EKONOMİ - 25 Mart 2026 Çarşamba 14:08

ATB Başkanı Çandır: " Emperyalist fırsat saldırıları enerjiden tarıma her şeyi etkiledi"

A
A
A
ATB Başkanı Çandır: " Emperyalist fırsat saldırıları enerjiden tarıma her şeyi etkiledi"

Antalya Ticaret Borsası (ATB) Mart Ayı Meclis toplantısı, Meclis Başkanı Erdoğan Ekinci başkanlığında yapıldı. Yönetimin bir aylık çalışmasıyla ilgili üyelerin bilgilendirildiği Meclis’te ATB Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çandır, tarım, ekonomi ve bölgesel gelişmelerin ülke ve Antalya’ya etkileriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.


Türkiye’nin de içinde bulunduğu bölgede çıkan savaştan duyduğu kaygıyı dile getiren Başkan Ali Çandır, savaşın bir an önce sona erdirilmesini diledi. Çandır, "Ortadoğu’da başlatılan emperyalist fırsat savaşının ortaya çıkardığı insani ve çevresel yıkımı kaygıyla izliyoruz. Savaşın bir an önce sona ermesi ve sorunların diplomasiyle çözülmesi en büyük dileğimizdir. Çünkü savaşın bedeli, ekonomik tablolarla değil, insan hayatında ve doğada açtığı derin yaralarla ölçülmektedir. Bu savaş ne İran’ın nükleer güç olmasını engellemeye yöneliktir ne de güvenlik ve özgürlük kaygılarıyla ilgilidir. İran’ın nükleer güç olmaması yönündeki müzakereler anlaşma yoluna girmişken aniden başlatılan saldırılar, esas amacın ne olduğunu bir kez daha ortaya çıkarmıştır. Bir aya yaklaşan savaş, taraflara kaybettirmekle kalmamış aynı zamanda dünyaya da bedel ödetmeye başlamıştır" dedi.



"Yurtta sulh, cihanda sulh" vurgusu


Başkan Çandır, savaşa karşı ülkelerin farklı stratejik yaklaşımlar gösterdiğini belirtirken, Türkiye’nin dengeli duruşunun önemini vurguladı. Çandır, "Kimi ülkeler daha sabırlı ve planlı adımlar atıyor, kimi risk yönetimi ve güç dengesi üzerinden ilerliyor, kimi de mevcut durumu fırsat bilip uzun vadeli nüfuz ve alan hâkimiyeti kurmaya odaklanıyor. Ülkemizin ise dengeli bir duruş sergilediğini görüyoruz. Diplomasiyle yürütülen barış girişimlerinin kıymetli olduğunu düşünüyoruz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesinin kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğine inanıyoruz" şeklinde konuştu.



"Enerjiden tarıma her şeyi etkiledi"


Savaşın artık siyasi ya da askeri bir mesele olmanın ötesine geçtiğini, enerji piyasalarından ticaret hatlarına, gıda sistemlerinden tarımsal üretime kadar uzanan çok boyutlu bir olumsuz etki alanına sahip olduğuna dikkat çeken Çandır, "Coğrafi konumumuz gereği ülkemiz de bu gelişmelerden doğrudan etkilenmektedir. Tarım, turizm ve ticaret kenti Antalya’mız ise şiddeti hisseden şehirlerin başında gelmektedir" diye konuştu.


Hürmüz Boğazı çevresindeki risklerin tarım sektörü açısından üç temel gerçeği ortaya koyduğunu kaydeden Çandır, "Birincisi maliyet gerçeğidir. İkincisi tedarik güvenliğidir. Üçüncüsü ise sahip olunan potansiyeldir" ifadelerini kullandı.



