ASAYİŞ - 04 Mayıs 2026 Pazartesi 13:22

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet soruşturmasında 41 sanık yeniden hakim karşısında

A
A
A
Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik rüşvet soruşturmasında 41 sanık yeniden hakim karşısında

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanık yeniden hakim karşısına çıktı. Duruşmada suçtan zarar gören şahıslar tarafından; reklam ödemeleri, lüks saat alımı, ruhsat ve iskan işlemleri, araç alımı ve daire devri iddialarına ilişkin ifadeler verildi Mağdur sıfatıyla ifadesi alınan Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, "Şikayetçi değilim" derken, duruşmada suçtan zarar görenlerin beyanları alındı. Yusuf Yadoğlu, "Hakkedişlerimi almayacağımı düşündüğümden mecbur kaldım, düzenli alabilmek için ödeme yaptım" derken, Berkan Genç, "Saat talebi oldu. Bunu almazsanız hakkedişlerinizi alamazsınız dedi, bunun ısrarı üzerine saati aldık" derken, Hakan I. ise "Dairenin verilmesi karşılığında iskanı alabileceğimizi söyledi. İşimiz yürüsün diye kabul ettik" ifadelerini kullandı.


Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Duruşmada, aralarında görevinden uzaklaştırılan Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanığın yargılandığı dosyada suçtan zarar görenlerin ifadeleri alındı.


Dava kapsamında tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, Fazlı Ateş ile Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik başka bir soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Ali Altun, Yasin Yellice, Zuhal Böcek, Mehmet Okan Kaya ve Levent Şapçılar’ın da aralarında bulunduğu 41 sanık yargılanıyor.


Muhittin Böcek, Fazlı Ateş mahkeme salonunda hazır bulunurken, Zuhal Böcek, Yasin Yellice ve Mehmet Okan Kaya duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı. İlker Arslan ve rahatsızlığı sebebiyle Gökhan Böcek’in katılmadığı duruşmayı taraf yakınları ve avukatların yanı sıra Antalya Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir de takip etti.



702 sayfalık iddianamede 26 ayrı iddia değerlendirildi


Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan 702 sayfalık iddianamede, belediyedeki çeşitli işlemler ve mali hareketlere ilişkin 26 ayrı iddia hakkında hukuki değerlendirme yapıldı. İddianamede, özellikle yerel seçim sürecinde yürütülen propaganda faaliyetleri kapsamında bazı reklam harcamalarının iş insanlarına fatura ettirildiği iddiaları, bazı taşınmaz ve araçların üçüncü kişiler üzerine geçirildiği, yüksek tutarlı para ve döviz transferleri gerçekleştirildiği, iskan ve ruhsat işlemleri karşılığında menfaat sağlandığı yönündeki değerlendirmeler yer aldı.


İddianamede incelenen bazı iddialar yönünden ise kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığı değerlendirmesine de yer verildi. Savcılık, olaylara ilişkin değerlendirmelerin taraf beyanları, MASAK finansal verileri, HTS analizleri, tapu kayıtları, mali inceleme raporları ve kurum yazışmaları birlikte incelenerek yapıldığını belirtti.



"Suçu meslek edinme" değerlendirmesi


İddianamede Mustafa Gökhan Böcek hakkında da dikkat çeken bir değerlendirme yer aldı. Savcılık, Böcek’in resmi bir gelirinin bulunmamasına rağmen elde ettiği öne sürülen menfaatlerin kaynağını gizlemek amacıyla bazı malvarlığı değerlerini üçüncü kişiler üzerine tescil ettirdiğini veya çeşitli finansal işlemlerle meşru gelir gibi göstermeye çalıştığını değerlendirdi. Bu kapsamda Mustafa Gökhan Böcek’in Türk Ceza Kanunu’nun 58’inci maddesi kapsamında "suçu meslek edinen kişi" olarak cezalandırılması talep edildi.



258 milyon liralık mal varlığı için müsadere talebi


Soruşturma kapsamında yapılan aramalar ve mali incelemelerde yaklaşık 170 milyon lira tutarında nakit mevduata el konulduğu belirtildi. Ayrıca 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, bir saat ve bir cep telefonu olmak üzere toplam değeri yaklaşık 258,6 milyon lira olarak hesaplanan malvarlığının da müsaderesi talep edildi.


Antalya Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianamenin Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle kamu davası açılmıştı. Davanın ikinci duruşması Bölge Adliye Mahkemesi toplantı salonunda yeniden başladı.



