KÜLTÜR SANAT - 12 Aralık 2025 Cuma 11:11

Atık kumaşlar kadınların emeğiyle yılbaşı maskotlarına dönüştü

A
A
A
Atık kumaşlar kadınların emeğiyle yılbaşı maskotlarına dönüştü

Antalya Büyükşehir Belediyesi Çevre Eğitim ve İnovasyon Merkezi, yılbaşı öncesinde renkli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Merkezde düzenlenen atölyede, kullanılmayan kumaş parçaları kadınların elinde yılbaşı maskotlarına dönüştü. Sıfır atık yaklaşımını temel alan etkinlik hem eğlenceli hem de öğretici içeriğiyle dikkat çekti. Küçük bir kumaş parçasının çöpe gitmek yerine el yapımı bir yeni yıl süsüne dönüşmesi, katılımcılara hem çevre bilinci hem de üretmenin mutluluğunu yaşattı.


Atölyeye katılan kadınlar, kumaş artıklarını değerlendirme tekniklerinden temel dikiş yöntemlerine kadar pek çok bilgiyi uygulamalı olarak öğrenme fırsatı buldu. Eğitmenler, farklı dokulardaki kumaşların nasıl şekillendirilebileceğini, bir maskotun tasarım sürecinin hangi aşamalardan geçtiğini adım adım anlattı. Katılımcılar, kendi yılbaşı maskotlarını tasarlayarak kişisel dokunuşlarını ekledi. Kimi küçük bir kardan adam yaptı, kimi minik bir palyaço, kimi de tamamen kendi hayal gücünden çıkan yeni yıl figürleri tasarladı. Yılbaşı öncesinde düzenlenen atölye sıcak ve neşeli bir atmosferde gerçekleşti.



"Atmayalım, dönüştürelim"


Çevre Eğitim ve İnovasyon Merkezi’nde gönüllü olarak "Atık Kumaş Parçalarından Yılbaşı Maskotu Atölyesi’nde" gönüllü eğitmen olan Meltem Ertekin "Atmayalım, Dönüştürelim. İşe Yarasın" mottosu ile yola çıktıklarını belirtti. Ertekin: "Evimizde kullanılmayan atıl kumaşlardan ve kullanılmayan malzemelerden yılbaşına uygun materyaller üretmek için geldik. Kullanılmayan kumaşları bir araya getirerek, küçük objeler yapıyoruz. Benim bildiğimi herkes bilsin istiyorum. Hanımların ilgisinden de çok mutluyuz" ifadelerini kullandı.



Kadınlardan yoğun ilgi


Atölyeye katılım sağlayan Banu Kapıkıran "Bu etkinliği Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal medya hesabından görerek katıldım. Bu belediyenin katıldığım ikinci etkinliği. İyi ki de yapmışlar. İlk önce belediyeye, sonra da kendime buraya geldiğim için teşekkür ediyorum. Atıklardan yeni yıl için süsleme yapacağız" dedi. Bir diğer katılımcı Ayşen Gümüş ise "Etkinlik çok keyifli geçiyor. Gerçekten çok güzel ve çok eğlenceli. Yeni teknikler öğreniyoruz. Bende yılbaşına özel olarak yoyo bebek yapıyorum. Bittikten sonra kızıma hediye edeceğim. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diyerek memnuniyetini dile getirdi.