"Antalya kimyevi gübre tüketiminde 8. sırada"


Enerji fiyatlarındaki artışın mazottan gübreye kadar tüm girdileri doğrudan yükselttiğini, Antalya tarımının bu artışlardan çok fazla etkilendiğini belirten Çandır, şu değerlendirmede bulundu:


"Antalya’dan örnek verecek olursam; 2025 verilerine göre 181 bin tonluk kimyevi gübre tüketimiyle Türkiye’de 8. sıradayız. Fakat birim alanda en yoğun ve nitelikli gübre kullanan illerin başında geliyoruz. Gübre başta olmak üzere mazot ve diğer girdi maliyetlerindeki şiddetli artışlar, zayıflayan rekabet gücümüzü felç etme riski taşımaktadır. Ancak her zaman belirttiğim gibi tarım, yalnızca bir sektör değildir; gıda güvenliğidir, ekonomik dayanıklılıktır, stratejik güçtür. Dolayısıyla tarımsal faaliyetlerle ilgili değer zincirinin mutlaka korunması ve geliştirilmesi hayati bir önem taşımaktadır. Bu kapsamda alınacak kararlar ve uygulamalar sektörümüzün dayanıklılığını artıracaktır. Örneğin ürede gümrük vergisinin sıfırlanması, azotlu gübre ihracatına getirilen kısıtlamalar ve amonyum nitrat satışına izin verilmesi yerinde adımlardır. Bunun yanında finansman imkânlarının güçlendirilmesi ve tarımın stratejik bir alan olarak ele alınması büyük önem taşımaktadır."



"Üretici tarım girdilerindeki artışı taşıyacak güçte değil"


Türkiye’nin enerji, gübre, zirai ilaç, yem ve diğer temel tarım girdilerinin hammaddelerinde de önemli ölçüde dışa bağımlı olduğunu vurgulayan Başkan Ali Çandır, "Bu durum sektörümüzü kırılgan hale getirmektedir. Yüksek maliyetler altında üretimde kalmaya çalışan üreticimiz, savaşın tetiklediği girdi fiyatlarındaki artışı taşıyacak güçte değildir. Bu nedenle tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için acil ve somut adımlar atılmalıdır. Tarımsal üretimde maliyet baskısını azaltmak için mevcut destekleme anlayışını yeniden değerlendirmek zorundayız" dedi.



"Tarımda zaman kaybının telafisi yok"


Tedarik güvenliğindeki sıkıntıya dikkat çeken Çandır, "Enerji ve lojistikte yaşanan her aksama girdilere erişimi ve mal sevkiyatını zorlaştırmaktadır. Oysaki tarımda zaman kaybının telafisi yoktur. Girdi zamanında gelmezse üretim aksar, verim düşer ve mal sevkiyatı zorlaşır" şeklinde konuştu.


Çandır, Avrupa Birliği (AB) için geleceğin üretim ve ticaret politikasının tedarik güvenliği olduğunu işaret ederken, şunları söyledi:


"AB’nin tedarik zincirlerini güvenilir ortaklar üzerinden yeniden kurma amacına yönelik hazırladığı ‘Made in EU’ düzenlemesinde ülkemizin yer alması önemlidir. Bu konuda büyük bir çaba sarf eden Ticaret Bakanımız Sayın Ömer Bolat başta olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür ediyoruz. Ancak diğer taraftan AB dış ticareti ve gümrük tarifelerini standartlarla belirlemeye ve sürdürülebilir üretim kriterlerine uyumu korumaya odaklanan bu temel politikanın potansiyel kadar riskler de barındırdığını unutmamalıyız. En büyük risk, ilave maliyet artışlarıdır. Bunu aşmamızın yolu doğru yatırım hamlelerinden geçmektedir. Yani acilen yapmamız gereken iş ve yatırım ortamını iyileştirmektir. Çünkü ‘Made in EU’ kapsamında olmak ülkemizin üretim ve ihracat kapasitesini geliştirecektir."



"Navlun maliyetleri ticareti zayıflatır"


Bölgesel ticaret akışının zayıfladığı dönemlerde Türkiye’nin güçlü üretim kapasitesiyle mevcut ve yeni pazarlarda öne çıkan bir ülke olduğunu belirten Çandır, "Antalya ise örtü altı üretim ve ihracat gücüyle böyle dönemlerde önemli roller üstlenmiştir. Ancak artan navlun maliyetleri ihracatta rekabet gücümüzü ciddi şekilde zayıflatmaktadır. Bu alanda maliyetleri dengeleyecek ve ihracatçıyı koruyacak önlemler gecikmeden alınmalıdır. Unutmayalım ki; maliyet yükü hafifletilmeden hiçbir potansiyel, kalıcı kazanca dönüşemez" diye konuştu.



