ASAYİŞ - 26 Ocak 2026 Pazartesi 17:46

Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında ihbar, bağış ve milyonluk transferler iddianamede

A
A
A
Antalya Büyükşehir Belediyesi soruşturmasında ihbar, bağış ve milyonluk transferler iddianamede

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" iddiaları kapsamında hazırlanan iddianamede, soruşturmanın 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan anonim ihbarlar, bağış adı altındaki ödemeler ve milyonlarca liralık para transferleri sonrası derinleştirildiği ortaya çıktı. İddianamede, iskan işlemleri karşılığında rüşvet alındığı, bu paraların bir bölümünün vakıflar ve farklı finansal işlemler üzerinden sisteme sokulduğu yönünde tespitlere yer verildi.


Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik rüşvet ve yolsuzluk soruşturmasının, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yetkisizlik kararı verilerek Antalya’ya gönderilen 1 Temmuz 2025 tarihli soruşturma dosyası üzerine başlatıldığı belirtildi. Dosyanın Antalya’ya ulaşmasının ardından yürütülen çalışmalar kapsamında çok sayıda mali hareket, ruhsat işlemi ve belediye bağlantılı ödeme mercek altına alındı.


112’ye yapılan anonim ihbar soruşturmayı derinleştirdi


İddianamede yer alan bilgilere göre, Muhittin Böcek’in 5 Temmuz 2025’te tutuklanmasının ardından, 10 Temmuz 2025 tarihinde 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan anonim bir ihbar soruşturmanın seyrini değiştirdi. İhbarda, iskan ruhsatı verilmesi karşılığında rüşvet alındığı, bu rüşvet bedellerinin bir bölümünün Konyaaltı Turizm Kültür ve Eğitim Vakfı’na (KONTEV) bağış adı altında aktarıldığı ve söz konusu ödemelerin ardından belediyedeki işlemlerin hızlandığı öne sürüldü.


Bu ihbar üzerine savcılık talimatıyla KONTEV’in Muratpaşa ilçesindeki merkezinde arama yapıldığı, bağış makbuzları ve çeşitli evraklara el konulduğu iddianamede yer aldı. Yapılan incelemelerde, Altıntaş bölgesinde inşaat yapan bazı kişilerin, bağış tarihlerini takiben iskan ruhsatı aldığı tespit edildi.


"Boşanma masrafı" iddiası


Dosya kapsamında alınan ifadeler ve mali incelemelerde, Mustafa Gökhan Böcek’in, Zeynep Kerimoğlu ile yürüttüğü boşanma sürecinde kullanılmak üzere, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nden ihale alan iş insanı B.Ç.’den para talep ettiği iddiasına yer verildi. İddianamede, B.Ç.’nin bir döviz bürosu aracılığıyla iki ayrı işlemle toplam 55 milyon 200 bin lira gönderdiğinin belirlendiği ifade edildi.


Söz konusu paranın Mustafa Gökhan Böcek’in eşi Zuhal Böcek’e ulaştığı, Mustafa Gökhan Böcek ile Zeynep Kerimoğlu’nun 30 Ekim 2024’te boşandığı, para transferinin ise 26 Aralık 2024 tarihinde gerçekleştirildiği iddianamede yer aldı.


Rüşvetin döviz ve altın üzerinden sisteme sokulduğu iddiası


İddianamede, Mustafa Gökhan Böcek’in, haksız şekilde elde edildiği değerlendirilen paraları çeşitli taşınır ve taşınmaz alımlarıyla sisteme sokmaya çalıştığı, bazı ihaleler karşılığında Muhittin Böcek adına üçüncü şahıslara saat hediye edildiği, yine üçüncü kişiler üzerine araç devri yapıldığı iddialarına yer verildi. Ayrıca, iskan verilmesi karşılığında gayrimenkul devri yoluyla rüşvet alındığı yönünde tespitler bulunduğu kaydedildi.


Savcılık, belediyeden ihale alan bazı iş insanlarının hak edişlerini alabilmeleri için Mustafa Gökhan Böcek’in baskı kurduğu, bu süreçte elde edilen paraların döviz firmaları üzerinden altın veya döviz alım-satımı yapılmış gibi gösterilerek sisteme sokulduğunu değerlendirdi.


