EĞİTİM - 14 Nisan 2017 Cuma 13:53

Antalya Valiliğinden eğitimi yarım kalan kadın ve çocuklar için örnek proje

A
A
A
Antalya Valiliğinden eğitimi yarım kalan kadın ve çocuklar için örnek proje

Antalya’da eğitimi yarıda kalan kadın ve kız çocukları için ‘Beni Hafife Alma’ isimli dijital eğitim platformu oluşturuldu.

Antalya’da eğitimi yarıda kalan kadın ve kız çocukları için ‘Beni Hafife Alma’ isimli dijital eğitim platformu oluşturuldu. Projeyle birlikte binlerce kadın ve kız çocuğunun hem eğitime devam edip mezun olmaları hem de teknolojiyle iletişimi kuvvetlendirmeleri amaçlanıyor.


Antalya Valiliği, eğitimini yarıda kalan kadın ve kız çocuklarının eğitimlerini tamamlaması için harekete geçti. Açık ortaokul ve lise müfredatının bulunduğu dijital eğitim platformu ’Beni Hafife Alma’, Antalyalı kadın ve kız çocukları için devreye giriyor. Projeyle ilgili bir otelde düzenlenen konferansa gelen yüzlerce kadına platformla ilgili bilgiler anlatıldı. Toplantıya Antalya Valisi Münir Karaloğlu ile eşi Sevim Karaloğlu, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel’in eşi Ebru Türel de katıldı.


Konuyla ilgili bilgilendirme yapan Vali Münir Karaloğlu, projenin, eğitimi yarım kalmış veya eğitim süreçlerini tamamlayamadan eğitim çağının dışına çıkmış kadın ve kız çocuklarının eğitimlerini tamamlamaya yönelik olduğunu belirtti. Karaloğlu, "Projenin yürütücüsü sivil toplum örgütü Uzaktan Eğitimi Yaygınlaştırma ve Alternatif Eğitim Derneği, Sancak Kolejimiz var. Amacımız, eğitimi yarım kalmış kadınlarımıza yardımcı olarak açık lise ve ortaokul üzerinden yardımcı olarak onların eğitim süreçlerini tamamlayabilmek. Milli Eğitim İl Müdürlüğümüz ile birlikte tablet dağıtımı yapacağız. İnternet sağlayıcı firmamızın sponsorluğunda onlara dersle sınırlı kalmak üzere internet imkanı sağlayacağız" dedi.



İnteraktif canlı ders


Beni Hafife Alma dijital eğitim platformuna katılım sağlayan kadınların ve çocukların eğitimlerini dijital ortamda sürdürebilmeleri için tablet verdiklerini kaydeden Karaloğlu, "Öğrenciler, hazır paket videolardan derslerini herhangi bir yerde, evlerinde tarlalarında, bahçede parkta nerede isterlerse derslerini izleyebilecekleri gibi önceden ilan edilmiş zaman dilimlerinde interaktif dersi anlatan hocaya soru bile sorabilecekler. Anlamadıkları bir konu varsa interatif olarak öğretmenlerinden tekrarını isteyebilecekler. Son derece faydalı bir proje olduğunu düşünüyoruz. Biz şunu biliyoruz ki kadınlarımızı kızlarımızı, eğitim konusunda tamamlayamazsak özgüvenleri üretim süreçlerine katılmaları, toplum kalkınmasına katılmalarında problemler yaşıyoruz. Bu açığı mutlaka gidermemiz lazım. Çağın dışına çıkmış kadınlarımızı kızlarımızı bu eğitim programlarıyla eğitimlerini tamamlamamız lazım" dedi.



Ücretsiz tablet ve internet


Açık ortaokul veya liseye kayıtlı olup ders çalışma imkanı bulamayan ve eğitimini tamamlayamayan çok kadın ve çocuğun olduğunu belirten Karaloğlu "Bizim esas amacımız tabi ki hem kaydı olmayanın kayıtlarını almak ama daha çok kayıtlı olup da eğitim süreçleri çok yavaş ilerleyen veya ‘Ben bu işi yapamam artık’ diyerek okumayan vazgeçenler var. Onlara ‘hayır vazgeçmeyin biz size yardımcı olacağız tableti veriyoruz ücretsiz interneti veriyoruz. Dersleri de her istediğiniz yerde imkanınıza sunuyoruz. Yeter ki eğitiminizi tamamlayın’ diyoruz" diye konuştu.



