YEREL HABERLER - 03 Aralık 2011 Cumartesi 09:53

`İNSANIN YARADILIŞ GAYESİ` KONULU KONFERANS DÜZENLENDİ

A
A
A
`İNSANIN YARADILIŞ GAYESİ` KONULU KONFERANS DÜZENLENDİ

Antalya’nın Korkuteli ilçesinde lise öğrencilerine yönelik Prof. Dr. Adem Tatlı’nın konuşmacı olarak katıldığı ’İnsanın Yaratılış Gayesi’ konulu konferans düzenlendi.
Korkuteli Lisesi Müdürü Mehmet Harun Topay tarafından organize edilen konferansa konuşmacı olarak katılan Prof. Dr. Adem Tatlı, öğrencilere ’İnsanın Yaratılış Gayesi’ni anlattı. Prof.Dr. Topay, “İnsanın dünyaya gelişi bir gaye içindir. Bu gaye Allah’a teslim olup ona kulluk etmektir. Kulluk ise Allah’ın isteklerini yerine getirip hoşlanmadıklarından kaçınmaktır” dedi.
Yeryüzüne gelmiş ve gelecek olan tüm insanların ana hedefinin Yaradan’ına gönülden bağlanması olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Adem Tatlı, Allah’ı daima düşünmesi zikir ve tesbihatta bulunması gerektiğini vurguladı. Peygamberler dışında hiçbir kimsenin günahtan korunmuş olmadığını ifade eden Prof.Dr. Tatlı, “Herkes günah işleyebilir ne var ki, insanlar birbirlerine oranla daha az, daha çok günah işleyebilirler. Peygamberimiz (SAV) bu hususu şöyle ifade buyuruyor, ’İnsanoğlunun hepsi günah işler. Günah işleyenlerin en hayırlısı ise işlediği günaha pişman olup tövbe edenlerdir’. Allah insanı ruh ve beden kabiliyetleri bakımından canlıların en mükemmeli kılmıştır. İnsan, kendi iradesi ile kabiliyetlerini ya doğru yolda, Allah’ın istediği şekilde kullanarak en yüksek manevi makama çıkacak, ya da aksi yönü tutarak manen canlıların en aşağı mertebesine inecektir” diye konuştu.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Elazığ Baba Mahir Yılmaz: "Oğlumun bir mezarı olsun, en azından gidip bir Fatiha okuyalım" Elazığ’da üzerinden 3,5 yıl yıl geçen kayıp kuzenler davasında, baba Mahir Yılmaz, "Oğlumun kaybolmasının üzerinden 3,5 yıl geçti. Oğlumun bir mezarı olsun, en azından gidip bir Fatiha okuyalım. İçimiz biraz rahatlasın" dedi. Edinilen bilgiye göre, Elazığ’ın Kovancılar ilçesinde yaşayan 26 yaşındaki Mustafa Yılmaz, 21 yaşındaki N.N.Y.’yi kaçırmasının ardından ikili evlendi. Olay sonrası Yılmaz ailesi ile karşı taraf arasında gerginlikler yaşanmaya başlandı. Ardından Mustafa Yılmaz, 22 Ocak 2023 tarihinde ortadan kayboldu. Mustafa Yılmaz’ın kaybolmasının ardından kuzeni Onur Yılmaz da ondan bir gün sonra kayıplara karıştı. Ailenin ifadelerinin ardından Elazığ Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü ekiplerince 02.02.2023 tarihinde operasyon düzenlendi. Kovancılar ilçesi Sürekli köyünde şüphelilere yönelik düzenlenen operasyonda aralarında kayınbabanın da bulunduğu 12 kişi gözaltına alınmış ve 5 kişi tutuklanarak cezaevine gönderilmişti. "Daraltılmış baz raporunun ardından 2,5 yıl sonra operasyon" Ardından ortada ceset bulunmadığı için dava açılamamış ve cezaevindekiler de serbest bırakılmıştı. Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine uzman ekip çağırıldı ve çalışma yapıldı. Daraltılmış baz raporunun ardından geçen yıl yeniden düğmeye basıldı. 16.09.2025 günü İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından yeniden operasyon düzenlendi. Operasyonda 12 şüpheli gözaltına alındı. İşlemlerinin ardından 4 şüpheli serbest bırakılırken 8 şüpheli Palu Adliyesi’ne sevk edildi. Nöbetçi Sulh Ceza Mahkemesinde yapılan duruşma sonucu 3 şüpheli şahıs adli kontrol şartı ile serbest bırakılırken, 5 şüpheli ise yeniden tutuklanarak cezaevine gönderildi. Davanın açılması ve mahkemenin görülmesi için dosyanın Yargıtay’da olduğu bildirildi. Yılmaz ailesi ise Tunceli’deki Gülistan Doku olayının ardından ümitlendi. Oğlunun cesedinin halen bulunmadığını dile getiren baba Mahir Yılmaz, "Devletin gücü herkese ve her şeye yetiyor. Adalet Bakanımız Akın Gürlek gerçekten bu konu üzerinde duruyor. Bize de yardım etmesini rica ediyoruz" dedi. "Gülistan Doku olayıyla birlikte bizim içimize bir umut ışığı doğmuştur" Oğlunun bir mezarını olmasını isteyen baba Mahir Yılmaz, "Oğlumun, kaçırılması ve öldürülmesi üzerinden 3,5 yıl oldu. Halen cesedi bulunamadı. Aklımızı ve sağlığımızı kaybettik. Tunceli’de ki Gülistan Doku olayıyla birlikte bizim içimize bir umut ışığı doğmuştur. Adalet bakanlığının bu konuya el atmasını rica ediyorum. Oğlumun kaybolması 3,5 yıl oldu. Kovancılar ilçesinde kırsal kesimde cesedi saklanmıştır. Halen bulunamadı ve 5 kişi halen tutuklu. 