GÜNDEM - 14 Mayıs 2025 Çarşamba 14:36

DENİZKURDU-II/2025 Tatbikatı başladı

A
A
A
DENİZKURDU-II/2025 Tatbikatı başladı

Millî Savunma Bakanlığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından planlanan DENİZKURDU-II/2025 Tatbikatı, Türkiye’nin tüm denizlerinde eş zamanlı olarak başladı. Tatbikata 120 gemi, 85 hava vasıtası ve çok sayıda kamu kurumu katılıyor.


Millî Savunma Bakanlığı Deniz Kuvvetleri Komutanlığı tarafından planlanan ve sevk-idaresi gerçekleştirilen DENİZKURDU-II/2025 Tatbikatı, 6-17 Mayıs 2025 tarihleri arasında Türkiye’nin tüm denizlerinde eş zamanlı olarak başlatıldı.


Doğu Akdeniz, Ege Denizi, Marmara Denizi ve Karadeniz’de icra edilen tatbikat kapsamında, Deniz Kuvvetleri Karargâhı ve bağlı komutanlıkların harekâtı sevk ve idare etkinliği değerlendiriliyor. Ayrıca, çok tehditli ortamda görev alacak birliklerin karar verme, muhakeme ve öngörü kabiliyetlerinin geliştirilmesi, kuvvet komutanlıkları ile diğer kurumlar arasında müşterek çalışabilirlik usullerinin denenmesi amaçlanıyor.


Tatbikata Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’nın yanı sıra Kara Kuvvetleri Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Sahil Güvenlik Komutanlığı, Jandarma Genel Komutanlığı, İçişleri Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Tarım ve Orman Bakanlığı, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı ile Türk Kızılayı da katılım sağlıyor.


Tatbikatta toplam 120 gemi, 85 hava vasıtası, sualtı taarruz ve savunma timleri ile Jandarma Arama Kurtarma Timi görev yapıyor. Tatbikat süresince fiilî silah eğitimleri, harekâta hazırlık faaliyetleri, gerçek mühimmat atışları, liman ziyaretleri, lojistik bütünleme ve çok tehditli ortamda harekât eğitimleri yürütülüyor.


Tatbikatın önemli aşamalarından biri olan Seçkin Gözlemci Günü, 15 Mayıs’ta Antalya’da gerçekleştirilecek. Bu kapsamda 28 ülkeden 29 askerî ataşe ve ataşe yardımcısı gözlemci olarak tatbikatı yerinde takip edecek.


DENİZKURDU-II/2025 Tatbikatı, 17 Mayıs’a kadar sürecek.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.