KÜLTÜR SANAT - 08 Mayıs 2026 Cuma 21:31

"5. FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali" kapılarını açtı

A
A
A
"5. FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali" kapılarını açtı

Antalya’nın zengin mutfak kültürünü tanıtmak, yöresel lezzetlerini ve coğrafi işaretli ürünlerini geniş kitlelere duyurmak amacıyla Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali "Her Sofra Başka Bir Hikaye" temasıyla bu yıl da ziyaretçilere kapılarını açtı.


"Her Sofra Başka Bir Hikaye" temasıyla bu yıl 5’incisi gerçekleştirilen Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin resmi açılış töreni Karaalioğlu Parkı’nda Antalyalıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Açılış törenine Antalya Valisi Hulusi Şahin, Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, CHP Antalya Milletvekili Cavit Arı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Antalya İl Başkanı Nail Kamacı, belediye başkanları, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, meslek odası başkanları ve gastronomi dünyasının tanınmış isimleri katıldı.


Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin açılış töreninde konuşan Vali Şahin, "Bizim her soframız başka bir hikaye barındırıyor ama bazı şeyler var ki her sofrada aynı. Mesela bizde her sofrada bereket var. Bizim sofralarımızın hepsinde değişmeyen misafirperverlik, samimiyet, içtenlik var. Ne yok israf yok. Şimdi sürdürülebilirlik diyorlar. Bizim büyüklerimizin sofralarında ismi konmamış sürdürülebilirlik hep vardı. Çöp çıkmazdı her şey kullanılırdı. Bizim yeniden elde etmemiz gereken bu değerler. FoodFest belki bunun da öncüsü olacaktır" dedi.


Vali Şahin, FoodFest’in 5 yıldır organizasyonunu düzenleyen ve kurumsallaşmış bir yapıya kavuşturan Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni de Başkan Vekili Büşra Özdemir’in şahsında kutladı.



Her sofrada Antalya hikayesi


Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, FoodFest’in yalnızca bir gastronomi festivali olmadığını, Antalya’nın kültürünü, üretimini ve hafızasını dünyaya taşıyan güçlü bir değer olduğunu söyledi. Özdemir, 4 yıl önce Muhittin Böcek’in öncülüğünde "Antalya’dan Dünyaya" mottosuyla yola çıktıklarını belirterek festivalin bugün bir marka haline geldiğini ifade etti. Özdemir, "Bazen bir şehir kendini en güzel sofralarında anlatır. Bir tatta geçmişini, bir kokuda hatıralarını yaşatır. İşte tam olarak böyle bir şehir Antalya" sözleriyle kentin gastronomi kültürüne dikkat çekti.


Antalya’nın bereketli topraklarında yetişen ürünlerin, şeflerin yorumuyla kültüre ve sanata dönüştüğünü vurgulayan Özdemir, festivalin Antalya halkına bırakılmış bir miras olduğunu dile getirdi.



Yerel ürünler vitrine çıktı


Antalya’nın dünyanın en büyük örtü altı tarım merkezlerinden biri olduğunu vurgulayan Özdemir, kentin sahip olduğu endemik bitki çeşitliliği ve Akdeniz yeşilliklerinin festivalin bu yılki ana odağı olduğunu ifade etti. Yerel üreticilerin ürünlerinin festival boyunca şeflerin özel sunumlarında kullanılırken, ziyaretçilerin de Antalya mutfağını daha yakından tanıma fırsatı bulacağını söyleyen Büşra Özdemir, 3 gün boyunca sürecek festival kapsamında yurt içinden ve yurt dışından gelecek ödüllü şefler ile sektörün farklı alanlarındaki çok sayıda önemli isme ev sahipliği yapacağını belirtti.


Konuşmalardan sonra ise Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Vali Hulusi Şahin’e teşekkür plaketi takdim etti. Daha sonra ise Vali Hulusi Şahin ve Başkan Vekili Büşra Özdemir katılımcılarla birlikte 5. Uluslararası Foodfest Antalya Gastronomi Festivali’nin açılış kurdelesini kesti.


Açılış töreninden sonra ise Başkan Vekili Büşra Özdemir ve Vali Hulusi Şahin, katılımcılarla birlikte festival alanını gezdi. Alanda Antalya ve Türk mutfağının birbirinden farklı ürünlerinin yer aldığı stantları ziyaret eden Vali Şahin ve Büşra Özdemir, işletmecilerle sohbet ederek, katılımlarından dolayı teşekkür etti ve tadımlar gerçekleştirdi.



Gastronomi,şehir ve markalaşması konuşuldu


5. FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali’nin ilk paneli Türk yemek tarihçisi şef Vedat Başaran moderatörlüğünde gerçekleşti. Panele AKTOB Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Kaşif Kavaloğlu, ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz, Antalya Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır ve Sözen Group CEO’su Gökmen Sözen katıldı. Gerçekleştirilen panelde gastronominin turizm üzerine etkisi, yerel mutfağın korunması ve şehirlerin gastronomiyle markalaşması konuları ele alındı.


