YEREL HABERLER - 27 Temmuz 2017 Perşembe 13:00

Ahi Evran Sanat Galerisi ve Heykeli törenle açıldı

A
A
A
Ahi Evran Sanat Galerisi ve Heykeli törenle açıldı

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin AESOB’a devrettiği Sobacılar Çarşısı içerisinde Ahi Evran Müzesi ve Kültür Sanat Galerisi, Ahi Evran Heykeli ve Esnaf Sicil İrtibat bürosu törenle hizmete açıldı.

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin AESOB’a devrettiği Sobacılar Çarşısı içerisinde Ahi Evran Müzesi ve Kültür Sanat Galerisi, Ahi Evran Heykeli ve Esnaf Sicil İrtibat bürosu törenle hizmete açıldı.


Büyükşehir Belediyesi’nin 6 dükkan ve 1 kafeterya ile birlikte AESOB’a bedelsiz devrettiği Balbey Mahallesi’nde bulunan Sobacılar Çarşısı Antalyalı esnafın yeni buluşma merkezi oluyor. Sobacılar Çarşısı içerisinde bulunan ancak hizmet vermeyen Fikret Otyam Sanat Galerisi AESOB tarafından Ahi Evran Müzesi ve Kültür Sanat Galerisi’ne dönüştürüldü. Ahi Evran Müzesi ve Kültür Sanat Galerisi ile birlikte çarşı içerisinde Esnaf ve Sanatkarlar Sicil İrtibat Bürosu ve Ahi Evran Heykeli’nin açılışı için tören düzenlendi. Törene, Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Konfederasyon Başkanı Fevzi Apaydın, Muratpaşa İlçe Kaymakamı Sedat Sırrı Arısoy, ATSO Başkanı Davut Çetin, Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, İl Emniyet Müdürü Celal Uzunkaya, AK Parti İl Başkanı Rıza Sümer, AESOB Başkanı Adlıhan Dere, Şoförler ve Otomobilciler Odası Başkanı Mehmet Ali Alkan, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile vatandaşlar katıldı.



Türel: “O turist bu dükkana girecek”


Açılış töreninde Büyükşehir Belediye Başkanı Menderes Türel, son derece anlamlı bir tören gerçekleştirildiğini belirterek bazı törenlerin manevi değerinin maddi değerinden çok daha fazla olduğuna dikkat çekti. Esnafın özellikle turizmdeki pastadan yeterli payı alması ve kent merkezinin cazibe merkezi haline dönüştürülmesi konusunda yıllardır gece gündüz gayretle çalıştığını anlatan Başkan Türel, “2014 kampanyasında iddialı bir söz söylemiştim. ‘O turist bu dükkana girecek’ demiştim. Eğer siz kent merkezini bir cazibe merkezi haline getirmezseniz o zaman turist otelin içinde kalır. Zaten bir akvaryum var. Her istediğini orada bulabiliyor. Otelin dışına çıkmaz. Bu örneği her yerde söylerim; Paris’e gitmiş bir turist, diyelim ki Paris’in içindeki tüm oteller her şey dahil bir sistemle işletiliyor. Eyfel Kulesi’ni görmeden Paris’ten ayrılır mı? Ayrılmaz. Çünkü Paris’in merkezinde öyle bir çekim alanı mevcut. Herkes orayı gider görür. İşte biz de bunu Antalya’da gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Hemen yanı başımızda Antalya tarihini 2 bin yıldan 3 bin yıl öncesine taşıyan tarihi mezarlık Nekropol alanı ve yanında çarşı kültürümüzü yaşatacak bir kültür merkezi gerçekleşiyor” dedi.



