GENEL - 03 Temmuz 2023 Pazartesi 10:21

Antalya’da tapusu olmayan 66 daireden oluşan 26 yıllık siteye mahkemeden yıkım kararı

A
A
A
Antalya’da tapusu olmayan 66 daireden oluşan 26 yıllık siteye mahkemeden yıkım kararı

Antalya’da tapusu olmayan 66 daireden oluşan 26 yıllık siteye, depreme dayanıksız olduğu gerekçesi ile yıkım kararı verildi.

Antalya’da tapusu olmayan 66 daireden oluşan 26 yıllık siteye, depreme dayanıksız olduğu gerekçesi ile yıkım kararı verildi. Site sakinleri ise binaların sağlam olduğunu ileri sürerek yıkım kararına karşı çıktı. Sitede 10 yıldır oturan İnşaat Mühendisi Fatih Karakoç, “Bir inşaat mühendisi olarak zaman zaman kirişleri, kolonları kontrol ettim. Herhangi bir şey olduğu zaman detaylı çatlaklar olur. Bırakın detaylı çatlamayı bizde kılcal çatlama bile yok. Binalarımız sağlam ve dört dörtlüktür. Sağlam olmayan binada bir insan evladını oturtmaz” diyerek yıkım kararının durdurulmasını istedi.


Muratpaşa ilçesi Perge Bulvarı 1584 Sokak’ta bulunan 66 dairelik Kanarya Sitesi’nin yapım süreci 1997 yılında başladı. İnşaat çalışmaları tamamlandıktan sonra arsa sahibi hayatını kaybetti. Arsa mirasçılarından P.Ç., sitenin yeni deprem yönetmeliğine uygun olmadığını ve yıkılabileceği gerekçesiyle daire maliklerini ve kooperatif yönetimini uyardı. Yönetim ise ruhsatlı yapı denetim firmalarından aldıkları raporlar ile sitenin sağlam olduğunu öne sürdü.


Antalya 2’nci İdare Mahkemesi’nce görülen davada sitenin yıkılmasına hükmedildi. Karar Konya Bölge İdare Mahkemesi’ne götürüldü. İstinaf mahkemesi de site sakinlerinin itirazlarını kabul etmeyerek yerel mahkemenin kararını onadı. Belediye tarafından karar sonrası binanın yıkım işlemi için bina sakinlerine tebligat gönderildi. Tebligatta; binanın 10 Temmuz tarihine kadar tamamen boşaltılması gerektiği belirtildi.



“Burada tekrar yıkılarak hem devlet hem de üyeler zarar görecek”


Öğretmenlik yaparken biriktirdiği paralarla kooperatife üye olduğunu belirten Ali Karadoğan, “Üye olduktan sonra yer sahibi kooperatif ile anlaşarak inşaatlara başlamış. İnşaatlar bittikten sonra yer sahibi ölüyor. Mirasçıları ise burayı boşaltarak yıkıp bize para ödememek istiyorlar. Yapılan incelemelerde her iki binada yüzde 15 ve 19 ile güçlendiriliyor. Kanunlarımızda yüzde 40’ın üzerinde ise yıkılacağı altında ise kurtarılabileceği yer alıyor. Konya İstinaf Mahkemesine güçlendirme raporunu verdiğimiz halde yıkım kararı verdi. En son 2021 yılında karot örnekleri alınarak yaptırdığımız testlerde sağlam denildi. Bizden 2018 yılı kriterlerine uymamız isteniyor. O zaman 2018 yılı öncesi yapılan tüm binalarda problem var” dedi.



“Binalarımız sağlam ve dört dörtlüktür”


