ASAYİŞ - 04 Aralık 2025 Perşembe 13:09

Antalya Valisi Hulusi Şahin: "Uyuşturucuya talep olduğu müddetçe her zaman arz filizlenir"

A
A
A
Antalya Valisi Hulusi Şahin: "Uyuşturucuya talep olduğu müddetçe her zaman arz filizlenir"

Antalya Valisi Hulusi Şahin, Zeytinköy bölgesinin zehir tacirlerinden temizlenmesi ile ilgili tüm kurumlarla birlikte çalıştıklarını vurgulayarak, "Talep olduğu müddetçe her zaman arz filizlenir. Siz biçersiniz, başka bir yerden tekrar peydahlanır. Buraya bir karakol, polis merkezi yapacağız. Zaten mobil aracımız burada sabit duruyor, bölgede her zaman ekiplerimiz var. Burada polis hep olacak. Kentsel dönüşüm ile alakalı işler yapılması lazım. Burada imar faaliyetleri gerekiyor. Bu konuda paydaş kurumlarımızla çalışıyoruz ve tüm binaların yıkılması lazım. Çalışmalarımız devam ediyor" dedi.


Kasım Ayı İl Asayiş ve Güvenlik Toplantısı Vali Hulusi Şahin başkanlığında Yeşildere (Zeytinköy) Mahallesindeki Antalya Emnriyet Müdürlüğü Mobil Karakol’da yapıldı. Toplantıda konuşan Vali Şahin, Zeytinköy bölgesinin zehir tacirlerinden temizlenmesi ile ilgili çalışmaların hız kesmeden sürdürüldüğünü belirterek, "Talep olduğu müddetçe her zaman arz filizlenir. Siz biçersiniz, başka bir yerden tekrar peydahlanır. Buraya bir karakol, polis merkezi yapacağız. Zaten mobil aracımız burada sabit duruyor, bölgede her zaman ekiplerimiz var. Burada polis hep olacak. Kentsel dönüşüm ile alakalı işler yapılması lazım. Burada imar faaliyetleri gerekiyor. Bu konuda paydaş kurumlarımızla çalışıyoruz ve tüm binaların yıkılması lazım. Çalışmalarımız devam ediyor. Kolay bir şey değil, imar problemleri var. Mülkiyet sorunları var. Parçalı bir mülkiyet yapısı var. Tebligat yapılması kolay değil. Bunlar zaman alan işler" dedi.


Geçtiğimiz günlerde Antalya başta olmak üzere 17 farklı ilde yapılan Türkiye’nin en büyük uyuşturucu operasyonunun verilerini açıklayan Valis Şahin, operasylon neticesinde gözaltına alınan 519 şüpheli şahıstan 472’sinin tutuklandığını belirtti.



Uyuşturucu ile mücadele


Şahin, ayrıca kasım ayında il genelinde bin 50 narkotik operasyonu gerçekleştirildiğini ve bin 491 şüpheli şahsa işlem yapılarak 529 şahsın tutuklandığını belirtti. Vali Şahin, düzenlenen operasyonlarda 1 milyon 903 bin 333 adet sentetik ecza, 9 kilo 644 gram esrar, 1 kilo 627 gram kokain, 4 bin 752 adet captagon, bin 22 adet 738 bin 870 kullanımlık bonzai (A4), 748 gram metamfetamin, 618 gram bonzai hammaddesi, 246 adet ecstasy, 92 gram eroin, 16 kök kenevir bitkisinin ele geçirildiğini söyledi.



"Büyük bir temizlik yaptık"


Zeytinköy bölgesinin zehir tacirlerinden temizlenmesi ile ilgili tüm kurumlarla birlikte çalıştıklarını vurgulayan Şahin, "Bu sadece polislik bir durum değil. Tüm kurumların beraber hareket etmesi gereken kapsamlı bir mesele. Bizden önceki dönemde de çok önemli çalışmalar yapılmış. Biz de bu çalışmaları arttırarak devam ettik. Bu kapsamda son yapmış olduğumuz operasyonla beraber torbacı denilen, tedarik zincirinin en son halkası olan gruba çok büyük bir darbe vurduk. Bu bir kere bölgeyi çok rahatlatacak. İl Emniyet Müdürümüz başta olmak üzere operasyona katılan tüm arkadaşları tebrik ediyorum. Türkiye tarihinin gördüğü en büyük operasyonlardan birisini yaptık. Büyük bir temizlik yaptık, saha rahatladı" dedi.



