EĞİTİM - 10 Ekim 2025 Cuma 11:15

ALKÜ Rektörü Türkdoğan, 2025-2026 akademik yılı açılış törenine katıldı

A
A
A
ALKÜ Rektörü Türkdoğan, 2025-2026 akademik yılı açılış törenine katıldı

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, akademisyenler ve öğrenciler Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen 2025-2026 Yükseköğretim Akademik Yıl Açılış Töreni’ne katılarak ALKÜ’yü temsil ettiler.


Yükseköğretim Kurulu (YÖK) tarafından düzenlenen ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla gerçekleştirilen 2025-2026 Yükseköğretim Kurulu Akademik Yılı Açılış Töreni, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezinde yapıldı. Törene, ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan’ın yanı akademisyenlerden ve öğrencilerden oluşan bir heyet katıldı. Törende konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2025-2026 Yüksek Öğretim Akademik Yılı’nın hayırlara vesile olmasını temenni ederek Yüksek Öğretim Kurulunun 2025 Üstün Başarı Ödüllerinin tevcih edileceği bilim insanlarını ve üniversiteleri tebrik etti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yükseköğretimde uluslararası bir nitelik arz etmesi bakımından yaptıkları çalışmalara ayrı bir parantez açmak istediğini belirterek, bugün dünya genelinde 8 milyona yakın uluslararası öğrenci olduğunu bildirdi. Türkiye’nin 350 bini aşkın misafir öğrenci sayısıyla dünyada altıncı sırada yer aldığını belirten Erdoğan, 198 ülkeden gelen bu öğrencilerin yüzde 95’inin kendi nam ve hesabına öğrenim gördüğünü söyledi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, uluslararası öğrenci politikalarında amaç ve hedeflerin iyi belirlenmesiyle, kurumlar arası uyum ve koordinasyonun sağlanmasının çok önemli olduğuna dikkati çekti. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından, YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Erdoğan’a İstanbul Teknik Üniversitesi tarafından geliştirilen, dünyanın en büyük ve en gelişmiş küp uydularından biri olan PAUSAT-1’in maketini takdim etti. Törenin devamında bireysel, kurumsal, özel alan ve özel ödül olmak üzere 4 kategoride YÖK 2025 Üstün Başarı Ödülleri sahiplerine verildi. Törene, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ile Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran da katıldı.



Rektör Türkdoğan: "Ülkemizin geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz"


Törene ilişkin açıklamalarda bulunan ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu: "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın himayelerinde gerçekleştirilen bu kıymetli törende üniversitemizi temsil etmek, şahsım adına büyük sorumluluktur. Bu anlamlı törende üniversitemizi temsil etmekten büyük bir onur ve gurur duydum. Yükseköğretim sistemimizin bugünü ve geleceği üzerine önemli mesajların verildiği bu buluşma, bizlere hem sorumluluklarımızı hem de taşıdığımız vizyonu bir kez daha hatırlattı. Yeni akademik yılın öğrencilerimize, akademisyenlerimize ve tüm eğitim camiamıza hayırlı olmasını diliyorum. Ülkemizin geleceğini hep birlikte inşa edeceğiz" dedi.



