GÜNDEM - 29 Nisan 2025 Salı 21:10

Düden alarmı masada: İl Koordinasyon Kurulu 147 milyarlık proje gündemiyle toplandı

A
A
A
Düden alarmı masada: İl Koordinasyon Kurulu 147 milyarlık proje gündemiyle toplandı

Antalya’da sürdürülebilir kalkınma, çevresel hassasiyet, ulaşım yatırımları ve 24 yıl sonra gerçekleşecek tarım sayımı aynı masada buluştu. 2025 yılı itibarıyla 460 projenin sürdüğü kentte, su kaynaklarının korunmasından yat limanlarına, genel tarım sayımından kıyı erozyonu mücadelesine kadar geniş bir çerçevede çözüm odaklı gündem öne çıktı. Düden Çayı’nda yıllardır süregelen kirlilik riskinin yeniden gündeme taşındığı toplantıda Prof. Dr. Bülent Topkaya, "Bugün atacağımız adımlar, gelecekte Antalya’nın su güvenliğini belirleyecektir" diyerek acil önlem çağrısında bulundu. Bilim Kurulu’nun önerileri doğrultusunda, ilk aşamada düden sahalarındaki vahşi atıkların 1 ay içinde kaldırılması ve kirletici kaynakların izlenmesi planlanıyor.


Antalya’da yılın ikinci İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı, Vali Hulusi Şahin başkanlığında Milli Eğitim Müdürlüğü’nde gerçekleştirildi. Yatırımların seyri, çevresel sorunlar, ulaşım altyapısı ve gıda güvenliği gibi başlıklarda yapılan sunumlarda, şehrin geleceğine yön verecek kritik değerlendirmeler ve projeksiyonlar masaya yatırıldı. Toplantıda Antalya Valiliği, bilim kurulu ve ilgili kamu kurumlarının sahadaki duruma dair güncel verileri paylaşıldı.



Antalya’da 460 proje üzerinde çalışılıyor


Vali Hulusi Şahin, Antalya İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, il genelindeki yatırımlara ve projelerin mevcut durumuna ilişkin detaylı bilgi verdi. Vali Şahin, 2025 yılı Mart ayı sonu itibarıyla Antalya’da toplam 460 proje üzerinde çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Bu projelerin 326 adedinin genel ve özel bütçeli kuruluşlarca, 134 adedinin ise belediyelerin imkanlarıyla yürütüldüğünü ifade etti.



Projelerin toplam bedeli 147 milyar lirayı aştı


Vali Şahin, söz konusu projelerin toplam bedelinin 147 milyar 398 milyon lira olduğunu, 2025 yılı ödeneklerinin ise 25 milyar 372 milyon lira olarak belirlendiğini kaydetti. Mart ayı sonu itibarıyla 4 milyar 207 milyon liralık harcama yapıldığını ve yüzde 17 nakdi gerçekleşme oranına ulaşıldığını söyledi.


Genel ve özel bütçeli kuruluşlarca yürütülen 326 projenin toplam bedelinin 129 milyar 810 milyon lira olduğunu aktaran Şahin, 2025 yılı için bu projelere ayrılan ödenek tutarının 16 milyar 937 milyon lira olduğunu, Mart ayı sonu itibarıyla 2 milyar 581 milyon lira harcama yapılarak yüzde 15 nakdi gerçekleşme sağlandığını ifade etti.



Belediyelerin yürüttüğü projelerde yüzde 19 nakdi gerçekleşme


Belediyeler tarafından yürütülen 134 projenin toplam bedelinin 17 milyar 587 milyon lira olduğunu belirten Vali Şahin, bu projelerin 2025 yılı ödeneklerinin toplam 8 milyar 435 milyon lira olduğunu, Mart ayı sonuna kadar 1 milyar 626 milyon lira harcama yapıldığını ve yüzde 19 nakdi gerçekleşme sağlandığını kaydetti.


Vali Şahin, yatırımcı kuruluşlar ve belediyelerce yapılan harcamalar içerisinde en büyük payın 1 milyar 725 milyon lira ile diğer kamu hizmetleri sektörüne ait olduğunu, bunu sırasıyla 1 milyar 421 milyon lira ile Ulaştırma-Haberleşme sektörü ve 380 milyon lira ile Eğitim sektörünün takip ettiğini söyledi.


460 adet projeden 35’inin tamamlanarak hizmete alındığını, 300 projenin çalışmalarının devam ettiğini, 68 projenin ihale aşamasında olduğunu ve 57 projeye henüz başlanmadığını belirten Vali Şahin, projelerin sürdürülebilirlik ilkesine uygun şekilde yürütülmesinin önemine dikkat çekti.