“Cumhuriyet meydanı adına yakışır hale gelecek”


Başkan Türel, “Balbey Kentsel Yenileme Projemizle ilgili Bakanlar Kurulu kararı çıktı. Artık nihai çalışmaları yürütüyoruz. Hak sahipleri ile konuşuyoruz. Sobacılar Çarşı’mızdan, yani demirciler içinden Balbey’e bir geçiş, bir kapı, bir meydan oluşturmak suretiyle Antalya’nın ikinci Kaleiçi’ni, pırlanta değeri Balbey’i turizmin hizmetine sunacak çalışmaların nihai noktasına geldik. Etap etap yapmaya başlayacağız. İlk etabın çalışmasını da ümit ediyorum ki bu senenin içerisinde, olmadı önümüzdeki senenin başında başlatmış olacağız. Cumhuriyet Meydanı’nı Cumhuriyet’in adına yakışır hale getireceğiz. Cumhuriyet Meydanı’mızın altında maalesef Sobacılar Çarşı’sının aynı eski görüntüsüne sahip mezbelelik bir alan, dükkanlar zinciri yıkılarak meydanı adına yakışır bir hale getireceğiz. Meydanı yüzde 20 civarında bir genişlemesiyle çok farklı bir görünüme kavuşturacağız. 30 Ağustos’ta tören kutlamaları ile birlikte Cumhuriyet Meydanı’mızın yenilenmiş görüntüsünün açılış töreninde buluşacağız. Kaleiçi’nin hemen yanında Kent Müzesi ki Türkiye’nin en geniş açık hava müzelerinden olacak. İçinde 4 tane ayrı müzeyi barındırıyor olacak. Yat Limanı ile ilgili çalışmaları noktalamak üzereyiz. Kent merkezinde Antalya’nın böylesine bir cazibe alanı yaklaşık bin hektarlık yani 10 bin dönümlük bir kent merkezi alanından bahsediyoruz. Bu olduğunda o turistler işte bu dükkana girecek”



Vakıflardan Büyükşehire geçiyor


Başkan Türel, Sobacılar Çarşısı Projesi’nin belediye başkanlığı görevinin ilk dönemimde başladığını hatırlatarak, “Buradaki esnafımızın büyük desteğini gördük. Hiç unutmuyorum 2008’in içerisinde bu projeyi başlatacağımız zaman esnaf kardeşlerimiz toplanıp bana geldiler. Ben de yapılmamasını isteyecekler diye düşünüyordum. Tam farklı bir tercih gösterdiler. Dediler ki, ‘Başkan biz burada çok zor durumda ekmek paramızın peşinde koşuyoruz. Bu projeyi sen de yapmazsan kimse yapmaz. Bir an önce başla ki görev döneminde bitir bizde anahtarlarımızı alalım.’ Ben de hızlı bir şekilde tamamlayarak 2009’dan önce görev dönemimi tamamlamadan buradaki esnaflarımıza Vakıflar Bölge Müdürlüğü ile de bir protokol yaparak bu projeyi gerçekleştirdim. Fakat tabi ki zaman zaman bürokratik hususlar bir takım sıkıntıları aşmada bizi fevkalade zorluyor. Vakıfların burada kira bedelleriyle ilgili geçmişten gelen rakamlardan dolayı kira bedellerini indirememek gibi bir bürokratik zorluğu var. Esnafımıza da yüksek gelen bu kira bedellerinin düşürülmesi konusunda milletvekilliği dönemimde de gayret ettim, uğraştım. Şimdi de açık ve net ifade ediyorum. Bunu Vakıflar Bölge Müdürlüğü mülkiyeti içerisinde çözebilmemiz mümkün değil. O yüzden burada Vakıfların mülkiyeti içerisindeki dükkanları Büyükşehir’in mülkiyetine geçirmek istiyoruz ki kira bedellerini düşürebilelim. Vakıflarla bir takım konularda protokol arifesindeyiz. Ama ilk imzalayacağımız protokolün içerisinde demirciler içerisindeki dükkanların Vakıflar mülkiyetinden Büyükşehir’e geçirilmesi hususu mutlaka Allah’ın izniyle olacaktır. Böylelikle bunu biz mülkiyetimizde aldığımızda EKDAĞ’a uygun kiralama imkanı Büyükşehir olarak yapabileceğiz. Bu bürokratik sıkıntıyı da aşmış olacağız. Bir taraftan esnafımızı düşünüyoruz bir taraftan Antalya’nın kent merkezini bir cazibe merkezi, cazibe alanı haline getirmeye çalışıyoruz” şeklinde konuştu.