"Türkiye projesine dönüştürmek için teklifte bulunacağız"


Projenin sadece açıköğretim okullarındaki derslerle sınırlı olmadığına dikkat çeken Karaloğlu, "Sistemde aile okulu eğitimleri de var. Kadınlarımızın evlerinde ihtiyaç duydukları hijyen, çocuk bakımı, kişisel bakım, evde pratik olarak faydalı olan bilgileri içeren dersleri de bu dijital platform üzerinden öğrenebilecekleri bir eğitim modeli bu. İnşallah Cuma günü lansmanını yapacağız. Antalya’da başarılı olacağımıza inanıyoruz. Antalya’dan sonra sistemi devlet büyüklerimize arz edip Türkiye projesine dönüşmesi için teklifte bulunacağız" dedi.



"Yaş sınırı yok"


Projeden her yaştan kadın ve çocuğun yararlanabileceğini de sözlerine ekleyen Karaloğlu, "Eğitimini tamamlayamamış 7’den 77’ye herkesi kapsayan bir proje. İşin temelinde, MEB Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğünün yürütmüş olduğu açık ortaokul ve lise üzerinden programlar devam edecek. Biz Antalya’da açık lise ve ortaokuluna kaydı olan kadın ve kızlarımızı eğiteceğiz. Nihayetinde okulu bitirdiğinde Milli Eğitim Bakanlığı’ndan diploma alacaklar. Bizim yaptığımız şey Milli Eğitim Bakanlığı’nın yaptığı çalışmaya destek olmak" ifadelerini kaydetti.