Vali Şahin, çevrenin korunmasının, su, toprak, deniz ve havanın korunmasının esas alınması gerektiğini vurgulayarak, sürdürülebilir kalkınmanın temel ilke olması gerektiğini söyledi. Şahin, "Ne yapacaksak ona göre yapalım. İmar yapacağız, ona göre yapalım. İnşaat yapacağız, ona göre. Yol yapacağız, ona göre yapalım. Yaptığımız hamlelerin ileriki sonuçlarını bugünden hesap edelim. Kaba taslak gitmenin bir alemi yok. Ölçelim, biçelim. Ondan sonra hareket edelim. Aksi takdirde 20-30 sene sonra torunlarımız bunlar ne yapmışlar diye bize inşallah kötü bir şey söylemezler" ifadelerini kullandı.



Düden Çayı’nda alarm: Bilim Kurulu acil önlem çağrısı yaptı


Antalya’nın temel su kaynaklarından biri olan Düden Çayı’ndaki kirlilik sorununa karşı Antalya Valiliği onayıyla oluşturulan Düden Çayı Bilim Kurulu çalışmalarını tamamladı. Antalya İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda Bilim Kurulu adına sunum yapan Akdeniz Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Bülent Topkaya, çayın mevcut durumu, kirlilik kaynakları ve çözüm önerilerine ilişkin kapsamlı bir değerlendirme sundu.



1995’ten bu yana süregelen kirlilik riski


Düden Çayı Bilim Kurulu, 13 Mayıs 2024 tarihinde Antalya İl Su Kurulu toplantısında alınan karar doğrultusunda kurulmuş, 4 Aralık 2024 tarihli Antalya Valiliği oluru ile resmiyet kazanmıştı. Kurul, ASAT, DSİ, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü ile belediyelerden sağlanan veriler, mevcut bilimsel raporlar ve sahada yapılan arazi incelemeleri doğrultusunda çalışmalarını yürüttü.


Sunumda, 1995 yılında yapılan çalışmalarda Kırkgöz kaynakları ile kent arasında kalan bölgelerdeki yoğun tarımsal ve endüstriyel gelişmenin, Antalya’nın temel su kaynaklarını geri dönülmesi mümkün olmayan biçimde kirletebileceği yönünde uyarılarda bulunulduğu hatırlatıldı. Yeraltı su kaynaklarının ortalama 100 yıl gibi uzun bir yenilenme süresine sahip olduğu, bu nedenle kimyasal kirlenmenin çok geç fark edilebileceği ve su niteliğinin geri döndürülemez şekilde bozulabileceği vurgulandı.



Su kalitesi yıllar içinde geriledi


Düden Çayı’na yönelik önceki araştırmalarda da çayın Akdeniz’e yoğun besin maddesi, katı madde ve koliform bakteri taşıdığı, kanalizasyon sistemine bağlı olmayan küçük yerleşimlerin ve taşımacılık faaliyetlerinin yeraltı sularını tehdit ettiği tespit edildi. 2019 yılı ölçümlerinde Varsak Kanalı’nda su kalitesinin "kötü", Düdenbaşı ile Şelale arasındaki bölgede ise "çok kötü" seviyede olduğu belirlendi. 2023 yılında yapılan Su Kalite İndeks analizlerinde de Düden Çayı’nın genel su kalitesinin "kötü" sınıfında yer aldığı ortaya kondu.



Kirlenmenin başlıca kaynakları belirlendi


Bilim Kurulu, Düden Çayı’ndaki kirlenmenin ana kaynakları arasında traverten plato üzerindeki sanayi tesisleri, tarım alanları, geri dönüşüm işletmeleri, vahşi çöp döküm alanları ve kanalizasyona bağlı olmayan yerleşimlerin bulunduğunu açıkladı. Yeraltı suyu ile doğrudan bağlantılı düdenlere atılan evsel atıklar, sanayi atıkları ve tarımsal kirliliğin, çayın ekosistemi için ciddi tehdit oluşturduğu belirtildi.



Çözüm önerileri aşamalandırıldı


Sunumda çözüm önerileri süre grupları halinde sunuldu. Acil önlemler kapsamında, 0-1 ay içinde düden sahalarındaki vahşi şekilde bırakılmış tüm atıkların kaldırılması ve tekrarının önlenmesi gerektiği ifade edildi. Ayrıca kurumlar arası koordinasyonun sağlanması, sorumlu bir kurumun belirlenmesi, farklı kurumlardan gelen izleme verilerinin birleştirilmesi ve havzadaki kirletici kaynaklara ilişkin veri tabanı oluşturulması gibi kısa vadeli (0-6 ay) adımlar önerildi. İzleme noktalarının belirlenmesi ve su kalite analizlerinin yapılacağı kurumun seçilmesi de kısa sürede hayata geçirilmesi planlanan diğer başlıklar arasında yer aldı.


