SAĞLIK - 22 Nisan 2026 Çarşamba 12:36

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan AÜ CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi’ne tam destek

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan AÜ CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi’ne tam destek

Antalya Diplomasi Forumu kapsamında Antalya’da bulunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan, üniversite bünyesinde kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi’nde önce kan kanseri tedavilerine başlanacağını, ardından diğer kanser türleri ve kanser dışı hastalıklara yönelik çalışmaların genişletileceğini belirterek, "Bu merkezde kan kanseriyle başlayacağız ve daha sonra diğer kanserleri ve kanser dışı hastalıkları da yönleneceğiz. Cumhurbaşkanımızla konuşurken, sağlığın savunma sanayi kadar önemli bir konu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin ülke stratejisi anlamında buna dikkat çekti. Çünkü görüyorsunuz birçok savaş oluyor. Savaşta hava sahanız kapanıyor, kara sahanız kapanıyor. Birçok şeye ulaşmanız mümkün olmuyor. Bu anlamda kendi elinizdekilerle yetinmek durumundasınız" dedi.


Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Antalya Diplomasi Forumu için bulunduğu Antalya’da Akdeniz Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Özlenen Özkan ile Prof. Dr. Tuncer Karpuzoğlu Organ Nakli Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Ömer Özkan’ı kabul etti. Görüşmede, Akdeniz Üniversitesi’nin sağlık alanında yürüttüğü projeler ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın destekleriyle hayata geçirilen İleri Sağlık Araştırma Merkezi bünyesindeki CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi hakkında bilgi verildi. Üniversitenin son dönemde attığı en stratejik adımlardan biri olarak öne çıkan merkezde, özellikle lösemi, lenfoma ve kemik iliği kanserlerinde kullanılan CAR-T hücre tedavisinin yerli üretimi ve klinik uygulamasına ilişkin çalışmalar yürütülüyor. Akdeniz Üniversitesi’nde kurulan CAR-T ve Hücresel Tedaviler Üretim Merkezi, Türkiye’de üniversite temelli olarak hayata geçirilen ilk CAR-T altyapısı olma özelliği taşıyor.


"Cumhurbaşkanımız projeyi benden daha iyi hatırladı"


Görüşme sonrası İHA’ya açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Özlenen Özkan, göreve geldiği ilk yıl Cumhurbaşkanı Erdoğan’a projeyi anlattığını, son görüşmede ise Erdoğan’ın projeyi tüm ayrıntılarıyla hatırlamasının kendisini şaşırttığını söyledi. Özkan, "İlk göreve geldiğimiz yıl, hemen akabinde Cumhurbaşkanımıza gidip ne yapmak istediğimizi anlatmıştım. Akdeniz Üniversitesi sağlıkta gerçekten bir marka. Ben de bir tıp doktoru olarak, ilk rektör olduğum anda aklıma gelen projeler sağlıkla ilgiliydi. Özellikle insanın en büyük illetlerinden bir tanesi olan kanserle ilgili bazı planlarımız vardı. Cumhurbaşkanımıza o zaman konuyu açmıştım ve sağ olsun bize destek vermişti. Bu görüşmemizde de tekrar neler yaptığımızı anlattım. O zaman ne konuştuğumuzu yeniden dile getirdim. Çok ilginç bir şekilde o konuşmamızı ve projeleri benden daha iyi hatırladı. Bu da beni açıkçası çok şaşırttı" diye konuştu.


"Tam destek aldık"


Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın projeye büyük bir dikkatle yaklaştığını belirten Özkan, "Bir ülkenin en üst yöneticisi olarak, ülkeye çok ciddi bir hizmet getireceği için belki de çok yakından ilgilendi. O zaman da çok yakından ilgilenmişti. Hafızası beni gerçekten etkiledi. Bu konuşmamızda neler yaptığımızı ve bu merkezin daha neler yapabileceğini ele aldık ve tam destek aldık. Bu da bizi elbette çok mutlu etti" ifadelerini kullandı.


