcı Yılmaz Zenger’in kaybolmaya yüz tutmuş 286 eseri, Memorial Göztepe Hastanesi’nde süresiz olarak ziyaretçilere açıldı. Türkiye’nin çok yönlü sanatçılarından Yılmaz Zenger’in eserleri, Memorial Göztepe Hastanesi’nde sergilenmeye başladı. Memorial Sağlık Grubu tarafından koruma altına alınan eserler, kapsamlı bir kataloglama ve konservasyon sürecinin ardından sanatseverlere sunuldu. Küratör Pelin Derviş tarafından hazırlanan, kataloglama, bakım, temizlik ve restorasyon süreci 8 ay süren eserler, hastanenin farklı bölümlerinde herkese açık olarak sergilenecek. "Sanatı günlük hayatın bir parçası haline getirmeye çalışıyoruz" Memorial Sağlık Grubu CEO’su Bora Uludüz, serginin anlam ve önemini vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Bugün bizim için çok özel, çok anlamlı bir gün. Kurum olarak, kuruluşumuzdan itibaren sanatın iyileştirici gücüne inanıyoruz ve bunu Memorial Sanat çatısı altında sürekli vurgulamaya, ileri taşımaya çalışıyoruz. Bugün de çok özel bir sergi için buradayız. Sevgili ustamız Yılmaz Zenger’in çok özel bir sergisi burada olacak. Toplam 286 eseri sanatseverlerle buluşturmak istiyoruz. Bu serginin en önemli özelliği, normal bir sergiden öte, hastanenin içine yayılmış, her tarafına donatılmış gerçek dünya sergisi gibi konumlandırmamız. Bu şekilde hem hastalarımızın, hem hasta yakınlarımızın hem de hekimlerimizin, hemşirelerimizin ve tüm çalışanlarımızın günlük hayatının parçası haline getirmeye çalışıyoruz. Sanatı her an yanımızda hissederek çok daha güzel bir hizmet sunmayı amaçlıyoruz. Koleksiyon burada başlıyor, sonraki dönemlerde daha fazla sanatseverle buluşturmak için farklı hastanelerimize taşımak istiyoruz. Belli parçalar burada kalacak ama koleksiyonun bazı kısımları dolaşıyor olacak." Disiplinler arasında dolaşan bir üretim hikâyesi 1933-2018 yılları arasında yaşayan Yılmaz Zenger, mimarlıktan endüstriyel tasarıma, fotoğraftan sinemaya, modadan sanata uzanan geniş bir alanda üretim yaptı. Kompozit malzemeyi heykel ve mobilyalarında kullanan ilk isimler arasında yer aldı. Zenger’in pratiği bugün hâlâ çağdaş tasarım, kent, teknoloji ve malzeme araştırmaları açısından önemli bir referans noktası olarak görülüyor. Yılmaz Zenger’in üretimlerinin önemli bir bölümünden oluşan sergi, Memorial Göztepe Hastanesi’nde herkese açık ve kalıcı olarak konumlandırılıyor.