EĞİTİM - 29 Aralık 2025 Pazartesi 09:36

Antalya’dan eğitime yelken açan tekne, bir çocuğun hayallerini taşıyor

A
A
A

Antalya’nın Demre ilçesine bağlı, kara yolu bulunmayan ve yalnızca denizden ulaşılabilen Kaleköy’de yaşayan tek öğrenci için Milli Eğitim Bakanlığınca özel tekne tahsis edildi. Her sabah dalgaların arasından başlayan ve yaklaşık 1.6 deniz mili olan yolculuk, 8. sınıf öğrencisini sadece okuluna ve dersine değil, geleceğine taşıyor.

Demre ilçesine bağlı Kale Üçağız köyü, yüzyıllar boyunca medeniyetlerin iz bıraktığı coğrafyası, doğası ve korunmuş dokusuyla bugün yalnızca bir turizm değeri değil, aynı zamanda eğitime erişimin en sessiz ama en güçlü örneklerinden birine ev sahipliği yapıyor. Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü (UNWTO) tarafından yürütülen "Best Tourism Villages - En İyi Turizm Köyleri 2025" programı kapsamında "En İyi Turizm Köyü 2025" ödülüne layık görülen Kale Üçağız köyüne bağlı Kaleköy’de kara yolu bulunmuyor. Bu nedenle köyde yaşayan tek öğrencinin eğitim yolculuğu da karadan değil, denizden geçiyor.

Antalya’dan eğitime yelken açan tekne, bir çocuğun hayallerini taşıyor

Sekiz yıldır her sabah aynı yolculuk

Kaleköy’de yaşayan ve Çevreli Bozoğlu Tarkun Ortaokulu’nda 8. sınıf öğrencisi olan Ömür Karataş, sekiz yıldır her sabah deniz yoluyla okuluna ulaşıyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın taşımalı eğitim sistemi kapsamında, yalnızca bir öğrenci için tahsis edilen tekneyle Üçağız’a ulaştırılan öğrenci, buradan okul servisiyle eğitim gördüğü okula gidiyor. Yaklaşık 15 dakika süren deniz yolculuğu, her gün yeniden başlayan bir kararlılığın ve sürekliliğin hikâyesini barındırıyor.

"Denizi seviyorum, benim için daha güzel"

Antalya’dan eğitime yelken açan tekne, bir çocuğun hayallerini taşıyor

Kaleköy’de yaşayan tek öğrenci olmasına rağmen eğitiminden kopmayan Ömür Karataş, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı:

"8 yıldır okuyorum, sabah akşam 8 yıldır tekneyle okula gidip geliyorum. Denizi seviyorum, ilgi alanım. Diğer arkadaşlarımın ulaşım şekline göre daha iyi. İlk başladığımda birinci sınıftayken herkesle beraber olunca çok sıkıcı geliyordu. Bazen kavga dövüş oluyordu, şimdi tek kalınca güzel oluyor. Tekne kaptanı Mehmet abi ile konuşarak gidiyoruz, keyifli geçiyor. Sadece bu yıl tek gidiyorum, önceki yıl iki kişiydik."

Antalya’dan eğitime yelken açan tekne, bir çocuğun hayallerini taşıyor

"Bu iş para değil, sorumluluk meselesi"

Yaklaşık 19-20 yıldır Kaleköy ve çevresinde çocukları deniz yoluyla okula taşıyan tekne kaptanı Mehmet Ekici, bu yolculuğun yalnızca bir servis hizmeti olmadığını vurguladı. Yıllardır aynı rotada, aynı sorumlulukla çalıştığını belirten Ekici, yaşadıklarını ve duygularını şöyle anlattı:

Antalya’dan eğitime yelken açan tekne, bir çocuğun hayallerini taşıyor

"Bu işe başlayalı 19 yıl oldu. Yaklaşık 19 yıldır burada çocukları okula taşıyoruz. Bugüne kadar köylü olarak yaklaşık 60 çocuğu götürüp getirdik. Eskiden Hamidiye diye bir yer vardı, kara yolu yokken çocukları iskeleden alıyorduk. Daha sonra yol açıldı. Şimdi orada 5-6 çocuk var, onlar arabayla okula gidiyor. Bu süreçte buradan evlenen oldu, taşınan oldu, torun sahibi olan, çocuk sahibi olan oldu. Okumaya devam eden var mı diye sorarsanız, çok az. Hepsi lise bitirdi. İçlerinde benim oğlum da var. Zaten bu işe başlamamın nedeni de oğlumdu. O zaman ikinci sınıfa gidiyordu ve servis imkanı yoktu. Böyle başladım. Oğlum liseyi bitireli dört beş yıl oldu. Bu işi para için yapmıyorum. Zaten bu işte ciddi bir kazanç yok. Ama sabah erken kalkmak insana iyi geliyor. Sürekli yatmak nereye kadar? Çocukları çok severim, onlarla iletişimim iyidir. Onlar da beni sever. Başka yerlere gittiğinde buranın değerini daha iyi anlıyorsun. Kalabalık insanı yoruyor. Buradan Antalya’ya bile gittiğimde, bir an önce tekrar buraya dönmek istiyorum."