İnşaat Mühendisi Fatih Karakoç ise binaların yıkılmasına karşı çıkarak, “10 yıldır burada oturuyorum. Bir inşaat mühendisi olarak zaman zaman kirişleri, kolonları kontrol ettim. Herhangi bir şey olduğu zaman detaylı çatlaklar olur, binada kılcal çatlama bile yok. Binaların çürük olduğundan emin olsam en önde ben yıkılması için mücadele ederim. Sağlam olmayan binada bir insan evladını oturtmaz” sözlerine yer verdi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Özel: "Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğu ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkin, "Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz" dedi. Özgür Özel, Cumhuriyet Halk Partisinin 38’inci Olağan Kurultayı hakkında verilen mutlak butlan kararı sonrası CHP Genel Merkezinde düzenlenen, ‘Partimize, İrademize Sahip Çıkıyoruz’ buluşmasında konuştu. Özel, "Değerli dostlarım, büyüklerim, akranlarım, sevgili kardeşlerim, değerli gençler aile her şeydir. Ne zaman başımız sıkışsa, yüzümüzü ailemize döneriz. Aile, düştüğümüzde kolumuzdan tutandır. Sendeleyince omuzumuza dokunandır. Yokluğuna katlanmak zordur. Ama zoru göğüsleriz. Yükü paylaşır, acıyı bölüşürüz. Ama ailemizin yokluğuna, hasretine, acısına dayanırız da haysiyetinin çiğnenmesine asla izin vermeyiz. Siz benim ailemsiniz. Siz birbirinizin ailesisiniz. Bize oy versin, vermesin bu ülkenin tüm demokratları bizim ailemizdir. Bu ülkenin geleceğinden kaygı duyanlar, yarınları için mücadele edenler, birilerinin yanına sığınıp da onlarla gününü gün edenler değil; birbirinin omzuna tutunup da yarınlar için direnenler bizim ailemizdir. İşte bizler ailesine sahip çıkanlarız. Biz yoksulları, emekçileri, emeklileri, esnafı, çiftçiyi, gençleri ailemiz bildik" şekilde konuştu. "Bizim suçumuz, seçim kazanmak" Son yerel seçimleri kazandıkları için haksız ilan edildiklerini söyleyen Özel, "Bizim suçumuz, seçim kazanmak ya da seçimi kazanacakları aday yapmak. Bizim suçumuz, müesses nizama baş kaldırmak. Bizim suçumuz, kontrollü muhalefet olmayı reddetmek. Bizim suçumuz, paşa paşa konforlu muhalefet koltuğunda oturmayıp millet için iktidar hedeflemek. Bu yüzden mesele, Cumhuriyet Halk Partisi meselesi değildir. Mesele, milletin meselesidir, halkın meselesidir, halkların meselesidir." ifadelerini kullandı. "Türkiye değil, dünya hukuk tarihinde olmayacak bir karar" Özel, "Malum dün Türkiye değil, dünya siyasi tarihinde, hukuk tarihinde olmayacak bir kararla bambaşka bir hukuk dalının bir kuralını getirip de bir siyasi partinin 2,5 yıl önce yapmış olduğu bir kurultaya uygulayarak; hem de o kurultay ile ilgili yürüyen davaları perişan olmuş şahitlik edenlerin hakim önünde ifadelerini geri çektikleri, savunamadıkları. Elbette buna susacak, teslim olacak halimiz yoktu. Bir yandan da bu cenderenin içinden çıkmak gerekiyor. Ama bunu gidip de rejimle uzlaşacak, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temaslar, olmadık pazarlıklar, bekledikleri gibi tavizler vererek yapacak halimiz yoktu. İşte o yüzden buradayım, işte o yüzden buradayız, işte o yüzden buradasınız. İyi ki buradasınız." "O telefona bakmadık, bakamadık" Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı telefon görüşmesinden bahseden Özel, "Milletin, halkın gücüyle; sizlerin emeğiyle, kararlılığıyla birlikte bir büyük mücadeleyi başlattık. Günün şartları, günün psikolojisi içinde bir telefon geldi. O telefona bakmadık, bakamadık. Bugün akşamüstü o telefon görüşmesini gerçekleştirdik. İşte buradaki bütün dostlara ne konuştuğumu ne olacağını, ne olmayacağını söylemek boynumun borcudur. Bugün dedim ki ‘Sokağı görüyor musun?’ Dedim ki ‘Sokağı görüyor musunuz? Milleti duyuyor musunuz? Bu partinin, bu baba ocağının bahçesinde yan yana ağlayan 80 yaşında teyzemi, 15 yaşında evladı görüyor musunuz? Türkiye’nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz? Bugün Türkiye’den 65 baro isyan ediyor. Bugün Türkiye’nin tüm meslek örgütleri, tüm sendikaları, tüm siyasi partileri, en sağdan en sona tüm dostlar yan yana duruyor. ‘Bu CHP meselesi değil, bu Türkiye meselesidir’ diyor ve sizden bir şey bekliyor.’ Bir soru aldım. ‘Siz ne diyorsunuz?’ diye. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. İki şeye ömür vermeye, gerekirse iki şeye can vermeye razı olmuşum. Buradan sizin önünüzde ifade ediyorum. Bunlardan birincisi, Cumhuriyet Halk Partisi üyesinin, delegesinin önüne Atatürk’ün partisinin sandığı gelecek. İkincisi, bu milletin önüne seçim sandığı gelecek, bu iktidar değişecek." dedi.