EĞİTİM - 26 Mart 2026 Perşembe 10:33

Bahçesinde Boeing 737 eğitim uçağı ve F-4 Phantom ile geleceğin havacılarını yetiştiren lise

A
A
A
Bahçesinde Boeing 737 eğitim uçağı ve F-4 Phantom ile geleceğin havacılarını yetiştiren lise

Antalya’nın Aksu ilçesinde faaliyet gösteren Aksu Uçak Bakım Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi, sahip olduğu teknik altyapı kadar öğrencilerin geliştirdiği projelerle de dikkat çekiyor. Türkiye’nin ilk tematik havacılık liselerinden biri olan okulda, Boeing 737 eğitim uçağından F-4 Phantom’a, ileri düzey atölyelerden aviyonik eğitim imkanlarına kadar birçok donanım bir arada bulunuyor. Yaklaşık 300 öğrencinin eğitim gördüğü okul, havacılık alanında sunduğu uygulamalı eğitim modeliyle öne çıkıyor.


Öğrenciler öğrendiklerini, okul bahçesine yerleştirilen dev "Boeing 737-400 Classic" tipi eski yolcu uçağının tüm bakım onarım işlerini uçak içerisinde ve dışında verilen derslerle pekiştiriyorlar.


Boeing 737-400 tipi dev uçak, iniş takımları kırıldığı için ıskartaya çıkmış ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun da araya girmesiyle 2019 yılında Aksu Uçak Bakım Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesine getirilmişti. Okulun bahçesine taşınan uçağa, 8 aylık çalışmayla, kütüphane, müze ve mini sinema salonu kuruldu. Okul sıralarında anlatılan dersler Zamanın Dışişleri Bakanı Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’nun açılışını yaptığı uçak üzerinde 5 öğretmenin verdiği uygulamalı derslerle 40 dakikalık süre içerisinde 15’er kişilik gruplar halinde öğrencilere tek tek anlatılıyor. Okul bahçesinde bulunan F-4 Phantom ise 2020 yılında Hava Kuvvetleri Komutanlığı Eskişehir 1. Hava İkmal Bakım Merkezi Komutanlığı tarafından bağışlandı.



"Biz bu konuda iddialıyız"


Okulda incelemelerde bulunan İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, okulun 2016 yılında açıldığını belirterek, "Türkiye’de ilk açılan bu anlamdaki okullarımızdan bir tanesi, şu anda yaptığı eğitimle de Türkiye’deki en iyi lisemiz diyebiliriz. Biz bu konuda iddialıyız. Bu iddiamızdan vazgeçmiyoruz" dedi.


Eriş, okulun yalnızca eğitim anlayışıyla değil, teknik altyapısıyla da dikkat çektiğini ifade ederek, "Boeing uçağımız var, maket olmayan bir uçak. Yine Türk Silahlı Kuvvetlerimizin envanterinde kullanılmış ama emekliye ayrılmış bir F-4 Phantom uçağımız var" sözleriyle okulun uygulamalı eğitim imkanlarına işaret etti.


Okulun uçak bakımı ve aviyonik eğitimi açısından kapsamlı imkanlara sahip olduğunu vurgulayan Eriş, "Çocuklarımızın bu anlamda eğitimlerini en iyi şekilde alabilmeleri adına her türlü olanağı sağlamaya çalışıyoruz. İnşallah daha iyi yerlere de getireceğiz. Okulumuzda uluslararası yarışmalara katılacak projelerimiz de var. Çocuklarımızın bu becerileri, bu kabiliyetleri geleceğe dair umutlarımızı artırıyor" dedi.



Okulun sunduğu imkanlar projelere yansıyor


Okul Müdürü Haldun Çevik de okulun yıllar içinde güçlü bir eğitim merkezine dönüştüğünü belirterek, önceki dönem Dışişleri Bakanı ve AK Parti Antalya Milletvekili Mevlüt Çavuşoğlu’nun katkılarıyla Boeing yolcu uçağı, T-67-8000 ve F-4 Phantom’un okula kazandırıldığını, zengin atölyeler ve Avrupa staj imkanlarıyla okulun öğrenciler için önemli bir merkez haline geldiğini söyledi. Çevik, "Okulumuz, bir öğrencinin bu konuda yetişebileceği tüm donanımlara sahip" diyerek, okulun aynı zamanda havacılık sektörüne öğrenci yönlendiren bir yapıda olduğunu ifade etti.