Orta vadede, 6 ay ile 1 yıl arasında pasif örnekleyicilerle izleme çalışmalarının düzenli şekilde yürütülmesi, izleme noktalarının artırılması ve çevrim içi izleme ağı kurulması öngörüldü. Bu süreçte elde edilecek sonuçların düzenli olarak değerlendirilip paylaşılması gerektiği vurgulandı.


Uzun vadede ise, 1 yıl ve sonrasında Antalya Havzası genelinde sürdürülebilir kurumlar arası iş birliği ağının oluşturulması, Düden Çayı özelinde çevrim içi izleme sisteminin devreye alınması ve hurdacılık ile geri dönüşüm sektörleri için çevresel etkilerin kontrol altına alınabileceği faaliyet bölgelerinin tanımlanması önerildi.



Düden Çayı’nın korunması için strateji çağrısı


Prof. Dr. Bülent Topkaya, Bilim Kurulu adına yaptığı sunumun sonunda, Antalya’nın traverten platosu üzerindeki su kaynaklarının korunabilmesi için iklim değişikliğinin ve artan nüfusun oluşturacağı baskıların dikkate alınarak bütüncül bir havza yönetimi stratejisinin geliştirilmesinin büyük önem taşıdığını vurguladı. Topkaya, belirlenen önlemlerin aşamalı şekilde uygulanmasıyla hem Düden Çayı’nın hem de Antalya’nın su güvenliğinin gelecekte korunabileceğini ifade etti.



Antalya’da ulaştırma yatırımları hızlanıyor


Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı VI. Bölge Müdürlüğü tarafından Antalya İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda bölgedeki ulaştırma ve altyapı yatırımlarına ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. VI. Bölge Müdürü Serhan Özkanlı tarafından yapılan sunumda, Antalya, Burdur, Isparta ve Afyonkarahisar illerini kapsayan bölge müdürlüğünün çalışmalarına ilişkin güncel bilgiler paylaşıldı.


Özkanlı, Antalya ilinin sahil şeridi uzunluğunun 640 kilometre olduğunu belirterek, halihazırda işletilmekte olan 14 kıyı yapısının bulunduğunu, 5 kıyı yapısının ise planlama ve proje aşamasında olduğunu söyledi. Gazipaşa Yat Limanı’nın 7 Ekim 2024 tarihinden bu yana işletildiğini ve toplam 308 yat kapasitesine sahip olduğunu ifade eden Özkanlı, Alanya Yat Limanı’nın 2010 yılından bu yana hizmet verdiğini ve 447 yat kapasiteli olduğunu, Kaş Yat Limanı’nın ise 25 Nisan 2011’den bu yana 600 yat kapasiteli olarak faaliyet gösterdiğini aktardı.



Demre Yat Limanı açılışa hazır


Devam eden yatırımlar kapsamında Demre Yat Limanı üstyapı işlerinin tamamlandığını belirten Özkanlı, limanın altyapısının 2017 yılında genel bütçeden sağlanan yaklaşık 732 milyon TL’lik yatırımla tamamlandığını ve 2023 yılında yer teslimi yapılarak üstyapı çalışmalarına başlandığını ifade etti. Üstyapı, peyzaj düzenlemeleri ve vinç montajları tamamlanan Demre Yat Limanı’nın 750 yat kapasiteli olduğunu ve açılış için kabul aşamasında bulunduğunu bildirdi.


Özkanlı, Demre Kaleköy Gezi Tekneleri Yüzer İskelesi projesine de değinerek, bölgede geçmişte yerel imkanlarla yapılan iskelelerin yerine, belediyenin ÇED raporu çalışmalarını tamamlamasıyla birlikte 20 milyon TL ödenekle yeni bir yüzer iskele projesinin hayata geçirildiğini, Aralık 2024’te yer teslimi yapıldığını ve beton imalatlarının tamamlandığını söyledi. Doğal sit alanı olması nedeniyle tahsis sürecinin tamamlanmasının ardından imalatların sahaya indirileceğini ve sezona yetiştirilmesinin hedeflendiğini belirtti.



Aksu Çayı Batı Sahili Kıyı Koruma Mahmuzları projesi hayata geçiyor


Aksu Çayı Batı Sahili Kıyı Koruma Mahmuzları projesi kapsamında Kundu bölgesinde yaşanan kıyı erozyonuna yönelik analiz raporu hazırlandığını belirten Özkanlı, kıyıya dik 5 adet mahmuz ve suni kum beslemesi yapılmasına karar verildiğini, imar planı ve ÇED raporlarının onaylandığını, gerekli ödeneklerin tahsis edildiğini ve ihalenin kısa sürede gerçekleştirileceğini ifade etti.


