ASAYİŞ - 11 Aralık 2025 Perşembe 22:32

Antalya’da 5 aylık bebeğin ölümüyle ilgili iddianame hazırlandı

A
A
A
Antalya’da 5 aylık bebeğin ölümüyle ilgili iddianame hazırlandı

Antalya’da Sevgi Evleri Yetiştirme Yurdu’nda 5 aylık bebeğin, beşiğe sıkışarak hayatını kaybetmesiyle ilgili 2 bakıcı hakkında ’taksirle ölüme neden olma’ suçundan iddianame düzenlendi. İddianamede, bebeğin dört saat boyunca kontrol edilmediği ve beşik-yatak uyumsuzluğunun personel tarafından bilindiği belirtilerek, iki bakıcının eylemlerinin ‘taksirle ölüme neden olma’ ve bunun bilinçli şekline ilişkin hükümler kapsamında değerlendirilerek cezalandırılması talep edildi.


Olay, 30 Temmuz 2025 tarihinde Muratpaşa ilçesi Gebizli Mahallesi’nde bulunan Antalya Valiliği Çocuk Evleri Sitesi Müdürlüğü’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, koruma altında bulunan 5 aylık Arda D.D. isimli bebek, görevliler tarafından kurum içerisindeki yatağında hareketsiz bulundu. Bebeğin nefes almadığını fark eden görevliler kendi imkanlarıyla Arda bebeği hemen en yakın özel bir hastaneye götürdü. Burada doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayan Arda D.D. isimli bebek hayatını kaybetti. Küçük bebeğin cansız bedeni kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.


5 aylık bebeğin ölümünün ardından, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın hazırladığı iddianameye göre, 30 Temmuz 2025’te Antalya Sevgi Evleri Yetiştirme Yurdu’nda kalan 5 aylık Arda bebek, uyuduğu sırada ’yatağın beşiğe küçük gelmesi sonucu oluşan boşluğa sıkıştı’ ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Antalya Adli Tıp Grup Başkanlığı’nın otopsi raporunda, bebeğin ölümünün ’baş-boyun bölgesinin boşluğa sıkışmasına bağlı havasız kalma sonucu meydana geldiği’ tespit edildi.



4 saat boyunca kontrol edilmediği kamera kayıtlarıyla tespit edildi


İddianamede yer alan kamera incelemesine göre bakım personeli, Arda bebeği son olarak saat 14.45’te kontrol etti. Bu saatten sonra odanın kapısında hareketlilik olsa da bakım amaçlı bir giriş yapılmadığı, bebeğin ancak saat 18.46’da hareketsiz halde fark edildiği belirtildi. Savcılık, yaklaşık dört saat boyunca ne odada kontrol yapılmasının ne de kameraların izlenmesinin, ’dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranış’ oluşturduğunu vurguladı. İddianamede, bu ihmalin ’bilinçli taksir’ kapsamında değerlendirildiği ifade edildi.



"Asıl işim temizlikti, personel yetersizliği vardı"


İddianamede yer verilen ifadesinde olay sonrası tutuklanıp 25 Eylül tarihinde serbest bırakılan şüpheli bakıcı A.Y., 7 yıldır kurumda çalıştığını, asli görevinin temizlik olduğunu ancak personel eksikliği nedeniyle çocuk bakıcısı olarak görevlendirildiğini söyledi. A.Y., Arda bebeği hastaneden dönüşte beşiğe kendisinin bıraktığını belirterek, "Herhangi bir sıkıntısı yoktu" dedi.


