GÜNDEM - 07 Mart 2026 Cumartesi 13:16

Antalya Büyükşehir Belediyesi ile şehre kadın eli değiyor

A
A
A
Antalya Büyükşehir Belediyesi ile şehre kadın eli değiyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi, kadın istihdamına verdiği önemle hem hizmet kalitesini yükseltiyor hem de toplumsal cinsiyet eşitliğine yönelik somut adımlar atıyor. Bünyesinde görev yapan yaklaşık 3 bin 324 kadın personelle Antalya Büyükşehir Belediyesi, kadın istihdamında Türkiye’nin öncü belediyeleri arasında yer alıyor.


Kent genelinde ulaşımdan tarıma, eğitimden kültür ve sanata, sağlıktan spora kadar birçok alanda çalışmalarını sürdüren Antalya Büyükşehir Belediyesi’nde kadın çalışanların katkısı her geçen gün artıyor. Yönetim kadrosundan sahaya kadar birçok farklı kademede görev alan kadınlar, ürettikleri projeler ve sundukları hizmetlerle Antalya’nın gelişimine yön veriyor. Kadın bakış açısının karar alma süreçlerine dahil edilmesiyle birlikte kent; daha güvenli, daha estetik ve daha yaşanabilir bir yapıya kavuşuyor. Bu çerçevede, yaklaşık 3 bin 324 kadın personele istihdam sağlayan Antalya Büyükşehir Belediyesi, kadın istihdamı konusunda ülkedeki öncü belediyelerden biri oldu.



Antalya’nın çehresi değişiyor


Antalya Büyükşehir Belediyesi çatısı altında farklı meslek gruplarında görev yapan kadınlar, Antalya’nın modernleşme sürecinde aktif rol üstleniyor. Antalya’nın parklarından caddelerine, sosyal hizmet projelerinden ulaşım ağına kadar pek çok noktada kadın çalışanların katkısı hissediliyor. Büyükşehir Belediyesi, kadın istihdamını artırma hedefi doğrultusunda çalışmalarını sürdürerek, adil ve kapsayıcı bir yönetim anlayışını büyütmeyi amaçlıyor.



Şehre kadın dokunuşu


8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında belediyenin farklı birimlerinde görev yapan kadın personeller, çalışma hayatındaki deneyimlerini paylaştı. Kadın istihdamının yalnızca ekonomik değil, sosyal dönüşüm açısından da önemli olduğuna dikkat çeken çalışanlar, şehre "kadın dokunuşunun" değer kattığını vurguladı.



Gururla çalışan personel


Temizlik personeli olarak görev yapan Safinaz Akyiğit "Antalyalıların temiz bir şehre uyanması için sabahın erken saatlerinde görevimize başlıyoruz. Kadın personeller olarak Antalya için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Antalya kadın eliyle daha güzel bir hale geliyor." derken, Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığında bahçıvan olarak çalışan Güldane Keleş, "Sabahın erken saatlerinde mesaiye gelerek işe başlıyorum. Çiçeklerin etrafındaki yabani otları temizliyor, ağaçların ve çiçeklerin sulamasını yapıyorum. Gün boyunca park ve bahçelerin bakımını yaparak şehrimizin daha güzel görünmesi için çalışıyoruz. Mesaim bittikten sonra ise evimin önündeki seramla ilgileniyorum. Mesleğimi yapmaktan büyük gurur duyuyorum ve işimi severek yapıyorum" şeklinde konuştu.



"Vatandaşın tebessümünü görmek yorgunluğumuzu alıyor"


Evde Sağlık ve Bakım Personeli olarak çalışan Özlem Can, ise "Gittiğimiz evleri kendi evimiz gibi görüyor, işimizi bu anlayışla yapıyoruz. Elbette zaman zaman yoruluyoruz ama mesleğimizi severek sürdürüyoruz. Ziyaret ettiğimiz büyüklerimizin dualarını almak ve yüzlerindeki tebessümü görmek tüm yorgunluğumuzu unutturuyor. Kadınlar Günü elbette çok değerli, ancak bizim gibi emekçi kadınlar için aslında her gün Kadınlar Günü. Hem iş hayatında hem de evimizde sorumluluklarımızı yerine getirmeye devam ediyoruz. Gündüzleri büyüklerimizin evlerinde temizlik yapıp onlarla ilgileniyoruz, akşam olduğunda ise kendi evimizin işleriyle ve çocuklarımızla ilgileniyoruz. Yoruluyoruz ama onların sevgisi ve duası bize güç veriyor. Bu mesleği yapmaktan büyük gurur duyuyorum" dedi.