Antalya’dan eğitime yelken açan tekne, bir çocuğun hayallerini taşıyor

"Aklım kalmıyor"

Deniz yolu öğrenci taşımacılığı uygulamasından sekiz yıldır faydalanan anne Nilgün Karataş ise uygulamanın kendileri için hayati önem taşıdığını belirterek şunları söyledi:

"Uygulamadan çok memnunuz. Oğlum güvenle her gün gelip gidebiliyor. Aklım kalmıyor. Çünkü hava bazen bozuyor, rüzgar oluyor. Büyük tekneler çıkamıyor ama bu şekilde gelip gidiyor. Yaklaşık 15 dakikalık bir yolculuk sürüyor. Üçağız’a varınca oradan da servisle okuluna ulaşıyor. Demre’de başlatılan bu uygulamadan dolayı Milli Eğitim Bakanlığı’na çok teşekkür ediyoruz."

Medeniyetleri taşıyan deniz, şimdi umudu taşıyor

Tarihi Likya medeniyetine ev sahipliği yapmış, taş evleri ve sakinliğiyle zamanın yavaş aktığı Kaleköy’de deniz, artık yalnızca geçmişi değil, bir çocuğun geleceğini de taşıyor. Yüzyıllar boyunca ticaretin, göçün ve yaşamın yolu olan bu sular, bugün her sabah bir öğrencinin umutla çıktığı yolculuğa eşlik ediyor.

