EĞİTİM - 13 Haziran 2025 Cuma 12:44

Ali Bahar AOSB Teknik Koleji’nde ilk mezuniyet coşkusu: 254 öğrenci kep attı

A
A
A
Ali Bahar AOSB Teknik Koleji’nde ilk mezuniyet coşkusu: 254 öğrenci kep attı

Ali Bahar Antalya OSB Teknik Koleji, ilk mezunlarını verdi. Okul bahçesini dolduran öğrenciler keplerini coşku ve gururla havaya fırlattı.


Antalya Organize Sanayi Bölgesi’nde iş garantili mesleki eğitimin öncüsü Ali Bahar Antalya OSB Teknik Koleji, bu yıl ilk mezunlarını verdi. 2021-2022 eğitim öğretim döneminde kapılarını açan ve kısa sürede mesleki teknik eğitimde örnek gösterilen okulda, görkemli bir mezuniyet töreni düzenlendi. Törende 254 öğrenci, keplerini coşku ve gururla havaya fırlattı.



Törende renkli anlar yaşandı


Tören öncesinde okul bahçesinde başta veliler olmak üzere tüm davetlilere geleneksel tavuk-pilav yemeği ikram edildi. Açılışta, okul birincisi öğrenci okul kütüğüne ilk mezuniyet armasını çaktı. Son sınıf öğrencileri geleneksel bayrak, flama ve okul içindeki sorumluluklarını alt sınıflara devretti.



Hüzün ve mutluluk bir arada


Mezuniyet alanında duygulu anlar yaşandı. Öğrencilerin yüzlerinde hem mezun olmanın sevinci hem de geleceğe dair umut vardı. Aileler, çocuklarının bu gurur dolu anını büyük bir heyecanla takip etti. Bazı velilerin gözyaşlarını tutamadığı törende, alkışlar hiç dinmedi.



Protokolden yoğun katılım


Törene, ev sahibi Antalya OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hasanali Gönen’in yanı sıra, Başkan Vekili Yiğit Budak, Yönetim Kurulu Üyesi Fatih İncir, Antalya OSB Eğitim Komisyonu Başkanı Mustafa Gizli,Komisyon Üyeleri Fatin Tapcı, Ömer Bacanak, Aydın Topuz, Antalya OSB Bölge Müdürü ve Teknik Kolej Kurucu Temsilcisi İlhan Metin, Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Yusuf Hacısüleyman, Başkan Yardımcısı Hakan Pakalın ve ATSO Yönetim Kurulu Üyeleri, Döşemealtı Belediye Başkanı Menderes Dal, ATSO ve Antalya OSB’nin Önceki Dönem Başkanı, CHP Antalya Eski Milletvekili Çetin Osman Budak, Döşemealtı İlçe Milli Eğitim Müdürü Hasan Bahşi, Antalya Organize Sanayi İş İnsanları Derneği Başkanı Mehmet Atılgan, bölge sanayicileri, öğretmenler ve veliler katıldı.



Bahar ailesi öğrencileri yalnız bırakmadı


Törenin en anlamlı misafirleri ise, okulun kurucusu merhum Ali Bahar’ın ailesi oldu. Merhum başkanın annesi Melek Bahar, oğlu Tibet Bahar ve kardeşi Berkay Bahar da törende hazır bulundu. İlk mezuniyet coşkusuna tanıklık eden aile bireyleri, konukların yoğun ilgisi ve saygısıyla karşılandı. Merhum Ali Bahar, törende sık sık alkışlarla anıldı; onun vizyonu ve eğitime olan inancı, törende yankılanan tüm konuşmaların ortak paydası oldu.



"Bu gün hiç olmadığım kadar gururluyum"


Törenin açılış konuşmasını yapan Antalya OSB Yönetim Kurulu Başkanı Hasanali Gönen, Ali Bahar’ın vizyonuna duyduğu minneti şu sözlerle dile getirdi:


"Bugün büyük bir başarıya tanıklık ederken, bu başarının en büyük mimarının aramızda olamayışının hüznünü de yaşıyoruz. Bu okulun temellerini atan, vizyonunu çizen ve en büyük hayali bu kürsüden ilk mezunlarını görmek olan başkanımız, kardeşim, yol arkadaşım Ali Bahar, ne yazık ki ebediyete intikal etti. Bugün burada alınan her diploma, onun hayalini yaşatmanın sessiz ama güçlü bir yankısıdır."



Öğrencilere "yanınızdayız" mesajı


Başkan Gönen öğrencilere hitaben yaptığı konuşmada ise her zaman onların yanında ve destekçileri olacaklarına vurgu yaptı. Başkan Gönen, "Sevgili gençler, bu kapıdan birer lise öğrencisi olarak girdiniz. Bugün ise karşımızda; mesleki yeterliliği yüksek, hayalleri büyük, hedefleri net bireyler olarak duruyorsunuz. Sadece bugünün değil, yarının da mimarlarısınız. Yolunuz açık olsun, başarı sizinle olsun. Ve şunu sakın unutmayın; biz her zaman yanınızdayız" ifadelerini kullandı.



Kepler coşkuyla havaya atıldı


Konuşmaların ardından mezuniyetin en unutulmaz anı yaşandı. Mezun öğrenciler, öğretmenleri ve protokol üyeleriyle birlikte geri sayım eşliğinde keplerini havaya fırlatarak bu özel günü taçlandırdı. Okul bahçesi alkışlarla, tezahüratlarla ve sevinç çığlıklarıyla dolarken; öğrenciler müzik eşliğinde doyasıya dans edip mezuniyetlerini kutladı. Geleceğe adım atan gençler, sevinçlerini arkadaşları ve aileleriyle paylaşarak bu anı ömür boyu hatırlayacakları bir anıya dönüştürdü. Bu yıl mezun olan öğrencilerden Anadolu Teknik Programı öğrencisi 60 gencin üniversite tercihinde bulunması, Anadolu Meslek Programındaki 194 öğrencinin ise OSB’deki fabrikalarda kadrolu olarak çalışma hayatına adım atması bekleniyor.



Ali Bahar AOSB Teknik Koleji’nde ilk mezuniyet coşkusu: 254 öğrenci kep attı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.