ASAYİŞ - 11 Ocak 2026 Pazar 00:36

Antalya’da sulama havuzuna düşen çocuk hayatını kaybetti

A
A
A
Antalya’da sulama havuzuna düşen çocuk hayatını kaybetti

Antalya’nın Korkuteli ilçesinde sulama kanalına düşen 12 yaşındaki yabancı uyruklu çocuk hayatını kaybetti.

Antalya’nın Korkuteli ilçesi Bayat Mahallesinde akşam saatlerinde meydana gelen olayda Abdullah Abdullah (12) isimli yabancı uyruklu çocuk sulama havuzuna düştü. 112 Acil Çağrı Merkezi’ne yapılan ihbarın bölgeye jandarma ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Ailesinin gözleri önünde havuza düşen küçük çocuğu sulama havuzundan çıkarmak için ilk olarak havuzda bulunan su boşaltılırken ihbar üzerine AFAD ve Jandarma Sualtı Arama Kurtarma Timine bağlı dalgıçlar adrese geldi. Ekiplerin yaklaşık 4 metre derinliğindeki havuzun dibinde yaptıkları araştırma sonucunda çocuğun cansız bedenine ulaşıldı. Yapılan ilk incelemede boğularak öldüğü değerlendirilen Abdullah Abdullah’ın cenazesi kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için Antalya Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Çocuğun ölümüyle ilgili soruşturma başlatıldı.