Alanya Balıkçı Barınağı Batı Rıhtımı’nda 240 metrelik bölümde hasar tespit edildiğini belirten Özkanlı, genel müdürlükçe 40 milyon TL bütçeyle ihale sürecine geçileceğini söyledi.


Planlanan yatırımlar arasında Türkler Tekne Barınağı’nın da bulunduğunu aktaran Özkanlı, Alanya Türkler mevkiinde planlanan proje için imar planlarının, projelerin ve ÇED raporlarının tamamlandığını ancak tasarruf tedbirleri nedeniyle henüz yatırım programına alınamadığını, bu yıl tekrar teklif edileceğini bildirdi. Projenin yatırım bedelinin 502 milyon lira olduğunu kaydetti.



Kaleiçi’ne yönelik çalışma sürüyor


Kaleiçi Yat Limanı için ise bir koruma mendireği yapılabilirliğine yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Özkanlı, bölgede deniz derinliğinin 30 ila 35 metre arasında değiştiğini, bu nedenle dolgu şeklinde bir mendirek yapımının mümkün olmadığını aktardı. Bu şartlar altında kazıklı yapı alternatiflerinin değerlendirildiğini, dalga değerlerine göre tasarım çalışması yürütüldüğünü ve teknik olarak yapılabilirliğin netleşmesi sonrasında diğer aşamaların değerlendirileceğini ifade etti. Özkanlı ayrıca, koruma mendireği çalışmasının sonuçlanması halinde mevcut mendireklerin onarımının da bu kapsamda ele alınabileceğini söyledi.


Sunumun sonunda Serhan Özkanlı, VI. Bölge Müdürlüğü olarak Antalya ve çevresinde ulaştırma ve altyapı yatırımlarını hızla sürdürdüklerini ve bölgenin ihtiyaçlarına yönelik yeni projeler geliştirmeye devam ettiklerini ifade etti.



Türkiye 24 yıl sonra genel tarım sayımına hazırlanıyor


Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Antalya Bölge Müdürü Ergün Ertaş, Antalya İl Koordinasyon Kurulu Toplantısı’nda yaptığı sunumda, 2025 yılında Türkiye genelinde uzun bir aradan sonra genel tarım sayımı gerçekleştirileceğini açıkladı. Ertaş, bu yılın ikinci yarısından itibaren genel tarım sayımının yapılmasının gündemde olduğunu belirterek, sürecin Cumhurbaşkanlığı genelgesi ile başlatılacağını, genelgenin imza aşamasında olduğunu ve kısa süre içinde yayımlanmasının beklendiğini söyledi.



Tarım sayımının önemi ve gıda arz güvenliği


Dünyada genel tarım sayımlarının normalde her 10 yılda bir yapıldığını hatırlatan Ertaş, Türkiye’nin en son 2001 yılında tarım sayımı gerçekleştirdiğini, bu nedenle 2025 yılında yapılacak sayımın 24 yıl aradan sonra gerçekleştirilecek ilk genel tarım sayımı olacağını ifade etti. Tarım sayımının, gıda arz güvenliğini sağlamak, jeopolitik risklere karşı önlem almak ve tarımsal araştırmalara sağlam veri temeli oluşturmak açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.



Mikrodüzeyde veri toplama imkanı


Ertaş, şu anda tarımsal verilerin çoğunlukla ilçe düzeyinde derlenebildiğini, yapılacak sayımla birlikte parsel ve işletme bazında mikro düzeyde veri elde etmenin mümkün olacağını söyledi. Tarım sayımı sayesinde daha sağlıklı üretim planlaması yapılabileceğini, işlenmeyen tarım alanlarının üretime kazandırılabileceğini ve farklı kurumların ortak kullanabileceği güvenilir bir veri tabanı oluşturulabileceğini belirtti.



Sayım iki aşamadan oluşacak


Yapılacak genel tarım sayımının iki aşamadan oluşacağını belirten Ertaş, ilk aşamada mevcut tarım parsellerinin tarımsal işletmelerle eşleştirileceğini, ikinci aşamada ise belirlenen işletmelerle anket uygulamalarının gerçekleştirileceğini ifade etti. İlk aşamadaki parsel eşleştirme çalışmalarının Tarım ve Orman Bakanlığı il ve ilçe müdürlükleri tarafından yürütüldüğünü ve Nisan ayı sonuna kadar tamamlanmasının hedeflendiğini aktardı.