Program sonunda kadınlara ve çocuklara canlı eğitimle ilgili videolar izletildi. Programda ayrıca eğitime yeni katılan 4 kadına Vali Karaloğlu, Sevim Karaloğlu ve Ebru Türel tarafından tabletler verildi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Zonguldak Rektör Özölçer’den Devrek Belediye Başkanı Ulupınar’a ziyaret Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Rektörü Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar’ı makamında ziyaret etti. Başkanlık makamında gerçekleşen ziyarette; BEUN’un yükseköğretim kurumları arasındaki başarıları, Üniversitenin sanayi ve kamu kurumları arasında gerçekleştirdiği iş birlikleri ve yükseköğretimde kalite odaklı çalışmalar üzerine kapsamlı değerlendirmelerde bulunuldu. Nazik misafirperverliğinden duyduğu memnuniyeti ifade eden Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin akademik başarıları, uluslararasılaşma ve araştırma faaliyetleri alanlarındaki çalışmaları belirterek üniversitenin yürüttüğü projeler hakkında bilgi verdi. BEUN’un yalnızca bilimsel alanda değil; kamu kurumları, özel sektör ve yerel paydaşlarla yürütülen ortak çalışmalar sayesinde sosyal, kültürel, bilimsel ve sportif alanlarda da önemli projelere imza attığını ifade eden Özölçer, öğrencilerin çok yönlü gelişimini destekleyen uygulamaların üniversitenin temel öncelikleri arasında yer aldığını vurguladı. Üniversitenin bölgesel kalkınmaya katkı sağlayan projeleri ile uluslararası akademik iş birliklerine yönelik stratejik adımlarına da değinen Özölçer, yükseköğretim kurumları arasındaki güçlü iletişim ve iş birliğinin bilimsel gelişim açısından büyük önem taşıdığını dile getirdi. Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar ise nazik ziyaretlerinden dolayı Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer’e teşekkür ederek Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin gerçekleştirdiği akademik çalışmalar ve elde ettiği başarıları memnuniyetle takip ettiklerini ifade etti. Üniversitenin bilimsel üretim, araştırma faaliyetleri ve toplumsal katkı odaklı projeleriyle başta Zonguldak olmak üzere Batı Karadeniz Bölgesi için önemli bir değer oluşturduğunu belirten Ulupınar, Devrek Belediyesi ile yürütülen iş birliklerinin bölgesel kalkınmaya önemli katkılar sunduğunu dile getirdi. Üniversite ile yerel yönetimler arasındaki güçlü iş birliğinin şehirlerin gelişiminde önemli bir rol oynadığını vurgulayan Ulupınar, Devrek Belediyesi olarak Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi ile gerçekleştirilen ortak çalışmaların artarak devam etmesini temenni ettiklerini ifade etti. Ziyaret kapsamında Rektör Prof. Dr. İsmail Hakkı Özölçer, Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesinin 2022-2025 yılları arasında gerçekleştirdiği akademik çalışmalar, ulusal ve uluslararası düzeyde hayata geçirdiği iş birlikleri, bilimsel, kültürel, sanatsal ve sportif alanlarda elde ettiği başarılar, toplumsal farkındalığa katkı sunan vizyoner projeler ile kurumsal akreditasyon süreçlerinde kaydettiği önemli gelişmeleri ele alan "Bir Asırlık Birikim, Yeni Bir Vizyon: Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi" adlı eseri Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar’a takdim etti. Karşılıklı iyi dileklerin iletildiği ziyaret, hatıra fotoğrafı çekilmesiyle son buldu.