Öğrenciler, hayallerini anlattı


Okulda eğitim gören öğrenciler, 3D baskı teknolojisiyle geliştirdikleri uçak projelerinin aşamalarını, projelerin teknik yönlerini, okulun sağladığı imkanları ve havacılık alanında kurdukları gelecek hayallerini anlattı. Öğrencilerin üzerinde çalıştığı projeler arasında ulaşılması güç bölgelerde su kalitesini ölçebilen drone, yangınlara erken müdahale etmeyi amaçlayan sabit kanatlı insansız hava aracı, çiftçilere destek sunmayı hedefleyen toprak analiz robotu ve yarışmalara hazırlanan 3D baskı uçak yer alıyor.



3D yazıcıdan çıkan uçak yarışmaya hazırlanıyor


MEB Robot Yarışması’na hazırlanan 5 kişilik ekipte yer alan Çınar Bala, yaklaşık 1 ay önce çalışmaya başladıklarını belirterek, ilk aşamada tasarım üzerinde çalıştıklarını anlattı. Ardından bu tasarıma uygun filament temin ettiklerini ve okul bünyesindeki 3D yazıcılarda uçağın tüm parçalarının baskısını aldıklarını söyleyen Bala, daha sonra yeni motor ve yeni pil sistemiyle projeyi tamamladıklarını ifade etti. Projede 3000 mAh 6S pil kullandıklarını belirten Bala, motorun uçağı rahatlıkla taşıyabilecek güçte olduğunu söyledi. Menzili artırmak ve havada bağlantı kopmasını önlemek amacıyla anten sisteminde de düzenlemeye gittiklerini aktaran Bala, uçağın tamamen fonksiyonel hale geldiğini ve uçuş testini hafta sonuna kadar yapmayı planladıklarını kaydetti.


Hazırlık sınıfında okuduğunu belirten Bala, projeyi bir başlangıç olarak gördüklerini ifade ederek, ilerleyen yıllarda daha büyük uçaklar ve otonom İHA’lar geliştirmeyi hedeflediklerini söyledi. Bala, "İlk hedefimiz, Türk gençleri olarak vatanımıza layık bireyler olarak yetişebilmek. Sonrasında ise daha büyük projeler üretmek istiyoruz" dedi.



"Bu okulu kazanacağım diye hedef koydum"


9. sınıf öğrencisi Ömer Miraç Turgut ise ortaokul yıllarında okul gezisi için kampüse geldiklerini, o gün gördüğü imkanların ardından bu okulu hedefi haline getirdiğini anlattı. Turgut, düzenli çalışarak okulu kazanmak için çaba gösterdiğini belirterek, "Şu anda çok şükür kazandım. Okulun imkanlarından çok memnunum. Beni çok cezbetti açıkçası" dedi.


Asya Gök de Kastamonu’dan Antalya’ya bu okul için geldiğini belirterek, okulun hem sosyal hem de akademik açıdan kendilerini geliştirdiğini söyledi. Uçak bakım alanında eğitim alırken aynı zamanda akademik yönden de desteklendiklerini ifade eden Gök, burada yapılan çalışmaların öğrencilerin özgeçmişine önemli katkı sunduğunu belirtti. Gelecekte İTÜ’de uçak mühendisliği okumak istediğini söyleyen Gök, doktorasını ise Münih Teknik Üniversitesi’nde yapmayı hedeflediğini dile getirdi.


Ahmet Bahadır Biçer de okulun imkanlarının her açıdan çok üst düzeyde olduğunu belirterek, öğretmenlerin ve okul yönetiminin öğrencileri her konuda desteklediğini söyledi. Biçer, havacılık alanına duyduğu ilgi ile okulun sunduğu güçlü imkanların tercihinde belirleyici olduğunu ifade etti.



Deprem bölgesinden geldi, hedefini gökyüzünde kurdu


Kahramanmaraş’tan gelen depremzede 9. sınıf öğrencisi Nisanur Özdemir ise gökyüzüne duyduğu ilgiyi, "Küçüklüğümden beri gökyüzüne büyük bir hayranlık duyuyorum. Mavi semaya karşı içimde güçlü bir sevgi var. Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘İstikbal göklerdedir’ sözü doğrultusunda, onun izinden giden Türk gençleri olmaya gayret ediyoruz. Proje sürecinde kendimizi sürekli geliştirmeyi amaçladık. Bu bizim ilk yılımız. Şimdiden bunları ortaya koyabiliyorsak, ilerleyen yıllarda çok daha iyi işler başarabileceğimize inanıyoruz. Ben Kahramanmaraş’tan, deprem bölgesinden geliyorum. Burada bize sunulan imkanlar ve önümüze konulan örnekler gerçekten çok değerli. Haldun Hocamızın bizimle sürekli ilgilenmesi de benim için çok kıymetli. Uzak bir şehirden geldiğim için kendisini burada bir baba gibi görüyorum" sözleriyle anlattı.