"Türkiye’nin geç kalmaması gerekiyor"


Merkezin en büyük hedefinin kanser tedavisinde en son teknolojiyi uygulamak olduğunu ifade eden Özkan, hücresel tedavilerin gelecekte çok daha geniş bir alanda kullanılacağını söyledi. Prof. Dr. Özkan, "Bu merkezin en büyük görevi kanser tedavisi. Bu, kanser tedavisinin en son teknolojisi. Bence bu süreç sadece kanserle sınırlı kalmayacak. CAR-T ve hücresel tedaviler, yalnızca CAR-T olarak değil, tüm hücresel tedaviler açısından bakıldığında önümüzdeki dönemde birçok tedavinin yerini alacak. Bu anlamda Türkiye’nin geç kalmaması gerekiyor. Biz de Türkiye’nin, dünyada 8’inci merkez olarak, üzerine düşen görevi yapmaya çalışıyoruz" dedi.


Türkiye’nin sağlık hizmeti sunumunda güçlü bir ülke olduğunu ancak aynı zamanda teknoloji geliştiren bir ülke haline gelmesi gerektiğini vurgulayan Özkan, "Türkiye çok iyi sağlık hizmeti veren bir ülke. Ancak o hizmeti sunmanın yanında, o teknolojiyi geliştiren bir ülke de olması gerekiyor. Biz de bu sorumlulukla bu işe başladık. Bu merkezde kan kanseriyle başlayacağız, daha sonra diğer kanserlere ve kanser dışı hastalıklara yöneleceğiz" diye konuştu.


"Hem milli ve yerli olacak hem daha güvenli hizmet sunulacak"


Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinde sağlık alanının stratejik öneminin de gündeme geldiğini kaydeden Özkan, "Cumhurbaşkanımızla konuşurken, sağlığın savunma sanayi kadar önemli bir konu olduğunu ifade etti. Türkiye’nin ülke stratejisi anlamında buna dikkat çekti. Çok haklıydı. Çünkü görüyorsunuz birçok savaş oluyor. Savaşta hava sahanız kapanıyor, kara sahanız kapanıyor. Birçok şeye ulaşmanız mümkün olmuyor. Bu anlamda kendi elinizdekilerle yetinmek durumundasınız" dedi.


Söz konusu tedavinin en yakın uygulama merkezlerinden birinin İsrail’de bulunduğunu ve maliyetinin yaklaşık 1 milyon dolar seviyesinde olduğunu belirten Özkan, yerli üretimin stratejik ve ekonomik önemine işaret ederek, "Bu tedavi en yakın İsrail’de ve maliyeti 1 milyon dolar. Bu anlamda hem oraya gidip paramızı aktarmamamız gerekiyor hem de bunun milli ve yerli olması gerekiyor. Herhangi bir sıkıntı olduğu zaman, bu hizmeti halkımıza kendimizin sunabilmesi çok daha güvenli olacak. Kendi hastanıza kendiniz sunuyorsunuz; bu da ayrıca güven veriyor. Bu açıdan baktığınızda bir taşla birkaç hedefe ulaşmış oluyorsunuz" ifadelerini kullandı.


"Birkaç yıl sonra hücresel tedaviler birçok alanda ilk basamak tedavi olacak"


Prof. Dr. Özlenen Özkan, hücresel tedavilerin ilerleyen dönemde birçok hastalıkta ilk basamak tedavi haline gelebileceğini belirterek, "Bugün birçok hastalıkta belli algoritmalar var; önce bir tedavi uygulanır, sonuç alınamazsa başka bir basamağa geçilir. Bence ". Bu işi şimdi yapıyor olmak çok önemli. İnşallah sonu da çok iyi olur. Çünkü biz bu işe çok iyi niyetlerle başladık. Birçok hasta da bunu umutla bekliyor" dedi.


"Ruhsatı alır almaz tedaviye başlayacağız"


Merkezin ruhsat sürecine ilişkin de bilgi veren Özkan, hazırlıkların tamamlandığını ve ruhsat alınır alınmaz hastaların tedaviye kabul edileceğini söyledi. Özkan, "Şu anda bir müfettişimiz burada. Biz bu merkeze ruhsatı alır almaz, ki o ruhsatı almak için de hazırlıklarımızı tamamladık, tedaviye başlayacağız. Birçok hasta da bu ruhsatı bekliyor. Umuyorum en kısa zamanda hastalarımızı alnımızın akıyla, şifayla evlerine göndeririz" diye konuştu.