Giresun Giresun Belediyesi’nden Kent Güvenliği için denetim sistemi Giresun Belediyesi Zabıta Müdürlüğü tarafından kentte güvenliği artırmak ve denetimleri daha etkin hale getirmek amacıyla Zabıta Kent Güvenliği Koordinasyon Merkezi kuruldu. Merkezin açılışı Giresun Belediye Başkanı Fuat Köse’nin katılımıyla gerçekleştirildi. Yeni sistem kapsamında şehirdeki ana arterlere yerleştirilen kameralar üzerinden görüntüler izlenerek zabıtanın denetim alanına giren konular anlık olarak takip edilecek. Koordinasyon Merkezi’nde incelemelerde bulunarak yetkililerden sistemin işleyişi hakkında bilgi alan Belediye Başkanı Fuat Köse, kameralar üzerinden yapılan denetimleri yerinde izledi ve telsiz aracılığıyla ekiplere talimat verdi. Zabıta ekiplerinin kent düzeni ve güvenliği için özveriyle çalıştığını belirten Köse, kurulan merkezin bu çalışmaları daha da güçlendireceğini ifade ederek "Sistemimizde 45 aktif kamera bulunuyor. Yakın zamanda 19 yeni kamerayı daha sisteme dahil ederek altyapımızı güçlendireceğiz. Bu kameralar 7 gün 24 saat kayıt yapacak. Böylece şehrimizde meydana gelen birçok olayı anlık olarak takip edebileceğiz. Özellikle kaldırım işgalleri, gelişigüzel çöp bırakılması, sigara izmariti atılması ve halkın dini duygularını suistimal eden dilenciler gibi zabıtanın denetim alanına giren konuları hızlı şekilde tespit edeceğiz" dedi. Encümen kararlarıyla belirlenen saatler dışında cadde ve sokaklara araç girişlerinin de takip edileceğini kaydeden Köse, "Bu sayede hem yayalarımızın güvenliği sağlanacak hem de kent düzenimiz korunacak. Sistemimiz şu anda kentimizin ana arterlerinde ve yoğun noktalarında devreye alındı. Giresun’u daha modern ve güvenli bir şehir haline getirmek için çalışmalarımızı sürdüreceğiz. Şehrimize hayırlı olsun" diye konuştu.
Balıkesir Başkan Ahmet Akın, sahurunu hal esnafıyla birlikte yaptı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, sahurunu Balıkesir Meyve ve Sebze Toptancı Hali’nde; hal esnafı ve çalışanları ile çevre illerden ürün almak için gelen pazarcılarla birlikte yaptı. Paylaşmanın, yardımlaşmanın ve dayanışmanın ayı Ramazan’da, 20 ilçenin her birinde iftarlarda hemşehrileriyle buluşan Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, sahurlarda da hemşehrileriyle bir araya gelmeye devam ediyor. Balıkesir Büyükşehir Belediyesi iştiraki Balıkesir Tarım Ürünleri AŞ’ye (BATAŞ) bağlı Balıkesir Meyve ve Sebze Toptancı Hali’nde; hal esnafı ve çalışanları ile çevre illerden ürün almak için gelen pazarcılarla birlikte sahur yapan Başkan Ahmet Akın, kahvaltılık ikramların yanı sıra sahurda içlerini ısıtacak sıcacık çorbaları da elleriyle servis etti. 500’ün üzerinde katılımla gerçekleşen sahurun ardından Başkan Akın, tüm hal esnafını tek tek ziyaret ederek hatırlarını sordu. Başkan Ahmet Akın’ı, sürekli olarak halkın içinde görmekten duydukları memnuniyeti dile getiren hal esnafı da teşekkürlerini iletti. "Çiftçimizin kazanması demek, Balıkesir’in kazanması demektir" Mübarek Ramazan gecesinde sahur sofrasında hemşehrileriyle bir araya gelmekten büyük mutluluk duyduğunu ifade eden Başkan Ahmet Akın, "Balıkesir, tarımın ve üretimin şehridir. Bu topraklarda yetişen ürünler sadece Balıkesir’i değil, Türkiye’nin dört bir yanını besliyor. İşte, bu yüzden üreticimizin yanında olmak, onların emeğini korumak ve tarımımızı daha da güçlendirmek bizim en önemli sorumluluklarımızdan biridir. Bu noktada Balıkesir Büyükşehir Belediyemizin tarım alanındaki önemli kuruluşlarından biri olan BATAŞ çok değerli bir görev üstleniyor. Amacımız; üreticimizin ürününü değerinde satabildiği, emeğinin karşılığını alabildiği ve geleceğe umutla bakabildiği bir tarım düzeni oluşturmaktır. Çiftçimizin kazanması demek, Balıkesir’in kazanması demektir. Bizler üretimin, dayanışmanın ve paylaşmanın gücüne inanıyoruz. BATAŞ’ımızla da bu gücü, hemşehrilerimiz için kullanıyoruz" dedi. "Üreticimizin yanında olmaya devam edeceğiz" Uyguladıkları ürün alım ve çiftçiye destek programlarıyla "Zengin toprakların fakir çiftçileri olmasın" diye çabaladıklarını vurgulayan Başkan Ahmet Akın "Ramazan ayı da tam olarak bunu hatırlatan bir aydır. Paylaşmanın, birlik olmanın ve birbirimize destek olmanın kıymetini yeniden hatırlıyoruz. İnanıyorum ki Balıkesir’de üretim daha da büyüyecek, çiftçimiz daha güçlü olacak ve bu güzel şehir tarımda örnek bir şehir haline gelecek. Biz de her zaman üreticimizin yanında olmaya, onların emeğini büyütmeye devam edeceğiz. Balıkesir’in derdiyle dertlenen herkesle iş birliği içinde çalışıyoruz. Rabbim tuttuğumuz oruçları kabul etsin, sofralarımızdan bereketi eksik etmesin. Ramazanımız mübarek olsun" diye konuştu.
