EKONOMİ - 20 Ağustos 2025 Çarşamba 18:10

ALTSO Başkanı: "Alanya bir turizm şehri, hepimizin ekmeği turizmden çıkıyor"

A
A
A
ALTSO Başkanı: "Alanya bir turizm şehri, hepimizin ekmeği turizmden çıkıyor"

ALTSO Başkanı Eray Erdem, düzenlediği basın toplantısına turizmin geleceği için kolektif çalışmanın önemine değindi. İsimsiz yorumlar üzerinden kenti ve tesisleri eleştirmenin turizme büyük darbe vurduğunu söyleyen Erdem, gerçek anlamda turizme zarar veren işletmelerin önüne geçilmesi gerektiğini vurguladı. Erdem, "Eğer bir işletme gerçekten kuralları hiçe sayıyor, misafirine kötü davranıyor, haksız kazanç peşindeyse biz de onun karşısında oluruz. Odaya, derneklere, ilgili kurumlara bildirirsiniz, biz de gereğini yaparız. Ama ortada böyle bir durum yokken, tamamen çarpıtılmış bir iddiayla turizm sektörüne gölge düşürmek doğru değildir" dedi.


Alanya’da kendi işletmesinde basına yansıyan video ile ilgili açıklamalarda bulunan ALTSO Başkanı Eray Erdem, "Benim 600 çalışanım var. İçlerinde 20 yıldır birlikte çalıştıklarım var, gözüm kapalı güveneceğim insanlar var. Aynı şekilde gelen misafirlerin de davranış biçimleri birbirinden farklıdır. Kimi kibarca bir istekte bulunur, kimi bağırır çağırır, kimi hakaret eder. Bu nedenle yaşanabilecek münferit olaylar üzerinden tüm sektörü yargılamak büyük bir haksızlık olur. Ayrıca haberde sözü edilen olay kesinlikle yazıldığı, yansıtıldığı gibi değildir" dedi.



"Kayıtlar adliyede"


Otelde yaşanan olayın görüntülerini adli makamlara verdiklerini ve konunun takipçisi olacağının altını çizen Erdem, "Video kaydını adliyeye verdik, gerekli inceleme yapılacaktır. Alanya’da hiçbir otelde böyle bir şey olmaz, hiçbir otelci müşterisine kötü muamele yapmaz. Bizim elimizde kamera kayıtları var. Jandarmaya intikal eden tutanaklar var. Avukatlarımız gerekli hazırlıkları yapıyor. Bu konuda hakkımızı arayacağız. Alanya bir turizm şehri. Hepimizin ekmeği turizmden çıkıyor. Taksicisi de, esnafı da, çiftçisi de turizmden kazanıyor. Eğer turizme zarar verirsek, hepimizin ekmeği küçülür. O yüzden gelin, birbirimizi suçlamak yerine birlikte çözüm üretelim. Hatalar olabilir ama değiştirmenin yolu şehri karalamak değildir. Hep birlikte daha kaliteli bir Alanya için çalışalım. Bazen münferit olaylar olabilir. Bunun da gereği zaten yapılır" diye konuştu.



"Alanya turizminin itibarıdır"


Gerçek anlamda turizme zarar veren işletmelerin önüne geçilmesi gerektiğini de vurgulayan Erdem, "Eğer bir işletme gerçekten kuralları hiçe sayıyor, misafirine kötü davranıyor, haksız kazanç peşindeyse biz de onun karşısında oluruz. Odaya, derneklere, ilgili kurumlara bildirirsiniz, biz de gereğini yaparız. Ama ortada böyle bir durum yokken, tamamen çarpıtılmış bir iddiayla turizm sektörüne gölge düşürmek doğru değildir. Alanya’da biz zaten zor şartlarda rekabet ediyoruz. Turistin gözüne böyle haberler sokulduğunda bu şehre gelmekten vazgeçiyor. İşte bu yüzden diyorum ki; mesele yalnızca benim işletmem değil, Alanya turizminin itibarıdır" ifadelerini kullandı.



"Plajlar halkındır"


Sık sık gündeme gelen plaj tartışmalarına da değinen Erdem, "Sadece plajlar değil bu vatan toprağının her karışı halkındır. Buna kimsenin itirazı olamaz. Plajlar da, dağlar da, yollar da bu milletindir. Ama biz bir turizm şehriysek bir karar vermek zorundayız. Biz turizm şehri mi olacağız yoksa kendi doğal yaşam alanımızda mı kalacağız" şeklinde konuştu.



