SAĞLIK - 02 Nisan 2026 Perşembe 12:05

Uzmanından uyarı: "Gözyaşının sürekli akması her zaman duygusal bir durum değildir"

A
A
A
Uzmanından uyarı: "Gözyaşının sürekli akması her zaman duygusal bir durum değildir"

Toplumda sık görülen ancak çoğu zaman ihmal edilen gözyaşı kanal tıkanıklığı hakkında Medicana Sağlık Grubu Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mefkure Yalçıner, "Gözyaşının sürekli akması her zaman duygusal bir durum değildir; bazen vücudun sessiz bir yardım çağrısıdır" dedi.


Gözyaşı kanal tıkanıklığının, gözyaşının burun boşluğuna akmasını sağlayan sistemde oluşan bir tıkanıklık sonucu ortaya çıktığını belirten Medicana International Ankara Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Mefkure Yalçıner, "Normalde gözyaşı, göz yüzeyini temizledikten sonra kanallar aracılığıyla burun içine aktarılır. Bu sistemde meydana gelen tıkanıklık, gözyaşının dışarı akmasına neden olur. Bu durum yalnızca estetik bir sorun değil, aynı zamanda göz sağlığını tehdit eden bir tabloya dönüşebilir. Yani gözyaşının sürekli akması her zaman duygusal bir durum değildir; bazen vücudun sessiz bir yardım çağrısıdır. Kişi istirahat halindeyken, hatta ev ortamında bile gözyaşı kontrolsüz şekilde dışarı akabilir. Gözyaşı kanal tıkanıklıkları temelde iki grupta değerlendirilir. Bunlar doğuştan (konjenital) tıkanıklıklar ve erişkin dönemde gelişen tıkanıklıklardır. Doğuştan görülen vakalarda tedavi seçenekleri farklılık gösterebilirken, erişkinlerde gözyaşı kanal tıkanıklığının kalıcı tedavisi genellikle cerrahi yöntemlerle sağlanır" açıklamasında bulundu.



"Tedavi edilmediğinde tekrarlayan göz problemleri ortaya çıkabilir"


Hastalığın en belirgin bulgusunun sürekli göz sulanması olduğuna dikkat çeken Op. Dr. Mefkure Yalçıner, sözlerine şu şekilde devam etti:


"Gözyaşı kanal tıkanıklığında hastalar genellikle sürekli yaşarma, çapaklanma, gözde kızarıklık ve zaman zaman enfeksiyon şikayetleri ile başvurur. Özellikle sabah saatlerinde belirginleşen çapaklanma ve gün boyu devam eden sulanma, hastaların sosyal yaşamını da olumsuz etkileyebilir. Tedavi edilmediğinde enfeksiyon riski artar, tekrarlayan göz problemleri ortaya çıkabilir ve bu durum zamanla yaşam kalitesini ciddi ölçüde düşürebilir."


"Erken teşhis hem tedavi sürecini kolaylaştırır hem de başarı oranını artırır"


Op. Dr. Mefkure Yalçıner, ileri vakalarda cerrahi tedavinin gündeme geldiğini vurgulayarak, "Gözyaşı kanal tıkanıklığında en etkili tedavi yöntemlerinden biri dakriyosistorinostomi (DSR) ameliyatıdır. Bu işlemle tıkalı kanal bypass edilerek gözyaşının yeniden doğal akışı sağlanır. Ameliyat genellikle 30-60 dakika sürer, hastalar çoğunlukla aynı gün ya da bir gün içinde taburcu edilir. Tam iyileşme süreci birkaç hafta içinde tamamlanırken, bu ameliyatların başarı oranı oldukça yüksektir. Erken teşhis hem tedavi sürecini kolaylaştırır hem de başarı oranını belirgin şekilde artırır" diye konuştu.


"Bebeklerde uzun süren göz sulanmalarında mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır"