"En önemli mesele talep"


Uyuşturucu ile mücadelenin hız kesmeden devam edeceğini ancak en büyük meselenin talep olduğunun altını çizen Vali Hulusi Şahin, "Her şey bitti diyebilir miyiz, söz konusu bile değil. Torbacılık bu işin bir bölümü zaten, bunun daha büyük bölümleri var. Toptancılık, üretim ve özellikle talep bölümü var. En önemli meselelerden birisi talep bölümüdür. Talep olduğu müddetçe her zaman arz filizlenir. Siz biçersiniz, başka bir yerden tekrar peydahlanır. Biz hepsiyle uğraşıyoruz. Ama Zeytinköy özelinde burada odaklanan zehir tacirlerinin mahalle halkına vermiş oldukları rahatsızlık dayanılmaz bir hal almıştı. Bu operasyonla bunu rahatlatmış olduk" ifadelerini kullandı.



"Bölge halkı rahat edecek"


Bölgeye yapılacak karakol ile polisin her zaman Zeytinköy’de olacağını ve bölge halkının rahatlayacağını söyleyen Vali Şahin, "Şu anda Zeytinköydeyiz, yani Yeşildere Mahallesindeyiz. Bu gördüğünüz alana bir karakol, polis merkezi yapacağız. Zaten mobil aracımız burada sabit duruyor, bölgede her zaman ekiplerimiz var. Burada polis hep olacak. Böylece bölge halkı çok daha rahat edecek. Kentsel dönüşüm ile alakalı işler yapılması lazım. Burada imar faaliyetleri gerekiyor. Bu konuda paydaş kurumlarımızla çalışıyoruz ve tüm binaların yıkılması lazım. Çalışmalarımız devam ediyor. Kolay bir şey değil, imar problemleri var. Mülkiyet sorunları var. Parçalı bir mülkiyet yapısı var. Tebligat yapılması kolay değil. Bunlar zaman alan işler" şeklinde konuştu.



"Kentsel dönüşüm çalışmaları devam ediyor"


Zeytinköy bölgesinde yapılacak kentsel dönüşüm ile ilgili çalışmaların devam ettiğini söyleyen Şahin, "Neticede burada yaşayan insanların hukuki hakları var. Biz bunları çiğneyemeyiz. Yaptığımız tüm çalışmalar hukuk içerisinde oluyor. Cumhuriyet savcılıklarımızın kontrolleri ile onların talimatları doğrultusunda oluyor. Diğer kurumlarda da yine hukuk içerisinde çalışıyoruz. Dolayısıyla bunlar yavaş yavaş olan ama emek verdikçe netice alınan hadiseler. Bu bir büyük emeğin sonucuydu yapılan operasyon. Bundan sonra emek verdiğimiz başka konularda var, onlarında neticelerini hep birlikte göreceğiz. Bir sabah erken saatte fark edersiniz. Artık Yeşildere Mahallesi güzel faaliyetlerle anılsın istiyoruz. Burada kadın emeği ile yapılan ve ihraç edilen bir faaliyet var. Muhtarımıza teşekkür ediyorum, biz de elimizden gelen her türlü desteği veririz" dedi.



Yüzde 99.1 suç aydınlatma başarısı


İl genelinde Kasım ayında 10 bin 167 olayın meydana geldiğini ve yüzde 99,1 aydınlatma başarısı bulunduğunun altını çizen Vali Şahin, "Bu olayların 3 bin 483’ü kişilere, bin 241’i malvarlığına, 119’u millete ve devlete, bin 639’u topluma karşı meydana gelmiş olup, 3 bin 685’i ise takibi gereken suçlardır. Kasım ayında 4 bin 634 aranan şahıs yakalanmış, 712’si tutuklanmıştır. Çalışmalarda 128 adet tabanca, 39 adet kurusıkı tabanca, 177 adet av tüfeği, 2 adet uzun namlulu silah, bin 644 adet fişek, 4 adet av tüfeği fişeği, 38 adet kesici alet, 24 adet çalıntı oto, 45 adet çalıntı motosiklet, 5 adet çalıntı elektrikli bisiklet, 147 bin 600 TL değerinde döviz, 708 bin 23 TL değerinde ziynet eşyası, 22 bin TL nakit para ele geçirilmiştir. İl genelinde bin 464’ü şok uygulama olmak üzere 2 bin 818 uygulama yapılmış, toplam 1 milyon 249 bin 420 şahıs, 839 bin 375 araç sorgulanmıştır" dedi.