Turizm kaygısı


Dünya ve Türkiye’de turizm sektöründe savaş kaygısının hakim olduğunu kaydeden Çandır, "Bu kaygıyı gidermek için güven algısını güçlendirecek tanıtım ve stratejiler gecikmeden devreye alınmalıdır" ifadelerini kullandı.



Tarım 25 yılda 8 kez küçüldü


ATB Başkanı Ali Çandır, 2025 yılı gayri safi yurt içi hasıla verilerini de değerlendirdi. Tarım sektörünün son 25 yılda üçüncü kez yılın tüm çeyreklerinde küçüldüğünü belirten Çandır, "Sektörümüz yılı yüzde 8,8 daralma ile kapatmıştır. Bu tabloyu yalnızca kuraklık ya da don ile açıklamak doğru olmaz. Çünkü tarım, son 25 yılda 8 kez küçülmüş; ortalama her 3 yılda bir daralma yaşamıştır. Bu artık geçici değil, yapısal bir sorundur. Aynı dönemde genel ekonomimiz yıllık ortalama yüzde 4,9 büyürken, tarım yalnızca yüzde 2,5 büyüyebilmiştir. Yani sektör olarak yarı hızda ilerlemişiz. Bu fark, zamanla sektörümüzü zayıflatmış ve atalete sürüklemiştir. Bu tespitlerimizi ve 2025 yılının tarım açısından iyi geçmediğini yıl boyunca rakamlar ve gerçekleşmelerle paylaşmıştım. Sonuç olarak çözüm; tarımı esastan ve kapsayıcı bir yaklaşımla yeniden ele almaktır" dedi.



Antalya daha dirençli


2026 yılının Ocak ve Şubat aylarına ilişkin ekonomik verileri değerlendiren Başkan Çandır, Antalya’nın ülke ekonomisine oranla nispi olarak daha dirençli bir görünüm sergilediğini ifade etti. Başkan Çandır, şu bilgileri paylaştı:


"Çekle işlem hacmindeki artış ülkemiz ortalamasının iki katından fazla artarken, karşılıksız çek hacmindeki artış ülke ortalamasının yarısında kalmıştır. Toplam kredilerde Türkiye’de yüzde 44 artış görülürken Antalya’da yüzde 56, ticari kredilerde yüzde 45’e karşılık yüzde 63 artış yaşanmıştır. Tarımsal kredilerde ise ülke genelinde yüzde 41, kentimizde yüzde 39 artış gerçekleşmiştir. İhracatta ise daha güçlü bir tablo söz konusudur. Türkiye genelinde toplam ihracat yüzde 0,8 daralırken, Antalya’da yüzde 18 artmıştır. Tarımsal ihracatta ise Türkiye yüzde 0,7 gerilerken, kentimiz yüzde 19,4 artış sağlamıştır. Özetle, yılın ilk iki ayında Antalya, ülke ortalamasının üzerinde bir performans ortaya koymuştur. Bu ivmenin gelecek aylarda da korunması için iş dünyası olarak çalışmaya devam edeceğiz."



"Suyu koruyamazsak rekabet gücümüz kaybolur"


Antalya Ticaret Borsası’nın 2026 yılı temasını ‘su’ olarak belirlediğini hatırlatan Başkan Ali Çandır, "Son tarım gündem programımızda da konumuz ‘su’ oldu. Programa konuk olan hocamızın özellikle yer altı kaynaklarını kast ederek çok net bir tespitini sizlerle paylaşmak isterim ‘Bugün kullandığımız su aslında torunlarımızın suyu’. Bu söz tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin doğrudan su yönetimine bağlı hale geldiğinin en çarpıcı halidir. Acilen suyu merkeze alan, verimliliği artıran ve her damlayı koruyan bir üretim anlayışına geçmek zorundayız. Aksi halde yalnızca rekabet gücümüzü değil, geleceğimizi de kaybederiz" diye konuştu.