Gözyaşı kanal tıkanıklığının yalnızca yetişkinlerde değil, bebeklerde de sıkça görülebildiğini ifade eden Op. Dr. Mefkure Yalçıner, "Yeni doğan bebeklerde gözyaşı kanallarının tam olarak açılmamış olması nedeniyle sulanma ve çapaklanma görülebilir. Aileler bu durumu çoğu zaman basit bir göz problemi olarak değerlendirse de doğru masaj teknikleri ve gerektiğinde yapılacak müdahalelerle erken dönemde kontrol altına alınabilir. Bu nedenle bebeklerde uzun süren göz sulanmalarında mutlaka bir uzmana başvurulmalıdır" şeklinde konuştu.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Gebze’de Dünya Otizm Farkındalık Günü dolayısıyla etkinlik düzenlendi Gebze’de 2 Nisan Dünya Otizm Farkındalık Günü kapsamında özel eğitim öğrencileri ve protokolün katılımıyla program gerçekleştirildi. Gebze Özel Eğitim Uygulama Okulu 2. Kademe ev sahipliğinde, Gebze Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen etkinliğe; Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, İlçe Milli Eğitim Müdürü Şenol Pekgöz, İlçe Sağlık Müdürü İlhan Kadıoğlu, öğretmenler, öğrenciler ve veliler katıldı. Programda konuşan Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, otizmli bireylerin yaşam standartlarını artırmaya yönelik çalışmaların önemine dikkat çekti. Büyükgöz, geçmişte özel eğitim alanında önemli eksiklikler bulunduğunu hatırlatarak, bugün Gebze’de özel bireylere hizmet veren 5 okulun bulunduğunu ifade etti. Yakın zamanda hizmete girecek Engelsiz Yaşam Merkezi ile bu imkanların daha da genişleyeceğini belirten Başkan Büyükgöz, merkezin ailelere sosyal anlamda büyük kolaylık sağlayacağını vurguladı. Toplumsal sorumluluğa dikkat çeken Başkan Büyükgöz, bu çocukların yalnızca ailelerinin değil, tüm toplumun emaneti olduğunu ifade ederek, devletin şefkatli yaklaşımı ve toplumun ortak gayretiyle daha güçlü bir destek mekanizması oluşturulması gerektiğini dile getirdi. Eğitimciler ve ailelere de özverili çalışmalarından dolayı teşekkür etti. Gebze İlçe Milli Eğitim Müdürü Şenol Pekgöz ise özel eğitim alanında yapılan yatırımların önemine değinerek her çocuğun eğitim hakkına erişiminin sağlanmasının temel öncelikleri olduğunu ifade etti. Öğretmenlerin özverili çalışmaları ve ailelerin desteğiyle önemli mesafeler kat edildiğini belirtti. Program kapsamında öğrencilerin hazırladığı gösteriler beğeni toplarken, aileler ve öğretmenler duygu dolu anlar yaşadı.
Bursa Otizmin zorluklarını yaşayarak öğrendiler Bursa’da otizmli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları zorluklar, dikkat çeken bir çalışmayla gözler önüne serildi. Özel olarak hazırlanan bir kabine giren gençler, farklı çevresel uyarılar eşliğinde alışveriş yapmaya çalışarak özel ihtiyaç sahipleri empati kurdu. Bursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu ve BURFAŞ tarafından Dünya Otizm Farkındalık Günü ve Otizm Farkındalık Ayı kapsamında ’Bir Anlığına Benim Dünyam’ etkinliği düzenlendi. Otizmli bireylerin çevresel etkiler nedeniyle karşılaştıkları zorluklara, Atatürk Kültür Merkezi Merinos Yerleşkesi’nde özel olarak hazırlanan farkındalık kabiniyle dikkat çekildi. Etkinliğe katılan klinik psikolog, psikolog ve psikoloji öğrencileri, kabin içerisinde kulaklık, gözlük ve eldiven takarak otistik bireylerin yüksek ses, ışık ve dokunmaya karşı hissettikleri zorlukları deneyimledi. 4 dakika boyunca dış etkenlere maruz kalan gençler, özel ihtiyaç sahipli bireylerin sosyal hayatta yaşadığı sıkıntıları daha iyi anladı. "Hayatlarını kolaylaştırmak hepimizin sorumluluğu" Bursa Kent Konseyi Sağlık Çalışma Grubu Temsilcisi Furkan Özaltolmaz, Dünya Otizm Farkındalık Günü ve Otizm Farkındalık Ayı kapsamında farklı bir etkinliğe ev sahipliği yaptıklarını söyledi. Hazırladıkları kabinle otizmlilerin günlük hayatta karşılaştıkları duyusal zorluklara dikkat çekmeyi amaçladıklarını belirten Özaltolmaz, deneyim temelli farkındalık çalışmasının Türkiye’de ve Bursa’da ilk kez yapıldığını dile getirdi. Otizmlilerin her gün diğer insanların kurduğu dünyada dış etkenlere maruz kaldığını anlatan Özaltolmaz, "Otizmli bireylerin hayatın tam içinde, her yaşta yanımızda olduklarını unutmamalıyız. Onların sesleri ve dokunuşları bizden çok daha farklı hissettiğini unutmamalıyız. Hayatlarını kolaylaştırmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Deneyim temelli çalışmamızı, 17 ilçeye de taşıyacağız. Dünyayı onların gözünden görmeli, engelleri birlikte aşmalıyız" dedi. Kabine girerek deneyim yaşayan gençler ise, otizmlilerin yaşadıkları zorlukları yakından görme imkanı bulduklarını ifade etti. Dikkat ve seçiciliğin azaldığını ve zorlandıklarını söyleyen gençler, deneyim sonucunda otizmli bireyleri daha iyi anladıklarını belirtti.