Uyuşturucu kullanımı iddiası ayrı dosyada


İddianamede, Zuhal Böcek’e ait el konulan dijital materyallerin incelenmesi ve kimliği belirsiz bir kişi tarafından yapılan e-posta ihbarı üzerine, Zuhal Böcek ile Mustafa Gökhan Böcek’ten alınan vücut örneklerinde kokain kullanımına rastlandığı bilgisine de yer verildi. Bu tespitler üzerine, "uyuşturucu madde kullanmak" suçuna ilişkin her iki şüpheli yönünden dosyanın ayrılarak ilgili soruşturma bürosuna gönderildiği belirtildi.


Cansel Tuncer’in ifadesi alındı, takipsizlik verildi


KONTEV yöneticileri arasında yer alması ve aynı zamanda Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri olarak görev yapması nedeniyle, belediyenin genel işleyişine ilişkin bilgi alınması amacıyla Cansel Tuncer’in ifadesine başvurulduğu iddianamede yer aldı. Yapılan detaylı malvarlığı araştırması ve elde edilen deliller doğrultusunda Tuncer hakkında takipsizlik kararı verildiği kaydedildi.


Şirketlere kayyım, soruşturma sürüyor


İddianameye yansıyan tespitler kapsamında, döviz ve kuyumculuk firmalarına TMSF tarafından kayyım atandığı, bazı işletmelerde yönetim kayyımlığının daha sonra denetim kayyımlığına dönüştürüldüğü ifade edildi. Tutuklu şüpheli Mehmet Okan Kaya’ya ait 8 şirkette yönetim kayyımlığının halen devam ettiği, toplam 15 şirketle ilgili soruşturmanın sürdüğü bilgisine yer verildi.


Hazırlanan iddianamede, rüşvet ve yolsuzluk iddialarıyla suçlanan Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek, Zuhal Böcek ve Zeynep Kerimoğlu’nun savunmalarına da ayrıntılı şekilde yer verildi.


"Kimseyi menfaat sağlamaya zorlamadım"


İddianamede yer alan savunmasında Muhittin Böcek, belediye başkanlığı görevi nedeniyle kendisine isnat edilen suçlamaları kabul etmedi. Böcek ifadesinde, "Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olarak görev yaptığım süre boyunca hiçbir kişi ya da firmayı maddi menfaat sağlamaya zorlamadım. Belediye işlemleri ilgili birimler tarafından mevzuat çerçevesinde yürütülmüştür" beyanında bulundu.


Böcek, malvarlığına ilişkin suçlamalara da değinerek, "Üzerime atılı haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması iddialarını kabul etmiyorum. Sahibi olduğum taşınır ve taşınmazlar ile banka hesaplarım yasal gelirlerime dayanmaktadır" ifadelerini kullandı. Savunmasının devamında Böcek, hakkında oluşturulan suçlamaların gerçeği yansıtmadığını ve kamu yararı dışında hareket etmediğini ileri sürdü.


"Babam adına herhangi bir işlem yapmadım"


Mustafa Gökhan Böcek savunmasında babasının görevinden kaynaklanan bir nüfuz kullanımı ya da menfaat temini sürecinde yer almadığını ileri sürdü. İddianamede, Gökhan Böcek’in ifadesinde, "Babamın belediye başkanlığı görevinden kaynaklanan herhangi bir yasa dışı faaliyetin içinde olmadım. Para hareketleri bana ait kişisel işlemlerdir" dediği yer aldı.


Boşanma sürecine ilişkin para transferleriyle ilgili suçlamalara da değinen Gökhan Böcek, "Boşanma sürecimde tarafıma gönderilen paralar özel hayatımla ilgilidir, belediye ihaleleriyle veya kamu gücüyle bağlantısı yoktur" şeklinde savunma yaptı.


"Hesaplarımdaki paralar yasal gelirlerimdir"


Zuhal Böcek iddianamede yer alan savunmasında, banka hesapları ve taşınmaza sahip olmaları üzerinden yöneltilen suçlamaları kabul etmedi. Zuhal Böcek ifadesinde, "Banka hesaplarımda bulunan paralar bana aittir ve yasal gelirlerimden oluşmaktadır. Suçtan elde edilen herhangi bir gelirin tarafımca aklanması söz konusu değildir" dedi.


Zuhal Böcek, adına yapılan para transferleriyle ilgili olarak ise, "Hakkımda ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını, üzerime atılı suçlamaları kabul etmediğimi beyan ediyorum" ifadelerini kullandı.