Ulaşılamayan noktalardaki suyu analiz eden dron


10. sınıf öğrencisi Ahmet Sinan, erişilmesi güç bölgelerdeki su kaynaklarının kalitesini ölçmek amacıyla tasarladıkları dron sistemini anlatarak, "Bu proje ulaşamadığımız yerlerde göllerde, denizlerde ya da dağın tepesinde oluşan krater göllerinde suyun katı atık, pH ve alkali değerlerini ölçmemizi sağlıyor ve bu bilgileri anlık olarak bize aktarıyor" dedi. Sinan, projenin tamamen okulda el yapımı olarak üretildiğini belirterek, sistemin uzun süre otonom uçuş yapabilen, yüksek menzilli ve geliştirilmeye açık bir dron olduğunu söyledi.



Manavgat yangınlarından sonra geliştirilen müdahale uçağı


Umut Bitlisli ile Efe Uysal da yangınlara erken müdahale etmeyi amaçlayan sabit kanatlı insansız hava aracı projeleri hakkında bilgi verdi. Bitlisli, "Uçağımızın amacı bir ormanda ya da küçük bir işletmede yangın çıktığında, itfaiye aracı gelmeden önce hızlı şekilde müdahale edebilmek" dedi.


Projenin çıkış noktasının Manavgat yangınları olduğunu anlatan Bitlisli, yaklaşık 1 yıldır tasarım üzerinde çalıştıklarını, şu anda prototip ve test aşamasında olduklarını söyledi. Uysal ise projeyi, yangınlara erken müdahale imkanı sağlayan ve 2 ila 3 yangın topu taşıma kapasitesine sahip sabit kanatlı uçak olarak tanımladı.



Çiftçiye destek verecek toprak analiz robotu


Öğrenci Ömer Miraç Turgut tarafından geliştirilen toprak analiz robotu da okulda yürütülen projeler arasında yer aldı. Turgut, topraktaki nem, iletkenlik, sıcaklık, fosfat, potasyum ve azot gibi değerleri ölçerek verimliliği yüzdelik olarak ortaya koyacak bir sistem üzerinde çalıştıklarını anlattı. Robotun çiftçilere destek sunabilecek şekilde tasarlandığını belirten Turgut, projeyi MEB Robot Yarışması için hazırladıklarını söyledi.



30 kişilik takım uluslararası yarışmaya hazırlanıyor


Okulun robotik takımında yer alan Alara Erkan ise geçen yıl mayıs ayında kurulan ekibin uluslararası liseler arası robotik yarışmasına hazırlandığını söyledi. Erkan, takımın 30 kişiden oluştuğunu, ocak ayından bu yana çalışmalarını sürdürdüğünü ve yarışmaya katılım için gereken yaklaşık 6 bin dolarlık ücreti sponsor desteğiyle tamamladıklarını belirtti. Geliştirdikleri robotun top toplama ve atma görevi üzerine kurulduğunu söyleyen Erkan, üç hafta sonra Ankara’daki ilk yarışmaya katılacaklarını ifade etti.



Bahçesinde Boeing 737 eğitim uçağı ve F-4 Phantom ile geleceğin havacılarını yetiştiren lise

