SAĞLIK - 19 Kasım 2025 Çarşamba 12:38

Uzmanından uyarı: "KOAH tanısı almaktan değil geç kalmaktan korkmalıyız"

A
A
A
Uzmanından uyarı: "KOAH tanısı almaktan değil geç kalmaktan korkmalıyız"

KOAH’a bağlı ölümlerin 6’ncı sıradan 3’üncü sıraya yükseldiğini belirten Medicana Sağlık Grubu Göğüs Hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Gazi Gülbaş, "KOAH yaygın, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olmasına rağmen gelişmiş ülkelerde bile her 10 KOAH hastasının 7’si, ülkemizde ise 9’u tanı almamaktadır. Tanı almaktan değil geç kalmaktan korkmalıyız" dedi.


Kronik Obstrüktif Akciğer Hastalığı, KOAH her yıl 3 milyondan fazla insanın hayatını kaybetmesine neden olarak dünya çapında ölüm nedenleri arasında 6’ncı sıradan 3’üncü sıraya yükseldi.


Yaygın, önlenebilir ve tedavi edilebilir bir hastalık olmasına rağmen hem hastalar hem de sağlık çalışanları tarafından yeterince bilinmediğini belirten Medicana International Ankara Hastanesi Göğüs Hastalıkları uzmanı Prof. Dr. Gazi Gülbaş, "Dünya genelinde 400 milyona yakın KOAH hastası olduğu tahmin edilmektedir. Dünya nüfusunun yaşlanması ve tütün dumanı, ev içi ve dış ortam hava kirliliği, mesleki maruziyetler gibi artan risk faktörleri nedeniyle KOAH sıklığının giderek artması kaygı vericidir. Gelişmiş ülkelerde bile her 10 KOAH hastasının 7’si tanı almamaktadır. Ülkemizde ise bu oran daha yüksektir, her 10 KOAH hastasının 9’u tanı almamıştır. Tanı almamış KOAH hastalarında belirtiler daha fazla, yaşam kalitesi daha düşük, iş gücü kaybı artmış ve genel sağlık durumu daha kötüdür" diye konuştu.



Prematüre doğanlar risk grubunda


24. Dünya KOAH Farkındalık Günü temasının ‘Nefes Darlığı (Varsa), KOAH’ı Düşün’ temasıyla erken ve doğru tanının önemine dikkat çekilmesi hedeflendiğini belirten Prof. Dr. Gülbaş KOAH şüphesi olan grubu şöyle tanımladı:


"35 yaş ve üzerindeki bireyler; tütün dumanı, ev içi/dış ortam hava kirliliği, mesleki maruziyetler gibi çevresel risk faktörlerine maruz kalanlar; birinci derece akrabalarında KOAH bulunanlar; prematüre doğan; erken yaşam döneminde sık alt solunum yolu enfeksiyonu geçiren; çocukluk çağı astımı olan bireyler; bronş aşırı duyarlılığı olup çevresel risk faktörlerine maruz kalanlar; tüberküloz geçirmiş ve çevresel risk faktörlerine maruz kalanlar; nefes darlığı, öksürük ve/veya balgam gibi solunum semptomları olan bireyler mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı ve Göğüs Hastalıkları Uzmanı tarafından solunum fonksiyon testi (spirometri) yapılarak hava yolu darlığının gösterilmesi gereklidir."



"KOAH hastaları 6 ayda bir kontrol edilmeli"


Prof. Dr. Gülbaş KOAH tanısı alan bireylere de şu tavsiyelerde bulundu:


"Sigaranın bırakılması, mesleksel maruziyetlerden kaçınma, iç ve dış ortam hava kirliliğinin azaltılması gibi çevresel risk faktörlerinden korunulmalıdır. Göğüs Hastalıkları Uzmanı tarafından önerilen aşıların uygulanmalı, ilaç tedavileri doğru ve düzenli kullanılmalıdır. Dengeli ve düzenli beslenme, düzenli yürüyüşler yapılarak mümkün olduğunca aktif bir yaşam sürmek çok önemlidir. KOAH hastaları düzenli olarak 6 ayda bir veya en geç yılda bir sağlık kuruluşuna başvurarak, mümkünse aynı hekim tarafından takip edilmelidir."



