EKONOMİ - 29 Temmuz 2024 Pazartesi 14:26

Döşemealtı’nda 1500 dekar alan kapalı devre sulamaya kavuşuyor

A
A
A
Döşemealtı’nda 1500 dekar alan kapalı devre sulamaya kavuşuyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi, Döşemealtı ilçesindeki Çığlık, Orta, Ayanlar ve Yağca mahallelerinde toplam 1500 dekar araziyi kapsayan kapalı devre sulama sistemi projesini hayata geçiriyor. Yaklaşık 25 milyon TL yatırımla gerçekleştirilen proje, bölgede çiftçilik yapan 160 aileye modern sulama imkanı sunacak. Bu sistem sayesinde, beton kanallarda yaşanan su kayıpları önlenerek, arazilerin yanı başına kadar ulaştırılan hidrantlardan su alma kolaylığı sağlanacak.



Büyükşehir Belediye Başkanı Muhittin Böcek’in "yerelden kalkınma" ilkesiyle başlattığı projeler, çiftçilerin ve üreticilerin hayatını kolaylaştırıyor. Başkan Böcek, ilçe ziyaretlerinde çiftçilerden ve sulama kooperatiflerinden gelen talepleri dikkate alarak bu talepleri hızla hayata geçiriyor. Döşemealtı İlçesi Yağca Çığlık Sulama Kooperatifi tarafından talep edilen kapalı devre sulama sistemi projesi, kısa sürede ihale edilip yapılmaya başlandı. Projeyle, kaynağından alınan su, 200 tonluk bir su deposuna aktarılarak buradan da 8 km uzunluğundaki polietilen ve çelik borularla arazilere ulaştırılacak. Bu sistemle, ağaç diplerine damlama sulama yöntemi uygulanarak su kayıpları önlenecek ve verimlilik artırılacak.



Çiftçilere kolaylık


Yağca Çığlık Sulama Kooperatifi Başkanı Mehmet Cingiz, “Bu bölgede sulama konusunda ciddi sorunlar yaşıyorduk. Antalya Büyükşehir Belediye Başkanımız Muhittin Böcek’e kapalı sulama sistemi talebimizi ilettik ve kendisi bu talebi hızla hayata geçirdi. Eski açık kanal sistemi su kaybına neden oluyordu. Bir de eski açık kanallar, parsellerin içinden geçerek yapılaşmayı engelliyordu. Bu durum, parsel sahiplerinin mülklerini değerlendirmelerini zorlaştırıyordu. Yeni kapalı sistemle, bu sorun ortadan kalkacak ve hem parsel sahipleri hem de çiftçilerimiz bu durumdan memnun kalacak. Yeni kapalı sistemle çiftçilerimize modern sulama imkanı sunacağız” dedi.



Topraklar daha verimli hale gelecek


Antalya Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda Ziraat Mühendisi olarak görev yapan Atilla Ünal, “Antalya’nın zengin tarım arazilerinden olan bu bölgede özellikle nar ve zeytin üretimi yaygın. Ama çiftçi beton kanallarla yaptığı sulama yöntemiyle geçmiş yıllardan bu yana ciddi su kayıpları çekiyordu. Vatandaş çok sıkıntılar çektiği için sulamada aksaklıklar yaşanıyordu. Artık hayata geçirdiğimiz bu projeyle çiftçilerimiz suya istedikleri zaman ulaşabilecek. Yeni sistemle bu kayıpların önüne geçeceğiz ve verimliliği artıracağız" diye konuştu.


Çığlık Mahallesi’nde çiftçilik yapan Halil Doğan, “Eskiden beton kanallar kullanılıyordu ve bu kanallar su kaybına neden oluyordu. Yeni sistemle arazimizin başına kadar su borularıyla su getirilerek, daha verimli bir sulama yapabileceğiz” dedi.



