TEKNOLOJİ - 27 Kasım 2024 Çarşamba 13:16

Bilişimin kalbi bir kez daha Antalya’da atacak

A
A
A
Bilişimin kalbi bir kez daha Antalya’da atacak

Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent’in düzenlediği Akdeniz Bilişim Zirvesi 6 Aralık’ta 8’inci kez kapılarını açmaya hazırlanıyor. Zirve bilişim alanında sektörün liderlerini ve akademisyenlerini bir araya getirecek.


Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent’in düzenlediği ve Akdeniz Bölgesi’nin en prestijli teknoloji etkinliklerin başında gelen 8. Akdeniz Bilişim Zirvesi, Mimar Sinan Kongre Merkezi’nde 6 Aralık 2024 Cuma günü düzenlenecek. Zirve, bilişim teknolojileri, dijital dönüşüm, yapay zeka ve inovasyon alanlarında sektördeki liderleri ve akademisyenleri bir araya getirecek. Paneller, seminerler, atölye çalışmaları ve teknoloji gösterimlerinin yer alacağı etkinlikte katılımcılar, bilişim dünyasındaki en son gelişmeleri takip etme şansı bulacak. Etkinlik genç girişimcilere de özel oturumlar, iş ağları oluşturma fırsatları ve yatırımcılarla buluşma imkânı sunacak.



Teknolojinin geleceği Antalya’da konuşulacak


Bu yıl sekizincisi düzenlenecek olan Akdeniz Bilişim Zirvesi, teknoloji dünyasında önemli bir buluşma noktası olma özelliği taşıyor. Antalya Teknokent’in ev sahipliğinde gerçekleşecek olan etkinlik, dijitalleşmenin geleceği ve teknolojinin hayatımıza etkisi üzerine derinlemesine tartışmalar yapmayı amaçlıyor. Katılımcılar, paneller, seminerler ve uzman konuşmacıların tecrübeleriyle sektörün en güncel konuları hakkında bilgi sahibi olacak.



Teknolojinin eğitimle buluştuğu bir platform


Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, zirvenin önemine değinerek, "8. Akdeniz Bilişim Zirvesi, sadece teknolojinin değil, aynı zamanda eğitim ve araştırma dünyasının da önemli bir buluşma platformudur. Akdeniz Üniversitesi olarak, Antalya Teknokent ile güçlü bir iş birliği içindeyiz ve bu etkinlik, üniversite-sanayi iş birliklerinin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha gösteriyor. Teknolojinin eğitimle birleştiği bu zirve, genç girişimcilerimiz için büyük fırsatlar sunacak ve şehirdeki inovasyon ekosisteminin daha da güçlenmesine katkı sağlayacaktır. Teknolojinin geleceğini şekillendiren bu etkinlikte yer almak hem akademik hem de sektörel anlamda çok kıymetli bir deneyim olacak" diye konuştu.



Yenilikçi fikirlerin yükseldiği bir zirve


Antalya Teknokent Genel Müdürü Dr. İbrahim Yavuz ise etkinlikle ilgili şunları ifade etti:


"Antalya Teknokent olarak, bilişim teknolojileri ve dijital inovasyon alanındaki öncü etkinliklerden biri olan Akdeniz Bilişim Zirvesi’ni düzenlemekten gurur duyuyoruz. Antalya Teknokent olarak amacımız, sadece bölgesel değil, küresel ölçekte de inovasyon ve teknolojinin gelişimine katkı sağlamaktır. Bu zirve, girişimciler, akademisyenler ve teknoloji profesyonelleri arasında iş birliklerini teşvik etmek için önemli bir fırsat sunuyor. Teknolojinin ve bilimsel düşüncenin buluştuğu bu platformda, geleceğin çözümlerine dair yenilikçi fikirler ortaya çıkacak. Akdeniz Üniversitesi Antalya Teknokent, yalnızca teknoloji girişimcilerine değil, aynı zamanda akademik dünyaya da büyük katkı sağlamakta. Burada gerçekleştirilen projeler, yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası alanda da ilgi görmektedir. Zirve, bu güçlü ekosistemi bir kez daha dünyaya tanıtacak ve Antalya’nın teknolojik anlamda gelişen lider şehirlerden biri olma yolundaki kararlılığını pekiştirecek."