İstanbul Bakan Bolat: ’’Türkiye, Avrupa sanayisinin ve değer zincirinin vazgeçilmez parçası konumunda’’ Ticaret Bakanı Ömer Bolat, ’’Türkiye bugün güçlü üretim altyapısı, rekabetçi sanayisi, gelişmiş lojistik kapasitesi, güçlü savunma sanayi ve stratejik coğrafi konumuyla Avrupa sanayisinin ve değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası konumunda’’ dedi. Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İktisadi Kalkınma Vakfı tarafından düzenlenen ‘30’uncu Yılında Gümrük Birliği ve Türkiye-Avrupa Birliği İlişkileri’ başlıklı toplantıya katıldı. Toplantıya Bakan Bolat’ın haricinde İktisadi Kalkınma Vakfı Başkanı Ayhan Zeytinoğlu ve sektör temsilcileri katıldı. Bolat, toplantıda yaptığı konuşmada Türkiye ile AB arasında ticari ilişkiler hakkında bilgi verdi. Türkiye’nin son yıllarda istikrarlı bir büyüme trendi içinde olduğunu belirten Bolat, "Gümrük Birliği’nin 30’uncu yıl dönümünü kutladığımız bir dönemde, Türkiye’mizde de geçen yıl büyüme oranımız yüzde 3,6 oldu. Bu özellikle OECD içinde ikinci büyük büyüme; çok önemli bir büyüme. Bizim alışık olduğumuz üzere yüzde 4-5 arasındaki büyümelerden biraz geride ama yaşadığımız büyük mali yükler karşısında, hem enflasyonla mücadeledeki dengeleme politikaları hem de uluslararası alanda ticareti sınırlayan çok ciddi engelleri yaşadığımız bir dönemde ’Allah’a şükür’ diyoruz. Özel sektörümüzün katkısıyla bu büyümeyi başardık. Türkiye 1,1 trilyon dolar milli geliriyle dünyada 16’ncı büyük ekonomi oldu. Satın alma gücü paritesinde de 11’inci büyük ekonomi konumuna ulaştık. Kişi başına milli gelirimiz de 18 bin doları aştı" dedi. ‘‘Mal ve hizmet ticaret hacmimiz 820 milyar dolara ulaştı’’ Bakan Bolat, "Mal ihracatı ve ithalatımız 640 milyar dolar rakamına ulaştı. Yaklaşık 180 milyar dolarlık da hizmet ihracat ve ithalatımız var. Toplamda mal ve hizmet ticareti hacmimiz 820 milyar dolar’’ diye konuştu. ‘‘Türkiye bugün güçlü üretim altyapısı, rekabetçi sanayisi, gelişmiş lojistik kapasitesi, güçlü savunma sanayi ve stratejik coğrafi konumuyla Avrupa sanayisinin ve değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası konumunda’’ dedi. ‘‘Türkiye, Avrupa sanayisinin ve değer zincirinin vazgeçilmez parçası konumunda’’ AB-Türkiye arasındaki ticaret hacmine ilişkin de bilgi veren Bolat, ‘‘Avrupa Birliği bizim en önemli dış ticaret ortağımız konumunda. 1995’te 26,6 milyar dolar dış ticaretimiz vardı; hem ihracat hem ithalat toplamıydı. 2025’te rakam 233 milyar dolara yükseldi. Tam 9 katı bir artış oldu bu Gümrük Birliği içinde olduğumuz 30 yıllık dönemde. AB, Türkiye’nin en büyük dış ticaret ortağı ama Türkiye de AB için önemli bir ortak. Türkiye AB’nin 5’inci büyük dış ticaret ortağı konumunda. Biz ihracatımızın yüzde 43’ünü AB’ye yaparken, ithalatımızın da yüzde 32’sini Avrupa Birliği’nden yapmaktayız. Bu dönemde, 30 yıllık süreçte, 11 milyar dolar olan ihracatımız Avrupa Birliği’ne 117 milyar dolara yükseldi. AB’den yaptığımız yaklaşık 15,5 milyar dolar olan ithalatımız da 116 milyar dolara yükseldi. Burada sevindirici olan; Türkiye’de ihracatın AB ile ticarette ihracatın ithalatı karşılama oranı yüzde 50 iken yüzde 100 seviyesine yükselmiştir. Dengeli, ölçülü ve iki tarafında ‘kazan-kazan’ olarak kazançlı olduğu ve sürekli artan bir dış ticarete sahip olduk. Türkiye bugün güçlü üretim altyapısı, rekabetçi sanayisi, gelişmiş lojistik kapasitesi, güçlü savunma sanayi ve stratejik coğrafi konumuyla Avrupa sanayisinin ve değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası konumunda" dedi. Türkiye-AB ilişkilerinde pozitif bir görünüm olduğunu belirten Bakan Bolat, "Son dönemlerde Türkiye-AB ilişkilerinde pozitif, yapıcı ve