ASAYİŞ - 13 Nisan 2026 Pazartesi 16:17

Antalya’daki teleferik kazası davasında savcı mütalaasını açıkladı: 7 sanığa mahkumiyet, Kocagöz’e beraat talebi

A
A
A
Antalya’daki teleferik kazası davasında savcı mütalaasını açıkladı: 7 sanığa mahkumiyet, Kocagöz’e beraat talebi

Antalya’da 1 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı teleferik kazasına ilişkin 12 tutuksuz sanığın yargılandığı davada savcı mütalaasını açıkladı. Savcı, 7 sanık hakkında "taksirle ölüme neden olma" suçundan mahkumiyet isterken, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de aralarında bulunduğu 5 sanık hakkında beraat talep etti.


Konyaaltı ilçesinde 1 kişinin hayatını kaybettiği, 7 kişinin yaralandığı teleferik kazasına ilişkin, aralarında dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de bulunduğu 12 tutuksuz sanığın yargılanmasına Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam edildi. Bir önceki duruşmada, Orta Doğu Teknik Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü’nce hazırlanan ek bilirkişi raporu da dosyaya girmişti.



Ek raporda sorumluluk değerlendirmesi yapıldı


Mahkemeye sunulan ek bilirkişi raporunun sonuç bölümünde, olayın İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu kapsamında "iş kazası" olarak değil, "kaza" olarak değerlendirildiği kaydedildi. Raporda, meydana gelen olayda çalışanın yaralanmadığı ve ölmediği için olayın iş kazası kapsamında ele alınmadığı belirtildi.


Raporda, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün 15 Aralık 2023 ile 10 Ocak 2024 tarihleri arasında 156 kalemden oluşan yapılacak işler listesini hazırlayıp bildirdiği, ancak listenin kullanım kılavuzu ve ilgili standartlar gözetilerek değerlendirilmesini sağlamadığı ya da sağlatmadığı ifade edildi. Aynı raporda, Kocagöz’ün kaza tarihinden 4 ay 15 gün önce görevden ayrıldığı, ayrıca kaza günü itibarıyla herhangi bir resmi görevinin bulunmadığı, bu nedenle kaza tarihinden önce şirketin mali, teknik ve idari organizasyonunun belirlenmesi ve yönetilmesine yönelik etkisinin mahkeme tarafından değerlendirilmesi gerektiği belirtildi.



5 sanık birinci, 1 sanık ikinci derecede sorumlu gösterildi


Ek bilirkişi raporunda, Edip Kemal B.’nin asıl işveren (idare) olarak şirketin mali, teknik ve idari organizasyonunu belirlemesi ve yönetmesi nedeniyle ikinci dereceden sorumlu olduğu değerlendirmesine yer verildi. Raporda, Ahmet Buğra S., Okan E., Serdar T., Özgür E. ve Serkan Y.’nin ise olayda birinci dereceden sorumlu olduğu kanaati paylaşıldı. Bu değerlendirmede, şirketin teknik ve idari organizasyonunun belirlenmesi ve yönetilmesine ilişkin sorumlulukların dikkate alındığı kaydedildi.



4 sanık yönünden kusur bulunmadığı belirtildi


Ek raporda, Suphi K. ile Kazım K. hakkında meydana gelen kazaya ilişkin doğrudan hata yaptıklarına dair bilgi ya da belge bulunmadığı, bu nedenle kusurlarının olmadığı ifade edildi. Hüseyin A. ile Aziz A. bakımından da görev tanımları itibarıyla kazaya neden olacak bir görevde bulunmadıkları gerekçesiyle kusur bulunmadığı kanaatine varıldı.



7. duruşmada mütalaa verildi


Yedinci duruşmada taraf avukatları hazır bulunurken, tutuksuz yargılanan ve duruşmaya katılma şartı bulunmayan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz ise duruşmaya katılmadı.



Savcıdan 7 sanık için mahkumiyet talebi


Tüm sanıkların tutuksuz yargılandığı davada; Cumhuriyet savcısı, esas hakkındaki mütalaasında Ahmet Buğra S., Okan E., Serdar T., Özgür E., Serkan Y., Suphi K. ve Edip Kemal B. hakkında "taksirle ölüme neden olma" suçundan mahkumiyet talep etti. Savcı, Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün olayın olduğu dönemde fiili yetkisi bulunmadığı gerekçesi ile Mesut Kocagöz, K.K., O.K., H.A. ve A.A. hakkında ise beraat istedi.


Savcı ayrıca, tüm sanıklar hakkında "trafiğin güvenliğini taksirle tehlikeye sokma" suçundan beraat talebinde bulundu.