Kadın istihdamının arttırılması hedefleniyor


Antalya Büyükşehir Belediyesi Sokak Hayvanları Geçici Bakımevi ve Rehabilitasyon Merkezi’nde Veteriner Hekim olarak görev yapan Esra Öztürk, "Veteriner hekim olarak burada birçok hayvan dostumuza yardımcı oluyorum. Tedavi süreçlerini yakından takip ediyor, aşılarını ve kısırlaştırma işlemlerini gerçekleştiriyoruz. Burada her bir hayvana adeta anne şefkatiyle yaklaşıyoruz. Korkan, yaralı ya da yalnız gelen hayvanların zamanla bize güvenmeye başladığını görmek çok değerli. Bir canın iyileşip yeniden hayata tutunduğunu görmek ise bizim en büyük mutluluğumuz" şeklinde konuştu.


Otobüs şoförü olarak çalışan Mihriban Kılınç, "İnsanları işlerine, çocukları okuluna götürüyoruz. Çok çalışıyoruz, çok yoruluyoruz ama yaptığımız işten çok gurur duyuyoruz. Çalışma arkadaşlarımızın bize sağladığı destek muazzam. Zira bu iş erkek üzerine kurulmuş bir iş. Toplu ulaşımda şoför olarak çalışan 40 kadınız. Ona rağmen altyapıyı bize göre değiştirmeye çalışmaları çok güzel. Erkek çalışma arkadaşlarımız da bu sektörde var olabilmemiz için elinden geleni yapıyorlar. Trafikte ışıkta beklerken bizi tebrik edenler alkışlayanlar oluyor ve tepkiler muazzam. Çocuklarım benimle çok gurur duyuyorlar. Çocuklarımın arkadaşları otobüse bindiklerinde beni tanıdıklarını gösterebilmek için olağanüstü çaba sarf ediyorlar. Amirlerimiz, kadın istihdamına özellikle çaba harcıyorlar ve bu istihdamı genişletmek istiyorlar. Zira kadın dokunduğu her yeri güzelleştiriyor" diye konuştu.