1 Temmuz’da başlayacak, 6 ayda tamamlanacak


Çalışmanın 1 Temmuz 2025 tarihinde başlaması ve 6 ay içerisinde tamamlanması planlanıyor. Ertaş, yaklaşık 4 bin personelin görev alacağı çalışmada hem Tarım ve Orman Bakanlığı personelinin hem de TÜİK tarafından istihdam edilecek personelin görev yapacağını belirtti. Çalışmanın yaklaşık 900 milyon liralık bir bütçeyle yürütüleceğini kaydetti.



Veriler 2026’da açıklanacak


Ertaş, genel tarım sayımı sonucunda elde edilecek verilerle tarımsal üretim planlamasının daha etkili yapılabileceğini, ürün bazında maliyet, fiyat ve katma değer analizlerinin gerçekleştirilebileceğini söyledi. Tohumdan sofraya kadar tüm tarımsal değer zincirlerinin izlenebilir hale geleceğini vurgulayan Ertaş, sayım sonuçlarının 2026 yılının ikinci yarısından itibaren yayımlanmaya başlanacağını ifade etti.



Düden alarmı masada: İl Koordinasyon Kurulu 147 milyarlık proje gündemiyle toplandı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Türk Kızılay’ın "iyilikle pişen hayatlar’ atölyesi Bursa’da kadınlarla buluştu Türk Kızılay, kadınların mesleki becerilerini geliştirmek ve istihdama katılımlarını desteklemek amacıyla hayata geçirdiği "İyilikle Pişen Hayatlar" aşçılık atölyelerinin 8’incisini Bursa’da düzenledi. Bursa Emrah-Hatun Yılmaz Aşevi’nde gerçekleştirilen atölye çalışmasında katılımcılar, alanında tanınan şeflerden mutfak teknikleri ve yemek sunumu uygulamalarına yönelik eğitimler aldı. İki gün süren program boyunca kadınlar, profesyonel mutfak pratiğini yakından deneyimleme fırsatı buldu. Türk Kızılay, kadınların mesleki becerilerini geliştirmek ve istihdama katılımlarını desteklemek amacıyla hayata geçirdiği "İyilikle Pişen Hayatlar" aşçılık atölyesini 16-17 Mayıs tarihlerinde Bursa’da düzenledi. Bursa Emrah-Hatun Yılmaz Aşevi’nde iki gün boyunca devam eden atölye çalışmasında kadınlar, uygulamalı eğitimlerle mutfak becerilerini geliştirirken aynı zamanda birlikte üretmenin ve dayanışmanın gücünü paylaştı. Katılım sertifikalarının da takdim edildiği "İyilikle Pişen Hayatlar" atölyesi, kadınların gastronomi alanındaki bilgi ve deneyimlerini güçlendirmelerine katkı sundu. Programa ayrıca gastronomi mezunu, sektörde çalışan veya evde yemek yaparak gelir sağlayan 20 depremzede kadın da Malatya’dan katıldı. Depremzede kadınlar, şeflerle çalışarak mesleki birikimlerini geliştirme ve yeni deneyimler kazanma fırsatı yakaladı. Türk Kızılay’ın daha önce Hatay, Gaziantep, Adıyaman, Adana, İstanbul ve Antalya’da hayata geçirdiği "İyilikle Pişen Hayatlar" atölyeleri, Bursa’da da kadınları alanında tanınan şeflerle bir araya getirdi. Şefler Özlem Mekik, Alican Sabunsoy, Eda Karabulut ve Cemre Uyanık’ın yer aldığı atölyede kadınlar; profesyonel mutfak teknikleri, yemek hazırlama ve sunum süreçlerine yönelik uygulamalı eğitimler aldı. Katılımcılar, mutfak alanındaki bilgi ve becerilerini geliştirirken mesleki hayatlarında değerlendirebilecekleri yeni kazanımlar elde etti. "Birlikte üretmenin gücünü paylaşmaya devam ediyoruz" Kızılay Denetim Kurulu Üyesi Zuzan Hasibe Beytul, kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını destekleyen çalışmaların önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "‘İyilikle Pişen Hayatlar’ atölyemizle kadınların mesleki becerilerini geliştirmelerine destek olurken aynı zamanda kadın istihdamına katkı sunmayı hedefliyoruz. Malatya’dan katılan 20 kız kardeşimizle bir atölye gerçekletiryoruz. Daha önce 7 ilimizde gerçeleştirdik.Kadınların üretime katılmalarını, kendi potansiyellerini keşfetmelerini ve ekonomik hayatta daha güçlü şekilde yer almalarını çok kıymetli buluyoruz. Mesleki tecrübelerini geliştirmek için yol açıyoruz. Birlikte üretmenin iyileştirici ve güçlendirici etkisine inanıyor, dayanışmanın