ASAYİŞ - 23 Nisan 2026 Perşembe 09:55

Antalya’da kontrolden çıkan otomobil bariyerlere çarptı: 3 yaralı

A
A
A
Antalya’da kontrolden çıkan otomobil bariyerlere çarptı: 3 yaralı

Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde alt geçitte meydana gelen trafik kazasında 3 kişi yaralandı.


Edinilen bilgilere göre, 58 ADV 317 plakalı aracın sürücüsü Fatih T., henüz belirlenemeyen bir nedenle direksiyon hâkimiyetini kaybetti. Kontrolden çıkan araç önce duvara, ardından bariyerlere çarptı.


Kazada sürücü Fatih T. ile araçta bulunan ve isimleri alınamayan 2 yolcu yaralandı. Olayı gören vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Yaralılar, ilk müdahalelerinin ardından ambulanslarla hastaneye kaldırıldı.


Kaza nedeniyle alt geçitte kısa süreli trafik yoğunluğu yaşanırken, polis ekipleri olayla ilgili inceleme başlattı.



Antalya’da kontrolden çıkan otomobil bariyerlere çarptı: 3 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Çanakkale’de öğrencilere ücretsiz süt ikramı Türk Veteriner Hekimleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, Veterinerler Günü etkinlikleri çerçevesinde Çanakkale’de ilkokul öğrencilerine süt dağıttı. Dünya Veteriner Hekimler Günü etkinlikleri çerçevesinde Çanakkale Veteriner Hekimler Odası ev sahipliğinde Türk Veteriner Hekimler Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu’nun katılımı ile Çanakkale Arıburun İlköğretim Okulu öğrencilerine süt dağıtım gerçekleştirildi. Eroğlu, "Öğrencilerimize süt ikramında bulunduk. Gerçekten çok sevindik" dedi. Türk Veteriner Hekimler Birliği Merkez Konseyi Başkanı Ali Eroğlu, "Cumartesi Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutlayacağız. Bu hafta Türkiye genelinde çeşitli etkinlikler yapılıyor. Bize bağlı 72 veteriner hekim odamız var. Onlardan bir tanesi de Çanakkale’de. Çanakkale Veteriner Odasının davetlisi olarak buradayız. Bugün başka etkinlikler de var, onlara iştirak edeceğiz. Bu vesileyle Türkiye genelinde olduğu gibi bugün burada da Çanakkale merkezde Arıburun İlkokulunda öğrencilerimize süt ikramında bulunduk. Gerçekten çok sevindik" dedi. Öğrencilerin veteriner hekim tanımlarının moral verdiğini söyleyen Eroğlu, "Aynı zamanda moral de yüklendik. Çocuklarımıza veteriner hekimleri tanımlar mısınız diye her iki sınıfa da sordum. Yaklaşık 12 öğrencimiz bir tanım getirdi ki çok güzel: ‘Hayvanların tedavi ederler’, ‘Hayvanlar rahatsızlığında onları mutlu ederler’, ‘Hayvanları beslerler’, ‘Hayvanların bir yeri kırıldığında orayı tamir ederler’ falan gibi yorumlar yaptılar. Bu arada tabii ki kendi beslenmeleriyle ilgili de ifade edenler oldu. Bunlar bizi mutlu etti. Evet, veteriner hekimler gerçekten insan sağlığına hizmet ediyor. İnsanların daha sağlıklı bir yaşamı için, sağlıklı ve dengeli beslenmesi gerek. Hayvanların sağlıklı olması sayesinde sağlıklı gıdalar elde edilecek. Sağlıklı gıdalarla insanlar tükettiği zaman toplum sağlığı hedefini gerçekleştirmiş olacağız" diye konuştu. Hayvansal proteinin insanlar için önemine değinen Eroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Bu yıl Dünya Veteriner Hekimler Günü’nü kutlayacağımız günün teması ‘Veteriner Hekimler Gıda ve Sağlığın Korucularıdır’. Veteriner hekimler hem sağlıklı gıda için hem de sağlığın korunması amacıyla insan sağlığına hizmet ediyorlar. Burada da biz çocuklarımıza özellikle hayvansal proteinin önemi açısından bu yaştaki çocuklarımız için özellikle vurgulamak lazım. Hayvansal proteinin tüketilmesi gerekiyor. Bunu da sembolik olarak öğrencilerimize süt ikram etmek suretiyle gerçekleştirmiş olduk."