Antalya Büyükşehir Belediyesi ile şehre kadın eli değiyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır Emniyeti’nin bu birimindeki kadınlar detaycılıklarıyla olayları aydınlatıyor Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğündeki kadınlar, detaycılıklarıyla iz sürüp olayların aydınlatılmasında yer alırken, Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru ise, Türkiye’de sadece 3 kadının yaptığı köpekle bomba arama görevini ifa ediyor. Emniyet Teşkilatının tüm birimlerinde kadınlar, önemli ve kritik görevlerde sorumluluk alıyor. Diyarbakır İl Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünde ekipte bulunan kadınlar, detaycılıklarıyla iz sürüp olayların aydınlatılmasında yer alıyor. Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru, Türkiye’de köpekle bomba arama görevini ifa eden 3 kadından biri olarak dikkat çekiyor. Olay Yeri İnceleme Şube Müdürlüğünde görevli başkomiser, 7 yıldır olay yeri birimlerinde görev yapmakta olduğunu, şubede kendisiyle birlikte başka kadınların bulunduğunu söyledi. Olay olduğu andan itibaren süreçlerinin başladığını belirten başkomiser, olay olduktan sonra talep halinde olay yerine geçtiklerini ifade etti. Başkomiser, olayla ilgili olabilecek bulguları topladıklarını belirterek, "Daha sonrasında bu olayın raporu yazılır sonrasında ise büromuza teslim edilir. Teslim edildikten sonra bulgular ayrıştırılır, laboratuvarda incelenecek malzemeler laboratuvarımıza getirilir. Laboratuvarda iz çıkan malzemelerin incelemesi yine ona göre yapılır" dedi. Bu aşamada kadın personel ile birlikte aktif bir şekilde çalışmakta olduklarını kaydeden Başkomiser, "Kadınların daha detaycı bakış açısından dolayı bu, bizim olayları aydınlatmada her zaman artı sağlar. Bir bulgu alındığında o bulgunun olayla ilgili olup olmayacağı, ya da iz çekildiği zaman izin hangi yerden çıkabilip, hangi yerden çıkamayacağı bunların hepsinde kadınların daha detaycı olmasının bizim için avantajı var" diye konuştu. Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğünde görevli kadın polis memuru ise, 13 yıldır meslekte olduğunu, 9 yıldır da bomba arama köpeğiyle çalışmakta olduğunu söyledi. Türkiye’de, kendisiyle beraber aktif olarak çalışan 3 kadın personelin bulunmakta polis memuru, "Bize ihbar geldikten sonra köpeğimizle birlikte en hızlı şekilde hazırlanarak olay yerine intikal ediyoruz. Gerekli arama ve kontrolleri gerçekleştiriyoruz. Her işin zorluğu olduğu gibi bizim işimizin de kendine göre zorlukları bulunmakta. Hatta klişeleşmiş olarak ‘ilk hata, son hatadır’ düsturuyla görevimizi ifa etmekteyiz" şeklinde konuştu. Polis memuru, küçüklüğün gelen, hayvanlarla çalışmayı sevdiğini belirterek, "Aynı zamanda mesleki açıdan vatanıma hizmet etme hayalim vardı. İkisi bir araya gelince benim için önemli bir yeri oldu. Bu da köpekle birlikte hem güvenliği sağlamak, hem vatanda hizmet etmek açısından benim için çok özel bir görev ifa etmek. Genelde nadir tercih ediliyor. Adı üstünde, bomba ile başlıyor. Bomba arama idareciliği. Hem tehlikeli bir iş, aynı zamanda köpeğin sorumluluğu üstümüzde oluyor. Bağımız güçlü olmak zorunda. Bu da yavaş yavaş oluyor. Eğitim yapıyoruz, eğitim dışında bir sosyalleşme oluyor. Onun günlük bakımı, sağlık sorunu varsa ilgilenilmesi. Kadınların gücü, emeklerinin hatırlatılması açısından 8 Mart Dünya Kadınlar Gününün önemli bir gün olduğunu düşünüyorum. Kadınların her alanda var olması, güçlü olması, ayakları üstünde durması açısından önemli bir gün" ifadelerini kullandı.