"Gökhan Böcek’e verdiğim para tamamen borçtur"


Dava kapsamında tutuksuz yargılanan Çağrı Gümüşlü, duruşmaya SEGBİS aracılığıyla katıldı. Gümüşlü, Zuhal Böcek’in 26 Aralık 2022 ile 31 Ekim 2024 tarihleri arasında 4 ayrı lüks aracın devir ve satışları, Zuhal Böcek’in yeğeni Nurhak E.’ye lüks araç alınması ve Zuhal Böcek’e dubleks daire alınması eylemine ilişkin beyanda bulundu. Kollukta verdiği ifadeleri tekrar ettiğini belirten Gümüşlü, "Kollukta verdiğim ifadelerimi aynen tekrarlıyorum. Gökhan Böcek’e verdiğim para tamamen borçtur. Ben paramı alırım karşılığında tezahür ettim. Bir ay sonra tekrar borç talebinde bulundu, Zuhal Böcek’in hesabına 900 bin TL borç gönderdim" dedi.



"Muhittin Böcek dükkanlar için para ödedi mi bilmiyorum"


Çağrı Gümüşlü, Kepez ilçesindeki bir siteden Muhittin Böcek’e 3 adet, diğer belediye çalışanlarına da maliyeti karşılığında 2 adet dükkan alınması eylemine ilişkin de ifade verdi. Gümüşlü, "Gökhan, İsmail Bey’le beni tanıştırdı. Üç tane arsa planlaması oldu, ödemesini daha önce kendi hesabımdan gerçekleştirdim. Konu, dostluk ilişkisine dayanan, nereden geldiğini bilmediğim üç tane dükkanı kendi üzerime almamdan ibarettir. Dükkanlardan gelen kira bedelini savcılık hesabına ilettim. Muhittin Böcek dükkanlar için para ödedi mi bilmiyorum" ifadelerini kullandı.



Ümit Uysal: "Şikayetçi değilim"


Duruşmaya mağdur sıfatıyla katılan CHP’li Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal da beyanda bulundu. Uysal, "Şikayetçi değilim, eski beyanlarımı tekrar ederim. Davaya katılmak istemiyorum" dedi.



"Gökhan Böcek destek istedi, ısrarcı oldu"


Suçtan zarar gören sıfatıyla duruşmaya katılan Yusuf Yadoğlu, Mustafa Gökhan Böcek’e 2024 yılı yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında bir reklam firması üzerinden yapılan ödemelere ilişkin açıklamalarda bulundu. Yadoğlu, "Seçimlerden önce Gökhan Böcek destek istedi. Ben de önce yapamayacağımı söyledim, sonra Anadolu Reklam üzerinden 8 buçuk milyon fatura ödemesi yaptım. Destek istedi, ısrarcı oldu, ben de destek sağladım. Gökhan Böcek destek istiyor diye Muhittin Böcek’i aramadım. Seçimlerde aktif olarak çalışan Gökhan Böcek’ti, Muhittin Böcek’in oğlunun sıfatıyla geldi. Kollukta vermiş olduğum ifadeler doğrudur. Destek verdiğim tarihte belediyeyle iş yapıyordum. Muhittin Böcek’le hakkedişlerimi almam konusunda anlaşınca destek verdim" diye konuştu.



"Babamın bilgisi dahilinde geliyorum deyince 30 milyon TL ödedim"


Yadoğlu, Mustafa Gökhan Böcek’in eski eşi Zeynep Kerimoğlu’na lüks dubleks daire alınması eylemine ilişkin de ifade verdi. Gökhan Böcek’in ofisine geldiğini belirten Yadoğlu, boşanma süreci nedeniyle kendisinden para istendiğini söyledi. Yadoğlu, "Gökhan ofisime geldi. Eşi ile boşanacağını, yeni eşiyle evlenebilmek için eşine ev alması gerektiğini söyleyerek 30 milyon TL para istedi. ‘30 milyonu nasıl vereceğim?, Başkanın bilgisi var mı?’ dedim. Babasını aradı, o da ‘Bilgim dahilinde geldi’ dedi. ‘Babamın bilgisi dahilinde geliyorum’ deyince 30 milyon TL olarak evi alacağı şirkete ödemesini yaptım. Dairenin hangi bölgede olacağını söylemedi. Dairesini satınca bana ödeme yapacağını söyledi. Ardından birkaç kez sordum, dairesinin satılmadığını söyledi. Sonrasında da bu olaylar yaşandı" dedi.