ALKÜ Rektörü Türkdoğan, 2025-2026 akademik yılı açılış törenine katıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Fidan: "Türkiye’nin dış politikası devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, "Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" dedi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "Sayın Cumhurbaşkanımızın güçlü ve dirayetli liderliğinde Türkiye; sözü dinlenen, ağırlığı hissedilen ve dengeleri etkileyen bir aktör konumuna taşınmıştır. Türkiye’nin dış politikası günübirlik reflekslerle değil, milletimizin çıkarlarını merkeze alan bağımsız bir iradeyle, devlet aklıyla ve stratejik öngörüyle şekillenmektedir" ifadelerini kullandı. Hiçbir ithamın Türkiye’nin ortaya koyduğu çabaları gölgeleyemeyeceğini vurgulayan Fidan, "Devlet yönetmenin sorumluluğuyla attığımız adımları görmezden gelmek, yaptığımız açıklamaları çarpıtmak, kötü niyetin ve milletimize karşı herhangi bir sorumluluğu bulunmayan sağduyusuz zihinlerin ürünüdür. Bölgemizdeki krizlere soğukkanlılıkla yaklaşıp, barış ve istikrar için sorumluluk üstlenmekteyiz. Türkiye, doğru bildiğini her zaman net biçimde tüm taraflara söyleyebilmiş bir ülkedir. Hakikatten kopuk ithamlar bugün olduğu gibi sadece söyleyeni yorar; samimiyetle gayret eden Türkiye’nin ortaya koyduğu çabayı gölgeleyemez" dedi.
Ankara TBMM’de "basın özgürlüğü" tartışması TBMM’de AK Parti ile DEM Parti arasında tutuklu gazeteciler konusunda çıkan tartışmada "Türkiye-İsrail" polemiği yaşandı. TBMM Genel Kurulu’nda AK Parti ile DEM Parti arasında Türkiye ile İsrail basını polemiği yaşandı. AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, tutuklu gazetecilerin hiçbirinin gazetecilik faaliyeti nedeniyle tutuklu olmadığını belirterek, "Basın özgürlüğü, terör propagandası, nefret söylemi ve toplumu ayrıştıran faaliyetler için bir kalkan olarak kullanılamaz. Türkiye’nin basın özgürlüğünü değerlendirmek için ideolojik saiklerle hareket ettikleri açık olan kuruluşların raporlarına değil, ülkemizdeki cari medya ortamına bakmak gerekmektedir" dedi. Arslan, İsrail’de son iki yılda 250’den fazla gazetecinin hayatını kaybettiğini de belirterek, Basın Özgürlüğü Endeksi’nde İsrail’i Türkiye’den öne alan bir raporu hiçbir vicdanın kabul edemeyeceğini ifade etti. Söz alan DEM Parti Grup Başkanvekili Gülüstan Kılıç Koçyiğit, Arslan’ın konuşmasına atıfta bulunarak, "Hiç kimse mesleği nedeniyle tutuklu değildir, çünkü AK Parti’ye karşı haber yapmayı bir meslek olayı olarak görmüyorlar. Böyle bir tablo çizdi. Şimdi İsrail’de Basın Özgürlüğü Endeksi Türkiye’den yukarı, çünkü gerçekten İsrail’de basın özgürlüğü var biliyor musunuz? Oradaki gazeteciler, o soykırımcı Netanyahu hakkında yazıp çizebiliyorlar, haber yapabiliyorlar. Ama bu ülkede binlerce insan Cumhurbaşkanına hakaret nedeniyle hâlâ tutuklanıyor. Böyle bir suç var, böyle bir suç uyduruldu bu ülkede ne yazık ki. Üstelik de bakın hakaret değil, eleştiri yaptığı için. Şimdi belge paylaşmak, haber yapmak, iktidar karşıtı, iktidarı eleştiren haber yapmak, halka haber ulaştırmanın kendisini siz suç olarak tarif ediyorsunuz. Vekilimiz söyledi, Nedim Oruç Cizre’de olay takibi, eylem takibi yapıyordu, polisler darbederek aldılar. Hiçbir suçu yok, ’terör propagandası’ dediniz. Ya bizim gözümüzün önünde gittiğimiz eylemde insanları, gazetecileri döve döve polis gözaltına alıyor, diyor ki ’Örgüt propagandası yaptı.’ Niye? Eylemi fotoğraflıyor, eylemin videosunu çekiyor. Şimdi, gerçekle yüzleşmek lazım. Çünkü bu gerçek aynı zamanda bu ülkenin gerçeği ve sizin iktidarınızın oluşturduğu bir gerçek. Bu gerçekle yüzleşmeden bu ülkede basın özgürlüğü olmaz. Herkesin ağzına bant yapıştırın, gözlerini de kapatın, ondan sonra deyin ki ’Bu ülkede basın özgürlüğü var. Niye yazmıyorsunuz? Niye konuşuyorsunuz?’ Meseleniz budur" şeklinde konuştu. AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, İsrail ile Türkiye’yi karşılaştırmanın doğru olmadığını ve İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemenin kabul edilemeyeceğini belirterek, "Başkanım, Sayın Grup Başkanvkilinin İsrail’i Türkiye’yle mukayese ederek İsrail’in daha iyi noktada olduğunu söylemesi asla kabul edilemez. Her gün gazetecilerin hayatına kasteden, bütün basın mensuplarına yönelik saldırılar düzenleyen, çocukları katleden, kadınları katleden, ibadethaneleri bombalayan soykırımcı İsrail’e ’Bu anlamda Türkiye’den daha iyi noktadadır’ demek asla kabul edilebilir bir şey değildir. Bu topraklara ait, bu topraklardan neşet etmiş hiçbir kimse Türkiye’yi soykırımcı İsrail’le mukayese edemez. Mukayese ettiğinde de ’Türkiye her zaman daha iyi noktadadır’ demesi gerekirken bu anlamdaki tavrı, yaklaşımı asla kabul etmiyoruz, doğru bulmuyoruz, tasvip etmiyoruz ve reddediyoruz" diye konuştu. Koçyiğit ise gazetecilerin Netanyahu’yu eleştirebildiklerini söyledi.