EĞİTİM - 25 Mart 2025 Salı 15:17

ALKÜ’de yaşlılara saygı haftası

A
A
A
ALKÜ’de yaşlılara saygı haftası

18-24 Mart tarihleri arasında kutlanan Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesinde (ALKÜ) yaşlılara yönelik çeşitli etkinlikler düzenlendi.


1982 yılında Dünya Sağlık Örgütü tarafından 18-24 Mart tarihleri arasının "Yaşlılara Saygı Haftası" olarak ilan edilmesiyle ülkemizde de her yıl 18-24 Mart "Yaşlılara Saygı Haftası" olarak kutlanıyor. Bu kapsamda ilk olarak ALKÜ Alanya Ticaret ve Sanayi Odası Meslek Yüksekokulu koordinesinde Eğitim Fakültesi Başöğretmen Atatürk Konferans Salonu’nda şiirlerin icra edildiği bir etkinlik düzenlendi. Programda Alanya Huzurevi sakinleri, akademisyenler ve öğrenciler tarafından şiir söylemi gerçekleştirildi. Programın açılışında "İki Önemli Değerimiz" diyerek sözlerine başlayan ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, "Yaşlılar Haftası kapsamında büyüklerimiz ile edebiyatımızın estetik tarafı olan şiirleri büyüklerimizin seslendirecek olmasını güzel ve anlamlı buluyorum. Ben de bir şiirsever olarak bu programı sabırsızlıkla bekledim. Büyüklerimizle bir arada olmaktan mutluluk duyuyorum. Çünkü onların hem varlığı hem de tecrübeleri ile bilgi birikimlerinden faydalanmak, bizlere çok iyi geliyor; yol gösterici oluyor" dedi.



Öğrenciler ile yaşlılardan şiir resitali


ALTSO Meslek Yüksekokulu Müdürü Prof. Dr. Serdar Bulut’un da bir konuşma gerçekleştirdiği programda, Sosyal Hizmet Bölümü Öğr. Gör. Tuğba Ulu, Öğr. Gör. Emine Yıldırım ile Sosyal Hizmet Bölümü öğrencileri Nihal Narman, İrem Duman şiirlerini okudular. Akabinde Alanya Huzurevi sakinleri ile Alanya Belediyesi Başkan Vekili Abdullah Akbaş şiir söylenimi gerçekleştirdi. Alanya Huzurevi Müdürlüğü Psikoloğu Büşra Tuncer’in ve Sosyal Hizmet Bölümü öğrencisi Sıla Topakkaya’nın sunuculuğunu yaptığı müzik Alanya Huzurevi sakinleri Aliye Aygün Tümer, Gülen Gürcü Balcı, Hilmi Ergen, İsmail Demirezen, Mihriban İncezeybekler, Turan Kütük ve Zafer Dicle Yazıbakan şiirleriyle izleyicileri mest etti. Programın sonunda Sosyal Hizmet Bölümü öğrencilerinin hazırladığı, içinde akrostiş şiirlerin yer aldığı isme özel mektuplar ve ALTSO Meslek Yüksekokulu Müdürlüğünün özel hediyeleri Rektör Türkdoğan tarafından yaşlılara takdim edildi. Program, katılımcılara katılım belgelerinin takdimi ve toplu fotoğraf töreni ile sona erdi.



Tazelenme Üniversitesinden panel


60+ Tazelenme Üniversitesi de 18-24 Mart tarihleri arasında kutlanan Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında bir panel düzenledi. Eğitim Fakültesi Başöğretmen Atatürk Konferans Salonu’nda "Yaşlanan Toplumda Sosyal Destek" isimli panelin moderatörlüğünü Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Hatice Gülsoy yaptı. Programın konukları olan Alanya Huzurevi Müdürü Vildan Uysal, Psikolog Büşra Tuncer, Sosyal Hizmet Uzmanı Aslıhan Halıcı; panelde katılımcılara önemli konularda bilgiler aktardı.



"Tazelenme öğrencileri Rektör ile buluştu"


Yaşlılara Saygı Haftası kapsamında ALKÜ Rektörü Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan, Tazelenme Üniversitesi 60 yaş üstü öğrencilerini ağırladı. ALKÜ Senato Salonu’nda gerçekleşen ziyarete Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Mehmet Kılıç, Prof. Dr. Oğuz Karahan, Tazelenme Üniversitesi Koordinatörü Doç. Dr. Özgür Nalbant ile 25 öğrenci katıldı. Ziyarette Tazelenme Üniversitesi öğrencileriyle tek tek sohbet eden Türkdoğan, "Siz değerli büyüklerimizle sık sık bir araya gelmek ve memnuiyetinizi görmek beni ve üniversitemizi çok mutlu ediyor." dedi. Ziyaretin sonunda Rektör Türkdoğan, Tazelenme Üniversitesi öğrencilerine ziyaretleri için teşekkür etti.