Belediyeyle iş yaptığı için herhangi bir belge istemediğini anlatan Yadoğlu, "Belediyeyle iş yapıyorum. Herhangi bir belge istemem imkansız. İş yaptığım kurumla karşı karşıya gelmek istemem. Hakkedişlerimi almayacağımı düşündüğümden mecbur kaldım, düzenli alabilmek için ödeme yaptım" ifadelerini kullandı.


Yadoğlu, Zeynep Kerimoğlu’na 80 milyon TL boşanma tazminatı ödemesi eylemine yönelik de açıklamada bulundu. Yadoğlu, "85 milyonu verdiğini söyleyen kişi Bülent Çeken’dir. Adliyede boşanmanın olduğu gün 85 milyonu verdiğini söyledi. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" dedi.



"Yapı ruhsatı alamıyorduk"


Suçtan zarar gören sıfatıyla duruşmaya katılan ve başka bir suçtan tutuklu bulunan Sezgin Köysüren de SEGBİS aracılığıyla ifade verdi. Köysüren, Kepez ilçesindeki bir siteden Muhittin Böcek’e 3 adet ve diğer belediye çalışanlarına maliyeti karşılığında 2 adet dükkan alınması eylemine ilişkin beyanda bulundu. Köysüren, "Güneş Mahallesi’nde inşaat yapmaktayım. Yapı ruhsatı alamıyorduk. 5 parseli belediyeye yaptım, 3 parseli kendime aldım. İşlerimde aksama vardı. Serkan Bey, 6 tane dükkandan 5 tanesini başkan beye, bir tanesini kendine istedi" ifadelerini kullandı.



"Seçimle ilgili 475 bin TL ödeme yaptım"


Köysüren, 2024 yılı yerel seçimleri öncesinde fatura üzerinden ödeme yapılmasına ilişkin de beyanda bulundu. Köysüren, "Serkan Bey aradı, ‘Destek olmamız, yalnız bırakmamamız lazım’ dedi. 475 bin TL verdim. Şikayetçiyim" dedi.


Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik yürütülen rüşvet ve yolsuzluk soruşturması kapsamında aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek’in de bulunduğu 3’ü tutuklu toplam 41 sanık, yeniden hakim karşısına çıktı. Suçtan zarar gören şahısların ifadelerinin alındığı duruşmada, Antalya 6’ncı Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, oğlu Mustafa Gökhan Böcek, Fazlı Ateş ve Antalya Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik başka bir soruşturma kapsamında tutuklanan Yasin Yellice, Zuhal Böcek, Mehmet Okan Kaya ve Levent Şapçılar ile birlikte toplam 41 sanık yargılanıyor.


Savcılık tarafından hazırlanan 702 sayfalık iddianamede, belediyedeki çeşitli işlemler ve mali hareketlere ilişkin 26 ayrı iddia hakkında hukuki değerlendirme yapıldı. İddianamede özellikle yerel seçim sürecinde yürütülen propaganda faaliyetleri kapsamında bazı reklam harcamalarının iş insanlarına fatura ettirildiği iddiaları, bazı taşınmaz ve araçların üçüncü kişiler üzerine geçirilmesi, yüksek tutarlı para ve döviz transferleri ile iskan ve ruhsat işlemleri karşılığında menfaat sağlandığına ilişkin değerlendirmeler yer aldı. İddianamede incelenen bazı iddialar yönünden ise kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığı değerlendirmesine yer verildi.



"Suçu meslek edinme" değerlendirmesi


İddianamede Mustafa Gökhan Böcek hakkında dikkat çeken bir değerlendirme de yer aldı. Savcılık, Böcek’in resmi bir gelirinin bulunmamasına rağmen elde ettiği menfaatlerin kaynağını gizlemek amacıyla bazı malvarlığı değerlerini üçüncü kişiler üzerine tescil ettirdiğini veya çeşitli finansal işlemlerle meşru gelir gibi göstermeye çalıştığını değerlendirdi. Bu nedenle Mustafa Gökhan Böcek’in Türk Ceza Kanunu’nun 58’inci maddesi kapsamında "suçu meslek edinen kişi" olarak cezalandırılması talep edildi.


Savcılık iddianamede olaylara ilişkin değerlendirmelerin; taraf beyanları, MASAK finansal verileri, HTS analizleri, tapu kayıtları, mali inceleme raporları ve kurum yazışmaları birlikte incelenerek yapıldığını belirtti.