Bilişimin kalbi bir kez daha Antalya’da atacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Erzurum Bayramda çocukları şekerden uzak tutun Diyetisyen Gamze Söylemez, bayramlarda çocuklara çok fazla çikolata ikramlarında bulunulduğunu dikkat çekerek, "Çocuklarınıza daha çok şekeri olmayan, daha doğal şekerli meyve suları ikram edebilirisiniz" dedi. Ramazan Bayramı’ndaki tatlı tüketiminin en çok karşılaştıkları sorulardan birisi olduğunu söyleyen Diyetisyen Gamze Söylemez, sözlerine şöyle devam etti, "Burada dikkat edilmesi gereken kurallardan birisi daha çok sütlü tatlılar tercih edilmeli. Şerbetli tatlılar kan şekerini hızlı yükselttiği için hızlı da düşürebilir. Bu yüzden özellikle kronik hastalığı olan şeker, diyabet tarzı, tip bir tip iki diyabet hastaları, kolesterol problemi olanlar, özellikle gebe danışanlarıma da çok özellikle bu konuda uyarılarda bulunuyorum. Daha çok sütlü ve meyveli tatlılar tercih edebilirsiniz. Yemeklerden en azından iki saat sonra sindirim tamamlandıktan sonra tatlı tüketirseniz metabolizma anlamında sizin için daha kolay olacaktır. Kronik hastalığı olanları burada özellikle uyarmak istiyorum. Lütfen yemeklerden hemen sonra ya da çok fazla porsiyonlarda tatlı tüketmeyin. Birkaç eve davete gidiyorsanız en azından bir iki tanesini seçip bunları da güne bölerek tatlı tüketimini bu şekilde tamamlayabilirsiniz. Her tatlı tüketiminden sonra bol bol su içme ve egzersiz yaparak en azından sindirimini kolaylaştırmaya yardımcı olabilirsiniz." "Sofranızda koyu yeşil yapraklı sebzeler olsun" Diyetisyen Gamze Söylemez, "Çay, kahve içilecekse, daha açık tüketilmemeli, demli tüketilmemeli ve yemeklerden yarım saat sonra tüketilmelidir. Bu kısma da önem veriyorum. Her sofrada mutlaka koyu yeşil yapraklı sebzeleri bulundurmalısınız. Zeytinyağlı sebzelere önem vermelisiniz. Havalar ısınıyor. Bahar aylarının, mevsim sebzeleri çok çok yoğunlukta. Bu yüzden bunları da sofralarda mutlaka bulundurmalısınız. Ramazanda özellikle kahvaltı, iki ara öğün ve bir ana öğün demiştik. Kahvaltımızı konuştuk. Ara öğün olarak daha çok bitkisel proteinlerden koyu, yeşil yapraklı sebzeleri bulundurabilir. Süt, ayran tüketebilir. Fındık, badem, ceviz gibi yağ tohumları da ara öğünlere de dahil edebilirsiniz. Yine cilt elastikiyeti için cildin parlaklığı için de meyveleri kullanabilirsiniz. Özellikle koyu renkli meyvelerin, antioksidan kapasiteleri çok yüksek olduğu için meyvelerde mutlaka ara öğünlerde tüketilmelidir. Akşam yemeğinden sonraki tüketilen ara öğün olarak da genelde bizim toplumunuzda tatlı tüketimi çok fazla oluyor. Daha çok kuru meyvelere yönelebilir bireyler. Kuru kayısı, kuru hurma, kuru incir tarzı, kuru meyvelerde tatlı ihtiyacımızı önemli ölçüde azaltacaktır." Dedi. "Çocukların gelişimi için önemli detay" Ramazan Bayramı’nda özellikle çocuklara çok fazla çikolata ikramlarında bulunulduğuna dikkat çeken Söylemez, "Buradan da uyarmış olalım. Çocuklarınıza daha çok şekeri olmayan, daha doğal şekerli meyve suları ikram edebilirisiniz. İçerisinde rafine şeker eklenmeyen meyve suları çocuklarınızın büyüme gelişiminde ve beyin gelişiminde de önemli ölçüde farklılık gösterecektir. Daha çok şekerlerden ziyade kendi ev yapımı sütlü tatlılarınızı ikram edebilirsiniz. Burada da böyle birazcık daha tabuları yıkmış olabiliriz diye düşünüyorum. Daha dikkatli olursak çünkü beslenme temelinde çocuklarla devam eden bir şey. Çocukları nasıl yetiştirirseniz ilerleyen dönemlerde yetişkinlerde bu noktada daha bilinçli ilerleyeceğini düşünüyorum" dedi.
Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, Kasrik’teki sel bölgesinde incelemelerde bulundu AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar, sel felaketinin yaşandığı Kasrik beldesinde incelemelerde bulunarak yürütülen çalışmaları yerinde takip etti. Vatandaşların mağduriyetinin giderilmesi için tüm imkanların seferber edildiğini açıkladı.Şırnak merkeze bağlı Kasrik beldesinde etkili olan sel felaketinin ardından bölgedeki çalışmalar hız kesmeden sürerken, AK Parti Şırnak Milletvekili Arslan Tatar da afet bölgesine giderek incelemelerde bulundu. Milletvekili Tatar, sahada yürütülen müdahale ve koordinasyon çalışmalarını yerinde takip ederek yetkililerden bilgi aldı.Selin yol açtığı hasarın ardından ilgili kurumların hızlı şekilde harekete geçtiğini belirten Tatar, vatandaşların yaşadığı mağduriyetlerin giderilmesi için tüm imkanların seferber edildiğini ifade etti. Bölgede sürdürülen çalışmaların titizlikle yürütüldüğünü vurgulayan Tatar, sürecin yakından takip edildiğini dile getirdi.Ziyaret sırasında AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan’ı görüntülü arayan Milletvekili Tatar, sahadaki son durum hakkında değerlendirmelerde bulundu. Yapılan görüşmede, arama-kurtarma ve hasar tespit çalışmalarının yanı sıra, bölge halkının ihtiyaçlarının karşılanmasına yönelik adımlar ele alındı.Kasrik beldesinde devletin tüm kurumlarıyla sahada olduğunu belirten Tatar, "Sel felaketinden etkilenen vatandaşlarımızın yaralarını sarmak için gerekli tüm çalışmalar kararlılıkla sürdürülmektedir. Rabbim ülkemizi ve milletimizi her türlü afetten korusun. Kasrik beldemize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum" ifadelerini kullandı.
Kütahya Çini sanatçısı Özlem Aşar: "Vav ile Elif’in aşkını eserlerime yansıtıyorum" Kütahya’da çini sanatçısı Özlem Aşar, 25 yıllık sanat hayatında geleneksel motifleri özgün yorumlarla birleştirerek gelecek nesillere aktarmayı hedeflediğini belirtti. Çini sanatına uzun yıllardır gönül verdiğini ifade eden Aşar, bu sanatın derin anlamlar barındırdığını dile getirerek, "Çini sanatı adeta Türk musikisi gibidir. Notalarında güller, laleler ve sümbüller vardır" dedi. Osmanlı döneminde cami ve medreselerde kullanılan hat sanatından ilham aldığını vurgulayan Aşar, özellikle "vav" ve "elif" harflerini çini eserlerine yansıttığını söyledi. Bu harfleri lale motifleriyle birleştirerek farklı kompozisyonlar oluşturduğunu belirten Aşar, eserlerinde maneviyatın ön planda olduğunu kaydetti. Çini sanatında sevginin ve üretmenin önemine dikkat çeken Aşar, "İnsan sevdiği işi yaptığında daha başarılı oluyor. Biz de öğrencilerimize öncelikle bu sanatı sevmelerini öneriyoruz" ifadelerini kullandı. Fırından çıkan eserlerin beklenenden daha güzel olmasının sanatçıya büyük mutluluk verdiğini dile getiren Aşar, bu duygunun mesleğe olan bağlılığı artırdığını ifade etti. Gelecek hedeflerinden de bahseden Aşar, vav, elif ve lale figürlerini çini ile birleştirerek yurt dışına açılmayı planladığını belirterek, "Amacımız bu sanatla yeni nesillere örnek olmak ve ilham vermek" diye konuştu.