Başkentte önemli ziyaretler gerçekleştirildi


Yine aynı hafta kapsamında Tazelenme Üniversitesi öğrencileri, Ankara’da önemli kurumlara ziyaret gerçekleştirdi. Ankara ziyaretleri sırasında Anıtkabir’de Ata’mıza saygılarını sunarak çelenk bıraktılar. Meclis’i ve TUSAŞ’ı da ziyaret ederek temaslarda bulundular. Ayrıca Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığında Bakan Yardımcısı Sevim Sayım Madak ve Kamu Denetçiliği Kurumunda da Ombudsman Mehmet Akarca ile görüşerek Yaşlanan Popülasyonda Tazelenme Üniversitesi Projesinin önemi, etkileri, ihtiyaçlar üzerine bilgi alışverişinde bulundular.



ALKÜ’de yaşlılara saygı haftası

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kars Kars’tan tarihi sınır hamlesi: "Doğukapı açılırsa Kars Kafkasya’nın ticaret merkezi olur" Kars Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Bozan ve meclis üyeleri, Türkiye-Ermenistan normalleşme sürecinin önemli isimlerinden Serdar Kılıç ile bir araya geldi. Gerçekleşen görüşmede, Doğukapı Sınır Kapısı’nın yeniden açılması ve bunun Kars ekonomisine sağlayacağı katkılar kapsamlı şekilde değerlendirildi. "Doğukapı için yeni dönem mesajı" Toplantının ana gündem maddesini, Türkiye ile Ermenistan arasında devam eden normalleşme süreci oluşturdu. Görüşmede konuşan Büyükelçi Serdar Kılıç, iki ülke arasında son dönemde önemli diplomatik ve ticari adımların atıldığını belirtti. Özellikle İstanbul-Erivan uçuşlarının başlamasının sürecin en somut gelişmelerinden biri olduğuna dikkat çekilirken, doğrudan ticaretin önünü açacak bürokratik hazırlıkların da büyük ölçüde tamamlandığı ifade edildi.Yetkililer, Ermenistan’ın gümrük işlemlerinde "077" ülke koduyla tanımlanmasının ticari işlemlerin daha doğrudan ve şeffaf yürütülmesine katkı sağlayacağını vurguladı. "Kars’ın ekonomik geleceği değişebilir" Görüşmede, Doğukapı Sınır Kapısı’nın açılmasının yalnızca iki ülke arasındaki geçişleri kolaylaştırmayacağı, aynı zamanda Kars’ın ekonomik yapısında da köklü değişimler oluşturacağı ifade edildi. Kapının açılmasıyla birlikte; Bölgesel ticaret hacminin büyümesi, Turizm hareketliliğinin artması, Lojistik sektörünün güçlenmesi, Yeni yatırımların bölgeye yönelmesi, İstihdamın artması ve Göçün azaltılması gibi birçok alanda önemli kazanımlar elde edilmesinin beklendiği kaydedildi. "Ermenistan tarafında altyapı hazırlıkları sürüyor" Edinilen bilgilere göre Türkiye tarafı sınır kapısının açılması konusunda önemli ölçüde hazır durumda bulunuyor. Ancak Ermenistan tarafında altyapı, teknik düzenleme ve yatırım süreçlerinin tamamlanması gerektiği değerlendiriliyor. Uzmanlar, teknik eksikliklerin giderilmesiyle birlikte Doğukapı’nın Kafkasya hattında stratejik bir geçiş noktası haline gelebileceğini ifade ediyor. Kadir Bozan: "Bu süreç Kars’ın geleceğidir" Kars Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Kadir Bozan, Doğukapı Sınır Kapısı’nın açılmasının Kars açısından tarihi bir fırsat olduğunu söyledi. Bozan, "Doğukapı Sınır Kapısı’nın açılması Kars için sadece bir sınır kapısının faaliyete geçmesi değildir. Bu adım; ticaretin canlanması, turizmin güçlenmesi, yeni yatırımların önünün açılması, istihdamın artması ve göçün azaltılması anlamına gelmektedir. Kars’ın geleceği açısından bu sürece hep birlikte sahip çıkmalıyız" dedi. "İş dünyası için yeni iş birliği çağrısı" Toplantıda ayrıca, Karslı iş insanları ile Ermenistan’daki iş çevreleri arasında karşılıklı ziyaretlerin kısa süre içerisinde başlatılması gerektiği görüşü öne çıktı. Kurumlar, meslek birlikleri, dernekler ve özel sektör temsilcileri arasında ortak çalışma alanlarının oluşturulmasının iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri hızlandıracağı ifade edildi. Kars Ticaret ve Sanayi Odası’nın önümüzdeki süreçte Ermenistan’daki kurum ve iş dünyası temsilcileriyle temaslarını artıracağı öğrenildi. "Doğukapı açılırsa Kars bölgenin ticaret üssü olabilir" Ayrıca Doğukapı Sınır Kapısı’nın açılması, Kars’ı yalnızca Türkiye’nin doğusunda değil, Kafkasya hattında da önemli bir ticaret ve lojistik merkezi haline gelecek. Normalleşme sürecinin başarıyla ilerlemesi halinde Kars’ın; turizm, taşımacılık, dış ticaret ve yatırım alanlarında yeni bir ekonomik döneme girmesi bekleniyor.