olumlu bir sürecin başladığını söyleyebilirim. Türkiye ile AB arasındaki ilişkiler sadece ticaretten ibaret değil. Aynı zamanda doğrudan yatırımların da çok önemli rolü var. 2003-2025 yılları arasında ülkemize 287 milyar dolar doğrudan uluslararası yatırım girişi oldu. Bu dönemde en önemli husus; Avrupa Birliği’nin doğrudan üyesi olmayan ama Gümrük Birliği ile ve sanayideki, ekonomideki güçlü entegrasyonu ile Avrupa sanayisi ve ekonomisinin bir parçası olan Türkiye’nin bu yeni eğilimler, rüzgarlar karşısında nerede konumlanacağı. Kritik soru buydu. Hem genel ekonomimize hem de AB ile olan yatırım-ticaret ilişkilerimize zarar gelmemesi konusunda kararlı bir politika hükümet olarak izliyoruz başından beri. Avrupa Birliği içinde de gerek kendi menfaatleri gerekse de Türkiye ile olan dostluk ilişkileri çerçevesinde çok sayıda Türkiye yanlısı politikacıların, iş çevrelerinin olduğunu görmekten de memnuniyet duyuyoruz’’ ifadelerini kullandı. AB Komisyonu’nun 4 Mart Çarşamba günü ‘Sanayi Hızlandırma Yasası’ taslağında kısmen kabul ettiğini hatırlatan Bolat, ‘‘Özellikle Gümrük Birliği’nin bu kapsam içine alınmış olması hem ülkemizin AB ile olan karşılıklı ticaretinin hem de Avrupa Birliği’nin Türkiye’deki yatırımlarının güvence altına alınması anlamına gelmektedir. Bu konum, Türkiye’ye daha fazla yabancı yatırımın, Avrupa yatırımlarının ve diğer bölgelerden, dünyadan yatırımların da gelmesini hızlandıracak bir karar olmuştur. Aramızdaki yapıcı diyalog zeminini korumak anlamında da yerinde ve isabetli bir karar oldu. Sanayi Hızlandırıcı Yasa taslağında otomotiv sektörüyle ilgili bazı beklentiler bulunduğunu da AB taslağı ortaya koydu. Bu konuları AB Komisyonu ile hızlı bir şekilde çalışmaya ve müzakere etmeye başlıyoruz" ifadelerini kullandı. AB ile Türkiye arasında ticaret ve yatırımları artıracak taslağın onaylanma sürecine ilişkin de bilgi paylaşan Bolat, "Taslak mevzuatın AB Konseyi’nde kabulü ve Avrupa Birliği Parlamentosu’nda onaylanması gibi safhaların yaklaşık bir yıla yakın bir süre alacağını tahmin ediyoruz. Bu dönemde AB Komisyonu ile ve Konsey üyesi ülkelerin bakanları ve yetkilileriyle yakın çalışmaya, pozitif ve yapıcı istişarelere devam etmeye kararlıyız" dedi.
Kütahya Boğazına şeker kaçan 3 yaşındaki çocuk, Heimlich manevrasıyla kurtarıldı Kütahya Şehir Hastanesi’nde ailesiyle birlikte muayene sırasını bekleyen 3 yaşındaki çocuk, yediği şekerin nefes borusuna kaçması sonucu boğulma tehlikesi geçirdi. Küçük çocuk, hemşirenin saniyeler içinde yaptığı Heimlich manevrası sayesinde yeniden nefes almaya başladı. Olay, hastanede mesai dışı poliklinik hizmetlerinin sürdüğü 17.00-19.00 saatleri arasında meydana geldi. Poliklinik önünde ailesiyle bekleyen çocuğun nefes borusuna yediği şeker kaçtı. Çocuğun nefes alamadığını ve ailesinin paniklediğini fark eden Acil Servis Süpervizörü Sabri Demirbaş, hızla olay yerine koşarak müdahale etti. Güvenlik kameralarına da yansıyan olayda, Demirbaş’ın soğukkanlılığını koruyarak küçük çocuğa müdahale ettiği görüldü. Tecrübeli hemşire, uyguladığı Heimlich manevrası ile ikinci denemede şeker parçasını çıkartarak çocuğun yeniden nefes almasını sağladı. "Eğitimin nerede gerekeceği hiç belli olmuyor" Olayı anlatan Sabri Demirbaş, 39 yıllık meslek tecrübesinin önemine dikkat çekerek, "Şehir Hastanesinin açılışından bu yana süpervizör olarak görev yapıyorum. Olay anında görev yerime geçerken bağrışmaları duydum. Çevredeki vatandaşların müdahale etmeye çalıştığını ancak başarılı olamadıklarını gördüm. Doğru pozisyonda yaptığım 2-3 manevra sonrası şeker dışarı çıktı. Mesleğimiz gereği aldığımız ilk yardım eğitimlerinin nerede ve ne zaman hayat kurtaracağı belli olmuyor. Üzerimize düşen görevi yaptık, aileye geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" dedi. Olayın ardından sevinçli aile, hastaneyi ziyaret ederek sağlık personeline teşekkür etti.