Yeni hastane binası ve yoğun bakım vurgusu


Yeni hastane binası ve yoğun bakım kapasitesinin artırılmasına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Özlenen Özkan, Akdeniz Üniversitesi Hastanesi’nin bölge için bir referans merkez olduğunu vurguladı. Özkan, "Akdeniz Üniversitesi Hastanesi bir referans hastane. Birçok travmada, birçok organ naklinde ilk akla gelen merkez olmak benim adıma büyük bir gurur kaynağı. Ancak bu hizmeti verirken bizi en çok zorlayan konu yoğun bakım yetersizliğiydi. Biliyorsunuz bir bloğumuz yandı. Allah’a şükür Antalya’daki büyük kurumlar bize yardım edecek. O farkındalığın artması açısından da bunun önemli olduğunu düşünüyorum. Yardımlarla birlikte yanan merkezimiz 6 ay içinde yeniden açılacak. Ayrıca Cumhurbaşkanımızın desteğiyle 900 yataklı hastanemiz de gündeme gelecek. Yoğun bakım sayımız artacak. Yoğun bakım kapasitesi, birçok tedaviyi uygularken bizi en çok yavaşlatan basamaktı. Yoğun bakım yetersizliği nedeniyle birçok hastamı kabul edemiyorum. Çünkü yoğun bakımlarım dolu" diye konuştu.