Yürürlüğe giren 2026-2035 dönemi Ulusal Su Planı’na da dikkat çeken Başkan Çandır, "Ulusal Su Planı da su meselesinin artık ertelenebilir bir konu olmadığını açıkça ortaya koymuştur. Plan, suyu koruyan, verimli kullanan ve gelecek nesillere aktaran bir üretim anlayışına geçişin yol haritası niteliğindedir. Ancak esas olan bu planı kağıt üzerinde bırakmamak ve sahada uygulayabilmektir" dedi.



YÖREX heyecanı başlıyor


Antalya Ticaret Borsası öncülüğünde TOBB’un desteğiyle 2010 yılında başlatılan Yöresel Ürünler Fuarı YÖREX ile yerel değerleri ekonomiye kazandırdıklarını anlatan Ali Çandır, "Bu yıl 22-26 Nisan tarihlerinde düzenleyeceğimiz YÖREX’te her zaman olduğu gibi, üreticilerimizi, kooperatiflerimizi, oda ve borsalarımızı, kalkınma ajanslarımızı, zincir marketleri ve e-ticaret platformlarını bir kez daha bir araya getiriyoruz. Ürünlerine katma değer oluşturmak ve ekonomiye kazandırmak isteyen herkesi YÖREX’te yer almaya davet ediyoruz. Tüm hemşerilerimizi ve misafirlerimizi 5 gün boyunca 10.00-20.30 saatleri arasında ANFAŞ Fuar Alanı’na bekliyoruz" diye konuştu.


Çandır, üretimin sürdüğü, suyun korunduğu, barışın güçlendiği bir gelecek dileyerek konuşmasını tamamladı. Mecliste üyeler, sektörleriyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.