“Tam bir esnaf merkezi oluyor”


“Böyle bir esnaf çarşısının yönetilmesi ve yaşatılması Esnaf Odaları Birliği’ne yakışırdı” diyen Başkan Türel, “Burada Ahi Evran heykelimiz vardı. Şimdi en güzel şekilde yenilendi. Burada esnafımızın Ahi Evran Kültür ve Sanat Galerisi içerisindeki değerini daha iyi idrak edeceğimiz bir merkez gerekiyordu. İşte Esnaf Odaları Birliğimiz bunu da gerçekleştirdi ve Esnaf Sicili hizmet birimini de kurarak ayağa hizmetin en güzel örneğini Antalya’da bir taşla üç kuş vurarak sağlamış oldu. Biz her sene ahilik haftasında Cumhuriyet Meydanı’nda Şed kuşanma törenleri yaparız. Ben de her sene derdim ki bu tören esnafın kendi meydanında olmalı. Ahi Evran’ın önünde olmalı. Şimdi başkanla konuşuyoruz inşallah bundan sonra ahilik haftasını burada kutlayacağız. Tabi bu alanın daha da canlı bir şekilde yaşaması en büyük arzumuzdu. Saat Kulesi ile Cumhuriyet Meydanı arasındaki ressamları sanatçılarımızı hemen yanı başımızdaki meydana İsmet İnönü Kent Meydanı’na getirerek onlara o eski tahta baraka kulübelerin ötesinde sanatlarını icra etmelerini çok daha medeni şartlarda bir imkan sunduk. Demirciler Çarşısı arkasına sahafları getirme konusunda bir fikrimiz var. Antikacılar, sahaflar burada olacak. Bu projenin mimarı Sayın Okan Koloğlu. Sahaflar, Sobacılar Çarşısı’ndaki demirci esnafı ve hatta ileriki aşama ayakkabıcı tamircilerimizi de daha medeni şartlarda buluşturarak tam bir esnaf merkezi oluşturmuş olacağız.”



“Niyetimiz yok etmek değil daha iyiyi yapmak”


Başkan Türel, “Tabi zaman zaman bu benzetme yapılır, gömleği alttan bir ters iliklerseniz yukarıda iki yaka bir araya gelmiyor. Biz burayı esnafın bir buluşma noktası olarak planladıktan sonra görev dönemimizin sona ermesi ile birlikte benim de yakından tanıdığım değerli sanatçı Fikret Otyam’ın adına bir sanat galerisi açıldı. Fikret Otyam’ın sanatçılığını kimse tartışamaz. Ama buranın bir Ahi Evran müzesi olması, sanat galerisi olması bu konsepte uygun meseledir. Biz bu noktada bana Fikret Otyam vakfının çok kıymetli başkanı üyeleri de geldiğinde dedim ki biz Fikret Otyam’ı kaldırmak değil daha uygun bir yerde daha da adına yakışır bir şekilde konumlamak üzere hazırız. Bana nereyi istiyorsanız buyurun gösterin ben her zaman bu konuda gerekeni yapmaya hazırım. Niyetimiz hiçbir zaman yok etmek değil daha iyiyi yapmaktır. Bunun özellikle altını çiziyorum biz bu niyetle bu meselelere bakıyoruz. Bu noktada da tasarrufumuzu ortaya koyuyoruz. Burada esnaf odaları birliğimize bir yaşam imkanı sunulması çok daha farklı bir noktaya taşıyor. Burası eskiye göre daha düzenli ve daha güvenli. Güvenlik kameraları, özel güvenlik görevlilerine kadar esnaf odamız elini taşın altına koyuyor. Eskiden bunları yapamıyorduk. Şimdi burası esnafımızın bir buluşma noktası oldu. El sanatlarımız, sahaflarımız, ressamlarımız hepsi bir arada”