"Suç gelirleriyle hiçbir ilgim yok"


Dosyada tutuksuz yargılanan Zeynep Kerimoğlu da savunmasında suçlamaları reddetti. Kerimoğlu ifadesinde, "Suçtan elde edildiği iddia edilen herhangi bir para veya malvarlığıyla ilgim yoktur. Üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. Kerimoğlu, dosyada yer alan para hareketleri ve dijital materyallerle ilişkilendirilmesine yönelik iddiaların gerçeği yansıtmadığını savundu.


İddianamede, mevcut deliller, mali incelemeler, tanık anlatımları ve teknik tespitler doğrultusunda bu savunmaların suç şüphesini ortadan kaldırmadığı değerlendirilerek cezalandırılmaları talep edildi.


İstenen cezalar


Hazırlanan iddianamede, tutuklu bulunan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in, zincirleme suç hükümleri kapsamında icbar suretiyle irtikap, haksız mal edinme ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçlarından hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi. Savcılık, bu suçlar kapsamında elde edildiği değerlendirilen para, taşınır ve taşınmaz malvarlıkları yönünden müsadere uygulanmasını da istedi.


İddianamede, Muhittin Böcek’in oğlu Mustafa Gökhan Böcek’in, bazı eylemlerde yardım eden sıfatıyla hareket ettiği değerlendirilerek yardım eden sıfatıyla icbar suretiyle irtikap, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması, nüfuz ticareti ve yardım eden sıfatıyla haksız mal edinme suçlarından hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi. Savcılık ayrıca, Gökhan Böcek’in eylemlerinin süreklilik gösterdiği gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 58/9 maddesi kapsamında "suçu meslek edinen kişi" olarak cezalandırılmasını da iddianamede talep etti.


Tutuksuz yargılanan Zuhal Böcek hakkında hazırlanan iddianamede, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçunu işlediği iddiasıyla hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılması istendi. Savcılık, bu suç kapsamında suçtan elde edildiği değerlendirilen para ve malvarlıklarına yönelik müsadere uygulanmasını da talep etti.


Dosyada tutuksuz yargılanan Zeynep Kerimoğlu hakkında da savcılık, suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin aklanması suçundan hapis cezası ve adli para cezası ile cezalandırılmasını talep etti. İddianamede, bu suç kapsamında elde edildiği değerlendirilen malvarlıkları yönünden de müsadere hükümlerinin uygulanması istendi.


Soruşturma geçmişi


Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması, 5 Temmuz 2025’te başlayan operasyon sürecinin ardından tamamlandı. Soruşturma kapsamında, aralarında tutuklu bulunan ve Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de yer aldığı toplam 41 şüpheli hakkında 702 sayfalık iddianame düzenlenerek Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Dosyada, bu aşamada tespit edilen 26 ayrı eylem hakkında hukuki değerlendirme yapıldığı kaydedilirken, dosya kapsamında halen 5 kişi tutuklu yargılanıyor.