Olayın geçmişi


Sarısu mevkiindeki teleferik tesisinde 12 Nisan 2024’te meydana gelen kazada, parçalanan kabinden düşen 1 kişi hayatını kaybetmiş, aynı kabindeki 2’si çocuk 7 kişi yaralanmıştı. Sistem durduğu için havada asılı kalan 24 kabindeki 174 kişi ise yaklaşık 22,5 saat süren operasyonla tahliye edilmişti.


Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, aralarında dönemin ANET Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü olan Kepez Belediye Başkanı Mesut Kocagöz’ün de bulunduğu 12 sanığın, "taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma" ile "trafiğin güvenliğini taksirle tehlikeye sokma" suçlarından 27 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanmaları talep edilmişti.



Antalya’daki teleferik kazası davasında savcı mütalaasını açıkladı: 7 sanığa mahkumiyet, Kocagöz’e beraat talebi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Tekirdağ Tekirdağ’da jandarmadan mart ayında kapsamlı operasyon: 277 şüpheli yakalandı, 13’ü tutuklandı Tekirdağ’da jandarma ekiplerince mart ayında gerçekleştirilen operasyonlarda çok sayıda silah, uyuşturucu madde ve kaçak ürün ele geçirilirken, 277 şüpheli hakkında işlem yapıldı. İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince uyuşturucu ile mücadele ve silah kaçakçılığının önlenmesine yönelik 01 Mart-31 Mart tarihlerinde il genelinde geniş çaplı operasyonlar düzenlendi. Yapılan aramalarda 15 adet tabanca, 21 adet av tüfeği, 4 adet kurusıkı tabanca, 427 adet tabanca fişeği ve 830 adet av tüfeği mühimmatı, 422 gram esrar, 596 gram bonzai, 226 gram metamfetamin, 1 gram skunk, 101 gram kenevir tohumu ve 8 bin 722 adet sentetik ecza, 2 hassas terazi ve 20 adet uyuşturucu kullanma aparatı ele geçirildi. Kaçakçılık ve organize suçlara yönelik çalışmalarda ise 56 bin 393 adet sahte ürün, 248 bin 780 adet dolu makaron, 94 bin 400 adet boş makaron, 430 adet elektronik sigara, 62 kilogram açık tütün ve 1460 kilogram nargile tütünü ele geçirildi. Ayrıca 586 litre alkollü içki ile 45 litre etil ve metil alkol, 3 adet damıtma düzeneği ve 3 adet elektronik makaron doldurma makinesi bulundu. Tarihi eser kaçakçılığına yönelik operasyonlarda 12 adet tarihi obje, 94 adet sikke, 14 adet çeşitli tarihi eser ile 2 adet dedektör ve 7 adet kazı malzemesi, 15 kilogram barut, 1 adet jeneratör, 2 adet para sayma makinesi, 132 adet senet, 4 adet çek, 5 adet ajanda, 9 adet cep telefonu, 2 adet bilgisayar ve 1 adet tablet ele geçirildi. Gerçekleştirilen operasyonlarda toplam 277 şüpheli yakalanarak haklarında yasal işlem yapılırken, 13 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Jandarma Komutanlığının, halkın huzur ve güvenliğinin sağlanmasına yönelik suç ve suçlularla mücadelesini kararlılıkla sürdürdüğü bildirildi.
Osmaniye Baba Yeşil, "Rahmetli olan öğretmenini, özellikle matematik öğretmenini çok seviyordu" Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesinde bulunan Ayser Çalık Ortaokulu’nda meydana gelen silahlı saldırıda 1 öğretmen ve 8 öğrencinin hayatını kaybettiği, 17 öğrencinin ise yaralandığı olayda yaşamını yitiren 11 yaşındaki Adnan Göktürk Yeşil’in acısı Osmaniye’ye düştü. Kahramanmaraş’ta gerçekleşen saldırıda hayatını kaybeden Adnan Göktürk Yeşil’in ailesinin yaşadığı Osmaniye’nin Düziçi ilçesine bağlı İrfanlı Mahallesi’nde yaşadığı evine taziye çadırı kuruldu. Aile ve yakınları, küçük Adnan’ın kaybıyla büyük üzüntü yaşadı. "Rahmetli olan öğretmenini, özellikle matematik öğretmenini çok seviyordu" Adnan tek çocuğumuz olduğu için çok üzgünüz diyen Baba Cevdet Yeşil," Çocuğumuz çalışkan, başarılı bir çocuktu. Beşinci sınıfa geçmişti. Kendisi bu okulda okumayı çok istiyordu. O okul başarılı bir okuldu, iyi öğretmenleri vardı. Biz de kendisini kırmadık, o okula