“Her zaman esnafın hizmetindeyim”


AESOB ile birlikte önemli bir işbirliği gerçekleştirdiklerini belirten Başkan Türel, “Esnaf odamızla güzel bir işbirliğiyle Ahilik kültürünü çok daha güzel bir şekilde gösterebileceğimiz ve yaşatabileceğimizi düşünüyorum. Önemli olan sözde değil özde esnaf dostu olabilmek. Ben bunun en iyi örneklerini sergilemeye çalıştım çalışıyorum. Bundan sonra da çalışacağım ve en iyi şekilde esnafımızı destekleyecek projelerle her zaman hizmetinizde olmaktan da onur duyacağım. Her konuşmamda da söylüyorum Antalya’ya hizmet benim hayatım boyunca taşıyacağım en önemli şereflerden birisidir. Allah ömür verirse bu şerefe nail olma isteğimi de bu vesile ile takdir görüldüğü halde ifade etmek isterim” şeklinde konuştu.


TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken ise, Antalya’da Ahilik kültürünü yaşatmak adına yapılan çalışmanın Türkiye’ye örnek olmasını temenni etti.


Tarihi mirasın, Demirciler Çarşısı’nda yaşatılacağını vurgulayan Palandöken, çarşının zanaatkar ile teknolojinin buluştuğu bir merkez olduğunu söyledi.


Antalya’da 75 bin esnaf olduğuna dikkati çeken Palandöken, "Antalya’da esnaf çok. Turisti dükkanlara taşıyabilirsek hem Antalya hem Türkiye kazanacak. Hepimizin amacı, tarihi ve doğal güzellikleri dünya pazarına sunmak. Bunun için birlik ve beraberliğe ihtiyaç var" dedi.


Konuşmaların ardından, tarihi Demirciler Çarşısı’nda yapımı tamamlanan Ahi Evran Müzesi Kültür ve Sanat Galerisi, Ahi Evran Heykeli ve Esnaf ve Sanatkarlar Sicil İrtibat Bürosunun açılışı yapıldı.