258 milyon liralık mal varlığı için müsadere talebi


Soruşturma kapsamında yapılan aramalar ve mali incelemelerde yaklaşık 170 milyon lira tutarında nakit mevduata el konulduğu belirtildi. Ayrıca 10 daire, 5 araç, 5 iş yeri, bir saat ve bir cep telefonu olmak üzere toplam değeri yaklaşık 258,6 milyon lira olarak hesaplanan malvarlığının da müsaderesi talep edildi.


Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilerek kamu davası açıldı. Zuhal Böcek, Yasin Yellice, Mehmet Okan Kaya ve Gökhan Böcek duruşma salonuna SEGBİS ile bağlanırken, Muhittin Böcek, Fazlı Ateş ve Levent Şapçılar mahkeme salonunda duruşmaya katıldı. İlker Arslan’ın bulunmadığı duruşmaya; taraf yakınları ve avukatları katılırken Büyükşehir Belediye Başkanvekili Büşra Özdemir de davayı takip etti.


Dava kapsamında tutuksuz yargılanan şüpheli Çağrı Gümüşlü, SEGBİS aracılığıyla bağlandığı duruşmada; Zuhal Böcek’in 26/12/2022 ile 31/10/2024 tarihleri arasında 4 ayrı lüks araç devir ve satışları, Zuhal Böcek’in Yeğeni Nurhak E.’ye lüks araba alınması ile Zuhal Böcek’e dubleks daire alınması eylemine yönelik ifade verdi. Gümüşlü, "Kollukta verdiğim ifadelerimi aynen tekrarlıyorum, Gökhan Böcek’e verdiğim para tamamen borçtur, ben paramı alırım karşılığında tezahür ettim. Bir ay sonra tekrar borç talebinde bulundu, Zuhal Böcek’in hesabına 900 bin TL borç gönderdim" dedi.


Kepez ilçesindeki bir siteden Muhittin Böcek’e üç adet ve diğer belediye çalışanlarına maliyeti karşılığında iki adet dükkan alınması eylemine yönelik de ifade veren Gümüşlü, "Gökhan, İsmail beyle beni tanıştırdı, üç tane arsa planlaması oldu, ödemesini daha önce kendi hesabımdan gerçekleştirdim. Konu, dostluk ilişkisine dayanan, nereden geldiğini bilmediğim üç tane dükkanı kendi üzerime almamdan ibarettir, dükkanlardan gelen kira bedelini savcılık hesabına ilettim. Muhittin Böcek dükkanlar için para ödedi mi bilmiyorum" ifadelerini kullandı.


Mağdur sıfatıyla duruşmaya katılan CHP’li Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, "Şikayetçi değilim, eski beyanlarımı tekrar ederim. Davaya katılmak istemiyorum" dedi.


Suçtan zarar gören sıfatıyla duruşmaya katılan Yusuf Yadoğlu, Muhittin Böcek’in Oğlu Mustafa Gökhan Böcek’e 2024 yılı yerel seçim propaganda çalışmaları kapsamında bir reklam firması üzerinden yapılan ödemeler için açıklamalarda bulundu. Yadoğlu, "Seçimlerden önce Gökhan Böcek destek istedi, ben de önce yapamayacağımı söyledim, sonra Anadolu Reklam üzerinden 8 buçuk milyon fatura ödemesi yaptım, destek istedi, ısrarcı oldu, ben de destek sağladım. Gökhan Böcek destek istiyor diye Muhittin Böcek’i aramadım, seçimlerde aktif olarak çalışan Muhittin Böcek’ti, Muhittin Böcek’in oğlunun sıfatıyla geldi. Kollukta vermiş olduğum ifadeler doğrudur. Destek verdiğim tarihte belediyeyle iş yapıyordum, Muhittin Böcek’le hakkedişlerimi almam konusunda anlaşınca destek verdim" dedi.


Gökhan Böcek’in eski eşi Zeynep Kerimoğlu’na lüks dublex daire alımı eylemine yönelik de ifade veren Yadoğlu, " Gökhan ofisime geldi, eşi ile boşanacağını, yeni eşiyle evlenebilmek için eşine ev alması gerektiğini söyleyerek, 30 milyon TL para istedi. 30 milyonu nasıl vereceğim dedim, başkanın bilgisi var mı dedim, babasını aradı, o da ‘Bilgim dahilinde geldi’ dedi. Babamın bilgisi dahilinde geliyorum deyince 30 milyon TL olarak evi alacağı şirkete ödemesini yaptım. Dairenin hangi bölgede olacağını söylemedi. Dairesini satınca bana ödeme yapacağını söyledi, ardından birkaç kez sordum dairesinin satılmadığını söyledi. Sonrasında da bu olaylar yaşandı. Belediyeyle iş yapıyorum, herhangi bir belge istemem imkansız, iş yaptığım kurumla karşı karşıya gelmek istemem. Hakkedişlerimi almayacağımı düşündüğümden mecbur kaldım, düzenli alabilmek için ödeme yaptım" diye konuştu.