Ankara TESK Başkanı Bendevi Palandöken: "Yapılandırma ve hurda araç teşviki nefes aldırır" Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Hurda araçlar trafikte, yaklaşık 20 yaş üstünde 8 milyon araç var. Yapılandırma ve hurda araç teşviki nefes aldırır" dedi. Yapılandırma ve hurda araç teşviki gibi uygulamaların ekonomiye aynı anda katkı sağlayacağını belirten TESK Genel Başkanı Bendevi Palandöken, "Esnafın günden güne sıkıntıları katlanıyor. E-hacizle bütün gayrimenkullerle bankadaki paralarına el koyuluyor. Dolayısıyla insanlar ödeyecekse ödeyemiyor. Biz demiyoruz ki faizini alma, yatırmadığımız vergimizi affet demiyoruz. Bir yapılandırma yapın. Yapılandırma yapıldığı zaman ne olacak? Ekonomide bir canlanma olacak. İnsanlar en azından elindeki parayı götürüp borcunu yatırıp işini idame ettirecek. Hurda araçlar trafikte yaklaşık 20 yaş üstünde 8 milyon araç var. Toplam 34 milyon civarında araba var ülkemizde. Dolayısıyla bunların artık eski teknolojileri, bakımı, masrafı, yaktığı, yakıtın çokluğu artık her şeyin tasarrufa gittiği bir yerde. Dünyada bir petrol krizi de başlıyor, savaş var. Yeni araçlar yeni üretimler hem ekonomik hem teknoloji değişmiş. Kimisi hibrit, kimisi elektrik enerjisiyle, aküyle çalışan araçlar. Trafikte rahatsızlık vermeyen, karbon üretmeyen doğayı kirletmeyen sistem gelmiş. Biz hala 40 sene, 30 sene evvelki araçların hurdaya çıkmasıyla uğraşıyoruz. Yani tekliflerimizin hepsi makul yapılması gerekli. Ülke ekonomisine en azından rahatlık getirilebilecek işler" diye konuştu. "Son yapılandırma ile devlet 156 milyar lira tahsilat sağladı" Son yapılandırma düzenlemesiyle devletin yaklaşık 156 milyar lira tahsilat sağladığını hatırlatan Palandöken, "Yapılması lazım gelen birçok işin pratikte çözümlenmesiyle hem ekonomiye hem de devletin gelirlerinin artırması her şeyden evvel huzurlu bir ticaretin idamesi için şart. Sosyal güvenlik priminden tutun. Diğer vergi borçlarına aynı şekilde hurda arabasından teşvikle bunu aldığınız zaman en azından piyasada bir yenilenme, bir hareketlenme olur. E Hacizde bütün malla mülküne el koyuluyor. Ülkede birkaç tane hem ekonomik krizi hem Pandemi hem arkasından deprem vesaire bunların hepsinin birikintisi bir oldu. Şimdi böyle bir şey yaparsanız diyor en azından ben borcumu taksitlendiririm, ödeyebilecek hale getiririm. Yoksa bu vaziyette ödeyemiyorum diyor" ifadelerini kullandı. "Borçlarla piyasa kilitleniyor ve insanlar mağdur oluyor" Yapılandırma talebinin ivedilikle hayata geçirilmesi gerektiğini söyleyen Palandöken, "Bu bir affedilme değil. Bu borcun taksitlendirilme modeli. Kabul edilmeli. Ve insanlar bunu rahatlıkla ödeyebilmeli. Yoksa bu şekilde hem piyasalar kilitleniyor hem de insanlar mağdur oluyor. Piyasa ne kadar canlanırsa, insanlar ne kadar teşvik edilirse hem üretim miktarındaki artış aynı şekilde de vatandaşların huzursuz bir şekilde işlerinin başına da durmalarına son verilir. Bu borçlardan kurtulmanın alternatifleri oluşmalı. Yani borcu borçla ödeme modeli değil. Artık insanlar gerçekten zor durumdalar. Bu bir af da değil. Bu taksitlendirme. Her yerde bir sıkışma olmuş. E- haciz mağduriyetleri. Sosyal güvenlikten bu hizmetleri alamayan insanlar borcunu ödeyemediği için sadece gidip muayene oluyor. Eczaneye gidip ilaç alamayanlar" diye konuştu.