Döşemealtı’nda 1500 dekar alan kapalı devre sulamaya kavuşuyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Dilovası’ndaki yangın davasında çevre sakinleri tanık olarak dinlendi Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin davada, tanık olarak dinlenen çevre sakinleri patlama seslerinin peş peşe geldiğini, içeride kalanlara müdahale edemediklerini ve iş yerinin daha önce defalarca şikayet edildiğini öne sürdü. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde görülen davanın duruşmasında, aralarında şirket yetkililerinin de bulunduğu 8’i tutuklu, 9 sanığın savunmaları ile müşteki ifadelerinin dinlenmesi tamamlandı. Sıra tanıkların dinlenmesine geçildi. "Patlamalar peş peşe oldu" Tanık Cemil Düzgüner, yangının çıktığı fabrikanın evine çok yakın olduğunu belirterek, "Yanan fabrika evime yaklaşık 10 metre mesafedeydi. Patlama sesi duydum. Dışarı çıktığımda Tuncay’ın yandığını gördüm. Hürol’un ise onu söndürmeye çalıştığını gördüm. Hemen hortumla müdahale ettik. Çocukların ve kadınların içeride olduğunu öğrendik. Alevlere yaklaşamadık. Onları kurtarma imkanımız olmadı. Patlamalar peş peşe oldu. Altay ve İsmail’i iş yerinde gördüm. Çalışanlar kaldırımda yemek yiyordu, çalışma şartları kötüydü" dedi. "İkinci patlamadan sonra içeriden ses gelmedi" Tanık Mehmet Düzgüner ise olay günü yaşananları anlatarak, "Olay günü gümleme ve çığlık sesleri duydum. Yanan birini gördüm. Abim Cemil ile altlı üstlü oturuyoruz. Hemen hortumu çektik ve şahsı söndürdük. İkinci bir patlamadan sonra içeridekilerin sesi kesildi. Orası daha önce başka bir iş yeriydi, lazer işleri yapılıyordu. Sonrasında parfüm üretimi yapılmaya başlandı. Kurtuluş’u tehlike konusunda uyardığımda bana ‘Biz önlemlerimizi aldık’ dedi" diye konuştu. "Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım" Olay gününden bahseden İlhan Altan, "Olay yerine 50-60 metre mesafemiz vardı. Patlama sesi duyunca olay yerine gittim. Elimden geldiğince yardım etmeye çalıştım ancak çok da yapabileceğim bir şey yoktu" ifadelerini kullandı. "Sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı" Tesisin elektrik işleriyle ilgilenen tanık Adem Çukan, "Elektrik işleri ile uğraşıyorum. Kurtuluş Bey beni çağırdı, üst katta dağıtım panosunu yaptım. Elektrik kablosu çektim. Ben işlemleri yaptığımda sadece yukarıdaki ofiste elektrik vardı. Kaçak akım rölesi çektim" dedi. "Bir işçi ‘İçimde kötü bir his var’ dedi" Tanık Gökçe Şadiye Sağlam, "Raviva’da ön muhasebe işlerini yapıyordum. Hafta sonu mesaisine gittim, Tuncay ve Hürol ürün yapıyordu. Bir işçi, ‘İçimde tarif edemediğim bir sıkıntı var’ dedi. Kısa bir süre sonra patlama meydana geldi. Eski yerde de tesise kadar çalıştım. Olaydan bir hafta önce Kurtuluş çağırdı, yeni yerde öylece çalışmaya başladım. Sheliq marka krem ve Shauran markalarına ait parfüm yapılıyordu. Dosyada yer alan iş yeri müracaat kontrol müessese açma ruhsatı gösterildi. Atılan imzaların kendisine ait olmadığını söyledi" ifadelerini kullandı. "Eşyalarını almaya gittiler, çıkamadılar" Kıvılcımın karıştırıcıdan çıktığını belirten tanık Hürol Eroğlu, "Olay günü Tuncay ile iş yerine geldik. O gün yapmamız gereken karışımlar vardı. Ben krem, Tuncay ise kolonya karışımı yapıyordu. Birden patlama oldu. Alevlerin içinden Tuncay geldi, onun üzerini söndürmeye çalıştım. Komşu hortum uzattı, onunla söndürdük. 112’yi aradım, içeri giremedim. Kurtuluş’u aradım, ‘Yangın var, hemen gel’ dedim. Sonra itfaiye geldi. 4-5 aydır orada çalışıyordum, geçici süreliğine orada işe başladım. Tuncay, yaralıyken ‘Karıştırıcıda kıvılcım çıktı’ dedi. Ataşehir’deki merkez ofiste Kurtuluş’un çocukları kalıyordu. Ayten’e olay günü, ‘Nasıl oldu da sen yangından çıkabildin, diğerleri çıkamadı?’ diye sorduğumda bana, ‘İşçiler telefon ve çantalarını almaya gitti’ dedi" ifadelerini kullandı. "Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz" Müşteki avukatı, "Tanık, bizim sorduğumuz sorulara düşünerek; sanık avukatlarının sorularına ise soluksuz ve düşünmeden cevap verdi. Tanık Hürol Eroğlu’nun yalancı şahitlik yaptığını düşünüyoruz. Bu sebeple hesap hareketleri ile HTS kayıtlarının incelenmesini talep ediyoruz. Kendisi hakkında suç duyurusunda bulunacağız" dedi. Duruşma, avukatların savunmasının alınması ve ara karar verilmesi amacıyla yarına ertelendi.
Diyarbakır Diyarbakır’da polis aracının geçişi sırasında EYP patladı Diyarbakır’da polis aracının geçişi sırasında önceden bırakılan EYP patladı. Olayda ölen ya da yaralanan olmazken şahısların yakalanması için çalışma başlatıldı. Diyarbakır Valiliği’nden yapılan açıklamada, ’’26 Mart saat 18.34 sıralarında Kamişlo Bulvarı ile Nevruz Caddesi kavşağı kesişiminde meydana gelen patlamaya ilişkin olarak yapılan ilk incelemelerde olay sırasında bölgeden geçmekte olan sivil bir polis aracının, yol kenarına bırakılan ve içerisinde el yapımı patlayıcı (EYP) bulunduğu değerlendirilen bir poşetin üzerinden geçtiği esnada patlamanın meydana geldiği anlaşılmıştır. Meydana gelen patlamada can kaybı ya da yaralanma yaşanmamış, araçta da herhangi bir hasar oluşmamıştır. Yapılan teknik ve kamera incelemelerinde, el yapımı patlayıcının (EYP) saat 18.21 sıralarında bir motosikletli şahıs tarafından yol kenarına bırakıldığı, aradan geçen süre içerisinde farklı araçların da aynı güzergahı kullandığı, patlamanın ise yaklaşık 12 dakika sonra gerçekleştiği tespit edilmiştir. Elde edilen mevcut bulgular çerçevesinde bu aşamada, uzaktan kumanda mekanizması bulunmayan söz konusu patlayıcıyla doğrudan polis aracının hedef alındığına dair bir bulguya ulaşılmamıştır. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde ilgili birimlerce geniş çaplı tahkikat başlatılmış olup, olayın aydınlatılması ve olaya karışan şüpheli ya da şüphelilerin tespiti ve yakalanmasına yönelik çalışmalar titizlikle sürdürülmektedir’’ denildi.