hayatlara umut kattığını görüyoruz. Vazifemizi yerine getirmiş olmakla birlikte onların hayatlarına dokunmuş olacağız. Hayatlarına dokunmaya devam edeceğiz. Katılımcılarımızın burada edindikleri bilgi ve deneyimlerin yeni fırsatların kapısını aralayacağına inanıyor, programımıza destek veren tüm şeflerimize teşekkür ediyoruz." Eğitime katılan bir kişi, "Depreme Malatya’da yakalandım. Bu eğitim büyük bir fırsattı. İyi ki gelmişim. Bilmediğim çok şeyler öğrendim. Kızılay’ın sunmuş olduğu bu imkan çok güzel, benim için eğitici oldu. Eğitmini almış olsam da bilmediğim çok nokta vardı. Çok güzel şeyler yaptık" dedi. Katılımcılar, aldıkları eğitimden çok memnn kaldıklarını dile getirerek, teşekkür ettiler. "İyilikle Pişen Hayatlar’’ atölyelerinde katılımcılar, yeni tarifler ve teknikler öğrenerek profesyonel mutfak süreçlerinde uygulamalı deneyim kazanıyor.
Denizli DTO Başkanı Erdoğan; "Denizli, ihracatta güçlü bir ivme yakaladı" Denizli Ticaret Odası’nın (DTO) Mayıs ayı olağan meclis toplantısında gündeme dair konuşan Başkan Uğur Erdoğan, küresel ve ulusal ekonomideki gelişmeleri değerlendirirken Denizli ekonomisine ilişkin dikkat çeken verileri de paylaştı. Özellikle ihracatta yakalanan artışın kent ekonomisi adına çok önemli olduğunu vurguladı. DTO Meclis Başkanı Salih Sarıkaya’nın idaresinde gerçekleştirilen oturumdaki konuşmasına uluslararası ekonomideki gelişmeleri değerlendirerek başlayan DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, Deutsche Bank’ın yılsonu enflasyon beklentisini yüzde 28 olarak açıkladığını, politika faizinin ise yılın ikinci yarısında yüzde 34’e gerilemesinin öngörüldüğünü söyledi. IMF’nin de Türkiye’nin 2026 büyüme tahminini yüzde 4,2’den yüzde 3,4’e çektiğini hatırlatan Erdoğan, enflasyonda ise kademeli bir düşüş beklendiğini ifade etti. Türkiye ekonomisindeki gelişmelere de değinen Başkan Erdoğan, ilk çeyrekte turizm gelirlerinin yüzde 4,2 arttığını, işsizliğin mart ayında yüzde 8,1’e gerilediğini kaydetti. Sanayide ücretli çalışan sayısında düşüş yaşandığını söyleyen Erdoğan, reel kesim güven endeksinin son 7 ayın en düşük seviyesine indiğine dikkat çekti. Denizli’deki konut satışlarına ilişkin verileri de paylaşan Erdoğan, mart ayında ilk el konut satışlarının yüzde 25,06 arttığını, ikinci el satışların ise yüzde 1,94 gerilediğini açıkladı. Toplam konut satışlarında yüzde 5,92’lik bir artış yaşandığını dile getiren Erdoğan, iş yeri satışlarında ise yüzde 19,89’luk düşüş görüldüğünü ifade etti. "Sanayicinin döviz dönüşüm desteği artırılmalıdır" Merkez Bankası’nın döviz dönüşüm desteği uygulamasının 31 Temmuz’a kadar uzatıldığını hatırlatan Başkan Erdoğan, uygulamanın mevcut haliyle yetersiz kaldığını savundu. Erdoğan, "Yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteği hem oran itibarıyla yetersiz kalıyor hem de uygulama reel sektör açısından ağır işliyor. Daha sade, erişilebilir ve öngörülebilir hale getirilmesi gerekiyor" dedi. Denizli ihracatında, yüzde 27’lik bir artış var Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre nisanda Türkiye’nin 25 milyar 402 milyon 854 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini de söyleyen Erdoğan, Denizli’nin ise 457 milyon 902 bin dolarlık ihracata ulaştığını vurguladı. İlin ihracatında aylık bazda yüzde 17,83, yıllık bazda ise yüzde 26,51 artış yaşandığını kaydeden Başkan Erdoğan, yılın ilk dört ayında en fazla ihracat yapılan ülkenin Birleşik Krallık olduğunu, bu ülkeyi de sırasıyla İtalya, ABD, Almanya, Fransa ve Hollanda’nın takip ettiğini ifade etti. Başkan Erdoğan ayrıca, en büyük artışın ise İrlanda ve Mısır pazarında görüldüğünü aktardı. Öte yandan, sektörel bazda tekstil, madencilik, elektrik-elektronik ile demir ve demir dışı metallerde artış