Uzmanından uyarı: "KOAH tanısı almaktan değil geç kalmaktan korkmalıyız"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul ’Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davası yarın Resul Emrah Şahan’ın çapraz sorgusu ile devam edecek ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının dokuzuncu oturumunda görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan’ın savunması tamamlandı. Savunmanın ardından Ekrem İmamoğlu söz alarak "Büyükşehir Belediye Başkanı olarak beraber görev yaptığımız dönemde size herhangi bir usulsüz, hukuksuz veya menfaat odaklı bir talep ya da öneride bulunan bir görev anlayışında bulundum mu" dedi. Şahan ise soruya "Hayır olmadı başkanım" şeklinde cevap verdi. Duruşma Resul Emrah Şahan’ın çapraz sorgusu ile devam edilmek üzere yarına ertelendi. ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının dokuzuncu oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan verilen aranın ardından savunmasına devam etti. Şahan hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminden itibaren yanında yer aldığı belirtilmişti. İddianamede Şahan’ın, örgütün Şişli Belediyesi’ndeki yapılanmasında örgüt lideri Ekrem İmamoğlu adına rüşvet görüşmeleri yaptığı ve rüşvetin temin edilmesinde rol oynadığı açıklanmıştı. Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez ‘rüşvet alma’ 2 kez ‘irtikap’, ‘kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ ve ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. İddianamede 40. eylem olarak adlandırılan olayda müşteki Mehmet Torunlar’ın, belediyenin şifahi izniyle Torun Center’ın 9 katında tadilat yaptıktan sonra Şişli Belediyesi tarafından izinsiz tadilat işlemleri nedeniyle yüklü para cezasıyla karşı karşıya kaldığı belirtilmişti. Eylemde Resul Emrah Şahan’ın rüşvet istenilmesi taleplerini Adem Altıntaş üzerinden ilgililere ilettiği, Altıntaş’ın müşteki tarafına yönlendirildiği ve 10 milyon dolar karşılığında tadilat izni verileceğini belirttiği, ancak bu talebin kabul edilmediği açıklanmıştı. Talebin daha sonra 5 milyon dolara indirildiği ancak müştekinin hiçbir talebi kabul etmeyeceğini belirtmesi üzerine haklarında idari para cezasının uygulandığı iddianamede kaydedilmişti. Şahan 40. eyleme karşı savunmasında, "Bu olayda konu tamamen mevzuata aykırı bir talep ve bizim bu talebe karşı sergilediğimiz yasal duruştur. Firma, imar mevzuatına aykırı bir tadilat yapmak istiyor, belediye ekiplerimiz de bunu tespit ederek yasal tarifeye uygun cezai işlem uyguluyor. Bu aykırılık giderildiğinde ise ceza otomatik olarak düşüyor. Peki, firma bizden ne istiyor? Firma bize gelip, 17. ve 25. katlar arasındaki taşıyıcı unsurları birleştirerek mekan genişletmek istediğini söylüyor. Firma, bir yere kiralamak için anlaştığı 11 bin 916 metrekarelik devasa bir alanı kapsayan bu esaslı tadilatı hızlıca bitirmek istiyor. Biz ise ’bir dakika, bu yapılamaz’ diyoruz. Çünkü bu müdahale sadece binanın değil, kentin ve Şişli’nin deprem güvenliğini, yani stratejik güvenliğini doğrudan ilgilendiriyor. 11 Haziran 2024 tarihinde, yapmak istediği işlemi anlatan bir ’basit tadilat’ başvurusunda bulunuyor. Biz de 27 Haziran’da diyoruz ki ’bu iş böyle olmaz. Bu, binanın ana mimari ve statik projesini etkileyen nitelikli bir tadilattır dolayısıyla esaslı tadilat izni gerektirir, basit tadilat kapsamına girmez.’ Basit tadilat dediğiniz boya, badana ve tesisat gibi işlerdir. Oysa burada bağımsız birim geliştiriyorsunuz. Sanki bu cevabı hiç almamış gibi, bir ay sonra 19 Temmuz’da aynı dilekçeyi tekrar veriyor. Müdürlük, 8 Ağustos’ta aynı cevabı yineleyerek geri çeviriyor. Yöneticisi yine geliyor ve üçüncü kez aynı dilekçeyi veriyor. 