Muğla MUSKİ Genel Müdürü Şengül Bodrum’daki çalışmaları inceledi Türkiye’nin en önemli turizm merkezi Bodrum’da özellikle yaz aylarında sık sık patlayan su isale hatlarının yenilenmesi çalışmaları aralıksız olarak Muğla Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (MUSKİ) Genel Müdürlüğü ekipleri tarafından devam ediyor. Bodrum Yarımadasında devam eden çalışmalar ile ilgili sık sık bölgeye giden MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül, Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın talimatları doğrultusunda patlayan su isale hatlarının yerine yeni isale hattı döşeme çalışmalarının bir an önce tamamlanması amacıyla bölgede incelemelerde bulundu. MUSKİ Genel Müdürü Yılmaz Şengül, "Bodrum ilçemizin içme suyu sorunlarını tamamen ortadan kaldırmak adına Yarımada’nın farklı noktalarındaki imalatlarımız hız kesmeden devam ediyor. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’ın önemle üzerinde durduğu hat yenileme, ilave su sağlama, mevcut kaynakları verimli kullanma ve hatların sorunsuz olarak işletilmesi için başlattığımız çalışmalar önemli ölçüde tamamlanıyor" dedi. MUSKİ Genel Müdürümüz Yılmaz Şengül; Bitez Mahallesi güney isale hat yenileme, Kargı Caddesi güney isale hat yenileme, İslamhaneleri yeni içme suyu deposu, Turgutreis Reverse Ozmos iletim hattı, Geriş Mahallesi kuzey isale hat yenileme çalışmalarını denetleyerek detaylı bilgi aldı.
Ankara Standartlara aykırı plaka denetimleri 1 Nisan’a kadar rehberlik amacıyla yapılacak ve sürücülere ceza kesilmeyecek İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda, standart dışı plaka denetimleri 1 Nisan’a kadar sadece rehberlik amacıyla yapılacak ve sürücülere herhangi bir idari para cezası uygulanmayacak. Karayolları Trafik Kanunu’nda yapılan değişiklikler çerçevesinde, 27 Şubat’tan itibaren araçlarında standart dışı plaka "Amerikan Pres Plaka" (APP) takılı olan sürücülere 140 bin lira para cezası, sürücü belgelerine 30 günlüğüne el konulması ve aracın 30 gün süre ile trafikten men kararı verilmişti. İhlalin aynı sene içerisindeki ikinci tekrarında ise verilecek cezanın iki katına çıkarılacağı duyurulmuştu. Vatandaşların mağdur olmaması için İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin talimatları doğrultusunda 1 Nisan’a kadar sürücülere herhangi bir cezai yaptırım uygulanmayacağı belirtildi. Kolluk kuvvetlerince yapılacak denetimlerin ise mart ayı sonuna kadar eğitim ve bilgilendirme amaçlı yapılacağı aktarıldı. Yeterli güvenlik özelliklerine sahip olmayan APP plakaların 1 Nisan’a kadar değiştirmesi gerekiyor Kamu güvenliğinin sağlanması amacıyla yürürlüğe giren düzenlemede, APP plakaların standart yazı tipi, güvenlik hologramı ve yetkili kuruluş mührü gibi güvenlik özelliklerine sahip olmadığı için standartlara uygun plaka ile en geç 1 Nisan’a kadar değiştirilmesi gerekiyor. Değişimin nedeninin ise standart plakaların elektronik denetim sistemleri ve şehir güvenlik kameralarınca hatasız olarak tespitinin yapılabilmesinin sağlanması. Plaka değişikliği için yapılması gerekenler Standart dışı plakaya sahip sürücülerin öncelikle Polis Merkezi Amirliklerine veya Jandarma Karakol Komutanlıklarına kayıp ihbarında bulunması gerekiyor. Daha sonra izlenecek adımlar ise noterden plaka basım talep belgesini teslim alan sürücülerin, Türkiye Şoförler ve Otomobilciler Federasyonu’nun (TŞOF) plaka basımı gerçekleştiren odalarına müracaat etmesi gerektiği olarak ifade edildi. Plaka değişim işlemi sadece yetkilendirilmiş kuruluşlar tarafından yapılacak Öte yandan, sürücülere sosyal medyada ücret karşılığında plaka basma vaadinde bulunan kişilere itibar etmemeleri önem taşırken, işlemin sadece yetkilendirilmiş kuruluşlarca gerçekleştirilmesi gerektiği ifade edildi.
Ankara Türk Eğitim-Sen Başkanı Geylan: "Kadınların güçlenmesi, her alanda etkin olması, Türk milletinin yükselmesinin en temel şartıdır" Türk Eğitim-Sen Başkanı Talip Geylan, "Kadınların güçlenmesi, her alanda etkin olması, Türk milletinin yükselmesinin en temel şartıdır. Milletimizin bağımsızlık mücadelesinde kadınlar en ön saflarda yer almış; gerektiğinde cepheye koşmuş, gerektiğinde cephe gerisinde ordunun en büyük destekçisi olmuştur" dedi. Türk Eğitim-Sen Başkanı Talip Geylan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yazılı mesaj yayımladı. Geylan, "Kadın; azmin, emeğin ve fedakarlığın adıdır. Kadın; hayatın her alanında sabırla, kararlılıkla ve büyük bir özveriyle var olur; ailesinde, iş yaşamında, toplum içinde sorumluluk üstlenir; karşılaştığı zorluklara rağmen çalışmaya, üretmeye devam eder. Şefkatiyle