A.Y., olay gününün yoğun geçtiğini, diğer bebeklerin banyo işlemleriyle ilgilendikleri sırada odanın önünden geçerken başka bir bakıcının telaşla seslenmesi üzerine içeri girdiğini şöyle anlattı:


"Olay günü kurumun diğer bebeklerinin banyo günüydü ve kuruma gelen malzemeleri taşımakla meşgul olduk, yoğun bir gündü. Saat 16.30 sıralarında diğer odada bulunan bebekleri banyo yaptırıyorduk bebekleri beslediğimiz sırada saat 18.30 sıralarında Arda D.D.’nin bulunduğu odanın önünden geçerken benim gibi bakıcı olan arkadaş telaşlı bir şekilde "abla bebek" dedi, bunun üzerine ben de hemen odaya girdim, bebeği ters bir şekilde yatarak gördüm. G.K. bebeği ters yatırmış sonrasında bebeği kucağıma aldım, hareketsiz olduğunu fark ettim, hemen kurum hemşiresinin yanına kucağımda götürdüm. Hemşireyle birlikte kurum aracıyla en yakın sağlık kuruluşu olan hastaneye 19.00 sıralarında götürdük. 20 dakika kadar hastane dışında bekledik hastane görevlileri bize bebeğin ex olduğunu söylediler."



"Arda bebeğin bulunduğu beşikte yastık yoktu"


A.Y., beşiklerde boşluk olduğunu bildiklerini ve bunu yönetime daha önce sözlü olarak ilettiklerini belirterek, "Görev tanımımızda bebeklerin bulunduğu odaya belirli bir saat aralığında girilmesi ve kontrol edilmesi gibi durum söz konusu değil, ağladıklarında ya da mama saatlerinde odalara giriyoruz, kurumda çok fazla bebek olunca personel yetersizliğinden odanın açık olan camından kontrol yapmaktayız. Toplantılarda bebek sayısının fazla olduğunu personel sayısının yetersiz olduğunu daha öncesinden dile getirmiştik. Daha öncesinde beşiklerin çocuklar için uygun olmadığını yataklarının küçük olduğu beşiklerin büyük olduğunu da dile getirmiştik. Bebeklerin yatakları beşiğe göre küçük olduğu için arada boşluk bulunmakta biz görevliler tarafından yastıklar sıkıştırılmaktadır. Bu eksikler eski müdüre de bilgi verildi yazılı rapor olarak herhangi bir raporumuz yoktur. Yeni kurum müdürü ile yakın zamanda toplantı yapılmış ve kendisine de personel yetersizliği bildirilmiştir. Arda bebeğin bulunduğu beşikte yastık yoktu. Bu olayda benim kusurum ve ihmalimin olduğunu düşünmüyorum" dedi.



"Odalar kapasite üstü"


Yine olayın ardından gözaltına alınarak tutuklanan ve 25 Eylül tarihinde tahliye edilen diğer bakıcı H.B. ise 2024’ten bu yana kurumda geçici görevlendirmeyle çalıştığını ve o gün 08.00’de nöbeti devraldığını belirtti. H.B., "Kurumumuzda 26 bebek vardır, tüm odalar kapasitesinin üzerindedir, personel yetersiz kalmaktadır. Kurumda çocuk bakıcısı olarak çamaşır, yemek ve temizlik işlerini de yapmaktayız. Kuruma dışarıdan bakliyat, sebze ve meyve geldiği zaman onları da alıp eve taşıyoruz olay günü de sabah saatlerinde yine bu tip taşıma işi de yaptık. Bir de o gün küçük yaş grubu bebeklerin banyo günü olduğu için yoğunluk çoktu" diye konuştu.


H.B., Arda bebeği gün içinde kontrol ettiğini ancak temas etmediğini söyleyerek, "Hastaneden yeni gelmişti, karnı tok olduğu için beslenme yapılmadı. O gün daha çok küçük bebeklerin olduğu odalarla ilgilendim" dedi.


H.B., bebeğin hareketsiz olduğunu fark eden kişinin başka bir bakıcı olduğunu, kendisinin hemşireye haber verdiğini anlatarak, "Olayın nasıl olduğunu bilmiyorum. Kamera kayıtlarında gün boyu hiç durmadan çalıştığımız görülür. Bu olayda benim bir kusurum yoktur" şeklinde savunma yaptı.



"Beşik-yatak uyumsuzluğu biliniyordu, boşluk yastıklarla dolduruluyordu"


İddianameye eklenen Adli Tıp raporuna göre Arda bebeğin ölümü, ’yatakla beşik arasındaki boşluğa baş-boyun bölgesinin sıkışmasına bağlı havasız kalma’ sonucu meydana geldi. Toksikolojik incelemelerde herhangi bir ilaç veya maddeye rastlanmadı.