ALTSO Başkanı: "Alanya bir turizm şehri, hepimizin ekmeği turizmden çıkıyor"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Yıllardır süren gelenek bozulmadı, Sivas’ın ‘Leylekli okulu’ misafirlerine kavuştu Sivas’ta ‘Leylekli okul’ olarak bilinen Şehit Erdal Çetin İlkokulu’nda öğrencilerin heyecanla beklediği leylekler, baharla birlikte yuvalarına döndü. Sivas’ta ‘Leylekli okul’ olarak anılan Şehit Erdal Çetin İlkokulu, bu yıl da baharın habercisi olan misafirlerini ağırlamaya başladı. Kardeşler Mahallesi’nde bulunan ve yaklaşık 42 yıldır leyleklere ev sahipliği yapan okulun çatısındaki yuvalar, havaların ısınmasıyla birlikte yeniden hareketlendi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da leyleklerin gelişini sabırsızlıkla bekleyen öğrenciler, leyleklerin yuvalarında görülmesiyle büyük sevinç yaşadı. Öğrenciler, uzun süredir boş kalan yuvaların yeniden dolmasıyla birlikte özlemlerini giderdi. Maskot haline gelen leylekler, öğretmen ve öğrenciler tarafından da ilgiyle takip ediliyor. "Üzerimizde uçuyorlar" 3. sınıf öğrencisi Melih Sert, leyleklerin gelmesiyle çok mutlu olduklarını belirterek, "Leylekler geldiği için çok mutluyum. Bu sene biraz geç geldiler ve gelmeyeceklerini düşündüm. Daha sonra leylekleri yuvalarında görünce çok mutlu oldum. Her gün buradalar ve üzerimizde uçuyorlar. Leylekler ile tanışmak istiyorum" dedi. "Leylekleri çok seviyorum" Öğrenci Ceylin Coşkun ise "Leylekleri çok seviyorum. Üzerimizde sürekli uçuyorlar. Leylekleri görünce çok mutlu oluyorum" diye konuştu.
Muğla Muğla’nın özel sporcuları Ege’ye damga vurdu Manisa’da düzenlenen Özel Olimpiyatlar Türkiye Ege Bölge Oyunları’na katılan Muğlalı özel sporcular, Bocce branşında elde ettikleri derecelerle şehre gururla döndü. Şampiyonada bir altın ve iki bronz madalya kazanan sporcular, azimleriyle herkese örnek oldu. Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde yetişen özel sporcular, başarılarına bir yenisini daha ekledi. Manisa’nın Kula ilçesinde gerçekleştirilen Özel Olimpiyatlar Türkiye Ege Bölge Oyunları’nda Muğla’yı temsil eden kafile, Bocce sahasında sergiledikleri performansla büyük beğeni topladı. Organizasyon boyunca disiplin ve sportmenlik ruhunu elden bırakmayan Muğla ekibinde, Murat Karatepe tüm rakiplerini geride bırakarak kürsünün zirvesine çıktı. Birincilik elde eden Karatepe, altın madalyayı boynuna takarak bölge şampiyonu oldu. Şampiyonada mücadele eden diğer başarılı sporcular Miraç Koçar ve Serkan Özdemir ise zorlu karşılaşmaların ardından üçüncülük basamağında yer aldı. Bronz madalya kazanarak Muğla’nın başarısını perçinleyen sporcular, hem ailelerine hem de antrenörlerine büyük mutluluk yaşattı. Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, elde edilen başarının sadece bir madalya değil, aynı zamanda kararlılık ve azmin zaferi olduğu vurgulanarak "Özel sporcularımızın spora olan bağlılığı, Muğla’da yürüttüğümüz sportif faaliyetlerin ne kadar kapsayıcı olduğunun en güzel kanıtıdır. Sporcularımızın gelişimine katkı sunmaya ve onların başarı hikâyelerini desteklemeye devam edeceğiz" ifadeleri kullanıldı.
Kütahya KUTSO’da ’Yeşil Dönüşüm: Avrupa Birliği Politikaları ve Türkiye’de Uyum Süreci Eğitimi’ Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (KUTSO) düzenlenen "Yeşil Dönüşüm: Avrupa Birliği Politikaları ve Türkiye’de Uyum Süreci Eğitimi", akademisyen Zeynep Hiçdurmaz’ın sunumuyla yoğun katılımla gerçekleştirildi. Eğitimde yeşil dönüşüm süreci kapsamlı şekilde ele alınırken; iklim-nötr, net sıfır emisyon ve karbonsuzlaşma gibi temel kavramlar katılımcılara aktarıldı. Üretimden tüketime kadar tüm süreçleri kapsayan karbon ayak izi yaklaşımının önemi vurgulanarak, işletmelerin çevresel etkilerini ölçme ve yönetme gerekliliğine dikkat çekildi. Programda, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat çerçevesinde ortaya koyduğu politikalar da değerlendirildi. 2050 yılına kadar iklim-nötr kıta olma hedefi, 2030 emisyon azaltım planları ve "Fit for 55" paketi hakkında bilgiler paylaşılırken; Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi uygulamaların özellikle ihracatçı firmalar açısından maliyet ve rekabet unsuru oluşturduğu ifade edildi. Türkiye’deki yeşil dönüşüm sürecine ilişkin gelişmelerin de ele alındığı eğitimde, 2025 yılında yürürlüğe giren İklim Kanunu ile 2053 net sıfır emisyon hedefinin yasal zemine kavuştuğu belirtildi. Emisyon ticaret sistemine yönelik altyapı çalışmalarının başlatıldığı ve karbon piyasalarının oluşturulması için önemli adımlar atıldığı aktarıldı. 2026 itibarıyla CBAM uygulamasının fiilen başlayacak olmasıyla birlikte yeşil dönüşümün artık bir zorunluluk haline geldiği vurgulandı. Eğitimde ayrıca yeşil dönüşümün sanayi ve KOBİ’ler üzerindeki etkileri de değerlendirildi. Enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yenilenebilir enerji kullanımı ve döngüsel ekonomi uygulamalarının işletmelere hem maliyet avantajı sağladığı hem de uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırdığı ifade edildi. Sürdürülebilirlik kriterlerine uyum sağlamayan firmaların ise finansmana erişimde zorluk yaşayabileceği ve raporlama yükümlülüklerinin artacağına dikkat çekildi. Program kapsamında işletmelerin karbon ayak izini azaltmaya yönelik yöntemler de paylaşıldı. Fosil yakıt kullanımının azaltılması, yenilenebilir enerjiye yönelim, üretim süreçlerinde dijitalleşme, enerji ve kaynak verimliliğinin artırılması ile karbon yakalama ve depolama teknolojileri gibi başlıklar ele alındı. Eğitimin önemli başlıklarından biri de finansman ve destek mekanizmaları oldu. Çeşitli kurumlar tarafından sağlanan destekler ile Avrupa Birliği fonları hakkında katılımcılara bilgi verildi. Katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından eğitim sona erdi.