yürekleri ısıtan kadınlarımız, cesaretiyle de öncü olurlar" ifadelerini kullandı. "Kadınların güçlenmesi, her alanda etkin olması, Türk milletinin yükselmesinin en temel şartıdır" Türk kadının tarih boyunca gösterdiği kahramanlıkla ayrı bir yere sahip olduğunu vurgulayan Geylan, "Kadınların güçlenmesi, her alanda etkin olması, Türk milletinin yükselmesinin en temel şartıdır. Milletimizin bağımsızlık mücadelesinde kadınlar en ön saflarda yer almış; gerektiğinde cepheye koşmuş, gerektiğinde cephe gerisinde ordunun en büyük destekçisi olmuştur. Türk kadını, vatan savunmasında yalnızca destek veren değil, doğrudan mücadele eden güçlü bir iradenin temsilcisi olmuştur. Türk kadını; cesareti, milli bilinci diri tutan kararlılığı ve kahramanlıklarıyla tarih sahnesinde silinmez bir iz bırakmıştır" açıklamasında bulundu. Toplumların kalkınmasının kadın erkek eşitliğiyle mümkün olabileceğini aktaran Geylan, "Kadınların güçlenmesi; eğitimden ekonomiye, bilimden kültür ve sanata kadar her alanda etkin olması, Türk milletinin yükselmesinin, ilerlemesinin ve çağdaş bir geleceğe ulaşmasının en temel şartıdır" diye konuştu. "Günümüzde kadınların karşı karşıya olduğu sorunlar hepimizi derinden yaralamaktadır" Kadına yönelik şiddetin önlenmesi adına daha kararlı adımlar atılması gerektiğine dikkati çeken Geylan, sözlerine şöyle devam etti: "Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için daha kararlı adımlar atılması, cezai müeyyidelerin artırılması ve hukuk mekanizmasının hızlı ve güçlü şekilde işletilmesi hayati önem taşımaktadır. Ancak böylesine güçlü bir tarihi mirasa rağmen, günümüzde kadınların karşı karşıya olduğu sorunlar hepimizi derinden yaralamaktadır. Kadına yönelik her türlü şiddet, taciz ve ayrımcılık hala en önemli sorunlar arasında yer almaktadır. 2023 yılında 420, 2024 yılında 455, 2025 yılında 457 kadın, 2026 yılının başından bugüne kadar ise 66 kadın cinayete kurban gitmiştir. Bu veriler, sorunun ciddiyetini ve aciliyetini açıkça ortaya koymaktadır. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için daha kararlı adımlar atılması, cezai müeyyidelerin artırılması ve hukuk mekanizmasının hızlı ve güçlü şekilde işletilmesi hayati önem taşımaktadır. Bunun yanı sıra kadını koruyucu ve kadına yönelik şiddeti önleyici politikaların oluşturulması, toplumsal farkındalığın artırılması da büyük önem arz etmektedir." "Kadınlarımız, toplumda erkeklerle eşit haklara sahip olana dek mücadelemiz devam edecektir" Kadınların istihdamının önündeki engellerin kaldırılması ve eğitimden istihdama uzanan süreçte destekleyici politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini de vurgulayan Geylan şu ifadeleri kullandı: "Kadınların çalışma hayatındaki temsili de arzu edilen seviyede değildir. TÜİK’in Ocak 2026 verilerine göre, mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 47,9 olmuştur. Bu oran erkeklerde yüzde 65,3 iken kadınlarda yüzde 30,9 olarak gerçekleşmiştir. İşsizlik oranı ise 15 ve üzeri yaş grubunda erkeklerde yüzde 6,6 iken, kadınlarda yüzde 11’dir. Görüldüğü üzere kadınların çalışma hayatında yer alması, erkeklere göre oldukça düşük düzeydedir. Bu noktada yapılması gereken; kadınların istihdamının önündeki engellerin kaldırılması ve eğitimden istihdama uzanan süreçte destekleyici politikaların hayata geçirilmesidir. Kız çocuklarının eğitimi ise geleceğimiz açısından hayati öneme sahiptir. Eğitim hakkı hiçbir şart altında engellenmemeli, erken yaşta ve zorla evliliklerin önüne ivedilikle geçilmeli, kız çocuklarının okullaşmasının önündeki engeller kaldırılmalı, okullaşma oranları yüzde 100 seviyesine çıkarılmalıdır. Tüm bunların yanı sıra eğitimde fırsat eşitliği sağlanmalı, dezavantajlı bölgelerde yaşayan ailelerin çocukları için eğitim imkanları artırılmalı, en ücra köylerde, beldelerde dahi çocuklarımız eğitim-öğretim alabilmelidir. Kadın sorunlarını tartışmak ve çözüm önerilerini paylaşmak için bir gün elbette yeterli değildir. Kadınlarımız, toplumda erkeklerle eşit haklara sahip olana dek mücadelemiz devam edecektir."