Hatay Depremin izlerinin silindiği İskenderun sahili ücretsiz nostaljik trenle şenlendi Hatay’ın İskenderun ilçesinde depremde zarar gören ve ihya çalışmalarıyla yeniden hayat bulan sahil, İskenderun Belediyesi’nin hizmete aldığı ücretsiz elektrikli gezi treniyle şenlendi. Asrın felaketinde kayma yaşanan İskenderun sahili, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın çalışmalarıyla yeniden hayat bulmuştu. Birkaç ay öncesine kadar deprem nedeniyle yürünmesi dahi zor olan, birçok noktasında hasar ve söküklerin bulunduğu sahil bandı bugün ise vatandaşların nefes aldığı, ailelerin vakit geçirdiği modern bir yaşam alanına dönüştü. Bölgeyi eski günlerine kavuşturmayı hedefleyen İskenderun Belediyesi, sahil bandında ücretsiz elektrikli gezi trenini hizmete aldı. İskenderun Belediyesi tarafından hayata geçirilen proje kapsamında 3 buçuk kilometrelik sahil boyunca hizmet verecek olan tren; özellikle yaşlıların, çocukların ve hamile kadınların sahili rahatça gezebilmesine imkan sağlıyor. İskenderun Belediye Başkanı Mehmet Dönmez, ilk seferde kara trenin direksiyona geçerek vatandaşlarla birlikte sahil turu yaptı. Başkan Dönmez, deprem sonrası İskenderun’un hızlı bir toparlanma sürecine girdiğini belirterek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve emeği geçen tüm kurumlara teşekkür etti. Depremin ardından büyük acılar yaşayan şehirde bugün insanların yeniden sahilde yürüyebildiğini, çocukların oynayabildiğini ve ailelerin güvenle vakit geçirebildiğini ifade eden Dönmez, "Birkaç ay önce burada insanlar yürümekte zorlanıyordu. Bugün ise sahilde gezi treniyle vatandaşlarımız keyifli vakit geçiriyor. Bu tablo, İskenderun’un yeniden ayağa kalktığının en önemli göstergelerinden biridir" dedi. Avrupa’daki turistik sahil kentlerinden ilham alınarak hazırlanan proje sayesinde sahilin daha canlı ve sosyal bir yapıya kavuştuğunu belirten Başkan Dönmez, "Artık İskenderun sahili sadece bir yürüyüş alanı değil, insanların vakit geçirmekten keyif aldığı modern bir yaşam merkezi haline geliyor. Üstelik gezi trenimiz tamamen ücretsiz olacak" diye konuştu. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği "Gezi Treni", ilk günden itibaren sahilde oluşan yeni sosyal yaşamın sembollerinden biri olarak dikkat çekti.
İstanbul Kurban Bayramı’nda görünmeyen risk: Sessiz protein yükü Kurban Bayramı’nda artan kırmızı et tüketimi, düzensiz öğünler ve uzun süren sofralar sindirim sistemini zorlayabiliyor. Ancak uzmanlara göre bayram döneminde yalnızca fazla yemek değil; yüksek protein yükü, lif yetersizliği ve sosyal yeme baskısı da sağlığı olumsuz etkileyebiliyor. Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Pirçek, özellikle son yıllarda yaygınlaşan yüksek protein odaklı beslenme alışkanlıklarının bayram sofralarında kontrolsüz şekilde artabildiğine dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Bayram döneminde kırmızı et ve hamur işi tatlı tüketimi artarken, fiziksel aktivitenin azalmasının sindirim sistemi üzerinde ciddi yük oluşturabildiğini belirten Medicana Çamlıca Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Deniz Pirçek, özellikle liften fakir beslenmenin bağırsak dengesini olumsuz etkileyebileceğini söyledi. Sürekli kırmızı et ağırlıklı beslenmenin bağırsak mikrobiyotasını etkileyebildiğini ifade eden Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Fazla kırmızı et tüketimi bağırsaktaki faydalı bakterilerin azalmasına neden olabilir. Özellikle lif tüketiminin yetersiz olduğu bayram sofralarında şişkinlik, hazımsızlık ve kabızlık gibi sorunlar daha sık görülebiliyor. Bu nedenle et tüketimini sebzeler, yeşillikler ve tam tahıllarla dengelemek oldukça önemli" dedi. Etin yanında lif kaynaklarına yer açın Et tüketiminin yanında lif açısından zengin besinlerin mutlaka sofrada bulunması gerektiğini belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek; özellikle roka, maydanoz, semizotu ve marul gibi yeşilliklerin sindirim sistemini desteklediğini söyledi. Brokoli, enginar, karnabahar ve brüksel lahanası gibi yüksek lifli sebzelerin de bayram sofralarında daha fazla yer alması gerektiğini belirterek beyaz pirinç yerine bulgur, karabuğday veya kinoa gibi kompleks karbonhidratların tercih edilmesini önerdi. Kuru baklagillerin de önemli bir lif kaynağı olduğunu ifade eden Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Mercimek, nohut, barbunya gibi besinler hem bağırsak sağlığını destekler hem de öğünlerin daha dengeli olmasına katkı sağlar" diye konuştu. Protein sağlıklı ama fazlası vücudu yorabiliyor Bayram sofralarında kontrolsüz şekilde artan protein tüketiminin vücutta sessiz bir yük oluşturabileceğini söyleyen Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, özellikle aşırı kırmızı et ve sakatat tüketiminin sindirim sistemini zorlayabildiğine dikkat çekti. Pirçek, "Kırmızı et gibi yoğun protein kaynaklarının sindirimi daha uzun sürer. Lif tüketiminin yetersiz kalmasıyla birlikte gaz, şişkinlik ve kabızlık gibi sorunlar ortaya çıkabilir. Ayrıca fazla protein tüketimi karaciğer ve böbreklerin çalışma yükünü artırabilir" ifadelerini kullandı. Aşırı protein tüketiminin ürik asit seviyelerini yükselterek gut ataklarını tetikleyebileceğini de belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Bayram sonrası hissedilen halsizlik ve ağırlık hissi yalnızca tatlı tüketiminden değil yoğun protein yükünden de kaynaklanabiliyor" dedi. "Bir tabak daha ye" ısrarı fark edilmeden fazla yemeye neden olabiliyor Bayram sofralarının yalnızca yemek değil; aynı zamanda gelenek, paylaşım ve sosyal bağ anlamı taşıdığını da belirten Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, sosyal yeme baskısının da kontrolsüz tüketimi artırabildiğini söyledi. "‘Bir tabak daha al", "bayramda diyet mi olur?’ gibi cümleler çoğu zaman masum görünse de kişiler üzerinde fark edilmeden baskı oluşturabildiğini söyledi ve özellikle aile ortamlarında ikramı reddetmenin bazı kişilerde suçluluk hissi oluşturabileceğine dikkat çekti. Bu durumun ise fiziksel açlıktan çok duygusal nedenlerle yeme davranışını tetikleyebildiğini belirten Pirçek, "Bayram sonrası hissedilen suçluluk duygusu çoğu zaman yeni bir kısır döngüye yol açabiliyor. Oysa önemli olan kusursuz beslenmek değil, dengeyi koruyabilmek ve bedenin sinyallerini fark edebilmek" şeklinde konuştu. Bayram tabağı dengeli olmalı Bayram sofralarında amaçlanan şeyin yalnızca protein tüketmek değil, öğünü dengelemek olduğunu vurgulayan Pirçek, ideal bir bayram tabağında etin yanında mutlaka sebze, salata ve kompleks karbonhidrat kaynaklarının bulunması gerektiğini belirtti. Uzm. Dyt. Deniz Pirçek, "Et tüketiminin yanında bol yeşillik, sebze ve yeterli su tüketimi sindirim sistemini destekler. Bayram boyunca küçük porsiyonlarla ilerlemek, öğün dengesini korumak ve fiziksel aktiviteyi tamamen bırakmamak da oldukça önemlidir" dedi.