Soruşturma süreci, 5 Temmuz 2025 tarihinde Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen "rüşvet" soruşturması kapsamında tutuklanmasıyla başladı. Bu tarihten itibaren yürütülen soruşturma kapsamında Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ekiplerince farklı tarihlerde operasyonlar gerçekleştirildi, çok sayıda kişi gözaltına alındı, tutuklama ve tahliye kararlarıyla süreç dalga dalga genişledi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Manisa MHP’li Akçay :"Biz iktidarı yıpratmak için değil, Türkiye’yi güçlendirmek için siyaset yapıyoruz" MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, MHP’nin siyaset anlayışının temelinde "önce ülkem ve milletim" ilkesinin yer aldığını belirterek, "Biz iktidarı yıpratmak için değil, Türkiye’yi güçlendirmek için siyaset yapıyoruz" dedi. Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Grup Başkanvekili ve Manisa Milletvekili Erkan Akçay, Manisa’nın Alaşehir ilçesinde bir dizi ziyaret ve temaslarda bulundu. Akçay’a ziyaretlerinde MHP MYK Üyesi Ali Uçak ile MHP Manisa İl Başkanı Cüneyt Tosuner eşlik etti. Akçay ve beraberindeki heyet, MHP Alaşehir İlçe Başkanlığı lokali önünde İlçe Başkanı Tahsin Atılgan tarafından çiçeklerle karşılandı. Atılgan, ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirerek, misafirlere teşekkür etti. Parti lokalinde partililere hitap eden MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, MHP’nin "önce ülkem ve milletim, sonra partim, sonra ben" anlayışıyla hareket eden bir parti olduğunu belirterek, bu ilkenin MHP’yi diğer siyasi partilerden ayıran en temel özellik olduğunu söyledi. Cumhur İttifakı’nın kuruluş gerekçilerine değinen Akçay, ittifakın temelinde Türkiye’nin istikrarı, birliği ve güçlü bir devlet yapısının korunması idealinin bulunduğunu ifade etti. MHP’nin muhalefet anlayışının yıkıcı değil, yapıcı olduğuna dikkat çeken Akçay, "Bizim siyaset anlayışımızda önemli olan muktedir olabilmektir. Ülkeye zarar verecek tutum ve davranışlardan uzak dururuz" dedi. Türkiye’nin geçmişte yaşadığı siyasi istikrarsızlıklara da değinen Akçay, 15 Temmuz 2016’daki FETÖ darbe girişiminin ardından MHP’nin tavrını net bir şekilde ortaya koyduğunu vurguladı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin yıllar öncesinden yaptığı uyarıların bugün ne kadar isabetli olduğunun görüldüğünü ifade eden Akçay, Bahçeli’nin yüksek siyasi öngörüye sahip bir lider olduğunu söyledi. Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Akçay, uygulanan sıkı para politikalar ve mali disiplin sayesinde enflasyonun düşüş eğilimine girdiğini, Türkiye’nin son 50 aydır kesintisiz büyüme gösterdiğini belirtti. 2025 yılı büyüme oranının en az yüzde 4,2 seviyesinde gerçekleşmesinin beklendiğini ifade eden Akçay, Merkez Bankası rezervlerinin de 205 milyar dolarla tarihi seviyelere ulaştığını kaydetti. Akçay, bu gelişmelerin kısa vadede vatandaşların alım gücüne olumlu yansıyacağını dile getirdi. Erkan Akçay ve beraberindeki heyet, ayrıca AK Parti Alaşehir İlçe Başkanlığı, Ziraat Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifi ile Örencik Mahallesi’ni ziyaret ederek istişarelerde bulundu.
Samsun Esnaf odalarından ’indirim çadırı’ çağrısı Samsun’da esnaf odaları, farklı illerden gelerek kurulan yöresel ürün pazarları ile indirim çadırlarının yerel esnafı zor durumda bıraktığını belirterek, bu tür organizasyonlara izin verilmemesi çağrısında bulundu. Samsun Sabit Seyyar Pazarcılar ve Manavlar Odası Başkanı Muhammed Yazıcı, Samsun Hazır Elbiseciler Tuhafiyeciler Manifatura Halıcılar ve Trikocular Esnaf Odası Başkanı Ahmet Akbaş, Samsun Züccaciye, Bijuteri, Kırtasiye ve Oyuncakçılar Esnaf Odası Başkanı Ramazan Yazıcı ve Samsun Yabancılar Çarşısı Dernek Başkanı Alaaddin Sayın yaptıkları basın açıklamasında bu çadırlara ’dur’ denilmesini isteyerek, bu konuda bir ihtiyaç varsa Samsunlu esnaflar olarak bu ihtiyacı karşılayabileceklerini dile getirdi. Oda başkanları esnafın bu talebi doğrultusunda belediye başkanlarından destek istedi. Yakın zamanda Balonya’nın karşısında da bir indirim çadırı organizasyonu olacağının söylendiğini belirten başkanlar bu organizasyonun da durdurulmasını talep etti. Yabancılar Çarşısı Dernek Başkanı Alaaddin Sayın, "Son yıllarda Samsunumuza bir furya gibi