yaşandığına dikkati çeken Erdoğan, hazır giyim ve çelik sektörlerinde ise düşüş olduğunu dile getirdi. İthalat azaldı Mart ayında Denizli’nin ithalatının yüzde 6,06 azalarak 147 milyon 448 bin dolar seviyesinde gerçekleştiğini de belirten Erdoğan, ilk çeyrekte ithalattaki düşüşün yüzde 7,75’e ulaştığını söyledi. En fazla ithalat yapılan ülkelerin Bulgaristan, Vietnam, Çin, Kazakistan ve Sırbistan olduğunu açıklayan Başkan Erdoğan, Vietnam’dan yapılan alımlarda dikkat çekici bir artış yaşandığını kaydetti. "İlimizdeki istihdam ile üye sayımız arttı" Yılın ilk iki ayında şehirdeki istihdamın yılbaşına göre yaklaşık 3 bin kişi birden arttığının altını çizen Erdoğan, aktif sigortalı çalışan sayısının da 235 bin 975’e yükseldiğini ifade etti. Erdoğan, "Şehrimizdeki 4’A kapsamındaki aktif sigortalı sayısı, 2025’in ikinci ayının sonunda ise 229 bin 321 idi. Buna göre, istihdamımızda son 1 yıl içindeki artış yaklaşık 6 bin. Bu arada ülke geneline baktığımızda ise sanayide ücretli çalışan sayısı son 1 yılda 159 bin azaldı. Ancak toplam ücretli çalışan sayısı, 203 bin kişi birden arttı" dedi. DTO’nun kurumsal verilerini de paylaşan Başkan Erdoğan, son bir ayda odaya 147 yeni üye kazandırıldığını, 54 firmanın kaydını sildirdiğini, 24 firmanın ise tasfiye sürecine girdiğini açıkladı. Toplam üye sayısının 23 bin 780’e ulaştığını kaydetti. Erdoğan, son bir yılda üye sayısında yüzde 3,92’lik artış sağlandığını vurgulayarak, yabancı ortaklı firma sayısının 432’ye ulaştığını ve yabancı sermayenin toplam sermayedeki payının yüzde 40,82 olduğunu da söyledi. Toplantıda meclis üyelerine yılın ilk dört ayında gerçekleştirilen oda hizmetleri hakkında da ayrıntılı bilgi veren DTO Başkanı Erdoğan; bu dönemde oda personeli tarafından 328 sayısal takograf ile 223 K belgesi verildiğini, 137 iş makinesinin tescil edildiğini ve 95 kapasite raporunun onaylandığını duyurdu; "Gelen evraklarla ilgili işlem sayımızın, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 81,76 oranında arttığını gördük. Üyelerimizin işlemlerini kesintisiz ve en kısa sürede gerçekleştiren çalışanlarımızı kutluyor ve teşekkür ediyorum" dedi. Öte yandan, ABD Merkez Bankası FED’in faiz oranlarını sabit tuttuğunu belirten Erdoğan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın da politika faizini yüzde 37 seviyesinde koruduğunu dile getirdi.
Şanlıurfa Polislerden çocuklara pasta sürprizi Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde Toplum Destekli Polislik (TDP) Büro Amirliği ekipleri, rehabilitasyon merkezini ziyaret ederek özel çocuklarla bir araya geldi. Ziyarette çocuklara çeşitli ikramlar sunulurken, birlikte kesilen pasta ile renkli anlar yaşandı. . Ceylanpınar İlçe Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Büro Amirliği ekipleri, ilçedeki özel çocuklara yönelik anlamlı bir faaliyete imza attı. Polis halk ilişkilerini güçlendirmek ve özel çocuklara moral vermek amacıyla düzenlenen etkinlikte, TDP ekipleri rehabilitasyon merkezi bünyesinde eğitim gören çocukları ziyaret etti. Emniyet personeli, yakından ilgilendikleri çocuklarla tek tek sohbet ederek sıcak bağlar kurdu. Pasta sürprizi Ziyaret kapsamında Toplum Destekli Polisler, çocuklara yanlarında getirdikleri çeşitli ikramları takdim etti. İkramlar karşısında büyük mutluluk yaşayan çocukların sevinci, hep birlikte kesilen pasta ile ikiye katlandı. Polis ağabeyleri ve ablalarıyla birlikte pasta üfleyen özel çocukların neşesi renkli görüntüler oluşturdu. Kendilerini yalnız bırakmayan Toplum Destekli Polis ekiplerinin ziyaretinden dolayı büyük mutluk duyan özel çocuklar, polis ağabey ve ablalarına sarılarak teşekkür etti. Anlamlı ziyaret, günün anısına çekilen toplu hatıra fotoğrafı ile son buldu. Ziyaret dolayısıyla çok mutlu olduğunu söyleyen Abdullah Karaman, kendilerini unutmadıkları için teşekkür etti.