Protokol üyeleri, bu alanları gezerek esnafla sohbet etti.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bartın BARÜ Girişimcilik Zirvesi’nde yenilikçi fikirler buluştu Bartın Üniversitesinde (BARÜ) düzenlenen "Girişimcilik Zirvesi"nde sektör temsilcileri, akademisyenler ve girişimciler öğrencilerle bir araya geldi. Bartın Üniversitesi (BARÜ) Kariyer Planlama Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından Kutlubey Yerleşkesi İİBF-Eğitim Fakültesi Konferans Salonu’nda "Girişimcilik Zirvesi" düzenlendi. Gençlerin iş dünyasını ve girişimcilik ekosistemini yakından tanımaları amacıyla yapılan zirvede girişimcilik ekosistemi, marka tasarımı, yenilikçi fikirler ve genç girişimcilere sunulan destekler farklı yönleriyle ele alındı. Açılış konuşmalarında kurumlar arası iş birliği vurgulandı Programın açılış konuşmaları BARÜ Rektörü Prof. Dr. Ahmet Akkaya, KOSGEB Bartın İl Müdürü Gökhan Akdağoğlu ve Bartın Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Halil Balık tarafından gerçekleştirildi. Üniversite-kamu-sanayi iş birliği kapsamında çalışmalar sürdürdüklerini belirten Rektör Akkaya, "Bartın Üniversitesi olarak üniversite, kamu ve sanayi iş birliği ile birçok proje birçok etkinlik gerçekleştiriyoruz. Bugünkü Girişimcilik Zirvesi de bu çalışmaların önemli bir parçası. Bugün burada alanında önemli isimler deneyimlerini öğrencilerimizle paylaşacak. Zirvemizin herkes için verimli geçmesini diliyorum" dedi. KOSGEB Bartın İl Müdürü Akdağoğlu, gençlere yönelik hibe, eğitim ve danışmanlık destekleri hakkında bilgiler verirken Bartın Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Balık ise kendi yaşamından örnekler paylaşarak genç girişimcilerin desteklenmesinin önemine dikkat çekti. Ünlü iş insanı Şefik Yılmaz Dizdar deneyimlerini öğrencilerle paylaştı Açılış konuşmalarının ardından gerçekleştirilen ilk oturumda, Türkiye’de giyim sektörünün öncü isimlerinden Taha Holding Yönetim Kurulu Başkanı Şefik Yılmaz Dizdar mesleki deneyimlerini paylaştı. Girişimcilik yolculuğunu öğrencilerle paylaşarak gençlere önemli tavsiyelerde bulunan Dizdar, "1961 yılında iş hayatına atıldım. Türkiye Demir-Çelik İşletmeleri Genel Müdürlüğünün Karabük fabrikalarına işe başladım. İzmir’de İç Ticaret ve Maliye Bölümünden mezun oldum. Şu an 88 yaşındayım, bu zamana kadar birçok zorluklarla karşılaştım. Demir-Çelikte çalıştığım sırada çeşitli görevlerde bulundum. Buradan ayrıldıktan sonra dünyada yaşanan iç ve dış politika gelişmelerini değerlendirerek tekstil sektörüne adım attım. Taha Tekstil firmasıyla önemli başarılara imza attık. Günümüzde Türkiye’de tekstil sektörü zor günler geçiriyor, maliyetler yükseldi. Bizim şu anda LC Waikiki olarak yaklaşık 1375 mağazamız var, bunların bir kısmı yurt dışında faaliyet gösteriyor. Gençlerimizin girişimcilik fırsatlarını iyi değerlendirmesi, yeni piyasa ihtiyaçlarını takip etmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı. Marka tasarımı, girişimcilik ekosistemi, iş dünyası deneyimleri anlatıldı BARÜ Eğitim Fakültesinden Doç. Dr. Sunay Akkaya ise "Deneyimsel Marka Tasarımı" başlıklı sunum gerçekleştirdi. Doç. Dr. Akkaya sunumunda deneyim, marka illüzyonu, marka ile ilgili yanılgılar, marka kavramı ve marka ekosistemi hakkında katılımcılara bilgiler vererek markalaşma sürecini  örnekler üzerinden anlattı. Bartın Ticaret ve Sanayi Odasından Dış Ticaret, Proje, Kalite ve Akreditasyon Uzmanı Eyüp Sabri Kundak "Cebindeki Sıfır ve Konforun Ötesi" başlığında kendi girişimcilik yolculuğunda yaşadığı zorlukları anlatarak gençlere çeşitli önerilerde bulundu. Yoğun ilgi gören program kapsamında fuaye alanında kurulan stantları da ziyaret eden öğrenciler, firmalardan staj ve iş imkanları hakkında bilgi edinme fırsatı buldu.