Zeynep Kerimoğlu’na 80 Milyon TL boşanma tazminatı ödemesi eylemine yönelik de açıklamada bulunan Yadoğlu, "85 milyonu verdiğini söyleyen kişi Bülent Çeken’dir. Adliyede boşanmanın olduğu gün 85 milyonu verdiğini söyledi. Şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" ifadelerini kullandı.


Suçtan zarar gören sıfatıyla duruşmaya katılan başka bir suçtan tutuklu Sezgin Köysüren, SEGBİS aracılığıyla verdiği ifade de Kepez ilçesindeki bir siteden Muhittin Böcek’e üç adet ve diğer belediye çalışanlarına maliyeti karşılığında iki adet dükkan alınması eylemine yönelik, "Güneş mahallesinde inşaat yapmaktayım. Yapı ruhsatı alamıyorduk, 5 parseli belediyeye yaptım 3 parseli kendime aldım. İşlerimde aksama vardı. Serkan bey, 6 tane dükkandan 5 tanesini başkan beye bir tanesini kendine istedi" dedi.


2024 seçimi öncesi fatura üzerinden ödeme yapılamasına ilişkin ise Köysüren, "Seçimle ilgili 500 bin TL ödeme yaptım, Serkan bey aradı destek olmamız, yalnız bırakmamız lazım dedi, 475 bin TL verdim. Şikayetçiyim" dedi.



"Bunu almazsanız hakedişlerinizi alamazsınız dedi"


Suçtan zarar gören Berkan Genç, Melek K.’ya 20 Mart 2025 tarihinde 14 bin 500 Euro bedelle Rolex marka saat satın alındığı ve faturanın kendi adına düzenlendiği eyleme ilişkin ifade verdi. İfadesinin sonunda şikayetçi olmaktan vazgeçtiğini belirten Genç, plaj işletmeciliği yaptıkları dönemde Serkan Bey’in işletmeye gelip gittiğini söyledi. Genç, "Plaj çalıştırıyorduk, Serkan Bey gelip giderdi. İhale almaya başladıktan bir süre sonra Serkan Bey, plaj işletmemde yanımıza gelerek, ‘Paralarınızı rahat almak istiyor musunuz, almak istiyorsanız istediklerimi yapmak zorundasınız’ dedi. ASAT’la iş yapıyorduk, hakkedişlerimi almam konusunda söyledi. Önce saat talebi oldu, eşine saat alması gerektiğini söyledi. ‘Bunu almazsanız hakkedişlerinizi alamazsınız’ dedi. Bunun ısrarı üzerine saati aldık. Antalya’da Rolex saat bir yerde bulunuyordu, faturası bana kesildi. Saati şoför Ali Bey’e iletti, Ali Bey de Yasin Yellice’ye iletmiş. Hepsini hakkedişlerimi alamamak, personelime zamanında maaşını ödeyememek korkusuyla yaptım" dedi.



"Üzerime atılan iftirayı kabul etmiyorum"


Suçtan zarar gören Fikret Bayram, Antalya Büyükşehir Belediyesinde İmar Müdürü olarak görev yapan Tuncay K.’nin 25 Ekim 2025 tarihinde alınan ek şüpheli ifadesinde kendisinden 250 bin TL para aldığı ve devam eden süreçte diğer kişilerden de alınan paralarla K.’nin üzerine Fiat 600E marka araç alındığı eyleme ilişkin beyanda bulundu. Bayram, "Tuncay K.’nin ifadesinde söylediği, üzerime atılan iftirayı kabul etmiyorum. Tuncay K.’den şikayetçiyim. Çok yerim var, hepsini denetlediler, yine denetleyebilirler. Özlem Yıldız K.’yi tanıyorum. İskanımızı aldık, üzerimize iftira attılar. ‘250 bin rüşvet vermiş’ diye iftira attılar. Özlem Yıldız K.’ya proje kapsamında ödeme yaptım" diye konuştu.