Atık kumaşlar kadınların emeğiyle yılbaşı maskotlarına dönüştü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Prof. Dr. Oytun Erbaş’tan hantavirüs açıklaması: "İnsandan insana bulaşmıyordu, bir varyantı var, And-v virüsü insandan insana bulaşıyor" Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüsle ilgili, "İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla" dedi. Prof. Dr. Oytun Erbaş, son günlerde gündeme gelen hantavirüse ilişkin açıklamalarda bulundu. TGRT Haber’de canlı yayına katılan Erbaş, virüsün varyantlarından ve bulaşma yollarından bahsetti. Erbaş, "Hantavirüs bütün dünyada normalde görülen bir virüstü. Normalde hantavirüs kemirgenlerden bulaşıyor. Fare, hamster, sincap bu farelerin tükürüğünde var. Amerika’da bu salgın nasıl oluyordu eskiden. Amerika’da bir kadın kileri süpürür, kilere bizim fare dışkısını yapmıştır. Dışkı kurumuştur, süpürürken de onu solur. Amerika’da şöyle derlerdi; kilerde fare varsa yeri ıslat kalkmasın diye. Kilerleri elektrik süpürgesiyle süpürme. Neden? Çekiyorsun virüs elektrik süpürgesinden çıkıyor. Bu kadın süpürdükten tam 25-30 gün sonra ateşle başlar, bulantı kusma ve sırt ağrısı. Asla farenjit burun akıntısı yapmaz. Direk öksürük yapar. Öksürük ikinci günde seni entübe eder. Öksürürken nefes darlığı olur ve akciğer su toplar. Kendi suyunda boğulursun. Akciğer ödemi diyoruz. Hastaların yüzde 50’si entübe olup ölürdü. İlacı yok. Sadece converesan plazma dediğimiz eskiden hantadan kurtulmuş birinin plazmasını hastaya verdik mi hastanın kurtulma ihtimali yüzde 70’lere çıkar" dedi. Hantavirüsün bulaşma yollarına değinen Erbaş, "Hantavirüs normalde kimden bulaşıyor? Fareden. İnsandan insana bulaşmıyordu. Bir tane varyantı var, o da Andes varyantı. Bunu çok duyacağınızı öğrenin. Bu And-v virüsü insandan insana bulaşıyor. Ama nasıl bulaşıyor, yakın temasla. Buradaki adı, hanta değil artık, hantanın en az 50 alt tipi var. And virüs, Andes virüs. Bu yeni bir virüs. Normalde hiçbir hantta insandan insana bulaşmıyor. Ama bu And-v bulaşıyor, Andes varyantı. Onun için bunu çok duyacaksınız. Bu sene değil, seneye de duyacaksınız, öbür sene de duyacaksınız. Bu bir gün, patlayacak. Çünkü bu, 2018 yılında patladı, bir seyahat gemisinde oldu. İki tane kapma olabilir, Arjantin’den orada aralarından gezinirken farelerin ve sincapların dışkılarını mı soludular, olabilir? İki, bazen de fare geminin içine girer. O zaman gemide fare olursa, onların dışkısı-idrarından bazen de ısırıklarından da bulaşabilir. Ama bunlar gemide fare yok diyorlar. Diyorlar ki, bunlar Arjantin’den kuş gözlemi yaparken kaptı. Peki nasıl bulaşıyor, çok yakın temasta bulaşıyor. Öksürük, aksırıkla ve cinsel ilişkiyle bulaşıyor, vücut salgınından bulaşıyor" diye konuştu. "Amerika’da Meriland’da askeri birliklerde aşısı denendi" Bunun yeni bir salgın olduğunu ve aşısı üzerinde daha önce çalışmalar yapıldığını söyleyen Erbaş, "Şu an vaka sıfır diyorlar. Vaka sıfırın bir özelliği, süper bulaştırıcı, hiper bulaştırıcı denen bir şey var. Normal bir salgın sırasında, bir bulaştırma olayı 8-10 kişiye yayarken, süper bulaştırıcılar 100 kişiye yayıyor. Sıkıntı şu, eğer bu insanlar süper bulaştırıcı ise o zaman yandı. Bir de virüsün inkübasyon dediğimiz, bir belirti vermeden durduğu dönem, 1 ila 6 hafta bazen 8 hafta bir süreç ve 60 güne kadar çıkabiliyor. Yeni bir virüsle karşı karşıyayız, ne halt yediğini bilmiyoruz. Ama Amerikan askerleri bunları Kuzey Amerika’da biliyordu o bölgede. Amerika’da bunun aşısı denendi, Meriland’da, askeri birliklerde. Bunun aşısının bir özelliği var, hiç iğneyi sokmadan, karşıdan tabancayla yapıyorlar, püskürtmeli. Asker kolunu açar, püskürtmeyle 0,5 milimetre basıyor, şak diye aşı içeri giriyor. Bu aşıların yayınları yapılmıştı. Bu, aslında geleceği biliniyordu. Dünyada hanta, solonum virüsü, lassa ateşi, o da farelerden bulaşır, ebola ve birkaç tane marburg gibi virüsler, bunlar Biyogüvenlik Seviyesi 4 (BSL 4) laboratuvarlarda çalışılıyordu. Hatta Çin’de bir laboratuvar 4 virüsü birbirine kenetleyip, yeni bir hibrit virüs yaptım diye yayını yaptı. Böyle bir sıkıntı oldu" ifadelerini kullandı. "Belli gen grubunu öldürüyor" Virüsün belli gen grubunu öldürdüğünü belirten Erbaş, "Hanta virüsünü insandan insana bulaştıran bir varyantıyla beraberiz. Hoş bir şey değil, bir şeyler geliyor demektir. Çok ölümcül bir virüs olduğu biliyoruz. Bir ilaç var, deneniyor ama etkisi çok sınırlı. Bir de bir özelliği daha var. Yaşlıları çok öldürüyor, 70 yaş ve üstü. İki, ek hastalığı olanları çok öldürüyor. Diyabet, koah, akciğer hastalığı olanları çok öldürüyor. Bir de HLA-B8 varsa, belli gen grubunu öldürüyor. Kim bunlar? Tip-1 diyabetliler, çölyaklılar, romatolotojik hastalığı olanlar, haşimatolar, gravesleri bunları çok öldürüyor" şeklinde konuştu.