Eskişehir Koca Ragıp Paşa’nın çok yönlü düşünce dünyası çalıştayda değerlendirildi Anadolu Üniversitesi Edebiyat Fakültesi tarafından Edebiyat Fakültesi Konferans Salonunda "Edebiyat-Siyaset-Felsefe İlişkisi Kapsamında Koca Ragıp Paşa Çalıştayı"nın ilk oturumu gerçekleştirildi. 7-8 Mayıs tarihlerinde düzenlenen çalıştayın yürütücülüğünü Dr. Öğr. Üyesi Emrah Gülüm üstlenirken açılış konuşmasını Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar yaptı. Çalıştaya konuşmacı olarak Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Prof. Dr. Abdülkadir Erkal, Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas ve Prof. Dr. Kamil Sarıtaş katılırken, akademik personel, öğretim elemanları ve çok sayıda öğrenci takip etti. Osmanlı düşünce ve edebiyat dünyasının önemli isimlerinden Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliği, siyasal kimliği ve düşünce dünyasının disiplinler arası bir yaklaşımla değerlendirildiği çalıştayda, farklı akademik alanlardan isimler sunum gerçekleştirdi. "Marifet iltifata tabidir" Açılış konuşmasını yapan Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Fuat Güllüpınar, Koca Ragıp Paşa’nın devlet adamlığı ve edebi yönüne dikkat çekerek, şu ifadeleri kullandı: "Bugün Koca Ragıp Paşa’yı konuşmak için bir araya geldik. Konuşmama Koca Ragıp Paşa’ya ait olduğunu düşündüğüm bir söz ile başlamak istiyorum: ‘Marifet iltifata tabidir.’ Emeğin, bilginin ve liyakatin değerini belki de bundan güzel anlatan bir söz yoktur. Bu sebeple bugün bu salonda olmamızı sağlayan, bu işte emeği geçen Emrah hocaya çok teşekkür ediyorum. Koca Ragıp Paşa bir sadrazam, bir diplomat, aynı zamanda hem devlet adamı hem sanatçı, şair ve önemli bir edebiyatçı olarak karşımızda duruyor." "Her işini usul ve suhuletle yapmıştır" Çalıştayın ilk konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Mehmet Mahur Tulum, Koca Ragıp Paşa’nın siyasi yönlerini ele aldı. Tulum, Paşa’nın siyasi hayatına çocukluk yıllarında başladığını belirterek, "Böyle bir alim üzerine konuşmak elbette çok zor. O, siyasi hayatına babasının yanında çocukluk yıllarında başlamış ve sadrazamlık mertebesine kadar yükselmiş önemli bir isimdir. Siyasi mizacını tanımlayacak olursak şunu görüyoruz; usul ve suhulet onun mizacında temayüz ediyor. Yani her işini usul ve suhuletle yapmıştır" dedi. "Devlet adamlığı ile şairliğini bir arada taşımıştır" Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesinden Prof. Dr. Şevkiye Kazan Nas ise, Koca Ragıp Paşa’nın edebi kişiliğine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kazan Nas, paşanın şiirlerinde toplum düzeni, ahlak ve devlet düşüncesinin önemli yer tuttuğunu belirterek, "Koca Ragıp Paşa’nın sanatını özgün kılan en önemli unsurlardan birisi onun devlet adamlığı ile şairliğini bir arada taşıyabilmesidir. Onun dizelerinde sadece bireysel duygular değil, toplum düzeni, ahlak ve devlet düşüncesi de yer bulur" diye konuştu. "Kapıkulundan felsefeci olmaz anlayışı doğru değildir" Çalıştayda konuşan Eskişehir Osmangazi Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kamil Sarıtaş, "Kapıkulundan felsefeci olmaz" anlayışını eleştirerek, Koca Ragıp Paşa’nın çok yönlü düşünce yapısına dikkat çekti. Sarıtaş, paşanın felsefe, tasavvuf ve kelamı birlikte ele alan bir yaklaşım benimsediğini ifade etti. "Hamilik sistemi edebiyatın gelişiminde önemli rol oynadı" Açılış oturumunun son konuşmasını gerçekleştiren Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülkadir Erkal ise, Koca Ragıp Paşa’nın sanat hamiliği ve kültürel çevresine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erkal, 18. yüzyılda yetişen çok sayıdaki şairin arkasında hamilik sisteminin önemli bir etkisi olduğunu vurguladı. Çalıştayın öğleden sonraki oturumu edebiyat ve dil söyleşisiyle devam etti. Söyleşide gazeller, tematik şiir mecmuaları ve şiirlerdeki eleştiri unsurları üzerine değerlendirmelerde bulunuldu. Çalıştay, soru-cevap bölümünün ardından sona erdi.