Toplantıya Vali Şahin’in yanı sıra Muratpaşa Kaymakamı İhsan Kara, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Ahmet Kavukcu, İl Emniyet Müdürü Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, Sahil Güvenlik Antalya Grup Komutanı Yarbay Tolga Coşkun, Yeşildere Mahalle Muhtarı Kemal Genbeş katıldı.



Antalya Valisi Hulusi Şahin: "Uyuşturucuya talep olduğu müddetçe her zaman arz filizlenir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tunceli Tunceli’de Mamekifest Gençlik Festivali sona erdi Tunceli Valiliği tarafından düzenlenen ve birçok etkinlik ile konserin yapıldığı, renkli görüntülere sahne olan Mamekifest Gençlik Festivali coşkulu şekilde sona erdi. Tunceli Valiliği tarafından 7-9 Mayıs tarihleri arasında Mameki Parkı’nda düzenlenen Mamekifest Gençlik Festivali, renkli görüntülere sahne oldu. Çocuk oyunları, spor, kültür ve sanat etkinliklerinin yer aldığı festival yoğun ilgi görürken son gün düzenlenen Haluk Levent konserini binlerce kişi izledi. Başta jandarma ve polis olmak üzere resmi kurumların stantlarının yer aldığı bölümlerde çocuk ve gençlerin yanı sıra her yaş grubundan insana yönelik bilgilendirmeler yapıldı. Festival alanını gezerek başta çocuklar olmak üzere katılımcılarla ilgilenen Vali Şefik Aygöl, "Malum gençlik haftası başlıyor. Geçen sene Mamekifest’i ciddi katılımlarla yapmıştık. Vatandaşlarımız bu festivalden çok memnun kalınca bunun devamını istediler. Özellikle üniversite öğrencilerimiz yaz döneminde yapıyorsunuz diye serzenişte bulundu. Biz de bu sene festivalimizi kiye böldük. Mamekifest gençlik diye yaptık. Ayrıca Mamekifest yaz diye yurtdışı ve yurt içinden gelecek vatandaşlarımızın faydalanacağı bir festival yapacağız. Festivalde spor, kültür, sanat, müzik, çocuk oyunları, eğitimler var. Aklımıza gelen her şeyi barındırıyoruz. Onun için tüm şehre, yaş gurubuna hitap eden bir festival yapıyoruz. Son birkaç yılda oluşan bu güzel huzurun tüm memlekete yayılmasıyla ilgili olarak bu tür çalışmaların ve etkinlikleri devam edeceğini ifade etme istiyorum. Herkesi Tunceli’ye davet ediyorum" diye konuştu. Festivalde gönüllerince eğlenen çocuklar trafik jandarması aracından anneler gününü kutlarken, festivale katılan vatandaşlar da memnuniyetlerini dile getirerek benzeri etkinliklerin devamını istediklerini dile getirdi.
Eskişehir Anadolu Üniversitesinden Engelliler Haftasında engelsiz vizyon Mayıs 10-16 tarihleri arasında dünya genelinde eş zamanlı olarak kutlanan Engelliler Haftası, engelli bireylerin toplumsal yaşama eşit ve etkin katılımını desteklemeyi ve bu alanda farkındalık oluşturmayı amaçlayan önemli bir dönem olarak öne çıkıyor. Bu kapsamda, Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi de özel eğitim alanındaki akademik birikimi ve kapsayıcı eğitim vizyonuyla dikkat çekiyor. Fakülte Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken, Engelliler Haftası nedeniyle yaptığı değerlendirmelerde engelliliğin yalnızca bireysel bir durum değil aynı zamanda toplumsal erişilebilirlik ve farkındalıkla doğrudan ilişkili bir konu olduğuna dikkat çekerek eğitimden istihdama kadar uzanan süreçte kritik çözüm alanlarına vurgu yaptı. Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İbrahim Halil Diken engelli birey kavramını açıklayarak özel bireylerin de kendi içinde ikiye ayrıldığını şu sözlerle belirtti: "Engelli birey; doğum öncesi, doğum anı veya doğum sonrasında bireyin farklı nedenlerden kaynaklı olarak bilişsel, motor gelişimi veya dil ve konuşma dediğimiz iletişim, sosyal-duygusal gelişim alanında yaşadığı ve tipik gelişim, yani normalde toplumda yaşayan bireylerin deneyimlediği gelişimsel süreçlerde birtakım farklılıklar yaşayan bireylerdir. Bu farklılıkların da yaşam içerisinde eğitim gibi farklı ve diğer toplumsal ortamlarda düzenlemeleri zorunlu kılan bir durum olarak adlandırabiliriz. Bunun iki boyutu var. Birinci boyutu tipik gelişimden olumsuz anlamda etkilenme, özürlülük durumu. Yani zedelenme, zedelenmenin yetersizliğe dönmesi, yetersizliğin de engele dönmesi. Diğer boyutu da üstün zekâ, üstün yetenek boyutu." Toplumun neredeyse yarısı etkileniyor Türkiye’deki engelli bireylerin sayısına dikkat çeken Prof. Dr. Diken bu sayının dolaylı olarak daha da yüksek olduğunu şu ifadelerle anlattı: "Türkiye nüfusuna baktığınız zaman yaklaşık 10 milyon civarında bir engelli kitlesinden bahsediliyor. Bu bireylerin anne, baba ve en az bir kardeşini de ekleyince sayıyı dört ile çarpmamız gerekiyor. Böylece toplumda yaklaşık 40 milyonluk bir kitlenin bu durumdan doğrudan etkilendiğini görüyoruz. Bu da aslında nüfusumuzun yarısı demek." "Ciddi bir toplumsal farkındalık gerekiyor" Engelliliğin her an herkesin başına gelebileceğini ve bu durumun toplumsal bir sorumluluk olduğunu belirten Prof. Dr. İbrahim Halil Diken konuşmasına şöyle devam etti: "Herhangi bir kaza veya travma, normal işlevini sürdüren bireyi işlevsiz hale getirebiliyor belli alanlarda. Bu da ciddi bir toplumsal farkındalığı gerektiriyor. Yıllardır da 10-16 Mayıs haftası Engelliler Haftası adı altında bu gruba yönelik farkındalık, empati oluşturma çalışmaları yapılıyor. Biz, sağlıklı bireylerin de bu ihtiyaçlara sahip olabilecek duruma gelebileceğinin farkındalığını oluşturarak toplumsal yaşam kalitesine odaklanmaya yönelik etkinlikler düzenleneniyor." Öğretmenler kapsayıcı bir programla yetişiyor Anadolu Üniversitesinin öğretmen yetiştirme konusundaki vizyonuna dikkat çeken Prof. Dr. Diken kapsayıcılığa şöyle vurgu yaptı: "Biz Eğitim Fakültesi olarak alana, Türkiye’ye öğretmen yetiştiriyoruz. Bu öğretmenleri topluma kapsayıcı bakmaları açısından gerek programlarımızdaki dersler gerek yaptığımız etkinlikler ve çalışmalarla daha bilinçli, daha empati sahibi, çocuklara ve öğrencilere kapsayıcı bakan bireyler boyutunda hazırlamaya çalışıyoruz." Türkiye’de iki temel sorun öne çıkıyor Prof. Dr. Diken açıklamalarında özel eğitim alanındaki sorunlara da parmak bastı. Türkiye’de özel eğitim alanında çözüm bekleyen iki ana sorunu belirten Prof. Dr. Diken şunları söyledi: "Özellikle iki temel konu çok önemli Türkiye’de. Birincisi erken müdahaleye ilişkin; yani 0-6 yaşa yönelik özellikle bir modelimizin olmaması, bir sistem sorununun olması. Diğer önemli nokta da istihdam sorunu. Yani okulu bitirdikten sonra bu engelli topluma katkı, kendi üretkenliklerini gerçekleştirme bağlamında işe yerleştirme, iş bulma ve işte devam etme gibi iki temel konu büyük sorun olarak karşımıza çıkıyor." Temel çaba daha bilinçli öğretmenler Anadolu Üniversitesinde yetişen geleceğin öğretmenlerine değinen Prof. Dr. Diken, üniversitedeki programların donanımlarını anlatırken "Programlarımızın içerisinde öğretmen adaylarımız için engelli bireyleri ve onların ailelerini daha iyi anlamak, eğitsel ihtiyaçlarını daha doğru karşılamak boyutunda derslerimiz, stajlarımız ve uygulama alanlarımız söz konusu. Dolayısıyla bunları yaparak aslında öğretmen adaylarımızı daha bilinçli, daha empati kuran, bireysel farklılıklara dikkat eden öğretmenler olarak yetiştirme çabası içerisindeyiz" dedi. "Teknoloji araç olursa işimiz kolaylaşır" Dijital araçlar ve yapay zekâ başta olmak üzere yaşanan teknolojik gelişmeler özel eğitim alanında da birçok yeniliğin kapısını aralıyor. Teknolojinin özel eğitimdeki yerini "araç" ve "amaç" dengesi üzerinden yorumlayan Prof. Dr. Diken