GÜNDEM - 12 Aralık 2025 Cuma 10:54

Antalya’da çiftçiler 1,5 dönümlük tarlaya 13 bin marulla Türk bayrağı deseni oluşturdu

A
A
A
Antalya’da çiftçiler 1,5 dönümlük tarlaya 13 bin marulla Türk bayrağı deseni oluşturdu

Antalya’da iki üreticinin, bir buçuk dönümlük tarlaya diktiği marullarla hilal ve yıldız deseni oluşturması yoğun ilgi gördü. Üreticiler, "Vatan ve bayrak sevgimizi toprağa yansıttık" dedi.


Muratpaşa ilçesi Zümrütova Mahallesi’nde iki üreticinin bir buçuk dönümlük araziye yerleştirdikleri binlerce marulu özel bir düzenle dikerek oluşturduğu Türk bayrağı deseni dikkat çekti. Kırmızı yapraklı marulların arasına yerleştirilen açık yeşil kıvırcık marullarla verilen hilal ve yıldız formu, bölgeden geçenlerin yoğun ilgisini çekiyor.


"Yaklaşık 13 bin marul ektik"


Türk bayrağı figürünün fikir babası ve uygulayıcılarından çiftçi Recep Ülker, bir ay önce ekime başladıklarını belirterek şunları söyledi: "Marulu bir ay önce, Kasım’ın birinde ektik. Türk bayrağını geçen sene de denemiştik ancak dolu ve hava şartları nedeniyle olmamıştı. Bu yıl kuzenimle birlikte yeniden niyetlendik, uğraştık. Hava yine zorlasa da çok güzel bir duruma getirdik. Vatanımıza, milletimize, bayrağımıza bağlı olduğumuz için böyle bir çalışma yapmak istedik ve ortaya gerçekten güzel bir görüntü çıktı. Burası yaklaşık bir buçuk dönüm ve buraya 13 bin marul ektik. Bayrak formu için ortaya kıvırcık marul yerleştirdim. Hasada yaklaşık 15 gün var. Görenler ‘İlk defa böyle bir şey gördük, çok güzel olmuş’ diyerek çok memnun olduklarını söylediler. Sosyal medyada paylaştıktan sonra da herkes arayıp tebrik etti. Bu da beni gururlandırdı. Bir dahaki sefere daha büyük bir alanda yapmak istiyorum."


"Vatan ve bayrak sevgisini böyle yansıttık"


Ülker, uzun yıllardır yeşillik üretimi yaptığını aktararak şöyle devam etti: "Benim mesleğim çiftçilik; maydanoz, roka gibi yeşilliklerle uğraşıyoruz. Bu bayrak fikri geçen sene aklımıza gelmişti ama hava şartlarından dolayı gerçekleşmemişti. Bu yıl kendi tarlamda yeniden denemeye karar verdik. İlk günlerde yağmur çok yağınca ‘belki olmayacak’ diye düşündük ama ‘Olacak inşallah’ diyerek işe devam ettik. Gerekli tüm bakımları, takviyeleri yaptık ve sonunda çok güzel bir görüntü ortaya çıktı. Vatan ve bayrak sevgimizi toprağa bu şekilde yansıtmış olduk. Ne mutlu Türküm diyene."


Üreticilerden Sadık Şam ise çalışmayı kuzeniyle birlikte hayata geçirdiklerini belirterek şunları söyledi: "Antalya’nın yerlisiyiz. Aynı zamanda çiftçilik ve tarımla uğraşıyoruz. Geçen sene biz bu kırmızı marulu benim tarlada denedik. Hava şartlarından dolayı pek tam randımanlı olmadı. Bu sene de kuzenimle, dayıoğlum Recep Ülker’le beraber aynı uygulamayı yaptık. Hava şartları bu sene el verdi. Ondan dolayı biraz daha güzel oldu. Ve gelişime şu an daha açık. İçimizdeki bayrak vatan sevgisini topraklara yansıtalım dedik. Böyle bir görüntü, böyle bir görsel oluştu. Bundan dolayı mutluyuz. Çevremizdeki arkadaşlar, eş dost yaptığımız uygulamayı başarılı buldu. Güzel buldular."


Hilal ve yıldız görünümü veren marulların hasadına yaklaşık iki hafta kaldığı belirten üreticiler, gelecek sezon çalışmayı daha büyük bir alanda yeniden uygulayacaklarını da sözlerine ekledi.


(BA-SM-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.