Yeni hastanenin hizmete girmesiyle birlikte hem Antalya’nın hem de Türkiye’nin önemli ölçüde rahatlayacağını vurgulayan Özkan, "Bu hastane açılır açılmaz herkes çok rahatlayacak. O yüzden müteahhit firmayla çok yakın temas halindeyiz ve sürecin hızla tamamlanmasını istiyoruz. Yukarıdan gelen maddi destek de bu sürecin hızlanması açısından son derece önemli. Onlarla da sürekli temas halindeyiz. Bu hastaneyi en kısa zamanda Antalya’nın ve Türkiye’nin hizmetine açmayı çok arzu ediyorum" dedi.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Yumurtalık kanseri teşhisi konulan hasta 12 günde sağlığına kavuştu Karın ağrısı şikayetiyle Denizli Devlet Hastanesi’ne başvuran 66 yaşındaki kadına yumurtalık kanseri teşhisi konuldu. Sitoredükif Cerrahi ve karın içi sıcak kemoterapi uygulanan hasta 12 gün süren tedavinin ardından sağlığına kavuşturuldu. Denizli Devlet Hastanesi jinekolojik onkoloji polikliniğine 5 ay önce karın ağrısı ve şişkinlik şikayetleriyle başvuran 66 yaşındaki Şengül Şen’e yapılan tahlil ve tetkikler neticesinde over (yumurtalık) kanseri teşhisi konuldu. Şen, başarılı bir onkolojik tedavi sürecinin ardından Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Op. Dr. Hatice Yetkiner ve Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Barış Dirim gözetiminde ameliyata alındı. Ameliyatta hastaya Sitoredükif Cerrahi ve Hipec (karın içi kemoterapi) uygulandı. Hasta 12 gün süren tedavi süreci sonrasında sağlığına kavuşarak taburcu oldu. Ameliyat süreciyle ilgili bilgi veren Jinekolojik Onkoloji Uzmanı Op. Dr. Hatice Yetkiner, "Klinik ve radyolojik değerlendirmeler neticesinde hastamızın onkolojik tedaviye iyi yanıt verdiğini, ameliyat için uygun aşamada olduğunu tespit ettik. Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Barış Dirim ile hastamıza IDS (intervaldebulking cerrahisi) + HIPEC (karın içi sıcak kemoterapi) uygulama kararı aldık. Ameliyatta uluslararası kılavuzların güncel önerilerini uygulayarak karın içerisindeki tümör yükünü sıfıra indirecek şekilde cerrahi girişim gerçekleştirdikten sonra HIPEC sıcak kemoterapi uyguladık. HIPEC hastaya özel hazırlanan doz ve sürede, karın içerisine sıcak kemoterapi uygulanılması işlemidir. Damardan verilen kemoterapötik ilacın, karın içerisindeki tümöral tutulumu yok etmede istenen tedavi başarısına ulaşamadığı durumlarda, sıcak kemoterapi karın içerisine doğrudan uygulanarak gözle görülemeyen tümör hücrelerinin de yok edilmesini sağlamaktadır. Hastanemizde kanser ameliyatlarını Gastroenteroloji Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ahmet Barış Dirim ve Cerrahi Onkoloji Uzmanı Op. Dr. Mahmut Kaan Demircioğlu ile birlikte, multidisipliner ekip anlayışıyla gerçekleştirmekteyiz. Hastamızın onkolojik tedavi aşamasından taburculuğuna kadar geçen süreçte yoğun emeği olan medikal onkoloji uzman hekimlerimize, anestezi ve yoğun bakım uzman hekimlerimize, tüm hemşire ve anestezi teknisyen ekibimize şükranlarımızı sunarım" dedi.
Sakarya Kış lastiği zorunluluğu bitti, değişim mesaisi başladı: "Sıcaklar artmadan yaz lastiklerine geçiş yapılmalı" Türkiye genelinde 15 Nisan itibarıyla kış lastiği uygulamasının sona ermesinin ardından, araç sahipleri yaz lastiklerine geçiş yapmak için lastik dükkanlarının yolunu tuttu. Uygulamanın bitmesiyle birlikte dükkanlarda yoğunluk oluşurken, lastik ustası sıcak havalarda kış lastiği kullanımının sürüş güvenliğini tehlikeye attığı ve maliyetleri artırdığı konusunda uyarılarda bulundu. Türkiye genelinde 15 Nisan itibarıyla kış lastiği uygulamasının sona ermesinin ardından lastik değişim dükkanlarında hareketlilik yaşanırken, lastik ustaları vatandaşların artık daha bilinçli hareket ettiğini ifade etti. Türkiye genelinde olduğu gibi Sakarya’da da hem ceza yaptırımları hem de güvenlik bilincinin artmasıyla birlikte değişim randevularında yoğunluk gözleniyor. "Yol performansı azalıyor, şekilde yakıt tüketimi de çok artıyor" Lastik değişim sürecini ve teknik detayları değerlendiren dükkan çalışanı Yusuf Boz, kış lastiğinin yazın kullanılmaması gerektiğini vurgulayarak, "Yıllar geçtikçe insanlar bilinçlendiği için ve ceza uygulamaları arttığı için yoğunluğumuz da artıyor aynı şekilde. Kış lastiğinin yaz aylarında kullanılmamasını tavsiye ediyoruz. Yol performansı çok azalıyor ve şekilde yakıt tüketimi de çok artıyor. Araca da yüksek uğultu sesi veriyor" dedi. "Sıcaklar artmadan yaz lastiklerine geçiş yapılmalı" Yoğunluğun ilerleyen günlerde daha da artacağını belirten Yusuf Boz, sürücülere acele etmeleri çağrısında bulunarak, "Vatandaşlara bir başka tavsiyemiz ise yaz sıcakları daha fazla artmadan bir an önce yaz lastiklerine geçiş yapmaları. 15 Nisan’ı geçtiğimiz için uygulamanın bitmesi ile çok yoğun bir şekilde yaz lastiği değişimi yapıyoruz. İlerleyen süreçte de bu yoğunluğun artacağını düşünüyoruz" diye konuştu. Lastik değişimi ve yeni lastik fiyatları Fiyatlardaki değişim grafiğine ve vatandaşların tercihlerine değinen Boz, "Geçen sene lastik değişim fiyatları 800 ile bin 800 lira arası değişmekteydi, bu sene bin ile 2 bin arasında değişmekte. Geçen sene yeni lastiğin fiyatları 2 bin 500 liradan başlayıp 20 bin liralara kadar çıkıyordu. Ancak bu sene 3 bin liradan başlayıp 25 bin lira bandına kadar artış gösteriyor. Önceliği kalite ve konfor olan müşterilerimiz kaliteli lastikleri tercih ediyor, bütçesini zorlamak istemeyen vatandaşlar ise daha uygun fiyatlı lastikleri tercih ediyorlar. Bizim tavsiyemiz, uygun fiyatlı lastiklerden ziyade en az orta kalitedeki lastiklerden alınması" şeklinde konuştu.