şunları söyledi: "Teknoloji şu an hepimizin elinde olan bir araç. Bunu bir araç olarak kullandığınız zaman çocuğun veya bireyin bireysel ihtiyaçları temelinde o araçtan ne kadar üst düzeyde yararlanabilirsek o kadar sağlıklı olacak, işimiz kolaylaşacak. Bunu bir araç olarak, yaptığımız iş neyse o iş içerisinde yararlanabileceğimiz, bilimsel bilgiyi o araç üzerinden elde edip hayata geçirmemiz gereken bir durum olarak düşünüyorum." Aile ile iş birliği özel eğitimde kritik öneme sahip Özel eğitimde aile ile yapılan iş birliğinin çok kıymetli olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Diken bu noktadaki ihtiyacın altını şöyle çizdi: "Aileyi merkeze almamız gerekiyor. Tüm dünyadaki en önemli paradigma değişimi de aile merkezli özel eğitim uygulamaları yani ailenin bizim odağımızda olduğu. Çocuğun aile içinde öğrendiğini düşünerek özellikle erken çocuklukta buna odaklanmak gerekiyor. Aileyle iş birliğinde sadece kâğıt üzerinde bir iş birliğine değil, onunla gerçekten var olan sorunlarına çözüm üretecek mekanizmaları oluşturacak süreçlere ihtiyaç var." Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Diken toplumdaki engelli kavramının aslında yine toplumun kendisi tarafından inşa edildiğini belirtti ve bu konuyu verdiği bir asansör örneği ile şöyle açıkladı: "Engelli terimini oluşturan şey aslında toplumun bireysel farklılıkları olan bireylere sunduğu imkânlarla ilişkili. Burada 3 kavramı açıklamak gerekiyor. Zedelenme yetersizliğe yol açıyor yetersizlik ise engele yol açabiliyor. Tekerlekli sandalyedesiniz, buraya geldiniz. Asansörümüz yoksa, binaya erişiminiz yoksa, sizin o tekerlekli sandalyede olmanız size bir engel teşkil etmiyor, bizim bu binayı size uygun hale getirmememizden kaynaklanıyor. Toplum tekerlekli sandalye ile sizin erişilebilirliğinize imkân vermiyorsa o zaman aslında sizin durumunuzu engelli hale getiren siz değilsiniz; toplum, devlet veya ilgili kurumlar ve yapılardır. Bu açıdan engellilik toplumsal bir durum." Anadolu Üniversitesi özel eğitimde öne çıkıyor Anadolu Üniversitesinin özel eğitim alanındaki başarılarına ve otoritesine vurguda bulunan Prof. Dr. Diken üniversitenin öne çıktığı noktaları şöyle belirtti: "Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesiyle, Eğitim Fakültesiyle, İÇEM’iyle, DİLKOM’uyla, ÜYEP’iyle, Engelliler Entegre Yüksekokulu, Engelliler Araştırma Enstitüsü ve diğer lisans programları ile kümülatif olarak toplumda bireysel farklılıkları ön planda tutan, bunu bir toplumsal hizmet olarak kendine şiar edinmiş bir üniversite. Bu bağlamda dezavantajlı bireylere sunulan hizmetler boyutunda YÖK’ün ilk Üstün Başarı Ödülü’nü Anadolu Üniversitesi, bu saydığım hizmetleri kümülatif olarak sunan bir yapı olarak kazandı." Engelliler Haftası ilham verici etkinliklerle geçecek Anadolu Üniversitesi Eğitim Fakültesi, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında birçok ilham verici ve farkındalık odaklı etkinlik düzenleyecek. Prof. Dr. Diken ise düzenlenecek etkinlikleri şöyle müjdeledi: "5 gün süren bu haftada her güne bir etkinliğimiz var. Örneğin 11 Mayıs Pazartesi günü öğrenci yemekhanesinin önünde empati istasyonlarımız olacak, orada bir görme engellinin bakış açısıyla hayatı deneyimleyeceksiniz. Bir tekerlekli sandalye ile nasıl hareket edeceğinizi deneyimleyeceksiniz. Bu haftayı empati için tasarladık. Diğer günlerde de başarı hikâyeleri koymak istedik. Örneğin Cuma günü çok önemli bir etkinliğimiz var; kollarını küçüklükten kaybetmiş ve ağzıyla müthiş derecede resimler yapan Ressam Yusuf Akgün’ün hikâyesi ve resim sergisi. Amacımız bu toplumsal farkındalığı başarı hikâyeleriyle destekleyerek ortaya koymak."