Adem Durmaz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Giresun Şehit ailesi harabe köy evinden kurtuldu, yeni yuvalarına kavuştu Giresun’un Çanakçı ilçesinde harabe bir evde yaşam mücadelesi veren şehit ailesinin dramı, devletin şefkat eliyle sona erdi. Giresun Valisi Mehmet Fatih Serdengeçti’nin yaklaşık 3 ay önce bizzat yerinde görerek söz verdiği konut, verilen taahhüt doğrultusunda tamamlanarak şehit ailesine teslim edildi. Kars’ta 1994 yılında şehit düşen Piyade Komando Er Asım Türk’ün anne ve babası Pamuk ve Harun Türk’ün yaşadığı dram, devlet-millet iş birliğiyle mutlu sona ulaştı. Şehit oğullarının mezarı köyde olduğu için memleketlerinden ayrılmayan aile, Giresun’un Çanakçı ilçesine bağlı Egeköy’de, patika yollarla ulaşılan, çatısı naylon ve çadırla kapatılmış metruk bir evde yaşam mücadelesi veriyordu. İhlas Haber Ajansı’nın gündeme taşıdığı haberin ardından aileyi ziyaret eden Vali Serdengeçti, yaşanan tablo karşısında yeni bir ev yapılması için talimat vermiş ve konutun 3 ay içinde tamamlanacağını açıklamıştı. Verilen söz doğrultusunda, ilçede faaliyet gösteren Şenel İnşaat firması tarafından bodrum kat üzeri 3+1 betonarme ev yaklaşık 2 ay içinde tamamlandı. Son Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Giresun’dan Osmaniye Valiliği’ne atanan Vali Serdengeçti, kentteki görev süresinin son gününde şehit ailesini yeni evlerinde ziyaret etti. Ziyarete Çanakçı Kaymakamı Sıddık Çıvracı ve İl Özel İdaresi Genel Sekreteri Tolga Erener de katıldı. Vali Serdengeçti, şehit ailesine verdiği sözü tuttu Ziyaret sırasında konuşan Vali Mehmet Fatih Serdengeçti, şehit ailelerine duyulan minneti dile getirerek, "Şehit ailelerimize müteşekkiriz, ellerinden öpüyoruz. Bundan yaklaşık 3 ay önce geldiğimizde maalesef metruk bir yerde ikamet ediyorlardı. Bu durum yüreğimizi burktu. Haberdar olur olmaz harekete geçtik ve kısa sürede yeni ev yapılacağını açıklamıştık. Allah’a şükürler olsun bugün o sözü yerine getirmenin huzurunu yaşıyoruz. Bu, şehit ailelerimize olan borcumuzun karşılığı değil, çünkü onların hakkı asla ödenmez. Devletimiz ve milletimiz var oldukça şehit yakınlarımız hiçbir zaman sahipsiz kalmayacaktır. Türk milleti var oldukça bayrağımız ebediyen dalgalanacaktır" dedi. Vali Serdengeçti, hayırsever vatandaşlar ve kamu kurumlarının koordinasyonuyla sürecin tamamlandığını vurgulayarak, Türk milletinin bu tür konularda gösterdiği duyarlılığın gurur verici olduğunu ifade etti.
Kayseri Başkan Yalçın: "Devletin gücü, bir canı kurtarabilme kudretindedir" Talas Belediyesi; afetlere hazırlık konusunda kurumsal kapasitesini her geçen gün daha da güçlendiriyor. Talas Belediyesi ile Kayseri İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) iş birliğinde belediye personeline yönelik ’Enkaz Arama Kurtarma Makine ve Teçhizat Tanıtımı ve Çalıştırılması’ programı düzenlendi. Talas Belediyesi Reşadiye Ek Hizmet Binası bahçesinde gerçekleştirilen programa; Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, başkan yardımcıları, birim müdürleri, belediyenin acil durum ekibi ile AFAD yetkilileri katıldı. Program kapsamında, AFAD tarafından hibe edilen 20 adet jeneratör başta olmak üzere enkaz kaldırma ve arama-kurtarma çalışmalarında kullanılan makine, cihaz ve ekipmanlar uygulamalı olarak tanıtıldı. AFAD yetkililerinden ekipmanlar hakkında detaylı bilgi alan Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın; afetlere karşı hazırlığın hayati bir mesele olduğuna dikkat çekti. Başkan Yalçın, geçmiş depremlerden çıkarılan derslerin bugün gelinen noktayı oluşturduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı; "Bir devlet bir orduyu 100 yıl besler, bir defa savaş olur. Bu cihaz ve ekipmanlar ise bir can kurtarmak için bile olsa devletin gücünün nerede durduğunu gösterir. Allah devlete zeval vermesin. 1999 depreminde çok çaresizdik. 