SAĞLIK - 11 Haziran 2025 Çarşamba 09:12

Uzmanından uyarı: "Kenelerle bulaşan Lyme, Tularemi ve birçok başka tehlikeli hastalık var"

A
A
A
Uzmanından uyarı: "Kenelerle bulaşan Lyme, Tularemi ve birçok başka tehlikeli hastalık var"

Liv Hospital Ankara Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Duran Tok, Türkiye’de keşfedilen yeni bir kene türünün insan sağlığını ciddi bir şekilde etkilediğini ifade ederek, "Kenelerden insanlara bulaşan hastalıklar denildiğinde en çok akla Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gelse de; tularemi Lyme hastalığı, Q ateşi, Kene kaynaklı ensefalit, benekli ateş, erlihyoz, Babezyoz hastalıklarına da neden olabilir‘‘ dedi.


Prof. Dr. Tok, Türkiye’de tespit edilen ve 56’ncı tür olarak nitelendirilen ‘Haemaphysalis longicornis‘ adlı kene türüne ilişkin yazılı açıklamalarda bulundu. Tok, Bu türün Asya uzun boynuzlu kenesi olarak bilinen bir kene türü olduğunu ve çok sayıda hastalık yaşıyabilme özelliğiyle bilim insanlarının harekete geçtiğini kaydederek, "Uzak Doğu kökenli bu istilacı türün, Doğu ve Orta Asya’nın bazı bölgelerinde başlıca Japonya Çin Kore Avustralya Yeni Zelanda’da bölgelerinde görülmekte olduğu, sadece hayvan sağlığını değil, insanları da ciddi şekilde tehdit ettiği biliniyor. Asya uzun boynuzlu kenesi, memelileri ve kuşları enfekte edebilmekte, ayrıca özellikle kuşlar vasıtasıyla göç ettiği yerlere taşınabilmektedir. Kenelerden insanlara bulaşan hastalıklar denildiğinde en çok akla Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) gelse de; tularemi Lyme hastalığı, Q ateşi, Kene kaynaklı ensefalit, benekli ateş, erlihyoz, Babezyoz hastalıklarına da neden olabilir ‘‘ şeklinde konuştu.



"İstilacı kene türleri artıyor, doğanın dengesi değişiyor"


İklim değişikliği sonucu oluşan küresel ısınmanın bazı kene türlerinin istilacı bir tür olarak yaşamasını kolaylaştırdığını işaret eden Prof. Dr. Duran Tok, ‘‘Örneğin, kuşların küresel ısınma ile daha kuzeye göç etmeleri orijinal hayat şartlarını adeta desteklemektedir. Ülkemizde bahar ve yaz aylarında gözlemlenen Kırım Kongo Kanamalı Ateşi halen önemini korumaktadır. Havaların ısınmasıyla artan kene vakaları bu yıl da can almaya devam etmektedir. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi hastalığı, virüs ile enfekte kenelerin insana tutunmasından genellikle 1-3 gün, en fazla 9 gün sonra ortaya çıkan ateş, halsizlik, kas ağrısı, iştahsızlık, vücutta kanma, baş ağrısı, bulantı, kusma, ishal ile seyreden ve ölümlere dahi neden olabilen bir enfeksiyon hastalığıdır‘‘ dedi.



"Vücuda yapışan keneyi öldürmeye kalkmayın"


Vakaların yurdun birçok yerinde görüldüğünü, çoğunlukla İç Anadolu’nun kuzey kesimlerinde ayrıca Orta Karadeniz ve Doğu Anadolu’nun kuzeyinde yoğunlaştığının altını çizen Tok, ‘‘Kırım Kongo Kanamalı Ateşi‘nden korunmak için kırsal alan ve piknik alanları gibi kene yönünden daha riskli alanlara giderken, mümkün olduğunca vücudu örten kıyafetler seçilmeli, pantolon paçaları çorapların içerisine sokulmalı ve ayrıca kene savarlar kullanılmalıdır. Kene yönünden riskli bölgelerden dönüldüğünde özellikle duş alımı esnasında vücut kontrol edilmelidir. Eğer vücutta kene varsa ve kişi keneyi çıkarma konusunda tecrübeliyse keneye zarar vermeden vücuttan çıkarılmalı veya en yakın sağlık kuruluşuna müracaat edilmelidir. Vücuda yapışan kene öldürülmemeli, üzerine sigara basmak dahil olmak üzere keneye zarar verilmemelidir‘‘ ifadelerine yer verdi.