yazdırdık. Yine rutin, her zamanki gibi öğlen 12’de servisine bindi. Zaten öğlenciydi, beşinci sınıflar. Sonra saat 2-2 buçuk gibi okulda bir çatışma olduğunu söylediler. Biz de apar topar gittik. Maalesef saat 5’e kadar oğlumuzu aradık. Bir şekilde emniyet güçleri bize ulaştı. Hastaneye gittik, orada teşhis ettik. Oğlumuzun rahmetli olduğunu gördük. Okulunda 5. sınıftaydı ve deneme sınavında okul ikincisi olmuştu. Madalya taktılar, çok mutluydu. Rahmetli olan öğretmenini, özellikle matematik öğretmenini çok seviyordu. Matematik öğretmeni dersleri çok kolay ve güzel anlatıyormuş. Zanlı, matematik öğretmenini de vuruyor, ardından çocukları şehit ediyor. Sonuç böyle oluyor. Başarılıydı, çalışkandı. İnançlı, dürüst, vatanını milletini çok seven bir evladım vardı. 11 yaşında olmasına rağmen çok bilinçliydi. Bir tek çocuğumuz olduğu için çok üzgünüz. Allah, milletimize bir daha böyle acılar yaşatmasın. Mekânı cennet olsun. İnşallah Peygamber Efendimiz’in yanında olur, cennette makamı yüksek olur" diye konuştu. Kelimeler boğazıma düğümleniyor Çocuğumuz çok naif çalışkan bir çocuktu diyen dayı Ahmet Cuma, "Yüreğimiz, ciğerimiz yanıyor. Başka evlatlar yanmasın. Sabah yavrucağımız annesinin elini öpüp, koklaşıp gitti. Şimdi toprağa verilecek. Bu acılar yaşanmasın. Buna hükümet olarak çok büyük ricamız var. Adnan zeki, akıllı, başarılı bir çocuktu. Nasıl tarif edeyim, üzerine söylenecek bir şey yok ki, Ciğerim, yüreğim yanıyor. Kelimeler boğazımda düğümleniyor" dedi. Öte yandan, Adnan Göktürk Yeşil’in cenazesinin öğle namazına müteakip Haruniye Camii’nde kılınacak cenaze namazının ardından Düziçi ilçesindeki Yeşiller Aile Mezarlığı’nda defnedileceği bildirildi.
Manisa Görme engelliler için toplu taşımada "Sesli uyarı" talebi Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, görme engelli vatandaşların toplu taşıma araçlarını daha güvenli ve bağımsız kullanabilmesi için duraklarda ve araçlarda sesli uyarı sistemlerinin yaygınlaştırılmasını istedi. Düşünce Rotası Derneği Genel Başkanı Fatih Köse, görme engelli bireylerin günlük yaşamda karşılaştıkları en büyük sorunlardan birinin toplu taşımaya erişim olduğunu belirterek, bu alanda acil düzenleme yapılması gerektiğini söyledi. Köse, özellikle otobüslerde ve duraklarda sesli uyarı sistemlerinin hayata geçirilmesinin, görme engelli vatandaşların yaşam kalitesini önemli ölçüde artıracağını ifade etti. Toplu taşıma araçlarına binerken ve inerken büyük zorluklar yaşandığını vurgulayan Köse, "Hangi aracın durağa geldiğini, hangi durakta inileceğini bilmek görme engelli bireyler için hayati önem taşıyor. Sesli uyarı sistemleri bu noktada büyük bir ihtiyacı karşılıyor" dedi. Sesli sistemlerin yalnızca bir kolaylık değil, aynı zamanda temel bir erişilebilirlik hakkı olduğuna dikkat çeken Köse, bu uygulamanın yaygın olduğu şehirlerde görme engelli bireylerin toplumsal hayata daha aktif katıldığını dile getirdi. Köse, "Bu sistemler sayesinde bireyler kimseye ihtiyaç duymadan seyahat edebiliyor, özgüvenleri artıyor ve sosyal hayata daha güçlü şekilde dahil oluyor" diye konuştu. Uygulamanın hayata geçirildiği bölgelerde hem güvenliğin hem de konforun arttığını belirten Köse, sesli anons sistemlerinin durak isimlerini ve hat bilgilerini net bir şekilde ileterek karışıklığı ortadan kaldırdığını söyledi. Bu sayede sadece görme engelli bireylerin değil, yaşlılar ve yabancı yolcular gibi farklı grupların da toplu taşımadan daha verimli faydalandığını kaydetti. Yetkililere çağrıda bulunan Köse, tüm şehirlerde toplu taşıma araçları ve duraklarının erişilebilir hale getirilmesi gerektiğini belirterek, "Erişilebilir bir şehir, herkes için yaşanabilir bir şehirdir. Sesli uyarı sistemleri artık bir tercih değil, zorunluluktur" ifadelerini kullandı.