TEKNOLOJİ - 16 Haziran 2025 Pazartesi 15:28

ALKÜ’lü bilim insanı Yuluğ’un çalışması, dünya bilim literatüründe öne çıktı

A
A
A
ALKÜ’lü bilim insanı Yuluğ’un çalışması, dünya bilim literatüründe öne çıktı

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Nöroloji ve Sinir Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Burak Yuluğ, dünyanın önde gelen bilim dergilerinden Frontiers in Aging Neuroscience’ta yayımlanan kapsamlı bibliyometrik analizde, öne çıkan araştırmacı ve kurumlar arasında gösterildi.


Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ) Nöroloji ve Sinir Bilimleri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Burak Yuluğ, yeni bir başarıya daha imza attı. Prof. Dr. Burak Yuluğ, alzaymır (alzheimer) hastalığı ve transkraniyal manyetik stimülasyon (TMS) konusundaki çalışmalarıyla dünya bilim literatürüne önemli katkılar sunmaya devam ediyor. Saygın bilimsel dergilerden biri olan Frontiers in Aging Neuroscience’ta yayımlanan ve alanın en kapsamlı bibliyometrik analizlerinden biri olan makalede, Dr. Yuluğ’un ismi ve bağlı bulunduğu Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, dikkat çeken araştırmacı ve kurumlar arasında yer aldı.



ALKÜ iş birliklerini artırıyor


Yüzlerce bilimsel yayının incelendiği analizde; alzaymır hastalığı ve TMS konularında küresel yayın eğilimleri, araştırma merkezleri ve önde gelen bilim insanları detaylı şekilde ele alındı. Dr. Burak Yuluğ’un uluslararası düzeyde yaptığı bilimsel katkılar, yazar iş birliği ağlarında görünürlük kazanarak kendisinin bu kritik alandaki aktif rolünü ve akademik etki gücünü ortaya koydu. Aynı zamanda Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi, yapılan kurumlar arası iş birliği analizinde yer alarak Türkiye’deki genç üniversitelerin küresel bilimsel arenada nasıl yükselişe geçtiğinin somut bir örneğini sundu. Üniversitenin adının Harvard, Toronto ve Oxford Üniversitesi gibi dünyaca tanınan kurumlarla birlikte anılması; uluslararası bilimsel iş birliği kapasitesini ve araştırma kalitesini de ortaya koymuş oldu.



Prof. Dr. Yuluğ’un çalışmaları bilime yol gösteriyor


Alzaymır hastalığı; dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyen ciddi bir nörodejeneratif hastalık olarak dikkat çekerken TMS teknolojisi bu alanda umut vadeden, yenilikçi ve non-invaziv bir tedavi yöntemi olarak öne çıkıyor. Prof. Dr. Yuluğ’un öncülük ettiği araştırmalar, bu teknolojinin klinik uygulamaları ve nörolojik etkileri konusunda bilimsel topluluğa yol gösteriyor. Bu önemli başarı hakkında konuşan Prof. Dr. Burak Yuluğ, "Bu tür uluslararası çalışmalarda yer almaktan hem şahsım hem de üniversitemiz adına büyük bir gurur duyuyorum. Bilimsel üretkenliğimizin küresel düzeyde görünür olması, Türkiye’deki üniversitelerin nitelikli araştırmalarla ne kadar ileriye gidebileceğinin bir göstergesidir. ALKÜ, bilimsel yayınları ve araştırmalarıyla hem bölgesel hem de uluslararası düzeyde yenilikçi sağlık çözümleri ve nörobilim alanında öncü çalışmalar yapmaya devam edecektir" dedi.