"Kırım-Kongo’nun net bir tedavisi yok, erken müdahale hayat kurtarır’’


Prof. Dr. Duran Tok, sözlerine şöyle devam etti:


"‘Kene tutunan kişiler, kendileri gereği uygun bir biçimde çıkarsalar dahi bir sağlık kuruluşuna başvurmalı ve belli tetkikler yapılmalıdır. Ayrıca kendilerini 9-10 gün süreyle ateş, halsizlik, kas ağrısı, iştahsızlık, baş ağrısı, bulantı, kusma vücutta kanama veya ishal gibi belirtiler yönünden izlemeli ve bu belirtilerden bir veya birkaçının ortaya çıkması durumunda da derhal en yakın sağlık kuruluşuna müracaat etmelidirler. Kırım kongo kanamalı ateşinin halen net bir tedavisi yoktur ancak aşı çalışmaları devam etmektedir."


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzincan Erzincan ekoturizm potansiyeliyle öne çıkıyor Erzincan, gölleri, akarsuları, kaplıca suları, dağları, yaylaları ve vadileriyle bölgenin önemli ekoturizm merkezleri arasında yer alıyor. Anadolu’nun önemli geçiş güzergâhlarından birinde bulunan Erzincan’ın, sahip olduğu jeolojik yapı ve dört mevsimin yaşanabildiği iklim özellikleri sayesinde birçok doğa ve spor turizmi faaliyetinin yapılmasına elverişli olduğu belirtildi. Ekoturizm alanlarında bulunan mağara, şelale ve doğal oluşumların yanı sıra sportif faaliyet alanlarında çevre düzenlemeleri ile altyapı çalışmalarının artırılması gerektiği kaydedildi. Ayrıca bölgede yaşayan vatandaşlara pansiyonculuk, işletme yönetimi, servis kalitesi ve hediyelik eşya üretimi gibi alanlarda eğitim verilmesinin önemine dikkat çekildi. Yeşil alan varlığı açısından yüksek potansiyele sahip Erzincan’ın, doğa sporları ve alternatif turizm açısından önemli kaynaklar barındırdığı ifade edildi. Kentte öne çıkan ekoturizm faaliyetleri arasında dağcılık, rafting, kano, yamaç paraşütü, kayak, buzul tırmanışı, kampçılık, trekking, dağ bisikleti ve offroad sporları yer alıyor. Yaklaşık 25 kilometre uzunluğa ve yer yer 1000 metreyi aşan derinliğe sahip Karanlık Kanyon, dağcılık ve kanyoning için önemli merkezler arasında gösteriliyor. Bölgede ayrıca Acemoğlu Boğazı kaya tırmanışı için tercih edilen alanlar arasında bulunuyor. Rafting faaliyetleri genellikle Karasu Nehri üzerinde gerçekleştirilirken, kentin daha önce Türkiye Rafting Şampiyonası’na ev sahipliği yaptığı belirtildi. Yamaç paraşütü açısından da önemli merkezlerden biri olan Erzincan’da, Keşiş Dağları ve Munzur Dağları ise bu spor için uygun alanlar arasında yer alıyor. Kış turizmi açısından öne çıkan Ergan Dağı Kış Sporları ve Doğa Turizmi Merkezi, çeşitli zorluk derecelerindeki pistleriyle kayak severlere hizmet veriyor. Kentte ayrıca Girlevik Şelalesi kış aylarında donan yapısıyla buzul tırmanışına olanak sağlıyor. Doğa yürüyüşü, kamp ve trekking faaliyetleri için ise Yedigöller, Aygır Gölü, Refahiye Dumanlı Ormanları ve Ergan Dağı’nın öne çıkan rotalar arasında bulunduğu bildirildi.