Denizli Milli mücadelenin 107. yılında tarih ve vakıf kültürü Denizli’de yeniden buluştu Denizli’de düzenlenen "Denizli Milli Mücadele Günü ve Vakıf Haftası" programında, hem milli mücadele ruhu hem de vakıf medeniyetinin dayanışma anlayışı ön plana çıktı. Gün boyu süren etkinliklerde binlerce kişiye ikram yapılırken, tarihçi-yazar Ahmet Şimşirgil gençlerle buluştu. Denizli’de 15 Mayıs Milli Mücadele Günü ile Vakıf Haftası kapsamında anlamlı bir programa imza atıldı. Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlikler, şehrin milli mücadele hafızasını yeniden canlandırırken, vakıf kültürünün toplumsal dayanışmadaki yerine de dikkat çekti. Program kapsamında ilk olarak Cuma namazının ardından Bayramyeri Camii’nde 2 bin kişilik lokma ikramı gerçekleştirildi. Ardından Ahmet Hulusi Efendi Camii ile Külliye Camii’nde toplam 3 bin kişilik yemek, ayran ve su dağıtıldı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinliklerde birlik ve beraberlik mesajları verildi. Külliye Camii’nde düzenlenen yemek programına, Aydın Vakıflar Bölge Müdürü Mücahid Vural, İl Kültür ve Turizm Müdürü Adem Özel, İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, Ak Parti İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, Evrensel Hafızlar Derneği Denizli Şube Başkanı Mehmet Tekin ile çok sayıda davetli, akademisyen ve öğrenci katıldı. "15 Mayıs ruhunu yaşatmaya devam edeceğiz" Programda konuşan Aydın Vakıflar Bölge Müdürü Mücahid Vural, Denizli’nin milli mücadelede üstlendiği tarihi role vurgu yaparak, önümüzdeki yıllarda da 15 Mayıs etkinliklerinin sürdürüleceğini söyledi. Vural, konuşmasında 15 Mayıs 1919’un yalnızca Denizli için değil, Anadolu’nun bağımsızlık mücadelesi açısından da kritik bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Müftü Ahmet Hulusi Efendi’nin Bayramyeri Meydanı’nda verdiği tarihi fetvanın halkı ayağa kaldırdığını ifade eden Vural, "Denizli, topu yokken imanını, cephanesi yokken yüreğini ortaya koyarak teslimiyeti reddetmiştir" dedi. Vakıf kültürünün dayanışma ve paylaşma anlayışını temsil ettiğini kaydeden Vural, geçmişten bugüne uzanan vakıf mirasının korunmasının önemine dikkat çekti. Vakıf eserlerinin yaşatılması ve genç nesillere bu bilincin aktarılması gerektiğini belirten Vural, milli mücadele kahramanlarını rahmet ve minnetle andı. Ahmet Şimşirgil’den tarih ve birlik vurgusu Söyleşide konuşan tarihçi-yazar Ahmet Şimşirgil ise Osmanlı’nın son döneminden Kurtuluş Savaşı yıllarına uzanan tarihi süreci anlattı. Birinci Dünya Savaşı’nın Osmanlı Devleti açısından ağır sonuçlar doğurduğunu belirten Şimşirgil, buna rağmen Türk milletinin birlik ve beraberlik ruhuyla yeniden ayağa kalktığını söyledi. Denizli’de başlayan direniş hareketinin milli mücadelede kritik bir rol oynadığını ifade eden Şimşirgil, Ahmet Hulusi Efendi’nin yayımladığı fetvanın Anadolu’daki ilk direniş çağrılarından biri olduğunu kaydetti. "Topumuz yoksa taşımız var" anlayışıyla halkın işgale karşı mücadele verdiğini söyleyen Şimşirgil, Denizli’de oluşan milis kuvvetlerinin Nazilli ve Aydın hattında önemli başarılar elde ettiğini dile getirdi. Birlik ve beraberlik mesajı veren Şimşirgil, "Bu millet bir olduğu zaman hiçbir güç karşısında duramaz. Tarihte kaybettiğimiz her savaşın temelinde ayrılık vardır" dedi. Tarihi fetva yeniden okundu Programın sonunda Abdullah Pamuklu tarafından, Müftü Ahmet Hulusi Efendi’nin 107 yıl önce Bayramyeri Meydanı’nda okuduğu tarihi fetva yeniden seslendirildi. Söyleşinin ardından Ahmet Şimşirgil, 100 üniversite öğrencisine imzalı kitap hediye etti. Öğrencilerle sohbet eden Şimşirgil, gençlere tarih bilinci ve milli değerlerin önemine ilişkin tavsiyelerde bulundu.