11 Eylül’de yine aynı yanıtı veriyoruz Dördüncü dilekçe 17 Eylül 2024 tarihinde geliyor. Bu sefer diyorlar ki ’Taleplerimizin ruhsata tabi olduğunu öğrendiğimiz için bu tadilat isteğimizden vazgeçiyoruz, sadece basit onarım izni istiyoruz.’ Biz de buna onay veriyoruz. İşte asıl konu burada başlıyor. İsnat edilen suç ne? ’Bana basit tamir tadilat onayı verdi, ben de bu onay arkasına sığınıp esaslı tadilatı gizlice yapacağım’ deniliyor. Böyle bir usulsüzlüğe izin verilebilir mi? Belediye başkanı yap dese bile tek bir memur o evraka imza atmaz. Üzerimizde bu kadar denetim ve teftiş baskısı varken, müdürün dilekçeyi alıp ’tamam, görmezden geliyorum, sen esaslı tadilatını yap’ demesi mümkün mü? Aksine müdürümüz, ‘İmar Kanunu uyarınca, eğer ruhsata aykırı bir işlem yaparsan yasal süreci başlatırım, ceza keserim’ diyerek onay veriyor. Başvuruyorlar, reddediyoruz usulsüzlük yapıyorlar, ceza kesiyoruz. Ama tutuklanan Resul Emrah Şahan" dedi. Öte yandan Şahan’ın savunmasının ardından Ekrem İmamoğlu duruşmada söz alarak "Büyükşehir Belediye Başkanı olarak beraber görev yaptığımız dönemde size herhangi bir usulsüz, hukuksuz veya menfaat odaklı bir talep ya da öneride bulunan bir görev anlayışında bulundum mu" dedi. Şahan ise soruya "Hayır olmadı başkanım" şeklinde cevap verdi. Resul Emrah Şahan’ın cevabının ardından İmamoğlu, "Sevgili Emrah Başkanım, seni Allah korusun" dedi. Duruşma Resul Emrah Şahan’ın çapraz sorgusu ile devam edilmek üzere yarına ertelendi.
İstanbul ’Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü’ davasında Resul Emrah Şahan savunma yaptı ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ duruşmasının dokuzuncu oturumunda görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan savunma yaptı. ’Ekrem İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü’ davasının ilk duruşmasının dokuzuncu oturumu Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan duruşma salonunda görülmeye devam edildi. İstanbul 40. Ağır Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada görevinden uzaklaştırılan Şişli Belediye Başkanı Resul Emrah Şahan savunma yaptı. Şahan hakkında iddianamede yapılan değerlendirmede Ekrem İmamoğlu’nun Beylikdüzü Belediye Başkanlığı döneminde itibaren yanında yer aldığı belirtilmişti. İddianamede Şahan’ın, örgütün Şişli Belediyesi’ndeki yapılanmasında örgüt lideri Ekrem İmamoğlu adına rüşvet görüşmeleri yaptığı ve rüşvetin temin edilmesinde rol oynadığı açıklanmıştı. Resul Emrah Şahan hakkında 5 kez ‘rüşvet alma’ 2 kez ‘irtikap’, ‘kişisel verilerin hukuka aykırı kaydedilmesi’, ‘kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme’ ve ‘suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma’ suçlarından toplamda 35 yıldan 91 yıla kadar hapis cezası talep edilmişti. Şahan iddianamedeki suçlamalara karşı savunmasında, "Mesleğim şehir plancısı. Aylık gelirim kayyumdan önce 150 bin TL idi. 1 senelik tutukluluktan sonra karşınızdayım. Ne ile suçlandığımı bilmiyorum. Boşluğa karşı savunma yapıyorum. Burada onlarca evladı, anneyi, babayı ayrı düşüren, gözyaşı döktüren, suçsuz yere bizi evlatlarımızdan ayrı düşüren herkes bu divanda değilse milletin vicdanında hesap verecek. 19 Mart sabahının ilk saatlerinde gözaltına alındım. Şişli’nin seçilmiş belediye başkanı olarak maruz kaldığım bu gözaltı akla, vicdana, hukuka sığmaz. Çağırsalar hepimiz giderdik. Sabahın kör saatinde 5 buçuk yaşındaki kızımın, karımın önünde beni almak saygısızlıktır. Benim bildiğim devlet bu değil. Kişisel olarak yaşadığım şey bir kenara esas mesele Şişli’nin iradesidir. Türkiye ilk defa duyacak bu konuyu; 1 milyar doların üzerinde Şişli’ye mülk kazandırdık. Tapuyu kamuya kazandırdık. Oturduk, çalıştık bakanlığa gönderdik, bakanlık onayladı ve bir kaynak oluşturduk. Şişli için oluşturduk bunu. Tapular bir gecede iptal edildi. İnşallah görevime döneceğim ve Şişli’nin kaynaklarını Şişli için kullanacağım. İş insanlarının, müteahhitlerin beklentilerini görmezden gelseydim tutuklama yapamayacaktınız. Bu benim gururumdur. İdari olarak yapmam gerekenleri yapmış olduğum için tutukluyum" dedi. Şahan savunmasının devamında, "Keşke canlı yayınlansa çok izlenir duruşma. Kadın programına döndü. Eylem 38 ile başlayacağım. 