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Karabük AB tarafından tescillenen Yenice ıhlamur balı tanıtıldı Karabük’ün Yenice ilçesinde, Avrupa Birliği (AB) tarafından tescillenen Yenice ıhlamur balı için tanıtım programı düzenlendi. Karabük İl Tarım ve Orman Müdürlüğü koordinesinde Yenice Ihlamur Teras’ta gerçekleştirilen programa Karabük Valisi Oktay Çağatay, Kaymakam Mert Can Çanga, Belediye Başkanı Sertaş Karakaş, İl Tarım ve Orman Müdürü Yasin Önder, protokol üyeleri ve üreticiler katıldı. Programda ilk olarak Yenice ıhlamur balının tanıtım videosu izlendi. Programda konuşan Vali Çağatay, kentin sadece sanayisi ve tarihiyle değil, zengin doğal yapısıyla da öne çıktığını belirterek, "Karabük’ün muazzam bir tabiatı var. Bu coğrafyanın çok kıymetli ürünleri bulunuyor. Bunlardan biri safran, diğeri ise Yenice ıhlamur balı. Türkiye’nin birçok bölgesinde görev yaptım ve farklı balları tatma fırsatı buldum. Tadına en çok değer verdiğim ballardan biri Yenice ıhlamur balıdır" dedi. Yenice ıhlamur balının büyük bir değere sahip olduğuna dikkat çeken Çağatay, Türkiye’nin Avrupa Birliği tarafından tescillenen 43 ürününden 2’sinin Karabük’e ait olduğunu ifade ederek, "Bunlardan biri de Yenice ıhlamur balı. Bu bizim için son derece kıymetli" diye konuştu. Yenice Belediye Başkanı Sertaş Karakaş ise, üretim sürecinin her aşamasında kamu kurumlarının destek verdiğini belirterek, "Ihlamur balımızın üretiminden tüketiciye ulaşıncaya kadar valiliğimiz, kaymakamlığımız ve belediyemiz tüm süreçte üreticilerimizin yanında yer alıyor. Bu desteklerle üreticilerimize sahip çıkacak ve ürünümüzün dünya pazarında hak ettiği yere ulaşmasını sağlayacağız" ifadelerini kullandı. Yenice ıhlamur balının tescil sürecine ilişkin bilgi veren İl Tarım ve Orman Müdürü Önder, "Yenice ıhlamur balı 22 Ağustos 2023 tarihinde Türkiye coğrafi işaret tescilini aldı. Ardından yapılan başvuru sonucunda 20 Kasım 2025’te Avrupa Birliği Komisyonu tarafından da tescillenerek uluslararası düzeyde koruma altına alındı. Safranbolu safranından sonra Yenice ıhlamur balımız da tescil edilen ürünler arasında yer aldı. Türkiye’de 43 ürün bulunuyor ve bunların 2’si Karabük’e ait. Bu ilimiz açısından önemli bir başarıdır" dedi. Konuşmaların ardından program üniversitelerden akademisyenlerin ve arıcıların katılımıyla gerçekleşen çalıştay ile devam etti.
Ankara Devir kararı verilen Mimar Kemal Ortaokulu öğrenci ve velilerinden tepki Ankara’nın Çankaya ilçesinde devir kararı verilen Mimar Kemal Ortaokulu öğrenci ve velileri, karara tepki gösterdi. Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından devir kararı verilen Mimar Kemal Ortaokulu öğrenci ve velileri karara itiraz ederek, tepki gösterdi. Sabah saatlerinde herhangi bir ön bilgilendirme yapılmaksızın İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinin okula gelerek, "Bu okul kapandı, artık burası bizim" dediği iddia edildi. Yetkililerin çocukların kullanmakta olduğu bilişim sınıfına kendi eşyalarını yerleştirdiği ve bu nedenle 5/A, 5/B, 5/C sınıflarındaki öğrencilerin derslerini işleyemediği öne sürüldü. "Bu karar bid asırlık eğitim kültürünün ve çocukların geleceğinin yok sayılmasıdır" Mimar Kemal Ortaokulu’nun bir eğitim kurumu olmaktan çıkarılmak ve hizmet binasına dönüştürülmek istendiğini belirten bir veli, "Bu karar sadece bir okulun kapatılması değildir. Bu karar 1 asırlık eğitim kültürünün, hafızanın ve çocukların geleceğinin yok sayılmasıdır. Saraçoğlu Projesi kapsamında binasını kaybeden Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün çözümü bir okulu kapatmakta bulması kabul edilemez. Üstelik bu girişim ilk değildir. Haziran 2023’te de benzer bir niyetle okulumuz, öğrencilerimizin elinden alınmak istenmiş bugün ise aynı yaklaşım yeniden gündemi getirilmiştir. Kamuoyunda ve veliler arasında oluşturulan güçlü kanaat şudur ki, Çankaya İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü’nün Kızılay’da hizmet verme ısrarı ve personelinin bu bölgede çalışma isteği bu kararın arkasındaki temel nedenlerden biri olarak görülmektedir. Eğitim gibi hayati bir konuda idari konforun çocukların eğitim hakkının önüne geçmesi kabul edilemez. Son yıllarda bu kararın zemini bilinçli bir şekilde hazırlanmıştır. Sınıf mevcutları yapay olarak artırılmış, sınıflar boşaltılarak okul mevcudu az algısı oluşturulmuş, anasınıfı kapatılmış, bilişim sınıfı kaldırılmış, özel eğitim sınıfı bodrum katına taşınmış, okulun bakım ve iyileştirme çalışmaları bilinçli bir şekilde ihmal edilmiştir" diye konuştu. "Devlet okulunun güvenlik gerekçesiyle kapatılması inandırıcı değildir" Kapatma gerekçesinin Kızılay bölgesinin öğrenciler için uygun olmadığı iddiası olduğunu kaydeden veli, "Burası Türkiye Cumhuriyeti’nin başkentinin merkezi, en güvenli noktalarından biridir. Okulumuz bakanlıklara, resmi kurumlara ve güvenlik noktalarına birkaç yüz metre mesafededir. Yüzlerce özel okul ve eğitim kurumu aynı bölgede faaliyet göstermeye devam ederken, devlet okulunun güvenlik gerekçesiyle kapatılması inandırıcı değildir" ifadelerini kullandı.