"Benden para istenmedi ve vermedim"


Antalya Büyükşehir Belediyesinde İmar Müdürü olarak görev yapan Tuncay K.’nın 25 Ekim 2025 tarihinde alınan ek şüpheli ifadesinde kendi anlatımıyla ortaya koyduğu üzere, ruhsat işlemlerini hızlandırmak amacıyla kendisine elden 750 bin TL ödeme yapıldığı iddiasına ilişkin suçtan zarar gören İbrahim Tunç da ifade verdi. Tunç, "Benden para istenmedi ve vermedim. Tuncay K. ile ilgili çalışmam olmadı, kendisinin hiçbir ilgisi yok. Eşi mimar Özlem Hanım’la bir çalışmam oldu, ödemesini de gerçekleştirdim. Elden 750 bin TL vermedim, şikayetim yok" dedi.



"Dairenin verilmesi karşılığında iskanı alabileceğimizi söyledi"


Muhittin Böcek’in Konyaaltı Belediye Başkanı olarak görev yaptığı dönemde başkan yardımcısı olarak çalışan Tuncay S. aracılığıyla, iskan ve ruhsat işlemlerinin tamamlanması amacıyla 1 adet dairenin İsmail E.’nin üzerine yaptırıldığı iddiasına ilişkin suçtan zarar gören Hakan I. ifade verdi. Hakan I., "Konyaaltı Sahili’nde 2012 yılında dükkan karşılığı sözleşme yaptık. Proje bittikten sonra Konyaaltı Belediyesine iskan almamız konusunda görüşme yaptık. Tuncay S.’ye yönlendirdiler. O da sözleşmeyi aşağı bırakabileceğimizi, gerekeni yapacağını söyledi. Belli bir süre geçti, dönüş olmayınca Tuncay Bey’e tekrar gittik. Yine bize dönüş yapacağını söyledi. Bu sırada zaman geçiyordu, 6-7 aylık bir süreçti. Tuncay Bey, ‘Ne yapmamız gerekiyorsa bize yardımcı olun’ dedi. Bir daire söz konusuydu. Ardından tekrar Tuncay Bey’e gittik, dairenin verilmesi karşılığında iskanı alabileceğimizi söyledi. Bu görüşmeyi Tuncay S. ile yaptık. İşimiz yürüsün diye kabul ettik. İsmail E. üzerine daireyi verdik. İsmail E. konuyu biliyordu, kendisi aracılığıyla dairenin Muhittin Böcek’e gideceğini biliyorduk" dedi.


İskan sürecinin gecikmesi nedeniyle arsa sahiplerine ödeme yaptığını belirten Hakan I., "İskan gecikmesi nedeniyle arsa sahiplerine 450 bin Euro ödedim. Tuncay Bey, dairenin ön cephede, 4+1 ve 240 metrekare olmasını istediklerini söyledi. Daireyi vermeden önce avukat arkadaşlara da danışmıştık. ‘Dava açarsanız çok uzun bir yola çıkarsınız’ dedikleri için daireyi verme kararı aldık" diye konuştu.



"Daireyi vermeseydik iskan alamayacağımızı Tuncay S. söyledi"


Suçtan zarar gören Mehmet Akif Kiraz ise Hakan I. ile iskan sürecinde daire vermelerine yönelik eyleme ilişkin beyanda bulundu. Emniyette verdiği ifadelerin doğru olduğunu belirten Kiraz, iki firma olarak mal sahipleriyle sözleşme imzaladıklarını söyledi. Kiraz, "Emniyette verdiğim ifadeler doğrudur. İki firmaydık, mal sahipleriyle sözleşme imzaladık, süreç öyle gelişti. Tuncay Bey kanalıyla bir daire istendi. İsmail Bey’in kimliğini gönderdiler. Tapuyu İsmail Bey’e devrettik. Bu konuda Muhittin Bey’le hiç görüşmedik. İsmail E. emanetçi olduğunu söylüyordu, tapuda da bize emanetçi olduğunu söyledi. Daireyi vermeseydik iskan alamayacağımızı Tuncay S. söyledi" dedi.



Muhittin Böcek: "10 yıldır şikayetleri varsa neden şikayetçi olmadılar?"