Dosyaya giren bilirkişi raporunda ise kurumda kapasite aşımı ve personel yetersizliği bulunduğu, beşiklerin yataklara büyük gelmesi nedeniyle oluşan boşlukların yastık veya peluş oyuncaklarla doldurulduğunun bakıcılar tarafından kabul edildiği belirtildi. Raporda, bu durumun bebekler için risk oluşturduğu bilindiği hâlde düzenli kontrol ve gözetim sağlanmadığı vurgulandı.


Bilirkişi, şüpheli A.Y.’nin asıl görevinin temizlik olmasına rağmen bebek bakımında görevlendirilmesinin teknik bilgi eksikliğe neden olduğunu, buna karşın yönetime yapılan hiçbir yazılı bildirim bulunmadığını aktardı. Şüpheli H.B. yönünden de, 14.50 ile 18.46 arasında kontrol yapılmamasının sorumluluk ihlali oluşturduğu belirtilerek, her iki bakıcının da olayda ’etkisinin bulunduğu’ ifade edildi.


Savcılık değerlendirmesinde, yaklaşık dört saat boyunca ne odaya girilerek kontrol yapılmasının ne de kameradan izleme sağlanmasının, bakım personeli yönünden ’dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık’ oluşturduğu ve bu davranışın ’bilinçli taksir’ kapsamında değerlendirildiği vurgulandı. İddianamede, bu tespitin kamera kayıtları, otopsi raporu, bilirkişi raporu ve diğer dosya belgeleriyle birlikte uyumlu olduğu belirtilirken, olayla ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay Ceza Daireleri’nin yerleşik içtihatlarına da atıf yapıldı.


Savcılık, iki bakıcının eylemlerinin ‘taksirle ölüme neden olma’ ve bunun bilinçli şekline ilişkin hükümler kapsamında değerlendirilerek cezalandırılmasını talep etti. Şüphelilerin tutuklulukta geçirdikleri sürenin olası bir mahkûmiyet halinde cezadan düşülmesi ve belli haklardan yoksun bırakılmalarına hükmedilmesi de talep edildi.