5. Uluslararası FoodFest Antalya Gastronomi Festivali kapsamında üç gün boyunca workshoplar, şef gösterileri, tadım etkinlikleri ve paneller gerçekleştirilecek. Festival süresince Antalya’nın yerel ürünleri ve mutfak kültürü binlerce ziyaretçiyle buluşmaya devam edecek.



"5. FoodFest Antalya Uluslararası Gastronomi Festivali" kapılarını açtı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.
İzmir Çeşme Kaymakamı Maraşlı: "Kaliteli ve sakin turizmle Çeşme kazanacak" Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, 1. Çeşme Turizm Zirvesi’nin ilçenin turizm geleceği açısından önemli bir başlangıç olduğunu belirterek, "Kaliteli ve sakin turizmle Çeşme kazanacak" dedi. "1. Çeşme Turizm Zirvesi"’nin açılış konuşmasını yapan Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı, Çeşme’nin sahip olduğu doğal ve kültürel değerlerle Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olduğunu belirterek, turizmin yalnızca yaz aylarına sıkışmasının ilçenin en temel sorunlarından biri olduğunu söyledi. Çeşme’nin geçmişte Türkiye turizminin öncü destinasyonlarından biri olduğunu ifade eden Maraşlı, artan rekabet ve değişen turizm anlayışıyla birlikte ilçenin zaman içinde yalnızca yaz sezonuna bağlı bir yapıya dönüştüğünü dile getirdi. "Çeşme’nin yüzde 95’i turizme bağlı" Turizmin Çeşme ekonomisindeki belirleyici rolüne dikkat çeken Maraşlı, "Yüzde 95’i turizme bağlı bir kentten bahsediyoruz. Ancak bugün turizm dediğimizde yalnızca iki aylık bir dönem akla geliyor. Bu ne işletmeciler için ne ilçe ekonomisi için ne de ülke turizmi için sürdürülebilir bir yapı" dedi. "12 ay turizm" söylemini gerçekçi bulmadığını ifade eden Maraşlı, Çeşme’nin 8-9 ay boyunca canlı bir turizm sezonuna sahip olabilecek potansiyeli bulunduğunu belirtti. "Yabancı turist için kaliteli ve sakin bir Çeşme sunmalıyız" Konuşmasında yabancı turistin önemine de değinen Maraşlı, özellikle ilkbahar ve sonbahar aylarında daha sakin, kaliteli ve sürdürülebilir bir turizm anlayışının benimsenmesi gerektiğini vurguladı. Aşırı yoğunluk, gürültü ve plansız eğlence anlayışının turizm kalitesini düşürdüğünü belirten Maraşlı, Alaçatı’nın sezonu uzatabilecek en önemli merkezlerden biri olduğunu söyledi. Maraşlı, "Gürültüden biz şikayet ediyorsak, gelen turist daha fazla şikayet ediyor. İnsanlar tatilde huzur arıyor. Kültürel yaşam, gastronomi ve kaliteli müzikle desteklenen daha sakin bir turizm modeli oluşturmalıyız" ifadelerini kullandı. "Turizm sadece otelcilik değildir" Turizmin yalnızca otellerden ibaret olmadığını belirten Kaymakam Maraşlı, esnafın, restoranların, ulaşım sektörünün ve ilçede yaşayan herkesin turizmin bir parçası olduğunu kaydetti. Kötü hizmet, yanlış fiyat politikaları ve kısa vadeli kazanç anlayışının Çeşme’ye zarar verdiğini ifade eden Maraşlı, kaliteli turistin ancak kaliteli hizmet anlayışıyla çekilebileceğini söyledi. Maraşlı, "Kaliteli yatırımcıyı korumamız gerekiyor. Kamu kurumları, yerel yönetimler ve Çeşmeliler olarak doğru ortamı sağladığımız ölçüde hem yatırımcı hem turist gelir, sezon uzar" dedi. "Alaçatı’nın ruhunu korumalıyız" Konuşmasında Alaçatı’nın kimliğine de dikkat çeken Maraşlı, geçmişteki sakin ve kültürel yapının korunmasının önemine vurgu yaptı. Türkiye’de kültür turizminin hâlâ büyük bir değer taşıdığını belirten Maraşlı, sürdürülebilir ve "soft turizm" olarak tanımladığı daha sakin bir turizm modelinin Çeşme için önemli bir fırsat olduğunu ifade etti. Maraşlı, "Yazın eğlence elbette olsun ama her yer yüksek sesli müzikle dolmamalı. Çeşme büyük bir yer; eğlence için uygun alanlar var. Önemli olan dengeyi korumak" diye konuştu. Zirvenin, Çeşme’nin turizm geleceği açısından önemli bir başlangıç olduğunu belirten Maraşlı, ilerleyen yıllarda daha geniş katılımlı toplantılarla somut adımların konuşulacağı bir sürecin oluşmasını temenni etti.