3 kişi yurt dışında firarda. Bunlar hakkında kırmızı bülten çıkartılmasını ve yargılanmasını rica ediyorum. Oğlumun bir mezarı olsun, en azından üzerine gidip bir Fatiha okuyalım. İçimiz en azından biraz rahatlasın. Adalet Bakanımız gerçekten bu konu üzerinde duruyor" diye konuştu.
Aydın Dünyada sadece Aydın’da yetişen ’Küçük Çan’ yok olma tehlikesiyle karşı karşıya Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD) Başkanı Bahattin Sürücü, dünyada sadece Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Sazlı Mahallesi’ndeki Kemer Dağı’nda yetişen "Küçük Çan" bitkisinin, kritik derecede tehlike altında olduğu belirterek, bölgenin bütüncül olarak korumaya alınması gerektiği çağrısında bulundu. Doğal ve tarihi güzelliklerinin yanı sıra endemik bitkileriyle de dikkatleri üzerine çeken Aydın’ın, Söke ilçesinde yetişen küçük çan çiçekleri, açarak görsel şölen oluşturmaya başladı. Bu çerçevede harekete geçen Ekosistemi Koruma ve Doğa Sevenler Derneği (EKODOSD), dünyada ve Türkiye’de sadece Söke’nin Kemer Dağı’nda yayılış gösteren küçük çan çiçeklerine de ev sahipliği yapan Şarlak bölgesine dikkat çekti. Söke’nin doğal peyzajı için Şarlak bölgesinin bütüncül olarak korunması gerektiğine vurgu yapan EKODOSD Başkanı Bahattin Sürücü, dünyada yalnızca Sazlı bölgesinde görülen endemik bitkinin, kalkerli kayalık alanlarda yetiştiği ve yayılış alanının oldukça sınırlı olduğunu belirtti. Bitkinin, Sazlıköy’ün kuzeybatısından başlayarak Söke Organize Sanayi Bölgesi ve çimento fabrikası karşısındaki kayalıklara kadar uzandığı ifade eden Sürücü; "Bilimsel adı Campanula vardariana Bocquet olan ve halk arasında ’Küçük Çan’ olarak bilinen bitki, dünyada ve Türkiye’de yalnızca Aydın’ın Söke ilçesine bağlı Sazlı’daki Kemer Dağı’nda yayılış göstermektedir. Bitkinin koruma durum kategorisi ’Kritik Derecede Tehlike Altında’ yani CR (Critically Endangered) olarak değerlendirilmiştir. Bitkinin yayılış alanları, geçmiş yıllarda Sökeli ailelerin çocuklarıyla birlikte gelip piknik yaptığı, Şarlak olarak bilinen şelalenin bulunduğu bölgeye kadar uzanmaktadır. Dünyada yalnızca Söke’ye bağlı Sazlı’nın vahşi kayalıklarında yetişen bu bitkinin korunması ve bölge halkı tarafından tanınması amacıyla, bugün Sazlı Muhtarı Hasan Kahraman ile birlikte bir arazi çalışması gerçekleştirdik. Belli bir coğrafyaya uyum sağlayan endemik türler, genetik mirasın temsilcisi olup, görsel güzellikleri ve nadir bulunmaları nedeniyle botanik turizmi açısından bulundukları bölgeye değer katarlar. Sazlı’daki popülasyonun çok sınırlı olması ve hemen karşısındaki sanayi faaliyetleri nedeniyle yok olma tehdidi altındadır. Bu tür önemli canlıların varlığı çoğu zaman bilinmediği için sessizce yok olup gitmektedir. Bu nedenle endemik türlerin yerelde yaşayan insanlar tarafından tanınması ve korunma gerekliliğinin anlatılması, türün geleceği açısından büyük önem taşımaktadır. Sazlı Muhtarımız Hasan Kahraman da bu konuda önemli bir duyarlılık göstermiştir. Bölge halkının da Küçük Çanlara sahip çıkacağına ve bitkinin korunmasına katkı sağlayacağına inanıyoruz" dedi. Sazlı Muhtarı Hasan Kahraman da "Biz bugüne kadar endemik bir bitkiyle birlikte yaşamışız, ancak bundan hiç haberimiz olmadı. Bitkinin Dünyada sadece burada yaşıyor olması bizim için gurur verici. EKODOSD sayesinde bitkinin varlığını ve önemini fark ettik. Sazlı’da yaşayan halkımızla birlikte Küçük Çan çiçeklerinin korunması ve tanıtılması için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Okullarımızda öğrenim gören öğrencilerin bitkiyi tanımaları ve korunmasına katkı sağlamaları için proje geliştirmelerine yönelik okul müdürleriyle görüşmeler yapacağız" şeklinde konuştu.