akın eden bu ucuzluk çadırı meselemiz var. Nasıl mal sattıkları, vergi ödedikleri, ne türlü satış yaptıkları hakkında hiçbir bilgimiz yok. Bunu araştırma gereği de çok duymadım. Ama şu ekonomik kriz ortamında esnaflarımız vergi yükü altında ve diğer yükler altında ezilirken tutup bu çadırları esnaflarımıza en yakın yerlere getirip açmak ve esnaflarımızı bu yükün altında daha ezdirmek hiç doğru görmediğimiz bir durum. Kim bu işe izin veriyor ya da kim bu işle ilgileniyorsa artık bu işe bir dur demelerini istiyoruz. Artık yeter diyoruz. Yetkililerden ricaımızdır, bu işe artık dur desinler. Eğer böyle bir ihtiyacımız varsa, bunu biz kendi esnafımızdan temin edelim. Tutup da dışarıdan insan getirmeyelim" dedi. Samsun Hazır Elbiseciler Tuhafiyeciler Manifatura Halıcılar ve Trikocular Esnaf Odası Başkanı Ahmet Akbaş, "Esnaf şu anda bir geçim derdinde. Zor şartlar altında geçiniyoruz. Bugün diğer illerden gelip dernek adı altında veya fuar adı altında bizim esnafımızı kimse ezdiremez. Bizim esnafımız bugün yanında eleman çalıştırıyor, vergisini sigortasını ödüyor. Belediyelere bir bedel ödüyor. Sen buna rağmen çadırı kiralatıyorsan bu çok büyük yanlıştır. Esnafımıza da büyük bir eziyet verilmektedir. Kesinlikle bunu bir an önce iptal etmelerini istiyoruz" diye konuştu. Samsun Sabit Seyyar Pazarcılar ve Manavlar Odası Başkanı Muhammed Yazıcı, "Bizim İstasyon pazarında pazar günü açılan sosyete pazarımız var. Atakent pazarında çarşamba günü açılan sosyete pazarımız var. Eğer bir talep varsa belediyelerle beraber görüşelim. Bizim kendi esnafımızla birlikte bunları açalım. Bunlardan Samsun’a bir tane vergi veren yok. Çoğu da kayıt dışı. Ben bunlarla 15 sene evvel çok mücadele verdim. Ama esnaf şu anda zor durumda, ciddi anlamda zor durumda. Hani bu işlerin doğru olmadığını söylüyorum. Bir an önce gerekirse belediye başkanlarımızla da görüşeceğiz. Gerekirse açtırmayacağız" şeklinde konuştu. Samsun Züccaciye, Bijuteri, Kırtasiye ve Oyuncakçılar Esnaf Odası Başkanı Ramazan Yazıcı, "Esnafımızın şu zor dönemde kendi işletmesini ayakta tutabilmesi için yaptığı mücadeleleri herkes yakinen biliyor. Bu tür pazar yerlerinin açılmasını yahut çadırların açılmasını, fuarların açılmasını esnaflarımızın talebi doğrultusunda biz kesinlikle ve kesinlikle kabul etmiyoruz. Şehir dışından gelip şehrimizde ticaret yapan birçok arkadaş, bu gibi fuar alanlarına tezgah açıp bizim kendi esnafımıza sekte vurmaktadır. Esnaflarımızın bu konudaki şikayetleri nedeniyle bu basın açıklamasını yapmak durumunda kaldık" ifadelerini kullandı.
Mardin Mardin’de bazı etkinlikler 5 gün süreyle yasaklandı Mardin Valiliği, il genelinde bazı etkinliklerin 5 gün süreyle yasaklandığını duyurdu. Mardin Valiliğinden yapılan açıklamada, 27 Ocak Salı günü saat 13.00’te Nusaybin ilçesi Nevruz Bulvarı’nda düzenlenmek istenen yürüyüşe ilişkin son dönemde ülke genelinde ve sınır ötesinde yaşanan gelişmeler ile bunun muhtemel etkilerinin dikkate alınarak ayrıntılı bir değerlendirme yapıldığı belirtildi. Açıklamada, "İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteallik emniyetin ve kamu esenliğinin sağlanması, kişilerin hak ve özgürlüklerinin korunması, şiddet olaylarının meydana gelmesinin önlenmesi ve yukarıda belirtilen tehdit ve risklerin ortadan kaldırılması maksadıyla Mardin ili mülki sınırları içerisinde aşağıdaki tedbirlerin alınması Valiliğimizce uygun görülmüştür. 27 Ocak 2026 Salı günü saat 00.01’den başlayarak 31 Ocak 2026 Cumartesi günü saat 23.59’a kadar 5 gün süreyle valilik ve kaymakamlık makamlarının uygun göreceği etkinlikler dışında, açık alanlarda yapılmak istenilen (toplanma, yürüyüş, basın açıklaması, açlık grevi, oturma eylemi, miting, stant açma, çadır kurma, bildiri/broşür dağıtma, afiş/pankart asma vb.) her türlü eylem, dış ilçelerden yapılmak istenen yürüyüşlere katılacağı değerlendirilen şahıs ve araçların ilçelerden çıkışları ve/veya il merkezine girişleri, diğer illerden mezkur toplanma ve yürüyüşlere katılmak amacıyla geldiği değerlendirilen şahıs ve araçların ilimiz sınırına girişleri/geçişleri/çıkışları, 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’nun 17 ve 19’uncu maddeleri ile 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/A. B ve C maddeleri gereğince yasaklanmıştır" denildi.