38’de konumuz; yapı ruhsat ve iskan süreçlerini menfaat için uzatma. Burası Nişantaşı’nın göbeğinde bir alan. 2017 senesine kadar kamu arazisi. 1999’da depremde mahallenin tek sığındığı yer de burası. 2018 yılında Emlak Konut’tan satışa çıkarılıyor. Dap Yapı satın alıyor. 2020 yılında kepçe duruyor. Belediyeden ruhsat alınmazsa bakanlıktan alınabilir. Sonra projenin PR çalışmaları başlıyor satış için. Projenin adı Nişantaşı Koru. Projenin ana ismi koru. Koru diye bahsettiği yer kamu alanı. Gelelim benim tutuklanma sebebime. Dediler ki iskanını geciktirmişsin şunu yapmışsın bunu yapmışsın. Bodrum katta kompartıman eksikliğin var diyoruz. Afet anında en kritik bölgedir kompartıman. Raporunu al gel iskanını yapacağız. Türkiye’nin bir üniversite arazisi bir ranta çevriliyor adam satış stratejisini koru üzerine oturtuyor, ben kompartıman eksikliğin var diyorum şu işten tutuklanıyorum. Eylem 39’a geleyim. İddianamede gördüğünüz süreç hiçbir şekilde birbiriyle örtüşmüyor. Bu eyleme ilişkin olarak iddianamede 2 ifade var. Konu burada kamu arazisidir. Burası Profilo AVM. Sonra bir inşaat şirketi geliyor buraya konut yapmak istiyor. Buraya 6 kat plan veriliyor. Müteahhittin istediğini kabul etmediğimiz için Resul Emrah Şahan tutuklandı" ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanı bu esnada duruşmaya saat 18.00’e kadar ara verildiğini, ardından Şahan’ın savunması ile duruşmanın devam edeceğini söyledi.
Amasya Uyku bozukluğu ile boyun ve sırt ağrıları dijital dengesizliğin belirtisi Odaklanma güçlüğü, uyku bozukluğu, boyun ve sırt ağrıları ile sosyal ilişkilerde zayıflama dijital dengesizliğin belirtileri arasında gösteriliyor. Amasya Üniversitesi’nden Dr. Öğr. Üyesi Semih Kaynak, dijital dengesizliğe karşı belirli aralıklarla teknolojiden uzaklaşıp fiziksel aktiviteler, kitap okuma ve yüz yüze iletişime yönelmenin zihinsel dinlenmeye katkı sağladığını açıkladı. Amasya Üniversitesi Bilim İletişimi Ofisi tarafından düzenlenen "Çocuk ve dijital bağımlılık" konulu bilim kafe söyleşisi, Cumhuriyet Ortaokulu’nda öğrencilere yönelik gerçekleştirildi. Söyleşiye Dr. Öğr. Üyesi Semih Kaynak konuşmacı olarak katıldı. Programda dijital çağın çocuklar üzerindeki etkilerine dikkat çeken Kaynak, "dijital denge" kavramının önemine vurgu yaptı. Dijital dengeyi, teknolojinin sunduğu imkanlardan yararlanırken fiziksel, zihinsel ve sosyal sağlığı koruyacak şekilde kullanım olarak tanımlayan Kaynak, teknolojiyi hayatın merkezine koymak yerine bilinçli bir şekilde yönetmenin gerekliliğini ifade etti. Dijital dengesizliğin belirtileri arasında odaklanma güçlüğü, uyku bozuklukları, boyun ve sırt ağrıları ile sosyal ilişkilerde zayıflama gibi sorunların öne çıktığını belirtti. Bu duruma karşı çözüm önerilerini de paylaşıp gereksiz bildirimlerin kapatılması, teknolojisiz alanlar oluşturulması, ekran süresinin takip edilmesi ve göz sağlığını korumak amacıyla her 20 dakikada bir 20 saniye boyunca yaklaşık 6 metre uzağa bakmayı içeren 20-20-20 kuralının uygulanması gibi pratik adımlar öneren Dr. Öğretim Üyesi Kayna, ayrıca dijital detoksun önemine değinerek belirli aralıklarla teknolojiden uzaklaşıp fiziksel aktiviteler, kitap okuma ve yüz yüze iletişime yönelmenin zihinsel dinlenmeye katkı sağladığını söyledi.