Düzce Doğa ile insan arasındaki dengeyi kurmada kritik rol DÜZCE(İHA) – Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Engin Eroğlu dünya peyzaj mimarlığı ayına dair açıklamalarda bulunarak peyzaj mimarlığının doğa ile insan arasındaki dengeyi kurmada kritik rol oynadığını söyledi. Düzce Üniversitesi Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Engin Eroğlu, Dünya Peyzaj Mimarlığı Ayı ve 13 Mayıs Ulusal Peyzaj Mimarlığı Günü kapsamında değerlendirmelerde bulundu. Peyzaj Mimarlığı mesleğinin önemine dikkat çeken Prof. Dr. Eroğlu, mesleğin tanınırlığının artırılması ve toplumsal farkındalığın güçlendirilmesi açısından bu tür özel günlerin önemli bir fırsat sunduğunu ifade etti. Dünya Peyzaj Mimarlığı Ayı’nın, Amerikan Peyzaj Mimarları Derneği (ASLA) tarafından mesleğin kurucusu olarak kabul edilen Frederick Law Olmsted’in doğduğu ay olan Nisan ayında kutlandığını belirten Eroğlu, bu kapsamda peyzaj mimarlığının doğa ile insan arasındaki dengeyi kurmadaki rolünün daha görünür hale geldiğini vurguladı. Türkiye’de peyzaj mimarlığı alanındaki örgütlenme sürecine de değinen Eroğlu, 1966 yılında Peyzaj Mimarisi Derneği ile başlayan sürecin, 13 Mayıs 1994 tarihinde TMMOB Genel Kurulu’nda Peyzaj Mimarları Odası’nın kurulmasının onaylanmasıyla daha güçlü bir yapıya kavuştuğunu belirtti. 2026 yılı Dünya Peyzaj Mimarlığı Ayı temasının "Kurakçıl Peyzaj ve Su Yönetimi" olarak belirlendiğini ifade eden Eroğlu, peyzaj mimarlarının doğal, kırsal ve kentsel alanları planlama, tasarlama ve yönetme süreçlerinde ekolojik sürdürülebilirliği esas aldıklarını dile getirdi. Peyzaj mimarlarının; iklim değişikliği, ekosistem dengesi, toplum sağlığı ve refahı gibi çok boyutlu konularda farklı disiplinlerle iş birliği içerisinde çalıştığını belirten Eroğlu, doğal ve kültürel ekosistemler arasındaki ilişkilerin sürdürülebilir bir yaklaşımla ele alındığını ifade etti. Peyzaj: insan ve doğanın buluştuğu bir mozaik Peyzajı, farklı ekosistemlerin bir araya geldiği bir mozaik olarak nitelendiren Engin Eroğlu, bu bütüncül yapı içerisinde insan-doğa etkileşiminin dengeli bir şekilde yönetilmesinde peyzaj mimarlarının kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Değer üretmeye devam ediyor Türkiye’de peyzaj mimarlığı eğitiminin başlamasının 57. yılına ve Düzce’de bu eğitimin 32. yılına ulaşıldığını belirten Prof. Dr. Engin Eroğlu, Peyzaj Mimarlığı Bölümü’nün Düzce Üniversitesi’nin ilk akredite bölümü olarak ilimize, bölgemize ve ülkemize değer katmaya devam ettiğini vurgulayarak açıklamasını tamamladı.
Düzce Osmanlı’dan Cumhuriyet’e çocuk politikaları konuşuldu Düzce Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi ile Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi tarafından, TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla düzenlenen, "Ulusal Egemenliğin Dayanağı: Çocuklar" başlıklı panel öğrencilerin yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Düzce Üniversitesi İstiklal Konferans Salonu’nda ki phrograma; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Emrah Evren Kara, akademisyenler ve öğrenciler katılım sağladı. Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi Müzik Bölümü Başkanı Prof. Dr. Haluk Yücel ve öğrencilerinin konseri ile başlayan panelin moderatörlüğünü Fen Edebiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sabit Dokuyan gerçekleştirirken, Fen Edebiyat Fakültesi’nden Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar ve Dr. Öğr. Üyesi Sibel Küçükkülahlı konuşmacı olarak yer aldı. Osmanlı döneminde çocukluk politikaları ve toplumsal yaklaşım Panelin ilk konuşmacısı Prof. Dr. İsmail Yaşayanlar "Osmanlı Dönemi Çocuk Tarihi Çalışmaları" başlıklı sunumunda, çocukluk kavramının yalnızca bireysel bir gelişim süreci olarak değil; devletin ve toplumun çocuğa bakışını yansıtan bir alan olarak değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Osmanlı’da çocuklara yönelik politikaların büyük ölçüde nüfus, vergi ve askerlik gibi devletin devamlılığını ilgilendiren unsurlar çerçevesinde şekillendiğini belirten Yaşayanlar, özellikle 19. yüzyılda çocuk nüfusunun artırılması ve korunmasına yönelik çeşitli düzenlemelerin hayata geçirildiğini vurguladı. Çocuk ölümlerinin azaltılması ve aşılama uygulamalarının yaygınlaştırılması gibi adımların dikkat çektiğini ifade eden Prof. Dr. Yaşayanlar, toplumsal dönüşüm sürecinde çocuk yetiştirme, sağlık ve aile yapısına ilişkin bilinç oluşturmak amacıyla çeşitli yayınların çıkarıldığını da belirtti. Erken Cumhuriyet döneminde çocuk ve nüfus politikaları Programın ikinci konuşmacısı Dr. Öğr. Üyesi Sibel Küçükkülahlı ise "Erken Cumhuriyet Döneminde Çocuk Politikası" başlıklı sunumunda ise, çocukluk kavramının modern dünyada ortaya çıkan bir anlayış olduğunu ve çocuğun bağımsız bir birey olarak kabul edilmesinin tarihi bir dönüşüm sürecinin sonucu olduğunu ifade etti. Erken Cumhuriyet döneminde çocuk nüfusunun korunması ve artırılmasının temel devlet politikalarından biri olduğunu vurgulayan Küçükkülahlı, savaşlar ve zor ekonomik şartlar nedeniyle çocuk ölümlerinin yüksek seviyelerde seyrettiğini ve bu durumun nüfus yapısını doğrudan etkilediğini belirtti. Cumhuriyet yönetiminin sağlıklı ve güçlü nesiller yetiştirme hedefi doğrultusunda sağlık politikalarına, aşılama çalışmalarına ve anne eğitimine büyük önem verdiğini ifade eden Küçükkülahlı, çocukların korunmasının yalnızca devletin değil, toplumun tüm kesimlerinin ortak sorumluluğu olduğuna dikkat çekerek konuşmasını tamamladı.
Antalya Antalya’da 23 Nisan kutlamaları çelenk sunma töreniyle başladı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106’ncı yıl dönümü ve 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları, Antalya’da çelenk sunma töreniyle başladı. Ellerinde Türk bayraklarıyla törene katılan öğrenciler, kırmızı-beyaz kıyafetleriyle bayram coşkusunu yaşarken, törenin ardından konuşan ilkokul öğrencileri, "Atatürk bize bu bayramları verdi, bizim sevinmemizi sağladı" sözleriyle duygularını dile getirdi. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla Antalya’daki ilk tören, Cumhuriyet Meydanı’nda bulunan Ulusal Yükseliş Anıtı önünde gerçekleştirildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 106’ncı yılı dolayısıyla düzenlenen törende, öğrenciler ellerinde Türk bayraklarıyla alanda yer aldı. Kırmızı-beyaz kıyafetleriyle bayram sevincini yansıtan öğrenciler, saygı duruşunda bulunup İstiklal Marşı’nı okudu. Töreni, yerli ve yabancı vatandaşlar da ilgiyle izledi. Törende Antalya İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, bir öğrenciyle birlikte meydanda bulunan Atatürk heykeline çelenk sundu. Törenin ardından Antalya Mehmet Kesikçi İlkokulu öğrencileri, 23 Nisan Bayramı dolayısıyla yaşadıkları mutluluğu dile getirdi. Öğrenciler, Cumhuriyetin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kendilerine armağan ettiği bayramın sevincini yaşadıklarını belirterek, "Bayramı burada kutlamak çok güzeldi, çok sevindik buraya geldiğimiz için. Çok mutluyuz, bizim bayramımız olduğu için çok seviniyoruz. Atatürk bize bu bayramları verdi, bizim sevinmemizi sağladı. Atatürk şu an burada olsa ona sıkı sıkı sarılırdım, onu çok seviyorum. Atatürk gerçekten iyi ki var, bu çok güzel bir bayram, ona çok teşekkür ederiz" dedi. Ekinlikler Konyaaltı sahilinde düzenlenecek olan Anaokulları Şenliği ve Olbia Kent Meydanı’ndaki SOLO Türk gösterisiyle devam edecek.
Düzce Sebze üretimi yapan çiftçilere fide dağıtıldı Düzce İl Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından, Tarım ve Orman Bakanlığı Bitkisel Üretim Genel Müdürlüğü destekleriyle yürütülen Tarım Arazilerinin Kullanımının Etkinleştirilmesi (TAKE) projeleri kapsamında sebze üretimi yapan çiftçilere fide dağıtımı gerçekleştirildi. Düzce’de sebze üretimi yapan 300 üreticiye toplam 110 bin adet sertifikalı fide dağıtıldı. %75’i Bakanlık hibesi, %25’i çiftçi katkısı ile temin edilen fidelerin yer aldığı TAKE projesinin toplam bütçesinin 1 milyon 880 bin TL olduğu bildirilirken, rakamın 1 milyon 410 bin TL’sinin Tarım ve Orman Bakanlığı, 470 bin TL’sinin ise üreticiler tarafından karşılandığı bildirildi. Fide dağıtım programında konuşan Vali Mehmet Makas, Düzce’nin üretim gücüne vurgu yaparak tarımın ülke ekonomisi ve geleceği için hayati öneme sahip olduğunu dile getirdi. Çiftçilerin emeğinin büyük değer taşıdığını ifade eden Vali Makas, "Türkiye’nin tarımda kendi kendine yeten bir ülke olma hedefini sürdürmesi gerekiyor. %75 hibeli fide desteğinin üretimi artırmada önemli bir katkı sağlayacağına inanıyoruz. Projede emeği geçenlere teşekkür ediyor ve üreticilerimize bereketli bir sezon diliyorum" dedi. ‘TAKE projesi daha etkin kullanılmalı’ TAKE projeleri ile üretim alanlarının daha etkin kullanılması, verimliliğin artırılması ve üreticilere doğrudan destek sağlanmasının hedeflendiğini ifade eden İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, ‘Düzce’de yaklaşık 9 bin 200 dekar alanda yıllık 21 bin ton sebze üretimi yapılıyor. Verilen desteklerle bu üretimin daha da artırılmasını amaçlıyoruz. Tarımın gıda güvenliği ve kırsal kalkınmanın ülkemiz için stratejik olarak da önemi var" ifadelerini kullandı. ‘İl Özel İdaresi tarıma destek veriyor’ İl Genel Meclis Başkanı Fazlı Koç ise tarımın milli güvenlik açısından stratejik bir sektör olduğuna dikkat çekerek, ‘Özel İdaresi olarak çiftçilere verilen desteklerimiz artarak devam edecek. Son yıllarda arıcılık, süt üretimi, manda yetiştiriciliği, kestane ve çeltik üretimi gibi alanlarda önemli projelere destek verdik. Dağıtılan fidelerin üreticilere bol kazanç getirmesini temenni ediyorum" şeklinde konuştu. Program, fide dağıtımının gerçekleştirilmesiyle sona erdi. Düzenlenen programa Düzce Valisi Mehmet Makas, Vali Yardımcısı Ömer Sağlam, İl Genel Meclis Başkanı Fazlı Koç, İl Tarım ve Orman Müdürü Esra Uzun, protokol üyeleri ve çok sayıda üretici katıldı.