Begüm Aksoy - İbrahim Sönmez

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Küçük kızın para karşılığı zorla evlendirildiği ve kaçırıldığı iddiasında yeni gelişme Kocaeli’de 12 yaşındayken düğün dernekle 50 bin TL karşılığında evlendirilen Ş.Ç.’nin, bu evlilikten 6 ay sonra abisi ve yengesi tarafından kaçırılarak yine 50 bin TL karşılığında başka birisiyle cinsel birlikteliğe zorlandığı iddia edilmişti. Duruşmada önceki beyanlarını değiştirerek olay anında psikolojisinin bozuk olduğunu ve yalan söylediğini öne süren kız çocuğunun ifadesi sonrası mahkeme heyeti; delillerin toplanmış olmasını ve tutuklulukta geçirilen süreyi dikkate alarak sanıkların tahliyesine hükmetti. İddiaya göre, Kandıra’da ikamet eden Ş.Ç. isimli 12 yaşındaki kız çocuğu, 2023’de İstanbul Şile’de düğün yapılarak üvey babasının yeğeni A.D. ile 50 bin TL karşılığında evlendirildi. Bu evlilik yaklaşık 6 ay sürdü. 2024’de A.D.’nin askere gittiği, Ş.Ç.’nin abisi ve yengesi tarafından Şile’den kaçırıldığı, Kandıra’ya getirildiği ve burada yengesi Y.Ç.’nin 16 yaşındaki kardeşi E.T. ile zorla cinsel birlikteliğe zorlandığı ileri sürüldü. Bu olaydan da ailenin 50 bin TL para aldığı, ayrıca ailenin Ş.Ç.’nin önceki birlikteliğinden olan bebeği de kürtajla aldıkları iddia edildi. Birçok suçtan dava açıldı Ş.Ç.’nin şikayetiyle olaya ilişkin soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Ş.Ç.’nin annesi N.D., üvey babası A.D., abisi S.Ç., yengesi Y.Ç., yengesinin kardeşi E.T. ile babası M.T., annesi Z.T. ve ilk evlendirildiği kişi A.D. gözaltına alındı. Şüpheliler hakkında "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "çocuğun nitelikli cinsel istismarı", "zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarına yardım etmek", "cebir, tehdit veya hile kullanarak çocuğa karşı cinsel amaçla kişiyi hürriyetinden yoksun kılma" suçlarından dava açıldı. Üvey baba A.D. adli kontrolle serbest bırakılırken, diğer tüm şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi. Ş.Ç. ile ilk olarak evlendirilen A.D.’nin dosyası ise diğer dosyadan ayrıldı. Kız çocuğu ise devlet koruması altına alındı. "Söylediklerim yalandır" Olaya ilişkin açılan davanın duruşması Kocaeli 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye devam etti. Duruşmaya tutuksuz ve tutuklu sanıklar, mağdur Ş.Ç., psikolog ve taraf avukatları katıldı. Şikayetini geri çektiğini söyleyen 14 yaşındaki mağdur Ş.Ç., "Ben henüz 5 yaşındayken babamın gözümün önünde ölmesi sebebiyle psikolojim iyi değildi. Söylediklerim yalandır. Bu ifadeleri verirken psikolojim yerinde değildi. Kimsenin baskısıyla birinin yanına gitmedim veya cinsel birlikteliğe zorlanmadım. E. ile görüşmem için kimse bana baskı kurmadı. Şu an Sakarya’da arkadaşımın yanında kalıyorum, yurtta kalmıyorum. İlk cinsel birlikteliğim ilk eşim A.D. ile gerçekleşti" dedi. Tüm sanıklar tahliye edildi Sanıkların suçlamaları reddederek beraatlerini talep ettiği duruşmada mahkeme heyeti; tutuklu kalınan süre, delillerin toplanmış olması ve mağdurun ifadesini değiştirmesi hususlarını dikkate alarak tutuklu sanıklar E.T., M.T., Z.T., N.D., S.Ç. ve Y.Ç.’nin yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi. İddianameden Öte yandan, iddianamede mağdur S.Ç.’nin olayların öncesinde E.T. ile nişanlandırıldığı ancak sonrasında 2023 yılının ekim ayında Şile’de A.D. ile düğün yapılarak evlendirildiği, karşılığında mağdurun anne ve üvey babasının 50 bin TL para aldıkları belirtilmişti. Bu evliliğin yaklaşık 6 sürdüğü, 2024 yılının nisan-mayıs aylarında A.D.’nin askere gittiği, mağdurun ise abisi S.Ç. ve yengesi Y.Ç. tarafından E.T. ile evlenmesi için Şile’den kaçırılarak Kandıra’ya getirildiği, bu sırada mağdurun 13, E.T.’nin ise 17 yaşında olduğu ifade edilmişti. Ayrıca, E.T.’nin mağdurun yengesi Y.Ç.’nin kardeşi olduğu, anne ve babaların bu birliktelik karşısında 50 bin TL’ye anlaştıkları bilgisi de yer almıştı. N.D. ve A.D.’nin Kandıra’ya gelerek Y.Ç. ve S.Ç.’nin evinde 50 bin TL’yi M.T. ve Z.T.’den nakit olarak elden aldıkları ve mağdurun 11 Ekim 2024 tarihine kadar şüpheliler M.T., Z.T., ve E.T.’nin Kandıra ilçesindeki evinde ikamet ettiği belirtilmişti. Yenge Y.Ç.’nin görümcesi Ş.Ç.’yi kardeşi E.T. ile cinsel birlikteliğe zorladığı, E.T.’nin de zorla mağdurla yaklaşık 8 ay defalarca cinsel ilişkiye girdiği kaydedilmişti. Mağdur Ş.Ç. ile E.T.’nin 11 Ekim 2024’de asker eğlencesine katılmak için Kandıra’dan Şile’ye gittikleri, mağdurun eğlence sırasında E.T., N.D. ve A.D.’nin yanından kaçarak daha önce evli olduğu A’nın ailesinin evine gittiği ve şahıslardan şikayetçi olduğu belirtilmişti. "Beni kaçırdılar, cinsel istismara uğradım ve rızam dışında kürtaj yaptılar" Ş.Ç., Çocuk İzlem Merkezi ve hakim karşısında alınan ifadesinde ise şöyle konuşmuştu: "13 yaşındayım. Yaklaşık bir sene önce Şile ilçesinde A.D. isimli kişiyle rızamla evlendim. Kendisi 20 yaşındadır. Sevgiliydik, 1.5-2 sene önce tanıştık. A.D.’nin babası ile benim üvey babam kardeşler. A.D. ile düğünümüz oldu. 6 ay beraber yaşadık sonra kendisi askere gitti. A.D. askere gitmeden önce yengem Y.Ç. ile abim S.Ç. beni kaçırarak Kandıra ilçesine E.T.’nin yanına getirdi. Daha önceden E.T. ile sözlenmiştik ancak isteğim dışında olmuştu. Abim ve yengem sözlenmem konusunda beni zorlamıştı. E.T.’nin evinde karısı gibi kaldım, benimle zorla cinsel birliktelik yaşadı. Bu sırada eşim A.D.’den hamile olduğumu öğrendim. Y.Ç., Z.T. ve E.T. tarafından Sakarya’ya götürülerek merdiven altı bir yerde rızam dışında kürtaj yapıldı. E.T.’den 8 ay boyunca şiddet gördüm ve istismara uğradım. A.D.’den şikayetçi değilim, onunla kendi isteğimle birliktelik yaşadım. Ancak E.T. ile yengem Y.Ç.’den şikayetçiyim. Abim S.Ç’den şikayetçi değilim."