Mehmet Akif Kiraz’ın ifadesi sırasında söz alan Muhittin Böcek, iddialara ilişkin değerlendirmede bulundu. Böcek, "Yerle ilgili yasal süreç, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Konyaaltı Belediyesi tarafından ilerler. 10 yıldır şikayetleri varsa neden şikayetçi olmadılar? Bu olay çok üzücü bir olaydır. Siyaseten de Hakan Bey AK Parti’den 11’inci sırada meclis üyesi adayıydı. Şikayetlerini dile getirebilirlerdi" ifadelerini kullandı. Duruşmada suçtan zarar görenlerin beyanlarının alınmasına devam ediliyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara CHP Genel Başkanı Özel: (Seçim çalışmaları hakkında) "Son güne kadar durmadan çalışılacak" Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, "Bu işin son günü seçimi kazandığımız gündür. O güne kadar durmadan ve yılmadan çalışılacak "dedi. CHP Lideri Özgür Özel, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi (CAO) Yürütme Kurulu Toplantısı sonrası basın toplantısı düzenledi. Genel Başkan Özgür Özel, "Bugünden itibaren 81 ilimizde ve 973 ilçemizde yoğun bir programla sahaya çıkıyoruz. Mücadelede vitesi yükseltiyoruz ve yeni bir aşamaya geçiyoruz. Hiç şüphe yok ki Cumhuriyet Halk Partisi’ne 19 Mart 2025 tarihinden itibaren yapılan tüm saldırılar, bir sonraki Cumhurbaşkanı’na yapılan darbe girişimi, bir sonraki iktidarı iktidardan etmek için bugün iktidar eliyle ve yargı yetkisi kullandırılarak yapılan her türlü saldırı bizi kamuoyu önünde sürekli ‘Bundan sonraki aşama ne olacak ve siz buna nasıl direneceksiniz?’ sorusuyla karşı karşıya getirdi" diye konuştu. "En iyi savunma hücumdur" Bundan sonra ki süreçte nasıl bir yol izleyeceklerini açıklayan Özel, "Buna kurumsal ama halk arasında çokça kullanılan ve futbolda da bütün dünyada çok beğenilen bir yanıtımız var. En iyi savunma hücumdur. Bugünden itibaren CHP bu kötülüklerin tamamını yapanlara karşı onları değiştirmek, iktidarı değiştirmek, iktidar olmak ve adaleti getirmek için savunmadan hücuma çıkıyor, sahaya gidiyor ve orada ülkenin yerleşmiş, kronikleşmiş, insanları canından bezdirmiş sorunlarına hangi çözümleri üreteceğini, bu ülkeyi nasıl yöneteceğini, yoksulluğu ve işsizliği nasıl yok edeceğini, asık suratları nasıl güldüreceğini, umutsuzluğun yerini umuda nasıl çevireceğini anlatıyor. Bunun için tüm kadrolarıyla seçim gününe kadar sahaya çıkıyor. Bugün Türkiye’de CHP örgütü, milletvekilleri, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki Politika Kurulu başkanları, Parti Meclisi üyeleri, Yüksek Disiplin Kurulu üyeleri, il başkanları, ilçe başkanları, sandık görevlileri sokağa çıkıyorlar, sahaya çıkıyorlar ve ıslak imzalı tutanakları almadan geriye dönmeyecekler" şeklinde konuştu. "Son güne kadar durmadan çalışılacak" Seçim çalışmalarında yeni bir döneme geçildiğini açıklayan Özel, "Bu işin son günü seçimi kazandığımız gündür. O güne kadar durmadan ve yılmadan çalışılacak. Merkezi düzeyde, dört koldan sahadayız. Merkez Yönetim Kurulumuz, Parti Meclisi üyelerimiz, Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Yürütme Kurulu üyelerimiz ve milletvekillerimiz; ayrıca illerde ve ilçelerde il başkanlarımız ve ilçe başkanlarımız; kadın ve gençlik kollarımız hep birlikte sahada olacaklar. Bugün itibariyle 106 bin sandık görevlimiz, seçim günü sandıklarında görev yapacak 106 bin arkadaşımız o gün sandıklarında oy kullanacak. Rakam, 4 Mayıs itibariyle 106 bindir. Ellerindeki ‘Benim Sandığım’ uygulama programlarıyla, saha ziyaretlerine bu sabah çıkmaya hazır olduklarını bizlere yaptıkları bildirimlerle. Bu rakam en nihayetinde 186 bin hedef sayısına ulaşacaktır. Bunun için önümüzdeki iki ayı hedefliyoruz. İki ayın sonunda tüm sandık görevlileri kapıları çalmaya, kendilerini