Diğer iki personel hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı


Olay günü bebekle aynı bölümde görev yapan N. M. ve G. K. hakkında, "taksirle ölüme neden olma" suçuna ilişkin kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verildi. Kurum Müdürü Ü.S. hakkında ise aynı suç kapsamında 4483 sayılı Kanun gereğince soruşturma izni talep edildi. Bu nedenle müdüre ilişkin evrakın ayrı bir dosya üzerinden yürütüldüğü belirtildi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şırnak Şırnak Belediyesinden yeşil dönüşüm hamlesi: Atıksu arıtma tesisi, güneş enerjisiyle çalışacak Şırnak Belediyesi, Dünya Bankası destekli Güneş Enerji Santrali (GES) projesiyle atıksu arıtma tesisinin elektrik ihtiyacını güneşten karşılamaya hazırlanıyor. Yılda 1 milyon kilovatsaatten fazla elektrik üretecek proje sayesinde hem çevre korunacak hem de belediyenin enerji maliyetleri önemli ölçüde azalacak. Şırnak Belediyesi, çevre dostu ve sürdürülebilir şehircilik hedefleri doğrultusunda önemli bir yatırımı daha hayata geçiriyor. "Sürdürülebilir Şehirler Projesi-II" kapsamında Dünya Bankası finansmanı ve İller Bankası (İLBANK) aracılığıyla kurulacak GES, kentin yeşil dönüşümüne katkı sunacak. Şırnak merkez Yeni Mahalle Gümüştepe mevkiinde yaklaşık 9 bin metrekarelik alana kurulması planlanan santral, 662,4 kWp kurulu güce sahip olacak. Yapılan hesaplamalara göre tesis, yılda ortalama 1 milyon 60 bin kilovatsaatin üzerinde elektrik üretecek. Bu üretim kapasitesiyle atıksu arıtma tesisinin enerji ihtiyacının önemli bir bölümü yenilenebilir kaynaklardan karşılanacak. Proje sayesinde fosil yakıt kullanımı azalırken, karbon salınımında da ciddi bir düşüş sağlanması hedefleniyor. 4 ayda tamamlanacak, 30 yıl hizmet verecek GES projesinin yaklaşık 4 ayda tamamlanarak devreye alınması planlanıyor. Yaklaşık 30 yıl boyunca hizmet vermesi öngörülen tesis, Şırnak Belediyesi için uzun vadeli ve kalıcı bir enerji kaynağı olacak. Projenin inşaat ve işletme süreçlerinde çevresel hassasiyetler ön planda tutulacak. Toz, gürültü ve atık yönetimi gibi konular için hazırlanan Çevresel ve Sosyal Yönetim Planının titizlikle uygulanacağı bildirildi. Şırnak Belediyesi, proje sürecinde şeffaf ve katılımcı bir yaklaşım benimseyerek vatandaşların görüşlerini de alacak. Bu kapsamda, GES projesine ilişkin bir halkın katılımı toplantısı düzenlenecek. Toplantı, 28 Ocak 2026 Çarşamba günü saat 14.00’te, Şırnak Belediye Başkanlığı toplantı salonunda gerçekleştirilecek. Toplantıda projenin çevresel etkileri, teknik detayları ve kente sağlayacağı ekonomik katkılar ele alınacak. Toplantıya katılamayan vatandaşlar, görüş ve önerilerini Şırnak Belediyesinin resmi internet sitesi ve çağrı merkezi üzerinden iletebilecek. Belediye yetkilileri, halkın sürece aktif katılımının projeye değer katacağını vurguladı. Şırnak Belediyesinin hayata geçireceği GES projesi, yalnızca bir enerji yatırımı değil, aynı zamanda kentin geleceğine yönelik stratejik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Manisa Başkan Balaban, Muradiye’de süren altyapı çalışmalarını inceledi Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, Manisa Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde Muradiye Mahallesi’nde sürdürülen altyapı çalışmalarını yerinde inceledi. Çalışmalar sırasında yaşanan sıkıntıların en aza indirilmesi için tüm imkânların seferber edildiğini belirten Başkan Balaban, "Muradiye, 1,5 yıl içerisinde çok daha güzel günler yaşayacak" dedi. Muradiye Mahallesi’nde Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Yunusemre Belediyesi iş birliğinde yürütülen altyapı çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Yunusemre Belediye Başkanı Semih Balaban, devam eden çalışmaları yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. İncelemelere Başkan Balaban’ın yanı sıra Yunusemre Belediye Başkan Yardımcıları Haydar İzci ve Yusuf Ataç, Manisa Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanı Dilek Yeltin, Yunusemre Belediye Meclisi Grup Başkanvekili Erdinç Yavaşlı, Belediye Meclis Üyesi Mehmet Sargın ve mahalle sakinleri katıldı. Ziyaret, mahalle sakinleriyle gerçekleştirilen toplantıyla başladı. Toplantıda çalışmalar hakkında vatandaşlara bilgi veren Başkan Balaban, daha sonra beraberindeki heyetle sahada incelemelerde bulundu. "Sorunları aşama aşama çözüyoruz" Çalışmalarla ilgili açıklamalarda bulunan Başkan Balaban, Manisa Büyükşehir Belediyesi ile Yunusemre Belediyesi’nin koordineli bir şekilde hareket ettiğini belirterek, "Sorunları aşama aşama çözüyoruz. Kısa vadede bozuk olan yolların yamaları yapılacak, çamur sorunu ortadan kaldırılacak. Sıkışan trafiği rahatlatmak amacıyla alternatif yollar bir ay içerisinde hizmete girecek" dedi. Adeta seferberlik ilan edildiğini vurgulayan Balaban, "Önceliğimiz ana arterler. Diğer yolları da birlikte düzenleyeceğiz. Büyükşehir Belediyemiz burada çok önemli bir altyapı çalışması yürütüyor. Muradiye, 1,5 yıl içerisinde çok daha güzel günler yaşayacak. Bu kapsamda Manisa Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Besim Dutlulu’ya Muradiye’ye verdiği destek ve gösterdiği hassasiyet için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.