KÜLTÜR SANAT - 30 Mayıs 2025 Cuma 17:14

4. Uluslararası Antalya Yörük Türkmen Festivali’nde ilk gün coşkusu

A
A
A
4. Uluslararası Antalya Yörük Türkmen Festivali’nde ilk gün coşkusu

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 4. Uluslararası Antalya Yörük Türkmen Festivali sabah gerçekleşen Yörük göçünün ardından Döşemealtı Düzlerçamı Karaman Piknik Alanı’ndaki renkli etkinliklerle başladı.


Cumhuriyet Meydanı-Karaalioğlu Parkı arasında yapılan temsili Yörük göçüyle başlayan Antalya Büyükşehir Belediyesi 4. Uluslararası Antalya Yörük Türkmen Festivali coşkulu etkinliklerle başladı. İlk gün coşkusu Döşemealtı Düzlerçamı Karaman Piknik Alanı’ndaki birbirinden renkli gösterilerle devam etti.



Yörük kültürü yaşatılıyor


Yörük kültürünün tüm yönleriyle tanıtıldığı festivalde kurulan çadırlarda Yörük dernekleri yöresel kıyafetler, halı ve kilim dokuma, yün eğirme gibi geleneksel el sanatlarını tanıttı. Yörükler geleneksel yemeklerini de ziyaretçilere ikram etti. Konuk ülkelerin çadırları ise yoğun ilgi gördü. Geleneksel kıyafetleri ile ülke çadırlarında misafirlerini ağırlayan konuk ülkeler, kendilerine has yemekleri de ziyaretçilere ikram etti. Festival alanı içerisinde yer alan stantlar ve yeme içme üniteleri de hizmet vermeye başladı.



Renkli sahne gösterileri


Festivalin ilk gününde Yörük Türkmen kültürünün ayrılmaz parçası olan müzik ve danslar da yoğun ilgi gördü. Alanda kurulan etkinlik sahnesinde misafir ülkeler halk dans gösterilerini sahneledi. Ankara Keçiören Belediyesi Seymenler Ekibi gösterisi, Özbekistan - Öz’beğim Derneği, Kazakistan Halk Oyunları gösterisi, Kıbrıs Türk Kültürü Derneği Antalya Şubesi, Antalya Uygurlar Derneği Halk gösterileri ile büyük beğeni topladı.


Türkiye dışından 25 farklı Türk Devlet ve topluluğundan gelen heyet ve katılımcılar, Türk dünyasından bağımsız 7 Türk devleti, özerk cumhuriyetler ve Türklerin yoğun olarak yaşadığı ülkelerden misafirlerin katılımın olduğu 4. Uluslararası Antalya Yörük Türkmen Festivali ilk gününden yoğun bir kalabalığa sahne oldu.



4. Uluslararası Antalya Yörük Türkmen Festivali’nde ilk gün coşkusu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.