tanıtmaya, tanışmaya ve bundan sonra sürekli bir iletişim halinde olmaya devam edecekler" değerlendirmesinde bulundu. "47 yıl sonra partimizi birinci parti yaptık" Örgütleri ve üyelerinin 2023 kurultayından bu yana sokaklarda seferber olduklarını belirten Özel, "İlk aşamada yerel seçim kampanyasında tam 105 miting yaptık. Bu 105 mitingin sonucunda yüzde 38 oy oranıyla 47 yıl sonra partimizi birinci parti yaptık. Bu başarıdan sonra ‘Başarıyı kutlayalım, oturalım, tadını çıkaralım’ demedik. Milletimizin hem yerel seçimlerde hem de ardından yapılan tüm kamuoyu araştırmalarında iktidar değişimini isteğini göstermesi ve bizim de Cumhurbaşkanı adayını yine sahada, milletin arasında, ön seçimle belirleme kararımızla oldu. Biz bu noktada 23 Mart günü bir ön seçim yapacağımızı, bu ön seçimde Cumhurbaşkanı adayımızı belirleyeceğimizi ilan etmiştik. Bu ilanla birlikte geçen yıl şubat ayı boyunca, aramıza katılanların da oy verebileceğini, ifade etmiştik. Bu çağrımıza 700 binin üzerinde yeni üye katılımıyla milletimiz bu heyecanı ortak oldu ve üye sayımız bir anda 1 milyon 200 binden 2 milyona yaklaşan bir sayıya ulaştı. Tam 2 milyon üyemizle ön seçim yapmayı hedeflediğimiz gün Cumhurbaşkanı adayımızı gözaltına aldılar. Biz de milletimizi bu haksızlığa karşı kuracağımız ön seçim sandıklarında bizimle dayanışmaya davet ettik. 2 milyon üyemizin oy kullanacağı sandığın yanına birer dayanışma sandığı kurduk ve hepiniz 23 Mart tarihinde milletin darbeye karşı cevabını gördünüz" şeklinde konuştu. "Bu aylık oran 100 ülkenin yıllık enflasyondan fazladır" Nisan ayı Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) enflasyon rakamlarına değinen Özel, "Bugün açıklanan rakamlarla dört aylık enflasyon yüzde 14,6’ya ulaşmıştır. Bu iktidarın bu yıl başlarken yıllık enflasyon hedefi yüzde 16’ydı. TÜİK rakamlarına göre bir yıllık hedefe, dört ayda ulaşılmıştır. Yani memura, emekliye, emekçiye verilen zamlar bu yüzde 16 yıllık enflasyon hedefine göre yapılmıştır. Bu hedefe neredeyse dört ayın sonunda ulaşılmıştır. Bu yüzden mutlaka bütün maaşlarda bir ara zam, bütün ödemelerde, devletin bütün ödemelerinde vatandaşa yapacağı bu enflasyonla ilgili hızlı bir düzeltmeye ihtiyaç vardır. Aylık yüzde 4,18’lik oran, maalesef bu aylık oran, 100 ülkenin yıllık enflasyondan fazladır. Bizim vatandaşlarımız böyle bir kötü yönetime mecbur bırakılmış durumda. Her gün iğneden ipliğe zam haberlerine uyanıyoruz. Her gün hukuksuz bir operasyona uyanıyoruz. Her gün derinleşen bir eşitsizlikle yüzleşiyoruz, güvende tutulmayan yurttaşlarımızın acı haberlerine uyanıyoruz. İşte tüm bu adaletsizliklere karşı sokaktayız" dedi. "O sandığa vardığımızda seçimi kazanacağımızdan zaten eminiz" Özel, CHP’nin bundan sonra ki süreçte geleceğinin karanlık olmadığını, müjde içerdiğini ifade ederek şu şekilde konuştu: "Bundan sonraki süreçte artık bizim verdiğimiz mücadele bir kararlılık değil, bir müjde içermektedir. Bizim müjdemiz, seçim kazanma müjdesi değildir. O sandığa vardığımızda seçimi kazanacağımızdan zaten eminiz. Bizim müjdemiz, yönetimde yozlaşmanın bittiği, güçlü kurumların, güçlü kuralların yani sarsılmaz bir sistemin hayat bulduğu Türkiye müjdesidir. Bizim müjdemiz, faize, israfa, lükse, şatafata giden kaynakların son bulduğu, verginin adil toplandığı ve hakça bölüşüldüğü bir Türkiye müjdesidir. Bizim müjdemiz, düşmanlığın, kutuplaşmanın, ötekileştirmenin bittiği, milletimizin huzur, barış ve kardeşlik içinde yaşadığı bir Türkiye müjdesidir. Bizim müjdemiz, devleti güçlü, milleti huzurlu, vatandaşları eşit ve özgür kılma müjdesidir. Söz veriyoruz, hiçbir operasyon, hiçbir kumpas bizi yolumuzdan çeviremeyecek. Yolumuza kurulan hiçbir pusu, yürüyüşümüzü durduramayacak."