ALKÜ’lü bilim insanı Yuluğ’un çalışması, dünya bilim literatüründe öne çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa Uzmanından sahur uyarısı: "Sahur günün sigortası" Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nden Diyetisyen Hale Aslantaş, Ramazan’da en sık yapılan hatanın sahura kalkmamak olduğunu belirterek, "Oysa sahur yaklaşık 14-16 saatlik açlık için metabolik hazırlıktır" dedi. Manisa Celal Bayar Üniversitesi Hafsa Sultan Hastanesi’nden Diyetisyen Hale Aslantaş, Ramazan ayında dengeli beslenmenin önemine dikkat çekerek sahurun ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. Ramazan’ın yalnızca bir ibadet zamanı değil, aynı zamanda bedenin ritmini yeniden düzenleme fırsatı olduğunu belirten Aslantaş, bilinçli beslenmenin hem gün içindeki enerji seviyesini hem de genel sağlığı doğrudan etkilediğini ifade etti. Ramazan’da metabolizmanın gündüz "enerji tasarruf moduna", akşam ise "yakıt ikmal moduna" geçtiğini kaydeden Aslantaş, "Mesele aç kalmak değil, dengeli beslenmeyi öğrenmektir. Uzun süren açlık sonrası ani ve yüksek karbonhidrat yüklemesi kan şekerinde hızlı dalgalanmalara neden olur. Bu da kısa sürede yeniden acıkma ve halsizlik oluşturur" dedi. Sahur metabolik hazırlıktır Sahura kalkmamanın en sık yapılan hatalardan biri olduğunu vurgulayan Aslantaş, "Sahur yaklaşık 14-16 saatlik açlık için metabolik hazırlık demektir. Protein, lif ve sağlıklı yağ içeren bir sahur gün boyu tokluk sağlar ve susuzluğu azaltır" diye konuştu. İdeal sahur tabağında; 2 yumurta veya 1 yumurta + lor/yoğurt, 1-2 dilim tam tahıllı ekmek ya da yulaf, zeytin/avokado/ceviz, bol yeşillik ve 2-3 bardak su bulunması gerektiğini belirten Aslantaş, sadece börek, beyaz ekmek ve reçel gibi basit karbonhidrat ağırlıklı beslenmenin gün içinde baş ağrısı ve halsizliğe yol açabileceğini söyledi. İftarda yavaşlayın, mideye zaman tanıyın İftarın kültürel açıdan olduğu kadar fizyolojik olarak da önemli olduğuna dikkat çeken Aslantaş, "En sağlıklı yöntem; 1 hurma ve suyla orucu açmak, ardından 1 kase çorba içip 10 dakika ara vermektir. Bu, mide ve pankreasa ani yüklenmeyi önler" dedi. Ana öğünde ise 100-150 gram tavuk, balık, et veya kurubaklagil; bulgur ya da karabuğday gibi kompleks karbonhidratlar ve bol salata tüketilmesini öneren Aslantaş, yoğurt veya ayranın da sindirimi desteklediğini ifade etti. Tatlı tüketiminin haftada 1-2 kezle sınırlandırılması gerektiğini belirten Aslantaş, sütlü tatlıların şerbetli tatlılara göre daha dengeli bir tercih olduğunu söyledi. Ramazan pidesinin ise porsiyon kontrolüyle tüketilmesi gerektiğini kaydetti. Su ve hareket vurgusu İftar ile sahur arasında 2-2,5 litre su tüketilmesi gerektiğini belirten Aslantaş, çay ve kahvenin suyun yerini tutmadığını söyledi. İftardan 1-1,5 saat sonra yapılacak 20-30 dakikalık hafif tempolu yürüyüşün kan şekerini dengelediğini ve sindirimi rahatlattığını ifade etti. Oruç kimler için riskli? Kontrolsüz diyabet hastaları, sık hipoglisemi yaşayanlar, ileri kalp yetmezliği bulunanlar, kronik böbrek hastaları, aktif kanser tedavisi görenler ve riskli gebelik yaşayan kadınlar için uzun süreli açlığın sakıncalı olabileceğini belirten Aslantaş, "İlaç saatleri kritik olan nörolojik hastalar da mutlaka hekim kontrolünde karar vermelidir. Oruç bir ibadettir; sağlık ise emanettir" dedi. Ramazan’ın bedeni zorlamak için değil disipline etmek için olduğunu vurgulayan Aslantaş, "Gece kaloriyi iki katına çıkarma ayı değildir. Ölçülü, yavaş ve paylaşarak yemek esastır. Dengeyi kurduğumuzda Ramazan yalnızca ruhumuzu değil metabolizmamızı da arındırır" ifadelerini kullandı.