ATB Başkanı Çandır: " Emperyalist fırsat saldırıları enerjiden tarıma her şeyi etkiledi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Selçuk İnan: "Hayallerim burada Kocaelispor ile Avrupa kupalarına katılabilmek" Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, Başakşehir maçı öncesinde yaptığı açıklamada, Kocaelispor’da devam edip etmeyeceği sorusunu yanıtlayarak, "Henüz tam net bir görüşmemiz olmadı ama hedeflerim, hayallerim burada Kocaelispor ile Avrupa kupalarına katılabilmek" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Kocaeli Stadyumu’nda Başakşehir’i konuk edecek olan Kocaelispor’da hazırlıklar sürüyor. Körfez ekibinde teknik direktör Selçuk İnan, antrenman öncesinde değerlendirmelerde bulundu. "Çok güçlü bir kadrosu olan takım, bunun farkındayız" Başakşehir maçında seyircileri önünde avantajlı olacaklarını söyleyen Selçuk İnan, "Uzun bir ara oldu. Tabii bayram sonuçta çok bizim için şeker tadında geçmedi ama biraz hüzünlü bir bayram oldu aldığımız mağlubiyetten dolayı. Ancak bizim hayatımız bu. Bu şekilde devam ediyor. Kazandığımız zaman hep bayram, kaybettiğimiz zaman da hep sıkıntılı. Ama o süreç geride kaldı. Böyle mağlubiyetler, böyle anlar var. Bunu geride bırakmayı öğrenmeliyiz çıkaracağımız derslerle beraber. Başakşehir maçı bizim için çok önemli bir maç olacak. Uzun bir aradan sonra tekrar sahamızda avantajlı bir konumda olacağız, öyle düşünüyorum. Çok güçlü bir kadrosu olan takım, bunun farkındayız. Önemli oyuncuları var. Ancak bizim de özellikle iç sahada oynamış olduğumuz bir oyun var, bir oyun gücü var. Böyle baktığınızda çok zorlu bir mücadele olacak ama inşallah kazanan taraf biz olacağız" diye konuştu. "Özellikle Kocaelispor’la bir şeyler başarmak istiyorum" İnan, Kocaelispor’da olmaktan dolayı çok mutlu ve gururlu olduğunu vurgulayarak, "Sezon başından beri neredeyse bütün röportajlarımda camianın büyüklüğünden, taraftarın büyüklüğünden hep bahsettim. Bunları hiçbir zaman laf olsun diye söylemedim. Çünkü gerçekten öyle ki bunu da fazlasıyla buradaki camia, taraftar, hem bana gösterdi hem Türk futboluna, 16 yıl aradan sonra gelmemize rağmen fazlasıyla gösterdi. Dolayısıyla da burada çalışmaktan dolayı çok mutluyum, onur duyuyorum. Ne zaman ne şartta olursa da olsun burada bu takımla beraber başarıları yakalamak istiyorum. Hep hayallerim var, hedeflerim var. Hatta bazen fazla agresif olduğum söylendiği anda bile ben maç kazanmak istiyorum, yukarılara oynamak istiyorum ve özellikle Kocaelispor’la bir şeyler başarmak istiyorum. Bunların bir şekilde gerçekleşmediği zaman, nedenlerinden bağımsız bir şekilde ne olursa olsun zorlanıyorum, agresif oluyorum, huysuz oluyorum. Ama bir şeyler başarmak istiyorum. Çok zor bir süreçten buralara geldik. Sıkıntı yaşadım. Sezon başından, devre arasında birçok problem yaşadık ki neredeyse bir tanesini bile sizinle paylaşmadım, yansıtmamaya çalıştım. Ama bu iş çok kolay olmadı bizim için. Ligin bu zamanında bu durumdayız. O yüzden kendimle, ekibimle ve oyuncularımla gurur duyuyorum. Önemli işler başardık. Taraftarın beklentisini karşılamaya çalıştık. Elimizden geldiğince bunu yaptığımızı düşünüyorum şimdiye kadar. Bu sene Allah’ın izniyle güzel bir şekilde bitirdikten sonra devam edeceğiz, öyle umuyorum" ifadelerini kullandı. "Hayallerim burada Kocaelispor’la Avrupa kupalarına katılabilmek" Kocaelispor’da devam edip etmeyeceği sorusunu da yanıtlayan Selçuk İnan, "Henüz tam net bir görüşmemiz olmadı. Hedeflerim, hayallerim burada Kocaelispor’la Avrupa kupalarına katılabilmek, önemli bir takım haline gelebilmek... Bunların hepsini böyle ele aldığınızda dediğim gibi uzun bir süreç bu. Süreç isteyen bir an. Zorluklara değindim. Hedeflerimiz olacak eğer burada devam edersek. Bunlar için çok çabalayacağım, çok sarf çaba sarf edeceğim. Buna kimsenin şüphesi olmasın. Tesislerimizi belki de değiştireceğiz, yenileyeceğiz. Yani eksik olduğumuz ne varsa aslında bütün problemleri bir ele almak lazım. Biz bunlar için mücadele ediyoruz, savaşıyoruz. İnşallah bunları gerçekleştiririz" diye konuştu. "7 oyuncumuz gitti milli takıma, bu bizim için önemli bir olay" Takımdaki sakatlıklardan bahseden Selçuk İnan, "Petkovic bireysel antrenmanlara başladı. Bizimle beraber önümüzdeki hafta pazartesi ya da salı günü son bir değerlendirme olacak. Bir sıkıntısı olmazsa çarşambayla beraber bizimle antrenmana çıkabilir diye öngörüyoruz. İnşallah bakalım. Hadara da yine aynı şekilde, onun da bir kasığında problemi var. Şu an tedavi oluyor. Önümüzdeki hafta muhtemelen bizimle antrenmanlara çıkmasını bekliyoruz ama yine de süreç. Onun dışında Jovanovi’ı zaten biliyorsunuz. Onun dışında da şu an için sakatımız yok. Milli takımdaki oyuncularımız var. Onlara da sözü açılmışken buradan başarı dileyeyim. 7 oyuncumuz gitti milli takıma, bu bizim için önemli bir olay. O yüzden onları da tebrik ediyorum" şeklinde konuştu.