Ankara Ankara’da korsan otoparkçılık yaptığı belirlenen 32 şüpheli gözaltına alındı Ankara’da, sürücülere araçlarını koruduklarını öne sürerek haksız kazanç sağlayan ve halk arasında ‘değnekçi’ olarak bilenen korsan otoparkçılara yönelik düzenlenen operasyonda 32 şüpheli gözaltına alındı. Ankara Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şubesi ekipleri, sokak ve caddelerdeki mekanların önünde korsan otoparkçılık yapan kişileri yakalamak için çalışma başlattı. İcra edilen operasyonlarda ‘değnekçi’ olarak tabir edilen 32 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Yakalanan zanlıların, sürücülerden araçlarını korumak için para istedikleri, kendilerine ait olmayan park alanlarını kullandıkları ve bu yöntemlerle haksız kazanç elde ettikleri tespit edildi. Şüphelilerin alınan ifadelerinde ise sadece bahşiş aldıklarını iddia ettiklerini öğrenildi. Öte yandan, Ankara Emniyet Müdürlüğü ekipleri, vatandaşlara benzer durumlarla karşılaşmaları halinde polise ihbarda bulunması gerektiği yönünde uyarıda bulundu. "Sokaklar temizlenmiş oldu" Vatandaşlar, gerçekleştirilen operasyonları olumlu bulduklarını söyledi. Furkan Yıldırım isimli vatandaş, "Burada eskisi gibi öyle kişiler kalmadı. Eskiden yol kenarında para isteyenler vardı. Artık öyle bir durum kalmadı. Sokaklar öyle kişilerden temizlenmiş oldu" dedi. Avni Aydoğdu ise, "Artık öyle kişiler yok burada, kesildi hep. Bu durumdan gayet memnunuz. Bu şekilde devam etmesini isteriz" ifadelerine yer verdi. Gökhan Al, isimli vatandaş ise, "Polisimize teşekkür ederiz. Allah devletimize zarar vermesin. Böyle bir şey yapmaları çok iyi oldu. İnsanları rahatsız ederek zorla bir şeyler yaptırmaya çalışıyorlardı. Şu an her şey yolunda bir sıkıntı yok" dedi.
Manisa Seyit Onbaşı’nın yazarı öğrencilerle buluştu İzmir Sarıgöllüler Kültür ve Dayanışma Derneği, yazar Vicdan Efe’yi Sarıgöllü öğrencilerle buluşturdu. Çanakkale ruhunun anlatıldığı söyleşide duygu dolu anlar yaşandı. İzmir Sarıgöllüler Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından Ahmetağa Neslihan Urgancı Ortaokulu ile Çanakçı Ortaokulu’nda düzenlenen etkinlikte, Çanakkale kahramanlarından Seyit Onbaşı’nın hayatını kaleme alan yazar Vicdan Efe öğrencilerle bir araya geldi. İzmir Sarıgöllüler Kültür ve Dayanışma Derneği Başkanı Halil Yıldırım, gerçekleştirilen söyleşilerin oldukça verimli geçtiğini belirterek, "Öğrencilerimiz yazarımıza, ‘Koca Seyit vatan savunmasını canını ortaya koyarak yaptı. Bugün bize düşen görev nedir?’ diye sordu. Yazarımız da öğrencilere, ‘Kendinizden, dürüstlüğünüzden ve bir işi en iyi yapma kararınızdan vazgeçmeyin. Ortamı geldiğinde zaten başaracaksınız. Koca Seyit, kendi kişiliğinden ödün vermeyip kahramanlığını çıkarı için kullanmamıştır’ şeklinde cevap verdi." dedi. Sarıgöl köylerinde 10’uncu söyleşiyi gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını ifade eden Yıldırım, önümüzdeki günlerde de öğrencilere kitap hediye etmeye ve yazar buluşmalarını sürdürmeye devam edeceklerini söyledi. Etkinlik kapsamında İzmir Sarıgöllüler Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından iki okulda toplam 150 kitap öğrencilere hediye edildi. Öğrenciler, yazar Vicdan Efe ile uzun süre sohbet etme fırsatı bulurken, Efe kitaplarını da imzaladı.