6 Şubat depremlerinde daha bilinçliydik. Van depreminde teknolojiyi daha fazla kullandık. Bugün geldiğimiz nokta, tüm bu yaşananların ve edinilen tecrübelerin birikimidir. Kayıplarımızı üst üste koyduğumuzda bu konuda ne kadar dikkatli olmamız gerektiği çok net ortaya çıkıyor. AFAD bu alanda son derece deneyimli, genç ve dinamik bir ekipten oluşuyor. İçişleri Bakanlığımıza bağlı çok önemli bir yapı. AFAD’a ve belediyemizin ekiplerine gönülden teşekkür ediyorum." Talas Belediyesi, afet yönetimini yalnızca müdahale anıyla sınırlı görmeyen önleyici, hazırlık ve hızlı toparlanma odaklı bir anlayışla çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda belediye bünyesinde oluşturulan acil durum ekipleri düzenli eğitimlerden geçirilirken, teknik donanım ve lojistik altyapı da sürekli olarak güçlendiriliyor. Bu vizyon istikametinde Talas’ın 4 farklı noktasındaki büyük parklara yerleştirilen afet konteynerleri, muhtemel bir afet durumunda vatandaşların temel ihtiyaçlarına hızlı şekilde ulaşabilmesini amaçlıyor. Ayrıca Başakpınar Mahallesi Malatya yolu yanında kurulan, çok sayıda konteynerden oluşan acil durum yaşam alanı ile barınma, koordinasyon ve ilk müdahale süreçlerinin kesintisiz yürütülmesi hedefleniyor. Enkaz arama-kurtarma ekipmanları, enerji temini için jeneratörler, afet konteynerleri ve yaşam alanlarıyla Talas Belediyesi can güvenliğini önceleyen, bilinçli ve dirençli bir şehir anlayışıyla afetlere karşı hazırlıklarını kararlılıkla sürdürüyor.
Antalya Baldızının vasiyetine 10 yıldır ’evlat’ gibi bakıyor: ’Yaşamaz’ dediler, canları oldu Antalya’da yaşayan 55 yaşındaki yorgancı Abdullah Karaahmet, hayatını kaybeden baldızının "Kızım sana emanet" vasiyeti üzerine yüzde 100 engelli Gizem Nur’u sahiplendi. 10 yıldır eşiyle birlikte engelli kıza babalık yapan Karaahmet, "Konuşamıyoruz ama mimiklerinden ne istediğini anlıyorum, o artık bizim canımız" dedi. Antalya’nın Kepez ilçesinde baba mesleği yorgancılıkla geçimini sağlayan ve 2 çocuk babası Abdullah Karaahmet (55), insanlık dersi veren bir hikayeye imza atıyor. Karaahmet, yaklaşık 10 yıl önce kalp krizi sonucu baldızını kaybetti. Baldızının vefat etmeden önce "Bana bir şey olursa kızım sana emanet" sözlerini vasiyet kabul eden Karaahmet, o dönem 17 yaşında olan yüzde 100 zihinsel ve bedensel engelli Gizem Nur’u (27) eşiyle birlikte üçüncü çocukları olarak evlat edindi. "Devlet korumasına bırakmaya gönlümüz el vermedi" Gizem Nur’un öz babasının cezaevinde olması ve annesinin vefatı üzerine sosyal hizmetler tarafından koruma altına alınacağını öğrenen Karaahmet ailesi, duruma müdahale ederek vasiliği almak için 18 ay süren bir hukuk mücadelesi verdi. 10 yıldır Rett sendromu hastası Gizem’in tüm bakımıyla bizzat ilgilenen Abdullah Karaahmet, mesleğinden kalan zamanının tamamını üvey kızına ayırıyor. "Yaşamaz dediler, 10 yıldır bizimle" Mesleğine 10 yıl önce tekrar dönerek yorgan, yastık ve minder dikerek evini geçindiren Karaahmet, Gizem ile aralarındaki bağı şu sözlerle anlattı: "Gizem doğduğunda sağlıklıydı, sonradan Rett sendromuna yakalandı. ’Yaşamaz’ dediler ama Rabbim bize nasip etti, 10 yıldır beraberiz. Annesi vefat ettiğinde emaneti biz devraldık. O artık bizim canımız, kanımız. Erkek olarak elimden geleni yapıyorum. Konuşamıyor ama biz artık birbirimizi mimiklerimizden anlıyoruz. Bazen sevinç çığlığı atıyor, bazen isyan; biz ne demek istediğini hemen fark ediyoruz." "Yemeğini süzgeçten geçirip biberonla veriyoruz" Gizem’in vasiliğini üstlenen ve ona annelik yapan teyzesi Ayşen Karaahmet ise bakım sürecinin zorluklarını ve aralarındaki bağı anlattı. Gizem’in vücudunun hastalık nedeniyle ’S’ şeklini aldığını belirten teyzesi, "Kendi çocuklarım var ama Gizem benim her şeyim. Yemeğini çiğneyemediği için her şeyi blenderdan ve süzgeçten geçiriyorum. Süt çorbasını biberonla içiriyorum. Ömrüm yettikçe ona bakacağım, o benim üçüncü evladım" ifadelerini kullandı. 10 yıllık vefa mesai saatlerini de belirliyor Sabah 09.00’da dükkanını açan ve geç saatlere kadar yorgan dikerek ailesinin rızkını kazanan Abdullah Karaahmet, her fırsatta eve koşarak Gizem’in bakımına destek oluyor. Çevresindekilerin takdirini toplayan Karaahmet, baldızının vasiyetini yerine getirmenin huzurunu yaşıyor.