Denizli Denizli’de şehit ve gaziler için 2 bin kişilik hayır Türkiye Muharip Gaziler Derneği Denizli Şubesi tarafından düzenlenen pilav hayrında, şehitler ve hayatını kaybeden gaziler dualarla anıldı. Denizli’de Türkiye Muharip Gaziler Derneği Denizli Şubesi tarafından anlamlı bir etkinliğe imza atıldı. Dernek binası önünde düzenlenen programda, şehitler ve bugüne kadar hayatını kaybeden gaziler için 2 bin kişilik pilav hayrı gerçekleştirildi. Etkinlik, hem katılımın yoğunluğu hem de manevi atmosferiyle dikkat çekti. Pilav hayrına Denizli Büyükşehir Belediye Başkanı Bülent Nuri Çavuşoğlu, Garnizon Komutanı Piyade Albay Ertan Dabi, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Denizli İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, Denizli Valiliği İl Sivil Toplumla İlişkiler Müdürlüğü Müdürü İbrahim Kasal, AK Parti İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, Türkiye Harp Malulü Gaziler Şehit Dul ve Yetimleri Derneği Başkanı Mustafa Işık, Hz. Ali TOKİ Camii İmam Hatibi Mehmet Tekin, başta olmak üzere çok sayıda protokol üyesi, sivil toplum temsilcisi, öğretmen, öğrenci ve vatandaş programda yer aldı. Program, Kur’an-ı Kerim tilaveti ve edilen dualarla başladı. Türkiye Muharip Gaziler Derneği Denizli Şube Başkanı Hamdi Helvacılar yaptığı konuşmada, düzenlenen hayrın amacının sadece bir ikram değil, aynı zamanda bir vefa göstergesi olduğunu vurguladı. Helvacılar, "Bugün burada, bu topraklar için canlarını ortaya koyan aziz şehitlerimizi ve ebediyete intikal etmiş gazilerimizi rahmetle anmak için bir araya geldik. Onların fedakârlıkları sayesinde bugün huzur içinde yaşıyoruz" dedi. Toplumda vefa bilincinin diri tutulmasının önemine dikkat çeken Helvacılar, genç nesillere de önemli mesajlar verdi. "Şehitlerimizi ve gazilerimizi unutmayan bir millet, geleceğine daha sağlam adımlarla yürür. Bu tür organizasyonlar, sadece geçmişi anmak değil, aynı zamanda milli birlik ve beraberliğimizi güçlendirmek açısından da büyük önem taşıyor" dedi.
İstanbul Sosyal medya fenomeni Murat Övüç’e 11 ay hapis cezası Sosyal medya fenomeni Murat Övüç’ün, kendisine ait sosyal medya hesabında başörtü takarak söylediği sözler gerekçesiyle ’halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik’ suçundan yargılandığı dava karara bağlandı. Mahkeme Övüç’ün 11 ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Kendisine ait sosyal medya hesabı üzerinden başına başörtüsü takarak söylediği sözler nedeniyle ’halkı kin ve düşmanlığa tahrik’ suçundan yargılanan Murat Övüç’ün davasından karar çıktı. Küçükçekmece 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, bir önceki celse tahliye edilen tutuksuz sanık Murat Övüç ile tarafların avukatları hazır bulundu. Esasa ilişkin mütalaasını açıklayan cumhuriyet savcısı, sanık Övüç’ün, ’halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama’ suçundan 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. 11 ay hapis cezası Duruşmada son sözü sorulan sanık Övüç, mahkemeden beraatini talep etti. Kararını açıklayan mahkeme, sanık Murat Övüç’ün, ’halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama’ suçundan 11 ay hapis cezasına çarptırılmasına hükmetti. Mahkeme, sanığa verilen cezada, ’sanığın sabıka geçmişi, suç işlemeye meyilli kişiliği nazara alındığında, sanığın yararına cezayı hafifletecek taktiri indirim uygulanmasına yer olmadığına’ karar verdi. İddianameden Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, sanık Övüç’ün görüntüsünü paylaşan bir sitenin, "Parmağındaki pırlanta yüzüğü adeta kameranın içine soktu" şeklinde paylaşım yapıldığının tespit edilmesi üzerine soruşturma işlemlerine başlandığı aktarıldı. Murat Övüç’ün savcılık ifadesinde, "Video yaklaşık 2 yıl önce çekildi. Benim bir sanatçı olmam nedeniyle birçok takipçim bulunuyor. Bunların arasında başörtülü kadınlar da vardır. Benim videodaki amacım, bu videoyu onlar için mizah amaçlı çekmek ve onları eğlendirmektir" şeklindeki beyanları iddianamede yer aldı. Şüphelinin paylaştığı videonun ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğinin belirtildiği iddianamede, sanığın başörtüsü ile sosyal medya platformunda alay ettiği ve başörtüsü kullanan kesime yönelik halkın diğer kesimini alenen tahrik ettiği vurgulandı. İddianamede, Murat Övüç hakkında ’halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik’ suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.